<?xml version='1.0' encoding='utf-8'?><rss version='2.0' xmlns:atom='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' xmlns:content='http://purl.org/rss/1.0/modules/content/'><channel><title>bianet</title><link>https://bianet.org/</link><description>Son Haberler</description><language>tr-TR</language><ttl>300</ttl><lastBuildDate>Mon, 31 Aug 2026 16:15:08 +0300</lastBuildDate><image><title>bianet</title><url>https://static.bianet.org/logos/bianet-logo.svg</url><link>https://bianet.org/</link></image><atom:link rel='self' type='application/rss+xml' href='https://bianet.org/rss/bianet'/><item><title><![CDATA[Rojin Kabaiş kronolojisi: Rojin'e ne oldu?]]></title><link>https://bianet.org/haber/rojin-kabais-kronolojisi-rojin-e-ne-oldu-322991</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/31/rojin-kabais-kronolojisi-rojine-ne-oldu.jpeg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/rojin-kabais-kronolojisi-rojin-e-ne-oldu-322991</guid><description><![CDATA[Rojin’in ölümünün nasıl gerçekleştiği ve sorumluların kim olduğu hâlâ kesin olarak ortaya çıkarılamadı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: right;"><em>*Bu kronolojiyi  Rojin Kabaiş için Adalet Komisyonları'nın hazırladığı bilgi metninden aldık.</em></p>
<p>Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş, 27 Eylül 2024'te kaldığı KYK yurdundan çıktıktan sonra kayboldu. 18 gün sonra cansız bedeni Van Gölü kıyısında bulundu. Aradan yaklaşık iki yıl geçmesine rağmen, Rojin’in ölümünün nasıl gerçekleştiği ve sorumluların kim olduğu hâlâ kesin olarak ortaya çıkarılamadı.</p>
<p>Dosyada geçen süreç, ilk günden itibaren yanıt bekleyen sorular ve sonradan ortaya çıkan yeni bulgularla şöyle gelişti:</p>
<p><strong>27 Eylül 2024 – Rojin kayboldu:</strong> Rojin Kabaiş, kaldığı Seyyid Fehim Arvasi KYK yurdundan çıktı ve kendisinden bir daha haber alınamadı. Ailesinin anlatımına göre, kaybolduğu gün annesiyle yaklaşık 11 dakika görüntülü konuştu, kahve alacağını söyledi. Rojin’in kameralara son yansıdığı saatin ise 19.05 olduğu belirtildi.</p>
<p><strong>28 Eylül 2024 – Eşyaları Van Gölü kıyısında bulundu:</strong> Rojin’e ait cep telefonu, kulaklık, su, kek ve cüzdanın Van Gölü sahilinde bulunmasının ardından arama çalışmaları göl çevresinde yoğunlaştırıldı.</p>
<p><strong>10 Ekim 2024 – Başörtüsü bulundu:</strong> İçişleri Bakanlığı, Rojin’e ait başörtüsünün Van Gölü kıyısında bulunduğunu açıkladı. Üniversite ve çevresindeki yüzlerce saatlik kamera kaydı ile araç ve kişilere ilişkin görüntülerin incelendiği duyuruldu.</p>
<p><strong>15 Ekim 2024 – Rojin’in cansız bedeni bulundu:</strong> Kayıp başvurusundan 18 gün sonra Rojin Kabaiş’in cansız bedeni, son görüldüğü yerden yaklaşık 20 kilometre uzaklıktaki Mollakasım Köyü sahilinde, akıntının tersi yönünde bulundu.</p>
<p>İlk açıklamalarda, bedenin uzun süre suda kaldığı, kıyafetlerinin üzerinde olduğu ve herhangi bir darp izine rastlanmadığı bilgisi kamuoyuna yansıdı.</p>
<p><strong>17 Ekim 2024 – İlk otopside kesin ölüm nedeni belirlenemedi:</strong> İlk otopsi sürecinde kesin ölüm nedeni belirlenemedi ve numuneler İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Boyun, diz ve kol bölgelerinde renk değişiklikleri tespit edildiği de kayıtlara geçti.</p>
<p><strong>6 Kasım 2024 – Bedeninde iki farklı erkeğe ait DNA tespit edildi:</strong> Hazırlanan raporda Rojin'in bedeninden alınan örneklerde iki farklı erkeğe ait DNA bulunduğu ortaya çıktı. Ancak DNA örneklerinin vücudun hangi bölgelerinde bulunduğu ilk aşamada açıklanmadı.</p>
<p><strong>Aralık 2024 – Ölüm nedeni “suda boğulma” olarak açıklandı:</strong> Adli Tıp Kurumu, ölüm nedeninin suda boğulma olduğunu belirtti. Ancak ölümün intihar, kaza ya da başka bir kişinin müdahalesi sonucu gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenemedi.</p>
<p><strong>Ocak 2025 – Rojin Kabaiş İçin Adalet Komisyonları kuruldu:</strong> Dosyadaki kısıtlılık kararının kaldırılması, ailenin ve avukatların soruşturma dosyasına erişebilmesi ve sürecin şeffaf yürütülmesi talepleriyle kadınlar adalet mücadelesini örgütlemeye başladı.</p>
<p><strong>1 Eylül 2025 – Savcılığın iki kişiden şüphelendiği iddia edildi:</strong> Nizamettin Kabaiş, savcının “bir şey bulduk, iki kişiden şüpheleniyoruz” dediğini açıkladı. Baba Kabaiş ayrıca kızının bedenindeki yaralanmalara ve dosyada yanıtlanmayan sorulara dikkat çekti.</p>
<p><strong>Ekim 2025 – İki erkek DNA'sının bulunduğu bölgeler açıklandı:</strong> Adli Tıp Kurumu raporunda bir erkek DNA profilinin sternal, yani göğüs bölgesinde; diğerinin ise vajinal bölgede tespit edildiği belirtildi. ATK, ilk değerlendirmesinde kontaminasyon ihtimalini de gündeme getirdi.</p>
<p><strong>13-14 Kasım 2025 – “Bulaş” ihtimali tartışması:</strong> Adalet Komisyonlarının talebi üzerine yapılan incelemelerde, cenazenin bulunmasından otopsi sürecine kadar müdahalede bulunduğu değerlendirilen 134 kişiden DNA örneği alındı. Bu örneklerin Rojin’in bedeninde bulunan iki erkek DNA’sıyla eşleşmediği, bulaş tespit edilmediği açıklandı.</p>
<p><strong>20 Kasım 2025 – Gizli tanık ifadesi dosyaya girdi:</strong> Soruşturma dosyasına, Rojin'in kolundan tutularak bir araca zorla bindirildiğini gördüğünü söyleyen gizli tanığın ifadesi eklendi.</p>
<p><strong>4 Aralık 2025 – Gizli tanık zorla araca bindirilme iddiasını anlattı:</strong> Gizli tanık, Rojin’in kaybolduğu gün saat 21.00-22.00 arasında bir erkek tarafından beyaz bir araca zorla bindirildiğini gördüğünü iddia etti.</p>
<p><strong>Mart 2026 – Rojin’in telefonu açılamadan yurtdışından geri döndü:</strong> Telefonun şifresinin çözülmesi için yürütülen çalışmalar sonuç vermedi. Telefon, soruşturmanın aydınlatılması açısından kritik delillerden biri olmaya devam etti.</p>
<p><strong>Mayıs 2026 – Yurt yönetimi hakkında soruşturma yolu açıldı:</strong> Van Valiliğinin yurt yönetimi hakkında verdiği “soruşturma izni verilmemesi” kararı Erzurum Bölge İdare Mahkemesi tarafından iptal edildi. Ardından KYK yurdu yöneticileri hakkında resmi adli soruşturma başlatıldı.</p>
<p><strong>Haziran-Temmuz 2026 – Kamera kayıtları, baz sinyalleri ve tekneler yeniden gündeme geldi:</strong> Kampüs çevresindeki döner kameraların yeniden incelenmesi, karartıldığı iddia edilen 15 dakikalık görüntünün çözülmesi, HTS ve baz istasyonu kayıtlarının araştırılması için yeni çalışmalar başlatıldı. Ayrıca Rojin’in kaybolduğu tarihten cansız bedeninin bulunduğu güne kadar Van Gölü’nde seyreden tekne ve deniz araçlarının GPS ve kamera kayıtlarının incelenmesi istendi.</p>
<p><strong>15 Temmuz 2026 – Diatom testinin yapılmadığı ortaya çıktı:</strong> Adli Tıp Kurumu ölüm nedenini “suda boğulma” olarak açıklamış olmasına rağmen, suda boğulma vakalarında önemli incelemelerden biri olarak görülen Diatom testinin yapılmadığı ortaya çıktı. Rojin’in ailesi, avukatları ve Adalet Komisyonları testin yapılmasını talep etti.</p>
<p><strong>5 Ağustos 2026 – Telefon ve dijital veriler bilirkişiye gönderildi:</strong> Cep telefonu verileri, kamera kayıtları, HTS ve baz istasyonu kayıtlarının özel bilirkişi tarafından incelenmesi talebi kabul edildi. Rojin’in telefonu Mersin’de bilişim uzmanına gönderildi.</p>
<p><strong>11 Ağustos 2026 – Yeni DNA örnekleri alındı:</strong> Van YYÜ Rektörü Hamdullah Şevli ve yeğeni Enes Şevli’den DNA örneği alındığı duyuruldu.</p>
<p><strong>25 Ağustos 2026 – Otopsi raporundaki ilaç etkin maddeleri yeniden gündeme geldi:</strong> Avukat Abdurrahman Karabulut, otopsi raporunda yer aldığı belirtilen Rocuronium ve Ornidazole etkin maddelerine dikkat çekti. Rocuroniumun damardan verildiğinde solunum kaslarını felç edebilen bir kas gevşetici olduğu belirtilirken, avukat bu maddelerin Rojin’in haftalar önce geçirdiği ameliyattan kalmasının tıbben mümkün olmadığını savundu.</p>
<p>Adalet Komisyonları da bu bulguların neden iki yıl boyunca soruşturulmadığını sordu.</p>
<a href='/haber/rojin-kabais-sorusturmasinda-2-yil-raporu-322883' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/27/rojin-kabais-sorusturmasinda-2-yil-raporu-sorusturma-etkisiz-yurutuldu-deliller-karartildi.png' alt='Rojin Kabaiş soruşturmasında 2. yıl raporu' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Rojin Kabaiş soruşturmasında 2. yıl raporu</h5>
<div class='date'>27 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>

<p>(EMK)</p>]]></content:encoded><pubDate>Mon, 31 Aug 2026 14:41:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Gülistan Doku soruşturması: 1 kişi daha tutuklandı]]></title><link>https://bianet.org/haber/gulistan-doku-sorusturmasi-1-kisi-daha-tutuklandi-322989</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/31/gulistan-doku-sorusturmasi-1-kisi-daha-tutuklandi.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/gulistan-doku-sorusturmasi-1-kisi-daha-tutuklandi-322989</guid><description><![CDATA[Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından yürütülen kapsamlı soruşturma doğrultusunda, son tutuklamayla birlikte toplam tutuklu sayısı 29’a yükseldi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Dersim’de 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturmada bir kişi daha tutuklandı.</p>
<p>Soruşturmanın 5. dalga operasyonunda gözaltına alınan 10 şüpheliden 3’ünün emniyetteki işlemleri tamamlandı.</p>
<p>Sağlık kontrolünün ardından Erzurum Adliyesi’ne sevk edilen 3 kişi, savcılık sorgularının ardından tutuklama talebiyle mahkemeye çıkarıldı.</p>
<p>Mahkeme, şüphelilerden dalgıç polis Gürkan Gürdal’ın tutuklanarak cezaevine gönderilmesine karar verirken, diğer şüpheliler A.K. ve V.İ. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Başsavcılık, adli kontrol kararıyla serbest kalan iki dalgıç polis hakkındaki karara itiraz ederken, gözaltındaki diğer 7 şüphelinin adli işlemleri devam ediyor.</p>
<div class="box-12"><em>*Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından yürütülen kapsamlı soruşturma doğrultusunda, son tutuklamayla birlikte toplam tutuklu sayısı 29’a yükseldi. Soruşturmanın bu dalgasında, Temmuz 2017 ile Temmuz 2019 arasında Tunceli İl Jandarma Komutan Vekilliği ve İl Jandarma Alay Komutan Yardımcılığı yapan A.K. ve eşi B.H.K, polis dalgıçları A.K, G.G. ve V.İ, önceden tutuklanan güvenlik korucusu Fatih Ö'nün eşi S.Ö. ve çocukları D.Ö, S.Ö. ve N.M.Ö. ile o dönem üniversite öğrencisi olan P.B. gözaltına alınmıştı.</em></div>
<a href='/haber/gulistan-doku-sorusturmasi-gizli-tanik-rostan-mevkiini-isaret-etti-322782' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/25/gulistan-doku-sorusturmasi-gizli-tanik-rostan-mevkiini-isaret-etti.webp' alt='Gülistan Doku soruşturması: Gizli tanık Rostan mevkiini işaret etti' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Gülistan Doku soruşturması: Gizli tanık Rostan mevkiini işaret etti</h5>
<div class='date'>25 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>

<p>(EMK)</p>]]></content:encoded><pubDate>Mon, 31 Aug 2026 14:29:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Eskişehir’de nadir elementler için 2 milyon metrekare acele kamulaştırıldı]]></title><link>https://bianet.org/haber/eskisehirde-nadir-elementler-icin-2-milyon-metrekare-acele-kamulastirildi-322988</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/31/eskisehirde-nadir-elementler-icin-2-milyon-metrekare-acele-kamulastirildi.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/eskisehirde-nadir-elementler-icin-2-milyon-metrekare-acele-kamulastirildi-322988</guid><description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Kararı'nda nadir toprak elementleri için verilen acele kamulaştırma kararında “yeraltı zenginliklerinin ekonomiye kazandırılması” vurgusu yapıldı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir’in Sivrihisar ve Beylikova ilçelerinde bulunan 258 taşınmazın nadir toprak elementleri için acele kamulaştırılmasına karar verildi.</p>
<p>Resmi Gazete’de bugün yayımlanan Cumhubaşkanı Kararı'na göre; Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü uhdesinde bulunan ruhsat sahasındaki araziler, içerisinde toryum, barit, florit ve nadir toprak elementlerinin bulunduğu 4. grup madenler için <a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/08/20260831-10.pdf" target="_blank" rel="noopener">acele kamulaştırıldı. </a></p>
<p>258 taşınmazın büyük çoğunluğunu tarla statüsündeki araziler oluşturuyor. Bazılarında ise meyve bahçeleri ve ağıllar bulunuyor. </p>
<p><img src="https://static.bianet.org/2026/08/resmi-gazete-eskisehir-acele-kamulastirma.jpg" alt=""></p>
<a href='/haber/beylikovadaki-nadir-toprak-elementleri-rezervine-dair-bilinenler-ve-bilinemeyenler-312389' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2025/10/09/eskisehirdeki-nadir-toprak-elementleri-rezervine-dair-bilinenler-ve-bilinemeyenler-1.jpg' alt='Beylikova’daki nadir toprak elementleri rezervine dair: Bilinenler ve bilinemeyenler' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Beylikova’daki nadir toprak elementleri rezervine dair: Bilinenler ve bilinemeyenler</h5>
<div class='date'>9 Ekim 2025</div>
</div>
</a>

<p>Arazilerin toplam tapu alanı 2 milyon 947 bin metrekareyi geçiyor. Toplam tapu alanının yaklaşık yüzde 90’ı acele kamulaştırıldı.</p>
<p>Kamulaştırılan 2 milyon 650 bin 313 metrekarelik (yaklaşık 265 hektar) alandaki parsellerin çoğu 10 bin metrekarenin üzerinde. Birçok parsel ise 30 bin ila 60 bin metrekarelik genişliğe sahip. </p>
<p style="text-align: center;"><img src="https://static.bianet.org/2026/08/ekran-resmi-2026-08-31-12-01-34.png" alt=""><em><sub>*Haritada Eskişehir’in Beylikova ilçesine bağlı Okçu mahallesinde acele kamulaştırılan arazilerden bazıları görünüyor. (Kaynak: TKGM)</sub></em></p>
<h3>Açık ocak, atık barajı, pasa döküm alanları yapılacak</h3>
<p>Karara göre bu arazilerde “stratejik öneme sahip yer altı zenginliklerinin ekonomiye kazandırılmasına yönelik madencilik faaliyetleri, endüstriyel tesisler ve altyapıların proje ve yatırım süreçlerinin hayata geçirilebilmesi” hedefleniyor. </p>
<p>2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27'nci maddesi gereğince karar verildiği belirtilen acele kamulaştırmaya ilişkin açıklamada bölgede yapılması planlanan madencilik projeleri şöyle sıralandı:</p>
<ul>
<li>Açık ocak proje alanları, </li>
<li>Dekapaj pasa döküm alanları, </li>
<li>Bağlantı yolları, </li>
<li>Tüvenan cevher </li>
<li>Düşük tenörlü cevher stok alanları, </li>
<li>Atık barajı, </li>
<li>Endüstriyel üretim tesisleri,</li>
<li>Diğer yardımcı tesisler, </li>
<li>Altyapı tesisleri</li>
<li>İdari bina yerleşim alanları</li>
</ul>
<div class="box-1">
<div class="box-13">
<h3>NTE nedir, neden önemli?</h3>
<p>Nadir toprak elementleri (NTE) kimyasal, manyetik ve optik özelliklere göre benzer özellikler gösteren 15 tane lantanit ile itriyum ve skandiyumdan oluşan 17 elementtir. NTE’ler, modern teknoloji, savunma sanayii ve endüstride kritik öneme sahip.</p>
<p>NTE’ler, kendi içlerinde ağır (Y, Eu, Gd, Tb, Dy, Ho, Er, Tm, Yb ve Lu) ve hafif (Sc, La, Ce, Pr, Nd, Pm ve Sm) olarak gruplandırılır. Bu gruplandırma, elementlerin atom numaraları ve doğada bulunma sıklıkları esas alınarak yapılır. Hafif NTE’ler doğada daha sık bulunur. NTE’lerde “nadiren” bulunma ifadesi, aslında doğada az olmalarından değil, cevherlerinin işlenip kullanıma sunulmasının zorluğundan kaynaklanır. Örneğin bazı NTE’ler, krom, nikel, kurşun ve bakır gibi metallerden daha yaygın bulunabilir.</p>
<p>Kullanım alanları nedeniyle NTE, modern malzeme ve enerji teknolojilerinin vazgeçilmez bir bileşeni. Malzemeye ağırlıkça katkıları az olsa da, mekanik, manyetik, elektrik ve optik özellikleri önemli ölçüde artırdığı için NTE, <strong>malzemenin “vitamini” veya “tohumu”</strong> olarak nitelendirilir. Kullanım alanları arasında mıknatıslar ve alaşımlar öne çıkar. </p>
<p>Özellikle SmCo ve NdFeB mıknatıslarının üretiminde NTE kullanımı kritik öneme sahiptir. Bu mıknatıslar elektrikli motorlar ve rüzgar türbinlerinde yer alır; yeni nesil rüzgâr türbinlerinde NTE’ye olan ihtiyaç giderek artmaktadır.</p>
<p>Savunma sanayii açısından NTE’ler radar, sonar, iletişim sistemleri, füze ve jet motorları, gece görüş cihazları, lazer ve hassas sensörlerde kullanılıyor. Ayrıca endüstriyel süreçlerde katalizör, cam, seramik, polimer ve alaşım üretiminde katkı maddesi olarak kullanılırken, tıp ve araştırma alanlarında manyetik rezonans görüntüleme (MRI) kontrast ajanları ve nükleer teknoloji uygulamalarında da yer alıyor. Bu nedenle NTE’ler, yüksek teknoloji, savunma ve enerji dönüşümü alanlarında hem ekonomik hem de stratejik açıdan büyük öneme sahip.</p>
</div>
</div>
<p>(CA)</p>]]></content:encoded><pubDate>Mon, 31 Aug 2026 14:03:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Demirtaş’tan İsveç seçimleri öncesi Sosyal Demokratlara mesaj]]></title><link>https://bianet.org/haber/demirtastan-isvec-secimleri-oncesi-sosyal-demokratlara-mesaj-322990</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/31/demirtastan-isvec-secimleri-oncesi-sosyal-demokratlara-mesaj.png'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/demirtastan-isvec-secimleri-oncesi-sosyal-demokratlara-mesaj-322990</guid><description><![CDATA[Selahattin Demirtaş, 13 Eylül’deki İsveç seçimleri öncesinde Sosyal Demokrat Parti lideri Magdalena Andersson ile milletvekili Kadir Kasirga’ya mesaj gönderdi. İsveç’te yaşayan Türkiyelilerin sandığa ilgi göstereceğini belirten Demirtaş, “Özgür yarınlarda görüşmek dileğiyle” ifadelerini kullandı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>İsveç’te 13 Eylül’de yapılacak parlamento, bölge ve belediye seçimleri öncesinde Edirne Cezaevi'nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’tan Sosyal Demokratlara mesaj geldi.</p>
<p>Demirtaş, Sosyal Demokrat Parti lideri ve eski Başbakan Magdalena Andersson ile Stockholm’den yeniden milletvekili adayı olan Kadir Kasirga’ya hitaben el yazısıyla kaleme aldığı mesajda, partiye ve “demokrasiye inanmış dostlara” başarı diledi.</p>
<p>İsveç’te yaşayan Türkiyelilerin sandığa katılımına da dikkat çeken Demirtaş’ın mesajının tamamı şöyle:</p>
<blockquote>
<p>Sayın Magdalena Andersson<br>Sayın Kadir Kasırga</p>
<p>Eylül ayında İsveç’te yapılacak olan seçimlerde şahsınızda tüm partililerinize ve demokrasiye inanmış dostlara başarılar diliyorum.</p>
<p>Eminim ki Türkiye’li dostlarımız seçimlere büyük ilgi gösterecek ve sandığa giderek demokrasiye katkı sunacaklardır.</p>
<p>Bu vesileyle İsveç’te yaşayan, yaşamak durumunda kalan herkese içten selam, sevgilerimi gönderiyor, seçim sonuçlarının hayırlı olmasını diliyorum.</p>
<p>Özgür yarınlarda görüşmek dileğiyle,<br>dostlukla...</p>
<p>S. Demirtaş</p>
</blockquote>
<a href='/haber/isvecte-secim-oncesi-on-binler-iklim-icin-sokakta-322759' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/24/isvecte-secim-oncesi-on-binler-iklim-icin-sokakta.png' alt='İsveç’te seçim öncesi on binler iklim için sokakta' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>İsveç’te seçim öncesi on binler iklim için sokakta</h5>
<div class='date'>24 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>

<h3>Kadir Kasirga yeniden aday</h3>
<p>Demirtaş’ın mesajında ismini andığı Kadir Kasirga, Sosyal Demokratların Stockholm milletvekili listesinde beşinci sıradan yeniden seçime giriyor.</p>
<p>15 yaşında ailesiyle İsveç’e gelen Kasirga, çalışma hayatı ve uzun yıllar sürdürdüğü sendikal mücadelenin ardından siyasete girdi. Halen İsveç Parlamentosu’nda Sosyal Demokrat milletvekili olarak görev yapıyor.</p>
<div class="box-1">
<h3>İsveç seçimleri hakkında</h3>
<p>İsveç, 13 Eylül 2026’da parlamento, bölge ve belediye seçimleri için sandığa gidecek.</p>
<p>Parlamento seçiminde 8 milyon 46 bin 725 kişinin oy kullanma hakkı bulunuyor. Seçmenler, 349 sandalyeli İsveç Parlamentosu Riksdag’ın yeni üyelerini belirleyecek.</p>
<p>Parlamentoda halen sekiz parti temsil ediliyor. Seçimin öne çıkan iki siyasi aktörü, Sosyal Demokrat Parti lideri ve eski Başbakan Magdalena Andersson ile mevcut Başbakan ve Ilımlı Birlik Partisi lideri Ulf Kristersson.</p>
<p>Kristersson’un hükümeti Ilımlı Birlik Partisi, Hristiyan Demokratlar ve Liberallerden oluşuyor; hükümet parlamentoda Jimmie Åkesson liderliğindeki İsveç Demokratlarının desteğine dayanıyor.</p>
<p>İsveç’te başbakan doğrudan halk tarafından seçilmiyor. Seçimlerin ardından oluşan yeni parlamentoda Meclis Başkanı’nın önerdiği başbakan adayı oylanıyor. Bir partinin parlamentoya girebilmesi için ülke genelinde en az yüzde 4 oy alması gerekiyor.</p>
</div>
<p>(NÖ)</p>]]></content:encoded><pubDate>Mon, 31 Aug 2026 14:00:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA["Kral öldü, yaşasın kral!"]]></title><link>https://bianet.org/yazi/kral-oldu-yasasin-kral-322987</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/yazi/2026/08/31/kral-oldu-yasasin-kral.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/yazi/kral-oldu-yasasin-kral-322987</guid><description><![CDATA[İskandinavya’da siyasal güç parlamentoda ve seçilmiş hükümetlerde. Ama saray, kraliyet ailesi ve kral; devletin sürekliliğini, ulusal kimliği ve gelenekleri temsil eden semboller olarak toplumda hâlâ karşılık buluyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>İskandinav ülkelerinde –İsveç, Norveç ve Danimarka’da– monarşi sevgisi...</p>
<p>Norveç Kralı V. Harald, 89 yaşında, 28 Ağustos’ta öldü. Kralın ölümü, başta Norveç olmak üzere diğer İskandinav ülkelerinde de büyük üzüntüyle karşılandı. Yas ilan edildi, bayraklar yarıya indirildi. Ardından, monarşinin o eski geleneği gereği, aynı gün oğlu Haakon kral oldu.</p>
<p><em>“Kungen är död, länge leve kungen!”</em></p>
<p><em>“Kral öldü, yaşasın kral!”</em></p>
<p>Bu eski söz, monarşilerin en önemli sembolik özelliklerinden birini anlatır: Devletin ve otoritenin sürekliliği. Kral ölür, fakat krallık bir an bile boşlukta kalmaz. Eski kralın ölümüyle birlikte yeni kral tahta geçer; devletin devamlılığı kesintiye uğramaz.</p>
<p>İskandinavya’da bu gelenek bugün hâlâ bütün canlılığıyla sürüyor.</p>
<p>Kral öldü, yaşasın yeni kral!</p>
<p>İskandinav kraliyet aileleri zaten birbirleriyle öylesine iç içe geçmiş ki aralarındaki akrabalık ilişkilerini takip etmek bazen küçük bir Avrupa tarihine bakmak gibi. Krallar, kraliçeler, veliahtlar ve prensler birbirlerinin kuzenleri, akrabaları ve aile dostları.</p>
<p>Daha da ilginci, bu monarşiler dünyanın en gelişmiş demokrasileri arasında yer alan ülkelerde yaşamaya devam ediyor.</p>
<p>Demokrasi ve monarşi nasıl yan yana duruyor?</p>
<p>İsveç, Norveç ve Danimarka; yüksek yaşam standartları, güçlü sosyal devletleri, örgütlü işçi hareketleri ve köklü demokratik kurumlarıyla dünyanın en demokratik ülkeleri arasında gösteriliyor.</p>
<p>Üstelik bu ülkelerde sosyal demokrat, işçi ve sol partiler uzun yıllardır güçlü bir siyasi geleneğe sahip.</p>
<p>Bu partilerin önemli bir bölümünün tarihinde, monarşinin kaldırılması düşüncesi de yer alıyor. Fakat iktidara geldiklerinde krallığı kaldırmak için ciddi bir girişimde bulunmadılar.</p>
<p>Neden?</p>
<p>Çünkü halkın önemli bir bölümü monarşinin devamından yana.</p>
<p>İskandinavya’daki monarşiler, siyasi iktidarı doğrudan kullanmaktan çok ülkenin tarihsel ve sembolik kimliğinin bir parçası olarak varlıklarını sürdürüyorlar. Krallar hükümet kurmuyor, yasa çıkarmıyor, bütçe hazırlamıyor. Siyasal güç parlamentoda ve seçilmiş hükümetlerde.</p>
<p>Ama saray, kraliyet ailesi ve kral; devletin sürekliliğini, ulusal kimliği ve gelenekleri temsil eden semboller olarak toplumda hâlâ karşılık buluyor.</p>
<p>Norveç’te monarşinin geleceği zaman zaman yeniden tartışmaya açılıyor. 1905 yılında İsveç ile birlik sona ererken ülkenin monarşi mi yoksa cumhuriyet mi olacağı da ciddi biçimde tartışılmıştı. 12–13 Kasım 1905’te yapılan referandumda halkın yaklaşık yüzde 79’u monarşiden yana oy kullandı.</p>
<p>Yani Norveçliler, bağımsızlıklarını kazandıkları anda bile cumhuriyet yerine monarşiyi tercih etmişlerdi.</p>
<p>Sol monarşiye karşı, halk ise monarşiden yana.</p>
<p>Bu çelişki bugün İsveç’te de görülebiliyor.</p>
<p>İsveç’te sol partilerin önemli bir bölümü monarşinin kaldırılmasını savunuyor. Ben de genellikle Stockholm’deki 1 Mayıs yürüyüşlerine Sol Parti (Vänsterpartiet) ile katılırım. Sol Parti’nin korteji Saray’ın önünden geçerken gençler bir anda gür ve coşkulu sloganlarla bağırmaya başlar:</p>
<p><em>“Var ska vi bo?”</em></p>
<p><em>“Nerede yaşayacağız?”</em></p>
<p>Kalabalık, sarayı işaret ederek cevap verir:</p>
<p><em>“Där ska vi bo!”</em></p>
<p><em>“Orada yaşayacağız!”</em></p>
<p>Bu üç kez tekrarlanır.</p>
<p>Ardından asıl slogan gelir:</p>
<p><em>“Ockupera slottets 800 rum!”</em></p>
<p><em>“Sarayın 800 odasını işgal et!”</em></p>
<p>Kalabalık güler, bağırır, alkışlar…</p>
<p>İsveç solunun monarşiye bakışını bundan daha güzel anlatan bir sahne bulmak zor.</p>
<p>Ama işin ilginç tarafı şu: Sarayın önünde monarşiyi protesto edenler vardır, sarayın dışında ise monarşiyi destekleyen geniş bir halk kitlesi.</p>
<p>İskandinav demokrasilerinin ilginç paradokslarından biri de budur.</p>
<h3>Norveç’in İsveç’ten ayrılması</h3>
<p>Bugünkü Norveç Krallığı’nın ve İskandinav monarşilerinin hikâyesini anlamak için biraz geriye, 1905’e gitmek gerekiyor.</p>
<p>Norveç, uzun süre İsveç ile bir birlik içinde yaşadı. Ancak bu birlik, Norveç’in tamamen İsveç’e tabi olduğu anlamına gelmiyordu. Norveç’in kendi parlamentosu (Storting), kendi yasaları ve önemli ölçüde kendi iç yönetimi vardı.</p>
<p>19. yüzyılın sonlarına doğru Norveç’in ekonomik ve ticari gücü giderek arttı. Özellikle denizcilik ve dış ticaret alanında Norveçliler, kendi çıkarlarını doğrudan temsil edecek bağımsız konsolosluklar kurmak istiyorlardı.</p>
<p>İsveç Kralı bu talebe karşı çıktı.</p>
<p>Bunun üzerine iki ülke arasındaki gerilim giderek arttı ve Norveç Parlamentosu İsveç ile birliği sona erdirme yoluna girdi.</p>
<p>Ve sonra tarihte çok az örneği bulunan bir olay yaşandı.</p>
<p>Norveç, İsveç’ten ayrıldı.</p>
<p>13 Ağustos 1905’te yapılan referandumda yaklaşık 368 bin kişi ayrılığa “evet”, yalnızca 184 kişi “hayır” dedi.</p>
<p>Kadınların henüz oy hakkı yoktu. Fakat Norveçli kadınlar da bağımsızlık hareketinin dışında kalmadılar, ayrılığı destekleyen yaklaşık yarım milyon imza toplandı.</p>
<p>Ve bütün bunlar savaşmadan gerçekleşti.</p>
<p>Tek bir damla kan dökülmeden.</p>
<p>Avrupa’nın milliyetçilik nedeniyle savaşlara sürüklendiği bir dönemde, iki komşu ülke arasındaki birlik diplomasi, müzakere ve halk iradesiyle sona erdirildi.</p>
<p>1905’te Norveç’in İsveç’ten ayrılması, bu nedenle yalnızca Norveç tarihinin değil, Avrupa siyasi tarihinin de dikkat çekici örneklerinden biridir.</p>
<p>İki ülke arasındaki mesele savaş meydanında değil, masada çözüldü.</p>
<p>Bugün İsveç ile Norveç arasındaki yakın ve barışçıl ilişkilerin temelinde de biraz bu tarih vardır.</p>
<h3>Yeni bir ülkeye yeni bir kral</h3>
<p>Norveç bağımsızlığını kazandığında önünde önemli bir soru vardı: Cumhuriyet mi, monarşi mi?</p>
<p>Sonunda Norveçliler monarşiyi seçti.</p>
<p>Fakat yeni ve bağımsız bir ülke için kral seçmek kolay değildi. Norveçliler, Avrupa’nın kraliyet aileleri arasından uygun bir aday aradılar ve sonunda Danimarka Kralı IX. Christian’ın oğlu Prens Carl’ı seçtiler. Bu kralın iyi ve ilginç bir yönü, 1940’larda Nazilerin Norveç’i işgaline karşı direniş göstermesiydi.</p>
<p>Prens Carl, Norveç’e geldiğinde VII. Haakon adını aldı ve böylece bağımsız Norveç’in ilk kralı oldu.</p>
<p>Aslında İsveç de bundan yaklaşık bir asır önce, 1800’lerin başlarında benzer derecede sıra dışı bir seçim yapmıştı.</p>
<p>İsveç Kralı XIII. Karl’ın çocuğu yoktu ve hanedanın devamı tehlikeye girmişti. Bunun üzerine İsveçliler Avrupa’nın başka bir köşesinden bir aday seçtiler: Napolyon Bonapart’ın generallerinden Jean-Baptiste Bernadotte.</p>
<p>Fransız bir mareşal, İsveç tahtının varisi oldu.</p>
<p>Daha sonra kral olarak XIV. Karl Johan adını aldı ve bugün hâlâ İsveç tahtında bulunan Bernadotte Hanedanı’nın temellerini attı.</p>
<p>Böylece İskandinav krallıklarının tarihinde ilginç bir gerçek ortaya çıkıyor:</p>
<p>Bazen bir ülkenin kralı olmak için o ülkenin kral ailesinde doğmuş olmak bile gerekmiyordu.</p>
<h3>Kral öldü, kral yaşasın!</h3>
<p>Bugün İskandinavya’da monarşiyi savunanlarla ona karşı çıkanlar aynı demokratik toplumun içinde yaşıyor.</p>
<p>Bir tarafta;</p>
<p><em>“Krallık kaldırılsın, cumhuriyet gelsin!”</em></p>
<p>diyen solcular…</p>
<p>Diğer tarafta;</p>
<p>“Yaşasın kral!”</p>
<p>diyen geniş bir halk kesimi…</p>
<p>Ve bütün bunlar, dünyanın en demokratik toplumlarından bazılarında gerçekleşiyor.</p>
<p>Belki de İskandinav monarşilerinin sırrı tam burada yatıyor.</p>
<p>Kralın siyasi gücü yok, ama sembolik gücü var.</p>
<p>Hükümetler değişiyor. Başbakanlar geliyor, gidiyor. Parlamentolar yenileniyor. Partiler iktidara geliyor, muhalefete düşüyor.</p>
<p>Ama kral kalıyor.</p>
<p>Ve kral öldüğünde…</p>
<p><em>“Kungen är död, länge leve kungen!”</em></p>
<p>“Kral öldü, yaşasın kral!”</p>
<p>Çünkü burada asıl mesele kralın kendisi değil.</p>
<p>Devletin, ülkenin ve toplumun sürekliliği.</p>
<p>Belki de modern İskandinav monarşilerinin yüz yılı aşkın zamandır ayakta kalmasının en önemli nedeni budur:</p>
<p>Krallık artık iktidar olmaktan çok, bir sembol olmuştur.</p>
<p><em>Kralın ölümünden sonra sarayın önü:</em></p>
<p><em><img src="https://static.bianet.org/2026/08/norvec-krali-anma.jpeg" alt=""></em></p>
<p>(Cİ/VC)</p>]]></content:encoded><pubDate>Mon, 31 Aug 2026 14:00:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Deniz ulaşımında kriz: Mersin-Girne seferleri iptal]]></title><link>https://bianet.org/haber/deniz-ulasiminda-kriz-mersin-girne-seferleri-iptal-322983</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/31/deniz-ulasiminda-kriz-mersin-girne-seferleri-iptal.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/deniz-ulasiminda-kriz-mersin-girne-seferleri-iptal-322983</guid><description><![CDATA[Taşucu-Girne-Taşucu ve Anamur-Girne-Anamur rotalarındaki tüm feribot ve yolcu taşıma hizmetleri askıya alındı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Kıbrıs açıklarında dün meydana gelen yolcu gemisi kazasının ardından Mersin ile Girne arasındaki tüm deniz yolculukları durduruldu.</p>
<a href='/haber/girnedeki-feribot-kazasinda-kaybolan-kisiler-hakkinda-neler-biliyoruz-322982' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/31/bicer-kardesler-girnedeki-feribot-kazasinda-kayboldu.jpg' alt='Girne’deki feribot kazasında kaybolan kişiler hakkında neler biliyoruz?' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Girne’deki feribot kazasında kaybolan kişiler hakkında neler biliyoruz?</h5>
<div class='date'>Bugün  12:55</div>
</div>
</a>
<a href='/haber/filo-jet-gemi-kazasi-raporu-ne-soyluyor-322975' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/31/filo-jet-kaza-raporu-ne-soyluyor.jpg' alt='Filo Jet gemi kazası raporu ne söylüyor?' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Filo Jet gemi kazası raporu ne söylüyor?</h5>
<div class='date'>Bugün  11:00</div>
</div>
</a>

<p>Girne Limanı’ndan Mersin’in Silifke ilçesindeki Taşucu Limanı’na gitmek üzere yola çıkan geminin devrilmesi üzerine, iki bölge arasındaki seferlerin ikinci bir duyuruya kadar tamamen iptal edildiği bildirildi.</p>
<p>Taşucu-Girne-Taşucu ve Anamur-Girne-Anamur rotalarındaki tüm feribot ve yolcu taşıma hizmetleri askıya alındı. </p>
<p>Taşucu Yolcu Terminali’nde yer alan dijital ekranlardan ve görevliler tarafından yapılan uyarılardan sonra limanda bekleyen yolcuların bir kısmı alandan ayrılmaya başladı.</p>
<p>Kazanın hemen ardından Taşucu Limanı’nda oluşturulan kriz masasındaki hareketlilik ise sürüyor. Bölgede oluşabilecek olumsuz durumlara karşı AFAD, UMKE, jandarma, polis ve sağlık ekipleri limandaki tedbir amaçlı bekleyişlerini aralıksız sürdürüyor.</p>]]></content:encoded><pubDate>Mon, 31 Aug 2026 12:58:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Girne’deki feribot kazasında kaybolan kişiler hakkında neler biliyoruz?]]></title><link>https://bianet.org/haber/girnedeki-feribot-kazasinda-kaybolan-kisiler-hakkinda-neler-biliyoruz-322982</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/31/bicer-kardesler-girnedeki-feribot-kazasinda-kayboldu.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/girnedeki-feribot-kazasinda-kaybolan-kisiler-hakkinda-neler-biliyoruz-322982</guid><description><![CDATA[Girne’deki feribot kazasında kayıp 20 kişinin isimleri: Ferdi Törer, Mustafa Demir, Mahmut Demir, Özgür Gönül, Anni Asel Hilaloğlu, Şerif Özdemir, Süleyman Erdoğan, Saliha Miray Biçer, Mehmet Asaf Biçer, Orhan Bekret, Nazmiye Özbolat, Elmas Demir, İsmail Kurt, Yulia Özcan, Ayhan Özcan, Elife Bayır, Nihat Pancar, Mustafa Kemal Yaralı, Mehmet Bayhan, Mehmet Nuri Ayran.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Kuzey Kıbrıs’taki Girne Limanı’ndan Mersin’in Taşucu Limanı’na giden Filo Jet adlı yolcu gemisinin alabora olup batması sonucu sekiz kişi yaşamını yitirdi.</p>
<p>KKTC Başbakanı Ünal Üstel’in bugün yaptığı açıklamaya göre, 8’i mürettebat olmak üzere 267 kişinin bulunduğu gemide 239 kişi kurtarıldı. Kayıp 20 kişi için arama-kurtarma çalışmaları sürerken, yakınlarının da haber bekleyişi devam ediyor.</p>
<div class="box-13"><em>Üstel’in açıklamasına göre hayatı kaybeden 8 kişinin isimleri: <strong>Nihat Balyemez,</strong> Hüseyin Özdemir, <strong>Nuray Zeytun,</strong> Fahri Ateş, <strong>Gülcan Gürel,</strong> Reyhan Verim, <strong>Nisa Törer,</strong> Nurcan Hilaloğlu. </em></div>
<div class="box-13"><em>Kaybolan 20 kişinin isimleri: <strong>Ferdi Törer,</strong> Mustafa Demir, <strong>Mahmut Demir,</strong> Özgür Gönül, <strong>Anni Asel Hilaloğlu</strong>, Şerif Özdemir, <strong>Süleyman Erdoğan</strong>, Saliha Miray Biçer, <strong>Mehmet Asaf Biçer</strong>, Orhan Bekret, <strong>Nazmiye Özbolat</strong>, Elmas Demir, <strong>İsmail Kurt</strong>, Yulia Özcan, <strong>Ayhan Özcan</strong>, Elife Bayır, <strong>Nihat</strong> <strong>Pancar</strong>,<strong> </strong>Mustafa Kemal Yaralı, <strong>Mehmet</strong> <strong>Bayhan</strong>, Mehmet Nuri Ayran.</em></div>
<p>Kayıp kişilere ilişkin bilgileri, yakınlarının sosyal medya paylaşımları, Kuzey Kıbrıs basını ve bazı yerel haber sitelerinde yer alan paylaşımlardan derledik.</p>
<a href='/haber/filo-jet-gemi-kazasi-raporu-ne-soyluyor-322975' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/31/filo-jet-kaza-raporu-ne-soyluyor.jpg' alt='Filo Jet gemi kazası raporu ne söylüyor?' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Filo Jet gemi kazası raporu ne söylüyor?</h5>
<div class='date'>Bugün  11:00</div>
</div>
</a>

<h3>Saliha Miray ve Mehmet Asaf Biçer</h3>
<p><em>NTV Muhabiri Melike Şahin</em>, Girne’de 18 kişiyi arama çalışmalarını takip eden kayıp yakınları ve kazadan kurtulanlarla konuştu.</p>
<p>Kayıp yolcular arasında Hataylı Biçer ailesinin iki ferdi de bulunuyor.</p>
<p>Hayri Biçer ve Ayten Biçer, Girne’ye tatile gelmişti. Kazada 12 yaşındaki kızları Saliha Miray Biçer ve 9 yaşındaki oğulları Mehmet Asaf Biçer kayboldu.</p>
<p>“Tatile geldik, çocuklarımı bırakıp gidiyorum,” diyen anne Ayten Biçer, kazada yaşanan ihmallere tepki gösterdi.</p>
<p><iframe title="YouTube video player" src="https://www.youtube.com/embed/rOikaRO6Sts?si=LNWDd9Tw2LIf0s9X" width="560" height="315" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="allowfullscreen" loading="lazy"></iframe></p>
<h3>“Mazot vardı, her taraf kayıyordu”</h3>
<p>Kaza sırasında insanların birbirinin üzerine basarak kurtulmaya çalıştığını anlatan anne Biçer, “Çocuklarım ‘anne elimizi bırakma’ diye haykırdı,” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Biçer, çocuklarının gemide sıkıştığını ve orada kaldıklarını düşünüyor.</p>
<p>Kendisinin eşiyle birlikte yardıma koşanlar tarafından kurtarıldığını anlatan Ayten Biçer, “Üzerimize valizler düştü. Mazot vardı. Her taraf kayıyordu,” diye konuştu.</p>
<a href='/haber/girne-aciklarinda-yolcu-gemisi-batti-kayiplarimiz-var-sayisini-bilmiyoruz-322963' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/30/kuzey-kibris-in-girne-kenti-aciklarinda-yolcu-gemisi-batti.jpg' alt='Girne açıklarında yolcu gemisi battı: Kayıplarımız var sayısını bilmiyoruz' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Girne açıklarında yolcu gemisi battı: Kayıplarımız var sayısını bilmiyoruz</h5>
<div class='date'>30 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>

<h3>“Çocuklarım can yeleksiz gitti”</h3>
<p>Gemide görevli personelin fırtınalı havanın 20 dakika içinde geçeceğini söylediğini anlatan Biçer, şunları kaydetti:</p>
<blockquote>
<p>Tatile geldik, eve dönüyorduk. 20 kişinin üzerine basarak çıkabildim. Can yeleği yoktu. Çocuklarım can yeleksiz gitti. Can yeleği vermediler. Balon gibi şeyler geldi, oraya ilk önce çalışanlar atladı.</p>
</blockquote>
<p>Ayten Biçer, gemi personelinin “Hiç mi ayağınız denize değmedi. Sakin olun,” diyerek panik yaşayan yolcuları susturmaya çalıştığını da öne sürdü.</p>
<p><strong><em>Kaza sonrası kaybolan diğer 16 kişiye dair paylaşımlar şöyle:</em></strong></p>]]></content:encoded><pubDate>Mon, 31 Aug 2026 12:55:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Resmi işsiz 2,9 milyon, atıl işgücü 12,3 milyon]]></title><link>https://bianet.org/haber/resmi-issiz-2-9-milyon-atil-isgucu-12-3-milyon-322984</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/31/resmi-issiz-2-9-milyon-atil-isgucu-12-3-milyon.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/resmi-issiz-2-9-milyon-atil-isgucu-12-3-milyon-322984</guid><description><![CDATA[TÜİK verilerine göre temmuzda işsiz sayısı 2 milyon 860 bine, işsizlik oranı yüzde 8,1'e yükseldi. İşsizler, potansiyel işgücü ve zamana bağlı eksik istihdamı kapsayan atıl işgücü oranı ise yüzde 30,6'ya çıktı. Bu oran yaklaşık 12,3 milyon kişiye karşılık geliyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), temmuz ayına ilişkin iş gücü istatistiklerini açıkladı.</p>
<p>Buna göre, Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaş grubundaki işsiz sayısı, temmuzda bir önceki aya kıyasla 150 bin artarak 2 milyon 860 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,5 puan yükselişle yüzde 8,1'e çıktı.</p>
<p>İşsizlik oranı, geçen yılın aynı ayına göre ise değişmedi.</p>
<p>TÜİK, işsizlik oranını erkeklerde yüzde 6,8, kadınlarda yüzde 10,6 olarak tahmin etti.</p>
<h3>İstihdam da düştü</h3>
<p>Temmuzda istihdam da geriledi. Türkiye'de mevsim etkisinden arındırılmış istihdam edilenlerin sayısı temmuzda aylık bazda 388 bin kişi azalarak 32 milyon 362 bin kişiye düştü.</p>
<p>İstihdam oranı da 0,6 puan azalışla yüzde 48,3 olarak gerçekleşti. Bu oran erkeklerde yüzde 65,5, kadınlarda yüzde 31,4 olarak kayıtlara geçti.</p>
<p>Mevsim etkisinden arındırılmış iş gücü de temmuzda bir önceki aya göre 238 bin kişi azalarak 35 milyon 222 bin kişiye geriledi. İş gücüne katılma oranı da 0,4 puan azalarak yüzde 52,5 olarak gerçekleşti. İş gücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 70,3, kadınlarda yüzde 35,2 olarak hesaplandı.</p>
<h3>Genç işsizlik yüzde 14,5</h3>
<p>Temmuzda 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfustaki işsizlik oranı ise bir önceki aya göre 1,5 puan artarak yüzde 14,5 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı erkeklerde yüzde 11,3, kadınlarda ise yüzde 20,3 olarak hesaplandı.</p>
<h3>Atıl işgücü işsizlerin dört katı</h3>
<p>Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel iş gücü ve işsizlerden oluşan atıl iş gücü oranı temmuzda aylık bazda 1,8 puan artışla yüzde 30,6 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 20,8 iken işsiz ve potansiyel iş gücünün bütünleşik oranı yüzde 19,5 olarak tahmin edildi.</p>
<p>TÜİK her ne kadar atıl iş oranını yüzdesel olarak açıklasa da sayı vermiyor. Bu sayı işsiz, potansiyel işgücü ve zamana bağlı eksik istihdamın işgücü ve potansiyel işgücüne bölümüyle bulunabilir. Buan göre TÜİK'in tanımına göre yaklaşık 12 milyon 300 bin kişi atıl işgücü kapsamında bulunuyor.</p>
<p>(HA)</p>]]></content:encoded><pubDate>Mon, 31 Aug 2026 12:45:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Kürtçenin haftada üç saatle sınırlandırılmasına karşı Rojava’nın 7 kentinde eylem]]></title><link>https://bianet.org/haber/kurtcenin-haftada-uc-saatle-sinirlandirilmasina-karsi-rojavanin-7-kentinde-eylem-322981</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/31/rojavadan-kurtce-egitim-icin-ortak-cagri.webp'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/kurtcenin-haftada-uc-saatle-sinirlandirilmasina-karsi-rojavanin-7-kentinde-eylem-322981</guid><description><![CDATA[Kuzey ve Doğu Suriye’de (Rojava) öğrenciler, veliler, öğretmenler ve akademisyenler, Kürtçenin haftada üç dersle sınırlandırılmasına karşı eylem ve açıklamalar düzenliyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Suriye Eğitim Bakanlığı’nın Kürtçenin okullarda haftada üç ders olarak okutulmasına yönelik kararına karşı Kuzey ve Doğu Suriye’de (Rojava) öğrenciler, veliler, öğretmenler ve akademisyenler açıklamalar ve eylemler düzenliyor. Eylemlerin ortak itirazı, Kürtçenin eğitim dili olarak kullanılmak yerine haftada üç saatlik bir dersle sınırlandırılması.</p>
<p><em>Hesekê merkezli haber ajansı Hawar Haber Ajansı'nın (ANHA) aktardığına göre</em>, Suriye Eğitim Bakanlığı’nın Kürtçenin okullarda haftada üç ders olarak okutulmasına ilişkin kararına Kuzey ve Doğu Suriye’de farklı kentlerden itirazlar geldi.</p>
<div class="box-13">
<p>Suriye Eğitim Bakanlığı’nın Kürtçeye ilişkin düzenlemesi, Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara’nın 16 Ocak 2026’da yayımladığı 13 sayılı kararnameye dayanıyor. Kararnamenin siyasi arka planında, 10 Mart 2025’te Suriye Geçiş Dönemi Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ile o dönem Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı olan Mazlum Abdi arasında Şam’da imzalanan sekiz maddelik anlaşma da bulunuyor. </p>
<p>27 Ağustos’ta Suriye Geçici Hükümeti Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan 2068/943 sayılı kararla Kürtçenin okullarda haftada üç ders olarak okutulmasına yönelik uygulama yürürlüğe kondu. Buna göre Kürtçe, Kürt nüfusunun “kayda değer bir oranda” yaşadığı bölgelerdeki devlet ve özel okullarda, bütün eğitim kademelerinde müfredata dahil edilecek.</p>
<p>Yeni düzenlemeye göre:</p>
<ul>
<li>Kürtçe haftada üç ders okutulacak.</li>
<li>Kürtçe dersinin notu öğrencinin genel not ortalamasına dahil edilecek.</li>
<li>Kürtçe için ayrıca haftada bir etkinlik dersi ayrılacak.</li>
<li>Uygulama bütün eğitim kademelerini kapsayacak.</li>
<li>Geçiş döneminin ilk eğitim yılında sosyal bilgiler, tarih, coğrafya ve felsefe derslerinin Kürtçe veya Arapça alınabilmesine olanak tanınacak.</li>
</ul>
<p>Kuzey ve Doğu Suriye’deki öğrenci, veli, öğretmen ve akademisyenlerin ortak itirazı ise Kürtçenin bölgede eğitim dili olarak kullanılmak yerine haftada üç dersle sınırlandırılması.</p>
</div>
<p>Qamişlo, Hesekê ve Amûdê’de öğrenciler, veliler ve öğretmenler karara karşı açıklamalar ve eylemler düzenlerken, Rojava Üniversitesi de Kürtçenin eğitim dili olarak kullanılmasının sürdürülmesini istedi.</p>
<p>Öğrenciler, veliler ve eğitimciler, “Kürtçenin öğretilmesi” ile “Kürtçe eğitim”in aynı şey olmadığını vurgulayarak, Kürtçenin matematik, fen bilimleri ve sosyal bilimler dahil farklı alanlarda eğitim dili olarak kullanılmasını talep etti.</p>
<h3>Yedi kentte eylem</h3>
<p>Kürtçe eğitim talebiyle düzenlenecek eylemler için Kuzey ve Doğu Suriye’de yedi kentte buluşma noktaları belirlendi.</p>
<p>Eylemlerin yapılacağı kentler ve buluşma noktaları şöyle:</p>
<ul>
<li>
<p>Qamişlo: Bajarê Ciwanan</p>
</li>
<li>
<p>Hisîça: Çerxerêya Kevokê</p>
</li>
<li>
<p>Dêrik: Qada Azadiyê</p>
</li>
<li>
<p>Amûdê: Çerxerêya Neynikê</p>
</li>
<li>
<p>Dirbêsiyê: Çerxerêya Neynikê</p>
</li>
<li>
<p>Tirbespî: Çerxerêya Azadiyê</p>
</li>
<li>
<p>Girkê Legê: Qada Giştî</p>
</li>
</ul>
<figure class="image align-center"><img src="https://static.bianet.org/2026/08/editorial-poster-2026-08-31t124925-602.png" alt="">
<figcaption>Fotoğraf: ANHA</figcaption>
</figure>
<h3>Qamişlo’da öğrenci ve veliler: “Kürtçe eğitim hakkı güvence altına alınmalı”</h3>
<p>Qamişlo’da öğrenciler ve veliler, Suriye Eğitim Bakanlığı’nın kararının yeniden düzenlenmesini istedi.</p>
<p>Açıklamada, Kürtçenin eğitim sistemi içinde tanınmasının önemli olduğu belirtilirken, dilin haftada üç saatlik bir dersle sınırlandırılmasının anadilinde eğitim hakkını karşılamadığı ifade edildi. Öğrenci ve veliler, çocukların yaşadıkları bölgedeki Kürt nüfusunun oranına bakılmaksızın kendi anadillerinde eğitim görebilmesi gerektiğini söyledi.</p>
<p>Talepler arasında farklı branşlarda Kürtçe eğitim verebilecek öğretmenlerin yetiştirilmesi, bilimsel ve akademik Kürtçe terminolojinin geliştirilmesi ile Kürt kültürü, edebiyatı ve tarihinin müfredatta yer alması da bulunuyor. Açıklamada Kürtçenin eğitim dili olarak güçlendirilmesinin Arapçanın dışlanması anlamına gelmediği de belirtildi. Öğrencilerin anadillerinde eğitim görürken Arapça ve yabancı dilleri de öğrenebileceği çok dilli bir eğitim modeli önerildi.</p>
<h3>Hesekê’de öğretmenler: “Anadilimizde eğitim görmek hakkımız”</h3>
<p>Hesekê’de öğretmenler Eğitim Müdürlüğü önünde bir araya gelerek karara tepki gösterdi eylemde “Dil olmadan yaşam olmaz”, “Kürtçe kimliğimizdir” ve “Anadilimizde eğitim görmek hakkımızdır” yazılı pankartlar taşıdı.</p>
<p>Kürtçe ve Arapça yapılan açıklamada da Kürtçenin haftada birkaç saatlik dersle sınırlandırılmasına itiraz edildi. Öğretmenler, bir dili ders olarak öğrenmek ile eğitimin o dilde yürütülmesi arasında fark bulunduğunu belirterek, Kürtçenin farklı eğitim kademeleri ve derslerde kullanılabilmesi için bir eğitim programı hazırlanmasını istedi.</p>
<h3>Amûdê’de öğrenciler, öğretmenler ve aileler yürüdü</h3>
<p>Amûdê’de öğrenciler, öğretmenler ve öğrenci aileleri Kürtçe eğitim talebiyle Şehîd Cîhad Meydanı’ndan Jina Azad Meydanı’na yürüdü. Burada Kürtçe, Arapça ve İngilizce açıklamalar yapıldı.</p>
<p>Açıklamalarda, bölgede birinci sınıftan üniversiteye kadar Kürtçe eğitimin yıllardır sürdüğü hatırlatılarak Kürtçenin haftada üç saatle sınırlandırılmasının mevcut eğitim modeline göre geriye gidiş olduğu savunuldu.</p>
<p>Katılımcılar, Kürtçe eğitim gören öğrencilerin aynı zamanda Arapça ve İngilizce de öğrendiğini belirtti.</p>
<p>Kürtçenin bilimsel ve akademik alanlarda kullanılabilen bir dil olduğunu vurgulayan katılımcılar, önceki yıllarda uygulanan Kürtçe eğitim programının yeni eğitim yılında da sürdürülmesini istedi.</p>
<figure class="image align-center"><img src="https://static.bianet.org/2026/08/editorial-poster-2026-08-31t125010-640.png" alt="">
<figcaption>Fotoğraf: ANHA</figcaption>
</figure>
<h3>Rojava Üniversitesi: “Kürtçe eğitim dili olmaya devam etmeli”</h3>
<p>Rojava Üniversitesi de yaptığı açıklamayla Kürtçenin haftada üç dersle sınırlandırılmasına itiraz etti.Üniversite, Kürtçenin yalnızca dil ve edebiyat derslerinde değil; matematik, fizik, kimya, mühendislik ve sağlık bilimleri gibi alanlarda da eğitim dili olarak kullanıldığını hatırlattı.</p>
<p>Açıklamada, öğrencilerin uzun süredir eğitim gördükleri dilden uzaklaştırılmasının öğrenme süreçlerini de olumsuz etkileyebileceği ifade edildi.</p>
<p>Rojava Üniversitesi, Kürtçe ve Arapçanın birbirinin alternatifi olarak görülmediği iki dilli bir eğitim modeli önerdi.</p>
<p>Üniversiteye göre derslerin Kürtçe ve Arapça yürütülebildiği bir model, öğrencilerin anadilinde eğitim hakkını korurken farklı dillerde akademik yeterlilik geliştirmelerine de olanak sağlayabilir.</p>
<p>(NÖ)</p>]]></content:encoded><pubDate>Mon, 31 Aug 2026 12:19:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Faturayı ödemek için boğazdan kısma devri]]></title><link>https://bianet.org/haber/faturayi-odemek-icin-bogazdan-kisma-devri-322980</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/31/faturayi-odemek-icin-bogazdan-kisma-devri.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/faturayi-odemek-icin-bogazdan-kisma-devri-322980</guid><description><![CDATA[“Aileler, beslenme dışı harcamalarının (kira, ulaşım, yakıt, elektrik ve benzerleri) bir kısmını beslenme harcamalarından kısarak elde ediyor. Gelir düzeyinin düşük ve yetersiz olması, dar gelirli kişi ve ailelerin sağlıksız ve dengesiz beslenme yapmasına yol açıyor.”]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) ‘geçim şartlarını’ ortaya koymak için her ay düzenli olarak yaptığı Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması’nın Ağustos sonuçlarını açıkladı.</p>
<p>Buna göre Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin;</p>
<ul>
<li>Sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapılması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 37 bin 388 TL’ye,</li>
<li>Gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 121 bin 786 TL’ye,</li>
<li>Bekâr bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ de aylık 48 bin 305 TL ’ye,</li>
</ul>
<p>yükseldi.</p>
<p>Böylelikle açlık sınırı, 28 bin 75 TL olan asgari ücretin 9 bin 313 TL üzerine çıktı. Yılın ilk ayı ocakta aradaki fark 3 bin 149 TL idi.</p>
<p>Ocak’ta açlık sınırı 31 bin 224, yoksulluk sınırı 101 bin 706, bekâr bir çalışanın ‘yaşama maliyetini’ de 40 bin 541 TL’ydi.</p>
<p>TÜRK-İŞ, Temmuz’da da açlık sınırını 36 bin 940 TL, yoksulluk sınırını 120 bin 325 TL, bekâr bir çalışanın ‘yaşama maliyetini’ de 47 bin 758 TL olarak açıklamıştı.</p>
<p>TÜRK-İŞ, araştırma raporunda şunları kaydetti:</p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>“TÜRK-İŞ çalışması sonucu açıklanan yoksulluk sınırı tutarı, işçinin eline geçmesi gereken ücret düzeyi değildir. Bu değerlendirme eksik bir yaklaşımın ifadesi olacaktır. Yoksulluk sınırı tutarı, ailenin yapması gereken insan onurunun gerektirdiği harcama düzeyidir ve bir bakıma, haneye girmesi gereken toplam gelirin alt sınırını ortaya koyan önemli bir göstergedir. Ancak çoğu zaman, ücretli çalışan ailenin tek gelir kaynağı olduğundan yoksulluk sınırı tutarı olması gereken ücret düzeyi olarak görülmektedir.</em></p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>Yinelemek gerekir ki, bu çalışma, tüketici fiyatları endeksi olarak değerlendirilmemelidir. Dar gelirli ailelerin elde ettiği gelirin yeterli ve dengeli beslenme için gerekli harcamaları bile karşılayabilecek düzeyde olmadığı açıktır. Aileler, düşük düzeydeki geliriyle beslenme ve beslenme dışı harcamaları karşılayabilmek için çeşitli malların fiyatlarını da dikkate alarak tüketim malları arasında tercihte bulunmak zorunda kalmaktadır. Çoğu zaman fiyatı yüksek olan gıda maddeleri yerine fiyatı düşük olan gıda maddelerini seçmektedir.</em></p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>Bu durumda olan aileler, büyük bir olasılıkla beslenme dışı harcamalarının (kira, ulaşım, yakıt, elektrik ve benzerleri) bir kısmını da beslenme harcamalarından kısarak elde edebilmektedir. Sonuçta, gelir düzeyinin düşük ve yetersiz olması, dar gelirli kişi ve ailelerin sağlıksız ve dengesiz beslenme yapmasına yol açmaktadır.”</em></p>
<p>(HA)</p>]]></content:encoded><pubDate>Mon, 31 Aug 2026 12:19:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[6284 uygulanmadı, kocası Sultan Kara'yı öldürdü: Kolluk görevlilerine soruşturma var mı?]]></title><link>https://bianet.org/haber/6284-uygulanmadi-kocasi-sultan-kara-yi-oldurdu-kolluk-gorevlilerine-sorusturma-var-mi-322978</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/31/6284-uygulanmadi-eski-kocasi-sultan-kara-yi-oldurdu-kolluk-gorevlilerine-sorusturma-var-mi.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/6284-uygulanmadi-kocasi-sultan-kara-yi-oldurdu-kolluk-gorevlilerine-sorusturma-var-mi-322978</guid><description><![CDATA[Türkoğlu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, Sultan Kara'nın sığınmaevi talebine rağmen korunmadığını belirterek yaşanan ihmallere dikkat çekti.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>DEM Parti Diyarbakır Milletvekili ve Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu, Diyarbakır'da boşanma aşamasındaki eşinin öldürdüğü Sultan Kara’yı Meclis gündemine taşıdı.</p>
<p>Türkoğlu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, Sultan Kara'nın sığınmaevi talebine rağmen korunmadığını belirterek yaşanan ihmallere dikkat çekti.</p>
<p>Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesine bağlı Şehitlik Mahallesi’nde 26 Ağustos’ta meydana gelen olayda 32 yaşındaki Sultan Kara, boşanma aşamasında olduğu Ersan Akdemir tarafından ateşli silahla vurularak hayatını kaybetti. Ailesinin kamuoyuna yansıyan beyanlarına göre; 4 yıl boyunca sistematik fiziki ve psikolojik şiddete maruz kalan Kara'nın daha önce de boğazı sıkılarak öldürülmeye çalışıldığı ve defalarca kolluk birimlerine başvurduğu aktarıldı.</p>
<p>Sultan Kara'nın boşanma davası açtıktan sonra fail hakkında uzaklaştırma kararı aldırdığı, şiddetin sürmesi üzerine tekrar karakola giderek çıplak ayakla sığınma talebinde bulunduğu belirtildi. Ailesinin aktardığı bilgilere göre polis memurlarının <em>"Bu ailede adam öldürecek tip yok"</em> diyerek Kara'yı sığınmaevine yerleştirmek yerine ailesinin yanına gönderdiği iddia edildi.</p>
<p>Milletvekili Halide Türkoğlu, Sultan Kara’nın ölümünün önlenebilir bir kadın cinayeti olduğunu ifade ederek 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruyucu tedbirlerin ve mekanizmaların etkin bir şekilde işletilmediğini belirtti. İhmaller zincirinin incelenmesini isteyen Türkoğlu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’a şu soruları yöneltti:</p>
<p>Sultan Kara "beni koruyun" demesine ve açıkça talep etmesine rağmen neden sığınmaevine alınmamış, ailesinin yanına gönderilmiştir?</p>
<p>ŞÖNİM’e (Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi) bu talep bildirilmiş midir? Bildirilmediyse talebi iletmeyen kolluk görevlileri hakkında yasal işlem yapılmış mıdır?</p>
<p>Hakkında uzaklaştırma kararı bulunmasına rağmen fail Ersan Akdemir neden takip edilmemiştir? Cinayette kullanılan ateşli silah nasıl temin edilmiştir?</p>
<p>Kolluk görevlilerinin başvuruyu ciddiye almadığı yönündeki iddialara ilişkin Bakanlık tarafından bir soruşturma başlatılmış mıdır?</p>
<p>Sultan Kara’nın ailesinin ve çocuğunun can güvenliğinin sağlanması, çocuğun failin ailesine verilmemesi yönündeki talepler doğrultusunda hangi koruma tedbirleri alınmıştır?</p>
<p>Kadınların öldürülmeden önce korunmasını sağlayacak mekanizmaların güçlendirilmesine yönelik yeni bir düzenleme yapılacak mıdır?</p>
<p><a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.6284.pdf" target="_blank" rel="noopener">TIKLAYIN – 6284 No’lu Yasanın tamamını okuyun</a></p>
<p>(EMK)</p>]]></content:encoded><pubDate>Mon, 31 Aug 2026 11:53:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi Diyarbakır’da: Özel savaş politikalarına son verilsin]]></title><link>https://bianet.org/haber/barisa-ihtiyacim-var-kadin-inisiyatifi-diyarbakirda-ozel-savas-politikalarina-son-verilsin-322977</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/31/barisa-ihtiyacim-var-kadin-inisiyatifi-diyarbakirda-ozel-savas-politikalarina-son-verilsin.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/barisa-ihtiyacim-var-kadin-inisiyatifi-diyarbakirda-ozel-savas-politikalarina-son-verilsin-322977</guid><description><![CDATA[Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi, şüpheli kadın ölümlerine, cezasızlık politikalarına ve kadınları hedef alan baskılara dikkat çekti.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi, Amed’deki Çand Amed Kongre Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısıyla şüpheli kadın ölümlerine, üniformalı erkek şiddetine ve devlet destekli grupların baskılarına dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://jinnews21.com/TUM-HABERLER/content/view/287591" target="_blank" rel="nofollow noopener">JinNews'in haberine göre</a>, inisiyatif adına açıklama metnini okuyan Berfin Atlı, kente barışın inşasında sorumluluk almak amacıyla geldiklerini belirterek kayıp ve şüpheli kadın ölümlerine dair dosyaların etkin bir şekilde yeniden incelenmesi çağrısında bulundu.</p>
<p>Atlı, bölgede silahlı erkeklerin konuşlandırılma biçimi nedeniyle cinsel şiddetin bir savaş silahı olarak kullanıldığına vurgu yaptı.</p>
<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi olarak Amed’deydik.<br><br>Barışın yolunun acıyı görmekten, duymaktan ve hakikatin peşinden gitmekten geçtiğini biliyoruz. Savaşın şiddeti; cezasızlık politikaları ve erkek egemenliğiyle kadınların hayatına ve bedenlerine taşınıyor. <a href="https://t.co/jULH4xadm6" target="_blank" rel="nofollow">pic.twitter.com/jULH4xadm6</a></p>
— Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi (@inisiyatif2025) <a href="https://x.com/inisiyatif2025/status/2094122276870394164?ref_src=twsrc%5Etfw" target="_blank" rel="nofollow">August 30, 2026</a></blockquote>
<p>Kadınların yaşam alanlarına ve bedenlerine yönelik saldırıların yapısal hale gelmesini engellemenin tek yolunun gerçek bir barış mücadelesi olduğunu ifade eden Atlı; Sur başta olmak üzere kentte 2015 sonrası artan radikal İslamcı grupların kadınların kıyafetlerine, yaşam tarzlarına ve kamusal alandaki varlıklarına müdahale ettiğini söyleyerek bu grupların cezasızlık politikalarından güç aldığını belirtti.</p>
<p>Cezasızlığın yeni kadın cinayetlerine kapı araladığını ihraç polis Cemil Koç örneğiyle açıklayan Atlı, Temmuz 2023'te 8. kattan düşerek ölen Ejegül Ovezova’nın dosyasının şiddet görüntülerine rağmen "intihar" denilerek kapatıldığını hatırlattı. Aynı şahsın Temmuz 2025’te İstanbul’da Ayşe Tokyaz’ı katlettiğini ve bir suç ağıyla bedenini ortadan kaldırdığını belirten Atlı, zamanında etkin soruşturma yürütülmüş olsaydı Tokyaz’ın bugün hayatta olacağını vurguladı. Ayrıca Rojin Kabaiş dosyasına da değinilerek, bedeninde iki farklı erkeğe ait DNA bulunması ve tıbbi ilaçlarla ilgili soru işaretlerinin halen çözülmediği hatırlatıldı.</p>
<p>Yaşananların münferit vakalar olmadığını ve güvenlikçi politikaların şiddet düzenini beslediğini altını çizen İnisiyatif, taleplerini şöyle anlattı: </p>
<ul>
<li>Kadınların söz sahibi olduğu bağımsız hakikat komisyonlarının kurulması ve savaş suçlarının belgelenmesi,</li>
<li>Kayıp ve şüpheli kadın ölümü dosyalarının kadın örgütlerinin müdahilliğiyle yeniden açılması,</li>
<li>Koruculuk sistemi, kayyım rejimi ve militarist politikaların sonlandırılması,</li>
<li>Kadın ve gençleri sürükleyen uyuşturucu ve fuhuş ağlarının kolluk/kamu bağlantıları dâhil araştırılması.</li>
</ul>
<p>Açıklama, üzeri örtülmek istenen hakikatin peşinde adalet mücadelesinin süreceği vurgulanarak tamamlandı. Zorla kaybedilen, katledilen tüm kadınlar ve çocuklar için mücadeleye devam edeceklerini belirten Atlı, Amed’de yaşayan kadın ve öğrencilerin yanında olacaklarını ve özel savaş politikalarına karşı duracaklarını vurguladı.</p>
<a href='/haber/rojin-kabaisin-kayboldugu-gun-yaptigi-son-yazismalara-ulasildi-322858' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/27/rojin-kabaisin-kayboldugu-gun-yaptigi-son-yazismalara-ulasildi.jpg' alt='Rojin Kabaiş’in kaybolduğu gün yaptığı son yazışmalara ulaşıldı' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Rojin Kabaiş’in kaybolduğu gün yaptığı son yazışmalara ulaşıldı</h5>
<div class='date'>27 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>

<p>(EMK)</p><script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>]]></content:encoded><pubDate>Mon, 31 Aug 2026 11:44:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Nepal’de sel felaketi: Can kaybı 903’e yükseldi, 4 binden fazla kişi kayıp]]></title><link>https://bianet.org/haber/nepalde-sel-felaketi-can-kaybi-903e-yukseldi-4-binden-fazla-kisi-kayip-322976</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/31/nepalde-sel-felaketi-can-kaybi-903e-yukseldi-4-binden-fazla-kisi-kayip.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/nepalde-sel-felaketi-can-kaybi-903e-yukseldi-4-binden-fazla-kisi-kayip-322976</guid><description><![CDATA[Kayıp kişiler arasında selden etkilenen bölgelerdeki çeşitli hidroelektrik projelerinde çalışan en az 933 işçi var. Kurtarma ekipleri, çamur ve enkazla kapanan hidroelektrik santrali tünellerine ulaşmak için çalışmalarını sürdürüyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Nepal'in Çin sınırına yakın Rasuwa bölgesi ve çevresinde 26 Ağustos’ta buzul çökmesi sonrası meydana gelen selde hayatını kaybedenlerin sayısı 903'e yükseldi.</p>
<p>Nepal Ulusal Afet Risk Azaltma ve Yönetim Kurumu (NDRRMA) 31 Ağustos sabahı saat 09.00 itibarıyla açıkladığı verilerde felakette 903 kişinin öldüğü kaydetti.</p>
<p>Kurum, 4 bin 247 kişiden hala haber alınamadığını, kayıplar arasında 592 yabancı uyruklunun bulunduğunu açıkladı. Şimdiye kadar 10 bin 451 kişi kurtarıldı.</p>
<p>Ayrıca sel nedeniyle Çin'in Tibet Özerk Bölgesi'nde yaşamını yitirenlerin sayısı da 16'ya yükseldi.</p>
<h3>Hidroelektrik tünellerinde zamana karşı yarış</h3>
<p>Yetkililer, kayıplar arasında selden etkilenen bölgelerdeki çeşitli hidroelektrik projelerinde çalışan en az 933 işçinin bulunduğunu bildirdi.</p>
<p>Ancak bu kişilerin tamamının tünellerde olduğu doğrulanmış değil. Bazı çalışanların sel sırasında projelerin farklı bölümlerinde bulunduğu ve kendilerinden haber alınamadığı belirtiliyor. Birçok hidroelektrik tesisi sel ve yoğun çamur nedeniyle ağır hasar gördü.</p>
<p>Arama çalışmalarının en kritik noktalarından biri Trishuli-3A Hidroelektrik Projesi. Nepal ordusu 31 Ağustos'un ilk saatlerinde tünele ulaşabilmek için kontrollü patlatma yaptı. Yaklaşık 10 metre derinliğe kadar kazı yapan ekipler, tünel içerisindeki su, çamur ve tortuyu temizlemeye çalışıyor. Daha önce açılan deliklerden tünele hava verilmişti.</p>
<p>Trishuli-3B, Chilime, Upper Trishuli-1 ve Langtang projelerinde de operasyonlar devam ediyor.</p>
<p>Chilime’de yabancı uzmanların da yer aldığı ekipler tünelin yaklaşık 100 metre içine ilerledi ve iki kişinin cansız bedenine ulaştı. Upper Trishuli-1'de ise ekiplerin yaklaşık 300 metre ilerlemesinin ardından bir cansız beden bulundu. Öte yandan Chilime projesinde çalışan ve selden sonra kendilerinden haber alınamayan dokuz işçinin farklı bir güzergahtan güvenli bölgeye ulaştığı ve kurtarıldığı açıklandı.</p>
<p>Hindistan ve Çin’den gelen tünel kurtarma uzmanları Nepalli ekiplerle birlikte çalışırken Güney Kore’den uzmanlar da operasyonlara destek veriyor. Nepal hükümeti, bir önceki gün yaptığı açıklamada yaklaşık 19 bin güvenlik görevlisi ile 16 helikopterin sahada görevlendirildiğini bildirmişti.</p>
<h3>Morglar doldu, kimlik tespiti için DNA örnekleri alınıyor</h3>
<p>Felaketin boyutu, hayatını kaybedenlerin kimliklerinin belirlenmesini de büyük bir soruna dönüştürdü.</p>
<p>The Guardian’ın aktardığına göre çok sayıda cenaze sel sularıyla onlarca kilometre taşınması ve ağır şekilde zarar görmesi nedeniyle yakınlarının teşhisi son derece güçleşti. Yetkililer, ailelere bulunan kişilerin fotoğraflarından hazırlanan görüntüleri göstererek takı, yara izi veya benzeri ayırt edici özelliklerden kimlik belirlemeye çalışıyor.</p>
<p>Yetkililer, DNA eşleşmesi sağlanması halinde cenazelerin ailelerine teslim edilebileceğini belirtiyor.</p>
<h3>Uluslararası yardım sürüyor</h3>
<p>Felaketin ardından uluslararası yardım da genişliyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Nepal’deki acil sağlık müdahalesi için 150 bin dolar acil kaynak ayırdı. WHO ayrıca yaklaşık 10 bin kişinin üç aylık temel sağlık ihtiyacını karşılayabilecek tıbbi malzeme, çadır ve diğer acil yardım ekipmanlarının bölgeye gönderildiğini açıkladı.</p>
<p>Nepal hükümeti ise arama-kurtarma çalışmalarının yanı sıra uzun vadeli yeniden inşa sürecine hazırlanıyor. Yolların, köprülerin, evlerin ve hidroelektrik tesislerinin geniş ölçekte zarar gördüğünü belirten yetkililer, kesin hasar tespitinin sürdüğünü ve yeniden yapılanma aşamasında uluslararası desteğe ihtiyaç duyulacağını bildiriyor.</p>
<h3>Uzmanlar, buzul çökmesine işaret ediyor</h3>
<p>Felaketin nedenine ilişkin incelemeler de sürüyor. ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi (USGS), 26 Ağustos sabahı kaydedilen sismik hareketin ilk aşamada deprem olarak değerlendirildiğini, ancak daha ayrıntılı analizlerin bunun bir deprem olmadığını ortaya koyduğunu bildirmişti.</p>
<p>USGS’ye göre buzul içeren büyük bir yamaç çökmesi ve ardından meydana gelen enkaz akışı, 5,2 büyüklüğündeki bir depreme eşdeğer sismik enerji üretti. Buz, kaya ve su karışımı yaklaşık 100 kilometre boyunca ilerleyerek aşağı havzada yıkıcı sele dönüştü. USGS, ilk çöküşün doğrudan bir “buzul çökmesi” mi yoksa buzulu da içine alan büyük bir heyelan mı olduğuna ilişkin bilimsel incelemelerin henüz tamamlanmadığını belirtiyor.</p>
<p>Merkezi Katmandu'da bulunan Uluslararası Dağlık Kalkınma Merkezi (ICIMOD) de ilk değerlendirmelerinde Bhote Koshi Nehri’ndeki ani su yükselişinin Tibet tarafındaki yüksek dağlık alandan kaynaklandığını ve buz-kaya çığı ile nehir üzerinde oluşmuş geçici bir setin çökmesinin felaket zincirinde rol oynamış olabileceğini kaydetmişti.</p>
<a href='/haber/nepal-tibet-faciasinin-perde-arkasi-iklim-degisikliginin-zincirleme-etkisine-aci-bir-ornek-322899' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/28/nepal-tibet-faciasinin-perde-arkasi-iklim-degisikliginin-zincirleme-etkisine-aci-bir-ornek.jpg' alt='Nepal-Tibet faciasının perde arkası: ‘‘İklim değişikliğinin zincirleme etkisine acı bir örnek’’' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Nepal-Tibet faciasının perde arkası: ‘‘İklim değişikliğinin zincirleme etkisine acı bir örnek’’</h5>
<div class='date'>28 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>

<p>(HA)</p>]]></content:encoded><pubDate>Mon, 31 Aug 2026 11:42:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Filo Jet gemi kazası raporu ne söylüyor?]]></title><link>https://bianet.org/haber/filo-jet-gemi-kazasi-raporu-ne-soyluyor-322975</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/31/filo-jet-kaza-raporu-ne-soyluyor.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/filo-jet-gemi-kazasi-raporu-ne-soyluyor-322975</guid><description><![CDATA[Lloyd’s List Intelligence’ın raporuna göre, Girne’den Taşucu’na gitmek üzere yola çıktıktan kısa süre sonra su almaya başlayan ve alabora olan, 267 kişinin bulunduğu Filo Jet 514 metre derinliğe battı. Rapor, feribotun iki dalganın etkisiyle alabora olduğu yönündeki açıklamaya yer verirken, kazanın kesin nedenine ilişkin soruşturmanın sürdüğünü belirtiyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere merkezli Lloyd’s List Intelligence, küresel denizcilik sektöründe gemi kazaları, hasarlar ve operasyonel riskler konusunda veri sağlayan bir şirket.</p>
<p>Lloyd’s List Intelligence’ın 31 Ağustos tarihli Filo Jet kaza raporu, 30 Ağustos’ta Girne’den Taşucu’na giderken alabora olan feribota ilişkin gemi bilgilerini ve kazanın ardından saatler içinde yayımlanan dört ayrı bildirimi bir araya getiriyor. Rapordaki kayıtlar, kazanın ilk saatlerinden geminin 514 metre derinliğe battığını aktaran son güncellemeye kadar olayın seyrini ortaya koyuyor.</p>
<div class="box-13"><em><em>8’i mürettebat, 259’u yolcu toplam 267 kişinin bulunduğu gemide 239 kişi kurtarıldı, 8 kişi hayatını kaybetti. Kayıp 20 kişi için arama-kurtarma çalışmaları sürüyor. </em></em></div>
<a href='/haber/girne-aciklarinda-yolcu-gemisi-batti-kayiplarimiz-var-sayisini-bilmiyoruz-322963' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/30/kuzey-kibris-in-girne-kenti-aciklarinda-yolcu-gemisi-batti.jpg' alt='Girne açıklarında yolcu gemisi battı: Kayıplarımız var sayısını bilmiyoruz' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Girne açıklarında yolcu gemisi battı: Kayıplarımız var sayısını bilmiyoruz</h5>
<div class='date'>30 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>
]]></content:encoded><pubDate>Mon, 31 Aug 2026 11:00:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Google Haritalar ABD’de Ontario Gölü’nün adını değiştirdi]]></title><link>https://bianet.org/haber/google-haritalar-abdde-ontario-golunun-adini-degistirdi-322972</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/31/google-haritalar-abdde-ontario-golunun-adini-degistirdi.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/google-haritalar-abdde-ontario-golunun-adini-degistirdi-322972</guid><description><![CDATA[Google daha önce de Trump’ın talimatı doğrultusunda "Meksika Körfezi" ismini ABD’deki uygulamasında "Amerika Körfezi" olarak değiştirmişti.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump’ın imzaladığı başkanlık kararnamesinin ardından Google Haritalar, Kanada sınırında yer alan Ontario Gölü’nün adını ABD’deki uygulamasında "Amerika Gölü" olarak güncelledi.</p>
<p>AA'nın haberine göre, Google’dan yapılan açıklamada, ABD Coğrafi İsimler Sistemi’nin resmi güncellemesi doğrultusunda harita verilerinin senkronize edildiği bildirildi. Şirket, resmi hükümet kaynaklarındaki değişiklikleri yansıtma politikası gereği Ontario Gölü’nün ABD versiyonunda artık "Amerika Gölü" adıyla yer alacağını belirtti.</p>
<p>Yapılan düzenleme kullanıcıların coğrafi konumuna göre farklılık gösterecek. Gölü Kanada’daki kullanıcılar "Ontario Gölü" olarak görmeye devam ederken, ABD ve Kanada dışındaki ülkelerdeki kullanıcıların haritalarında ise her iki isim birlikte sergilenecek.</p>
<p>Google daha önce de Trump’ın talimatı doğrultusunda "Meksika Körfezi" ismini ABD’deki uygulamasında "Amerika Körfezi" olarak değiştirmişti.</p>
<h3>Arka planı</h3>
<p>Söz konusu isim değişikliği kararı, ABD ile Kanada arasında tırmanan ticari gerilimin hemen ardından geldi. ABD Başkanı Donald Trump, iki ülke arasındaki ticari müzakerelerin sonuçsuz kalması üzerine 27 Ağustos’ta gölün adını değiştiren kararnameye imza atmıştı.</p>
<p>Gerginliğin temelinde ise karşılıklı gümrük vergisi hamleleri yatıyor. Trump, gelecek yıldan itibaren Kanada’dan ithal edilen otomobil, kamyon, otomotiv parçaları ve çeliğe uygulanan gümrük vergilerinin yüzde 50’ye çıkarılacağını duyurdu. Kanada Başbakanı Mark Carney ise Washington’ın bu yeni tarifelerine aynı oranda karşılık vereceklerini açıklayarak yanıt verdi.</p>
<p>Süreç, iki ülke siyasetçileri arasında polemiklere de sahne oluyor. Ontario eyaleti Başbakanı Doug Ford’un ABD’nin tarife kararlarını sert bir dille eleştirmesinin ardından Trump, bu tepkiyi "böbürlenme" olarak nitelendirmişti.</p>
<p>(EMK)</p>]]></content:encoded><pubDate>Mon, 31 Aug 2026 09:34:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Başaran'a, Gökay'a özgürlük]]></title><link>https://bianet.org/yazi/basaran-a-gokay-a-ozgurluk-322971</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/yazi/2026/08/31/basaran-a-gokay-a-ozgurluk.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/yazi/basaran-a-gokay-a-ozgurluk-322971</guid><description><![CDATA["Başaran Aksu ve Gökay Çakır, işçilerin hakları için mücadele ederken sayısız kez gözaltına alındılar. Her gözaltı sonrasında geri çekilmediler, “Yorulduk.” demediler."]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Onlar,</p>
<p>Epeydir unutulmuş bir sendikacılık pratiğini yeniden hatırlattılar.</p>
<p>Makam odalarından değil; işçilerin arasında, sokakta, yolda, parkta, meydanda ısrarla, pes etmeden sendikacılık yaptılar.</p>
<p>Sahici.</p>
<p>Güven verici.</p>
<p>Kararlı.</p>
<p>Hak arayan işçilerle yan yana, omuz omuza, geceler ve günler boyunca, güneşin ve yağmurun altında oldular.</p>
<p>İşçinin sesinin duyulmadığı yerde ses oldular.</p>
<p>Görülmeyen mücadeleyi görünür kıldılar.</p>
<p>Yeri geldi, ülke gündemini belirlediler.</p>
<p>Direndiler.</p>
<p>Kazandılar.</p>
<p>Kimi zaman verilen sözler tutulmadığında yeniden düştüler yollara.</p>
<p>Başaran Aksu ve Gökay Çakır, işçilerin hakları için mücadele ederken sayısız kez gözaltına alındılar. Her gözaltı sonrasında geri çekilmediler, “Yorulduk.” demediler.</p>
<p>Kaldıkları yerden yeniden başladılar.</p>
<p>Yılmadılar.</p>
<p>Pes etmediler.</p>
<p>Vazgeçmediler.</p>
<p>Çünkü onların sendikacılık anlayışında mücadele, bir meslek ya da bir iş değildi. İşçinin ekmeği, onuru ve geleceği için verilmesi gereken soylu bir kavgaydı.</p>
<p>Koca koca sendikaların sustuğu, mücadele etmek yerine yasak savma anlayışıyla hareket ettiği zamanlarda onlar, işçilerin kavgasını büyüttüler.</p>
<p>Defalarca Ankara yollarına düştüler.</p>
<p>Parklarda sabahladılar.</p>
<p>Geceleri işçilerle birlikte geçirdiler.</p>
<p>Gündüzleri yine işçilerin yanında oldular.</p>
<p>Bazen bir pankartın arkasında, bazen bir fabrikanın önünde, bazen bir yol kenarında…</p>
<p>Bazen sarı baretlerini vura vura haklarını istediler.</p>
<p>Şimdi yüksek sesle sormalıyız:</p>
<p>Sendikacılık yapmak, hak aramak, bunda ısrar etmek suç mu?</p>
<p>İşçilerin taleplerini dile getirmek suç mu?</p>
<p>Onlar her defasında madencilerin yanında durdular.</p>
<p>Haklarını isteyen emekçilerle birlikte yürüdüler.</p>
<p>Taleplerini duyurmaya çalıştılar.</p>
<p>Sendikacının görevi, işçiyi, emekçiyi savunmak değil midir zaten. </p>
<p>Onlar kolayı seçmediler.</p>
<p>Baskılara boyun eğmediler.</p>
<p>Geri adım atmadılar. Kararları, direnen işçilerle birlikte aldılar.</p>
<p>Verdikleri sözleri tuttular.</p>
<p>Bu nedenle onların mücadelesi yalnızca iki kişinin hikâyesinden ibaret değildir.</p>
<p>Bugün onları tutuklayarak mücadele alanından uzaklaştırabileceklerini düşünenler, belki de en önemli şeyi gözden kaçırıyorlar:</p>
<p><strong>Mücadele, yalnızca mücadele edenlerden ibaret değildir.</strong></p>
<p>Onlarla birlikte yürüyen, direnen madenciler vefalıdır.</p>
<p>Onlardan cesaret alan emekçiler yaşadıklarını unutmaz.</p>
<p>Buzu kıranların, yolu açanların ardından yürüyenler mutlaka çıkacaktır.</p>
<p>Ve mücadelenin seyir defteri, yolu açanları unutmaz.</p>
<p>Tarih de unutmaz. Ötesi gururla not eder.</p>
<p>Bugün Başaran Aksu ve Gökay Çakır dört duvar arasında olabilir.</p>
<p>Ama onların mücadelesi dört duvar arasına sığmaz.</p>
<p>Tam da bu nedenle bugün yapılması gereken, Başaran ve Gökay’ın mücadelesini daha fazla sahiplenmektir.</p>
<p>İşçilerin, emekçilerin, sendikacıların hak arama mücadelesini kriminalize etmeye çalışanlara inat, onların yanında daha güçlü durmalıyız.</p>
<p>Çünkü bugün mesele yalnızca Başaran ve Gökay değildir.</p>
<p>İşçinin örgütlenme hakkıdır.</p>
<p>Mesele, hak aramanın suç olmadığıdır.</p>
<p>Mesele, emeğin ve alın terinin değersizleştirilmesine karşı söz söyleyebilmektir.</p>
<p>Ve yarın başka işçiler, başka emekçiler haklarını aradığında, “Başaran ve Gökay gibi sendikacılar da var.” denilmesidir. </p>
<p>Başaran’ın özgürlüğü, Gökay’ın özgürlüğü yalnızca onların özgürlüğü değildir.</p>
<p>Bu, işçinin mücadele hakkının özgürlüğüdür.</p>
<p>Bu, sendikacılığın özgürlüğüdür.</p>
<p>Bu, hak arama iradesinin özgürlüğüdür.</p>
<p>O yüzden bugün daha yüksek sesle söylemeliyiz:</p>
<p><strong>BAŞARAN’A ÖZGÜRLÜK!</strong></p>
<p><strong>GÖKAY’A ÖZGÜRLÜK!</strong></p>
<p>(RU/Mİ)</p>]]></content:encoded><pubDate>Mon, 31 Aug 2026 09:10:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Toplumca özür dilemenin yolu]]></title><link>https://bianet.org/yazi/toplumca-ozur-dilemenin-yolu-322968</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/yazi/2026/08/30/toplumca-ozur-dilemenin-yolu.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/yazi/toplumca-ozur-dilemenin-yolu-322968</guid><description><![CDATA[Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) tanıdığı hakları ihlal edilen insanların AİHM’sine yaptıkları başvurularında ihlal kararı verilmesi; hiç olmasa bile toplumca özür dilemenin hukuki bir yolu sayılamaz mı?]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Acaba var mıdır? </p>
<p>Geçmiş zaman… 31 Aralık 2008 tarihli 27097 sayılı Resmî Gazetenin 5. Mükerrer sayılı nüshasında “Bakanlar Kurulu” kararı yayımlanmıştı. </p>
<p>“Ekli “<strong>Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programı”</strong> ile “Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programının Uygulanması, Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Karar”ın kabulü; Dışişleri Bakanlığının 10/11/2008 tarihli ve 2408 sayılı yazısı üzerine, Bakanlar Kurulu’nca 10/11/2008 tarihinde” kararlaştırılmıştı. (2008/14481 sayılı karar) </p>
<p>O tarihlerde Bakanlar Kurulu vardı. Parlamento tarihinden silindi artık hiç yok!</p>
<p>2008 yılında Abdullah Gül Cumhurbaşkanı, Recep Tayyip Erdoğan Başbakan sıfatıyla Bakanlar Kurulunun bu kararına Bakanlarla birlikte imza atmışlar.  Bakanlar Kurulu’nun aldığı <em>“Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programının Uygulanması, Koordinasyonu ve  İzlenmesine Dair Karar”</em> on maddeden ibaret. </p>
<p><strong>Genel İlkeler</strong> başlıklı 1. Maddeye göre; <em>Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programı</em> <strong>(Ulusal Program),</strong> Türkiye’nin Avrupa Birliğine katılım sürecinde, kısa ve orta vadede gerçekleştirilmesi öngörülen çalışmaları kapsamaktaydı. Bu alanda yapılacak çalışmaların temel esas ve unsurları Ulusal Program’da belirlenerek “<strong>tüm kamu kurum ve kuruluşlarının, gerekli çalışmaları Ulusal Programda yer alan hedefler doğrultusunda ve belirlenen zamanda gerçekleştirmeleri esas”</strong> kabul edilmişti. </p>
<p>Zaman geldi geçti… Bu Karar hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütecekti. Bakanlar Kurulu kaldırılmış olduğuna göre yürütülecek bir karar da kalmamış oldu. </p>
<p>Ulusal Programın <strong>“Siyasi Kriterleri”</strong> içeriğinde Türkiye’nin kapsamlı anayasal ve yasal reformlar gerçekleştirmiş olduğundan bahsediliyor ve bu hedeflerin uygulamaya geçirilmesi için süratle gereken adımların atıldığı yazılmıştı.  </p>
<p><strong>Siyasi Kriterlerde</strong> şöyle denilmişti: </p>
<p>“Bu bağlamda, işkence ve kötü muamelenin önlenmesine yönelik kapsamlı yasal ve idari düzenlemeler yapılmış ve “sıfır <em>hoşgörü</em>” politikası uygulamaya konmuştur. Ölüm cezası her koşulda kaldırılmıştır. “Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi” (AİHS) hükümleri ile “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi” (AİHM) içtihadı ile uyumlu olarak düşünce, ifade ve basın özgürlükleri genişletilmiştir. Dernekler ve vakıflar ile toplantı ve gösteri haklarına ilişkin düzenlemeler iyileştirilmiştir. Kadın-erkek eşitliğinin geliştirilmesi ile kadın ve çocuğa yönelik şiddetle etkin mücadele edilmesine ilişkin düzenlemeler yapılmıştır. Bütün Türk vatandaşlarının kültürel zenginlik ve hakları güvence altına alınmış, Türk vatandaşlarının günlük hayatlarında geleneksel olarak kullandıkları farklı dil ve lehçelerde öğrenim ve yayın hakkı sağlanmıştır.”</p>
<p><strong>Hatta ve hatta şöyle denilmişti: </strong></p>
<p>“Hâkim ve savcıların özellikle “Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi” (AİHS) hükümleri ve “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi” (AİHM) içtihadı konusunda bilgilerinin arttırılması amacıyla Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği ile iş birliği halinde geniş kapsamlı programlar sürdürülmektedir. 1 Ocak 2006 tarihinden itibaren yürürlüğe giren çeşitli konulardaki Adalet Bakanlığı genelgeleriyle gerek AİHS’ye ve AİHM kararlarına gerek Anayasa’nın 90. Maddesi’ne atıflar yapılmıştır. Ayrıca, 20 Ocak 2006 tarihinde yürürlüğe giren “Yazılı ve Görsel Basınla İlgili Uygulamalar” başlıklı genelgeyle, temel hak ve hürriyetlerin en önemlilerinden biri olan ifade ve düşünce özgürlüğü kapsamında yapılan inceleme ve soruşturmalarda AİHM kararları  da dikkate alınarak, yapılan düşünce açıklamalarının eleştiri sınırları içinde kalıp kalmadığının titizlikle değerlendirilmesi konusunda gereken dikkat ve özenin gösterilmesi talep edilmiştir.” </p>
<p>Üstüne üstlük yıllar yıllar önce “Türkiye artık, ağırlıklı olarak <em>siyasi kriterler alanında gerçekleştirilen reformların</em> uygulanmasının iyileştirilmesi ve <strong>süregelen zihniyet değişikliğinin pekiştirilmesi </strong>dönemine girmiştir.” </p>
<p>Nerden bilelim; <strong>zihniyet değişikliğinin pekiştirilmesi</strong> denilince ne demek istendiğini! </p>
<p>Kim bilebilirdi ki reform denilince geleceğin baskı ve otoriterlik olabileceğini!</p>
<p>Neler neler yapılmadı ki… </p>
<p>Anayasasının 90/son maddesine göre; “usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmünde” olduğu ve milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konularda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda bile milletlerarası antlaşma hükümlerinin esas alınacağı devamlı tekrarlanmıştı. Kanunların gerekçesi yapıldı. Temel hak ve hürriyetlere ilişkin AİHS ve ekli protokoller iç hukuk mevzuatımızın parçasıdır ve kanun niteliğindedir. </p>
<p>Anayasanın 90. Maddesine çok sık referans verilmesinin nedeni hem AİHS’in hem AİHM kararlarının demokratik hukuk devleti için ne kadar kıymetli olduğuna inandırmak içindi. </p>
<p>Günümüzde Anayasayı tekrara gerek bile kalmadı…Kalmadı çünkü… </p>
<p>Bir başka örnek vermek gerekirse Adalet Bakanlığı’nca hazırlanan <strong>“İnsan Hakları ve İfade Özgürlüğü Bağlamında Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”  </strong>iyi örnektir.<strong> </strong> </p>
<p>30.04.2013 kabul tarihli 6459 sayılı Kanun genel gerekçesine göre; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) yapılan başvuruların sonucunda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ile koruma altına alınan hakların birçoğu ihlal edilmiştir. </p>
<p>AİHM’ne yapılan başvurulardan dolayı ülkemiz aleyhine verilmiş çok sayıda ihlal kararı bulunduğundan çareyi kanun yapmakta bulmuşlardı. 6459 sayılı Kanun ’un genel gerekçesine göre: <em>“AİHM tarafından verilen bu ihlal kararları bir yandan ülkemizi her yıl önemli miktarlarda tazminat ödemek zorunda bırakırken, diğer yandan da ülkemizin insan hakları alanında uluslararası toplumdaki görünümünü olumsuz etkilemektedir.”</em>  Hatta genel gerekçede AİHM tarafından başvuruların çoğunun ihlal kararı ile sonuçlanacağı bile öngörülmüştür. </p>
<p>O yüzden bu kanunun gerekçesinde; <em>“…ülkemizin AİHM önündeki davalar açısından görünümünün daha iyi bir noktaya taşınabilmesi amacıyla, AİHS tarafından koruma altına alınan hakların ihlaline sebebiyet verebilen çeşitli kanunlardaki ilgili hükümlerde değişiklik yapılması ve söz konusu olabilecek ihlal durumlarının ortadan kaldırılması hedeflenmektedir. Böylece, insan haklarına saygılı her devletin yapması gerektiği gibi, bir yandan bu alanda ortaya çıkan aksaklıklar kendi iç hukukumuzda çözüme bağlanırken, diğer yandan da ülkemizin AİHM kararları açısından görünümünün daha iyi bir noktaya taşınabilmesi mümkün olacaktır.”</em> denilmiştir.  </p>
<p>Bu Kanun gibi birçok kanun gerekçesinde iç hukuk mevzuatımızın AİHM standartlarına uyumlu hale getirilmesinin amaçlandığı yazılıdır. </p>
<p>Hatta bu kanunla yapılan kanun değişikliklerine göre; demokratik hukuk devleti için hak ihlallerini durdurmak istemişlerdi.</p>
<p>Örneğin iç hukukumuzda verilmiş ceza hükmünün, AİHM tarafından AİHS veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin tespit edilmiş olmasına rağmen; bazı başvurular için <strong>yargılamanın yenilenmesi</strong> yoluna gidilemiyordu. Bu durumun önlenmesi amacıyla, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından 15/6/2012 tarihi itibarıyla icra süreci denetlenmekte olan kararlar açısından geçici olarak üç ay içinde başvuru yapılması hakkı verilerek yargılamanın yenilenmesi yolu açılmıştı. </p>
<p>Örneğin 6459 Sayılı Kanun’la 3713 Sayılı Kanun'un 7/2. maddesindeki değişiklik gerekçesinde <em>AİHM şiddete teşvik edici nitelikte olmayan açıklamaların ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu”</em> kabul etmesi yer aldı. Bu sebeple propaganda suçunun oluşması için <strong>"cebir şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemleri başvurmayı teşvik edecek şekilde" </strong>ibaresi eklendi. Suç AİHM kararlarına uygun hale getirildi ama demokrasi ve çoğulculuk ve ifade özgürlüğü sorunu çözülmedi. İfade özgürlüğü yoktu ama hapishaneler geçmişte vardı gelecek sayını çoğalttı</p>
<p>Kanun yapmak yetmiyor…Siyasal iktidarlar kanunun varlığına rağmen kanunu yok sayarak <strong>düzene uygun kafaların zihniyetlerinden</strong> <em>kendilerince kanuni</em> düzen ürettiler. Hukuk ve adaletin olmadığı bir düzen için zihniyetlerini pekiştirdiler. Geçmişi silmek, kendi geleceklerini inşa etmek için dün kendi söylediklerini, dün yazdıklarını, aldıkları kararlarını, yaptıkları kanunları siliyorlar.  </p>
<p>Yargılamanın yenilenmesi, kanun yoludur. Hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi ceza mevzuatımızda kabul edilmiş bir kanun yoludur. Geçmiş zamanda olanlar nedeniyle yargının hükmünü silmek mümkün mü? Ama bir mahkemenin kararı; adaletsiz, haksız, hukuka aykırı ve hak ihlali niteliğinde ise o zaman ne olacak? </p>
<p>Hapiste tutuldukları ulusalüstü bir mahkeme kararıyla tespit edilip <em>pardon hakkınızdaki hüküm yanlış, boşuna hapiste ömür tüketiyormuşsunuz</em> denilirse ne olacak? </p>
<p>Hakkı ihlal edilen insan tükenir mi? İnsan tükenmez…</p>
<p>Faruk Erem’in dediği gibi Dostoyevski, zamanın tüketemediği insandır. </p>
<p>Sayın Erem’e göre; <em>“Geçmişin malzemesi ile gelecek için uyarı romanları arasında”</em> Kemal Tahir’in “Devlet Ana”sı sosyal değeri en büyük romanlardandır. </p>
<p>Geçmişle, gelecek kurulabilir mi? Nasıl? Bu kadar çok laf bunun yanıtı için! </p>
<p>Ömrünü hapiste tükettiğiniz insanlara <em>mahkeme kararı dediğiniz saygı gösterilmesi gerekir </em>dediğiniz için hak ihlali yaratmışsa hatadan dönmek için bir özür borcunuz yok mudur? </p>
<p><strong>Özür dilemenin</strong> hukuksal bir çaresi var mıdır? Olabilir mi? </p>
<p>Fransa’da <strong>“Kötülük Çiçekleri”</strong> isimli yapıtındaki şiirlerinden dolayı Baudelaire 1857 yılında müstehcenlikten mahkûm olur. Kitapta yer alan “Suçlu Şiirler”in de kitaptan çıkarılarak yok edilmesine karar verilir. Bu karardan bir süre sonra yürekli bir basımcı çıkar ve kitabı suçlu şiirlerle birlikte yeniden yayımlar. Fakat hiçbir savcı dava açmamıştır. </p>
<p>Sayın Erem şöyle düşünmektedir: <em>“Fakat ortada uygulanmayan bir yargıç kararı vardı. Mahkeme kararlarına saygı ilkesi ile Fransa’ya şeref kazandırmış bir sanatçının kendi ülkesinde mahkûm edilmesinden gelen çelişme bir süre tartışıldı. 1929 yılında bir tasarı hazırlandı ve kabul edildi. Bu özel yargılama kanununa göre öleli pek çok olmuş bir sanatçının hayatta imişçesine </em><strong><em>yargılanmasının yenilenmesi</em></strong><em> usulü kabul edildi. Bu usul kanunu ilk defa hükümlü Baudelaire hakkında uygulandı. Sanık Baudelaire beraat etti</em>” </p>
<p>Sayın Güçlü Akyürek; Almanya’da yargılamanın yenilenmesinin hukuk güvenliği ve  hukuksal barış ile gerçeklik ve adalet arasındaki çatışmanın çözümüne hizmet ettiği kanaatindedir.   </p>
<p>Mehmet Osman Kavala’nın 2170/24 numaralı başvurusu hakkında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) madde 3 (ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası açısından gözden geçirme mekanizmasının bulunmaması), madde 5 (özgürlük ve güvenlik hakkı), madde.6 (mahkemenin bağımsızlığı ve tarafsızlığı ile savunmaya getirilen kısıtlamalar), madde 10 (ifade özgürlüğü), madde 11 (toplanma ve örgütlenme özgürlüğü), yine AİHS Madde 5 § 1, m.6 § 1, m.10 ve m.11 hükümleriyle bağlantılı olarak madde 18 (hakların sınırlandırılmasına yönelik kısıtlamalar açısından) hükümlerinin ihlal edildiğine  karar verdi. Osman Kavala’nın gecikmeksizin serbest bırakılmasına, AİHS hukuku uyarınca <strong>geçersiz ve hükümsüz olarak değerlendirilmesi gereken </strong>Osman Kavala hakkındaki mahkûmiyet kararının <strong>sonuçlarının ortadan kaldırılmasına </strong>ve tespit edilen <strong>ihlallerin etkili bir şekilde giderilmesine</strong> karar vermiştir. </p>
<p>Ulusalüstü mahkeme kararıdır. Uygulanması gerekir. AİHM’sine saygıdır. </p>
<p>3224 gün hapiste geçen zamanın geçmişte kalması “hukuksal barış” olabilir mi?</p>
<p>Önceki karardan geri dönülmelidir. Yargılamanın yenilenmesi hukuki hak arama yoludur.  </p>
<p>Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) tanıdığı hakları ihlal edilen insanların AİHM’sine yaptıkları başvurularında ihlal kararı verilmesi; hiç olmasa bile <strong>toplumca özür dilemenin</strong> hukuki bir yolu sayılamaz mı? </p>
<p>Bütün benzeri hak ihlalleri tespiti karşısında, herkes için AİHM kararıyla eski hale dönmenin ve belki “özür dilemenin” toplumsal bir yolu yargılamanın yenilenmesi değil midir? </p>
<p>Yargılamanın yenilenmesi hakkı hiçbir şey değilse bile özür borcunun ödenmesidir. </p>
<p>(Fİ/EMK)</p>
<p>1 Faruk Erem. Hukuk-Bilim-Sanat Çelişkisi: Sanat, bilim ve fikir suçlarında “toplumca özür dilemenin” yolu açılmalı. Milliyet Sanat Dergisi 23 Ocak 1976 Sayı 168. Sayfa 14-15-16 .(Not Ceza Muhakemesi Kanunu Madde 313’e göre hükmün infaz edilmiş olması ve hükümlünün ölümü yargılamanın yenilenmesi istemine engel olmaz.) </p>
<p>2 Güçlü Akyürek. Yrd. Doç. Dr. Yargılamanın Yenilenmesi Seçkin Kitabevi. Nisan 2015 Sayfa 15.</p>]]></content:encoded><pubDate>Mon, 31 Aug 2026 00:00:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Boğaziçi öğrencileri kampüsteki erkek şiddetini unutmadı: Hilal Özdemir burada katledildi]]></title><link>https://bianet.org/haber/bogazici-ogrencileri-kampusteki-erkek-siddetini-unutmadi-hilal-ozdemir-burada-katledildi-322970</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/30/bogazici-ogrencileri-cocuk-isci-hilal-ozdemiri-unutmadi.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/bogazici-ogrencileri-kampusteki-erkek-siddetini-unutmadi-hilal-ozdemir-burada-katledildi-322970</guid><description><![CDATA[Açıklamada, Hilal Özdemir’in katledilmesinin basit bir güvenlik zafiyeti olarak değerlendirilemeyeceği, bu durumun süregelen erkek şiddetinin bir sonucu olduğu vurgulandı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri, bir yıl önce Güney Kampüs’te katledilen 15 yaşındaki çocuk işçi Hilal Özdemir’i andı.</p>
<p>Kampüste “Hilal burada öldürüldü” yazılı pankart açan öğrenciler, yayımladıkları ortak basın açıklamasıyla üniversite yönetimine tepki göstererek cinayetin ve çocuk işçiliğinin takipçisi olacaklarını vurguladı.</p>
<h3>"Güvenlik sorunu değil, erkek şiddeti"</h3>
<p>Açıklamada, Hilal Özdemir’in katledilmesinin basit bir güvenlik zafiyeti olarak değerlendirilemeyeceği, bu durumun süregelen erkek şiddetinin bir sonucu olduğu vurgulandı.</p>
<p>Kampüslerin parası olanın kiralayabildiği ticari alanlara dönüştürülmesine ve çocuk işçiliğine dikkat çeken öğrenciler; kampüslerin herkes için güvenli, özgür ve yaşanabilir olması gerektiğini vurguladı. Kadın cinayetlerinin ve cinsiyete dayalı sorunların son bulması için önleyici politikaların şart olduğunu belirten kulüpler, çocuk işçiliğinin normalleştirilmesine ve çocuk emeğinin sömürülmesine karşı mücadele edeceklerini belirtti.</p>
<p>Açıklamada, olayın üzerinden bir yıl geçmesine rağmen Boğaziçi Üniversitesi yönetiminin yanıtlamadığı kritik sorular yeniden gündeme taşındı.</p>
<p>Öğrenciler; 15 yaşındaki Hilal Özdemir’in hangi yasal dayanakla kampüs içinde çalıştırıldığını, düğün organizasyonunun güvenliğinin kim tarafından sağlandığını ve silahlı failin kampüse nasıl girebildiğini sordu. </p>
<p>Ayrıca failin Hilal’i rahatsız edip kampüsten uzaklaştıktan sonra ikinci kez içeri nasıl alındığının, ticari kullanıma açılan tesislerde çalışanların güvenliği için ne gibi önlemler alındığının ve kampüsteki güvenlik tedbirlerinin gerçekten kimi koruduğunun açıklanması istendi.</p>
<div class="box-18">
<p>Feminist Boğaziçi ve Boğaziçi Üniversitesi Öğrenci Temsilciliği Kurulu (ÖTK) öncülüğünde yayımlanan metne Boğaziçi Üniversitesi Öğrenci Temsilciliği Kurulu, Feminist Boğaziçi, Bilkent Üniversitesi Kadın Çalışmaları Topluluğu, ODTÜ Feminist Dayanışma, ODTÜ LGBTİQAA+ Dayanışması, Hacettepe Feminist Dayanışma, Boğaziçi Üniversitesi Güzel Sanatlar Kulübü, BÜLGBTİA+, Boğaziçi Üniversitesi Müzik Kulübü, Bilgi Öğrenci Dayanışması ve Kadir Has Üniversitesi Öğrenci Dayanışması imza attı.</p>
</div>
<h3>Ne olmuştu?</h3>
<p>Hilal Özdemir, 30 Ağustos 2025 tarihinde Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüsü bünyesindeki Kennedy Lodge Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen bir düğün organizasyonunda çalıştığı sırada 20 yaşındaki Ayberk K. o sırada çalışan Hilal Özdemir'i silahla öldürdü.</p>
<p>Üniversite yönetimi, failin düğüne davetiyeyle geldiğini ve güvenlik görevlilerinin araç içi arama yetkisi bulunmadığı için silahın tespit edilemediğini öne süren bir açıklama yayımladı. Tepkilerin ardından, çeşitli firmaların düğün ve nişan organizasyonları düzenlediği Kennedy Lodge Sosyal Tesisleri’ndeki bu ticari faaliyetler 15 Ocak 2026 tarihi itibarıyla durduruldu.</p>
<a href='/proje/erkek-siddeti-cetelesi-285345' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/2023/10/05/erkek-siddeti-cetelesi-11.jpg' alt='Erkek Şiddeti Çetelesi' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Erkek Şiddeti Çetelesi</h5>
<div class='date'>12 Aralık 2024</div>
</div>
</a>

<p>(EÖ/EMK)</p>]]></content:encoded><pubDate>Sun, 30 Aug 2026 21:34:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Tutuklu siyasetçi Oya Tekin’den EŞİK’e mesaj: Eşitlik mücadelesine devam]]></title><link>https://bianet.org/haber/tutuklu-siyasetci-oya-tekinden-esike-mesaj-esitlik-mucadelesine-devam-322969</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/30/tutuklu-belediye-baskani-oya-tekinden-esike-mesaj-esitlik-mucadelesine-devam.jpeg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/tutuklu-siyasetci-oya-tekinden-esike-mesaj-esitlik-mucadelesine-devam-322969</guid><description><![CDATA[Hayatı boyunca insan hakları, adalet ve eşitlik mücadelesi verdiğini belirten Tekin, mesajında maruz kaldığı hukuki sürece rağmen inancını ve kararlılığını kaybetmediğini vurguladı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Silivri Cezaevi’nde tutulan Seyhan Belediye Başkanı ve Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK) gönüllüsü Oya Tekin, tutukluluğunun 15. ayında EŞİK Platformu’na bir dayanışma mesajı gönderdi.</p>
<p>Hayatı boyunca insan hakları, adalet ve eşitlik mücadelesi verdiğini belirten Tekin, mesajında maruz kaldığı hukuki sürece rağmen inancını ve kararlılığını kaybetmediğini vurguladı.</p>
<p>Silivri Cezaevi’nden dayanışma mesajını ileten Oya Tekin, şöyle dedi:</p>
<p>"Hayatım boyunca hukuka inandım, hukuk devleti ve insan hakları, eşitlik mücadelesi verdim. On beş aydır Silivri’de mücadeleme devam ediyorum. Hakkımda verilen karar, gerçeklerin ortada olduğu böylesi bir dönemde hukuka olan, hukukun eşit uygulanmasına olan inancımı ve mücadelemi azaltmayacak, eksiltmeyecektir."</p>
<h3>EŞİK: Birlikte mücadele ediyoruz</h3>
<p>Oya Tekin’in mesajının kendilerine ulaşmasının ardından açıklama yapan EŞİK Platformu, Tekin’e selam ve dayanışma dileklerini iletti. Tekin’in sözlerinin zor zamanlarda dahi hukuk ve eşitlik mücadelesine sahip çıkmanın önemini hatırlattığı belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p>
<p>EŞİK, açıklamasını "Birlikte yürüdüğümüz bu yolda, mücadelemizi azaltmayacağız, eksiltmeyeceğiz" sözleriyle tamamladı.</p>
<p>(EMK)</p>]]></content:encoded><pubDate>Sun, 30 Aug 2026 18:01:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Hatimoğulları İzmir'de: Süreç Türkiye’yi bölmez, aksine toplumu kenetler]]></title><link>https://bianet.org/haber/hatimogullari-izmir-de-surec-turkiyeyi-bolmez-aksine-toplumu-kenetler-322967</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/30/hatimogullari-izmir-de-surec-turkiyeyi-bolmez-aksine-toplumu-kenetler.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/hatimogullari-izmir-de-surec-turkiyeyi-bolmez-aksine-toplumu-kenetler-322967</guid><description><![CDATA[Hatimoğulları, Abdullah Öcalan’ın İmralı’dan yaptığı "Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı" ile başlayan iki yıllık sürecin tarihi bir eşiğe ulaştığını vurguladı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, İzmir’de düzenlenen halk toplantısında yaptığı konuşmada, Meclis’ten geçen çerçeve yasa, barış süreci ve gündemdeki diğer gelişmelere dair konuştu.</p>
<p>Hatimoğulları, Abdullah Öcalan’ın İmralı’dan yaptığı "Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı" ile başlayan iki yıllık sürecin tarihi bir eşiğe ulaştığını vurguladı.</p>
<h3>"Yüz yıllık tarihte ilk kez özgün bir yasa çıktı"</h3>
<p>Meclis’ten geçen yeni çerçeve yasanın Kürt sorununun çözümünde tarihi bir adım olduğunu belirten Hatimoğulları, yüz yılı aşkın sürede ilk kez Kürt halkının lehine özgün bir yasal düzenlemenin yapıldığını ifade etti. Bu yasanın İmralı'daki müzakereler ve PKK'nin silahlı mücadeleyi sonlandırarak hukuki zemine geçme kararıyla mümkün olduğunu dile getiren Hatimoğulları, düzenlemenin yaklaşık 4 bin siyasi mahpusun tahliyesine imkan tanıyacağını, sürgündeki siyasetçilerin dönüşünü sağlayacağını ve Kobanê davasını da kapsadığını söyledi. Sürecin resmileşmesi için Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararının ve Resmi Gazete yayınlanmasının beklendiğini kaydetti.</p>
<h3><strong>"Süreç seçim hesaplarına sıkıştırılamaz"</strong></h3>
<p>Yürütülen müzakerelere yönelik eleştirilere de yanıt veren Hatimoğulları, dünyadaki çatışma çözüm örneklerinde olduğu gibi görüşmelerin icra makamıyla yürütülmesinin doğal bir zorunluluk olduğunu savundu. Yüzyıllık bir meselenin dar siyasi çıkarlara ya da seçim hesaplarına kurban edilemeyeceğini altını çizerek vurguladı.</p>
<h3>"Bu süreç Türkiye’yi bölmez, kenetler"</h3>
<p>Barış sürecinin Türkiye'yi bölmeyeceğini, aksine Türk, Yörük, Boşnak, Ermeni, Çerkes, Alevi ve Sünni tüm kesimlerin onurunu koruyarak toplumsal kenetlenmeyi artıracağını belirten Hatimoğulları, silahların susmasıyla birlikte Türkiye siyasetinde radikal bir değişim başlayacağını dile getirdi. Emek, ekoloji, kadın ve gençlik hareketlerinin barış zemini etrafında kenetlenmesi gerektiğini belirterek, oluşturulacak komisyonlarda kadınların temsil edilmesinin hayati önem taşıdığını söyledi.</p>
<p>İzmir'de tutuklu bulunan hasta mahpusların durumuna ve maden işçilerinin direnişine de değinen Hatimoğulları; konuşmasını yakın zamanda yaşamını yitiren Kürt siyasetçi Mehdi Zana, Deniz Poyraz ve Vedat Türkali gibi isimleri anarak tamamladı. Hatimoğulları, 6 Eylül’de yapılacak parti kongresinin yeni dönemin siyaset hattını ve örgütlenme modelini inşa etme kararlılığı taşıdığını duyurdu.</p>
<p>(EMK)</p>]]></content:encoded><pubDate>Sun, 30 Aug 2026 16:37:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[DEM Parti ve YENİ Parti’den Girne’de alabora olan gemiye dair açıklama]]></title><link>https://bianet.org/haber/dem-parti-ve-yeni-partiden-girnede-alabora-olan-gemiye-dair-aciklama-322966</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/30/dem-parti-ve-yeni-partiden-girnede-alabora-olan-gemiye-dair-aciklama.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/dem-parti-ve-yeni-partiden-girnede-alabora-olan-gemiye-dair-aciklama-322966</guid><description><![CDATA["Girne açıklarında, içerisinde 259 yolcu ve 8 mürettebatın bulunduğu bir yolcu gemisinin batması haberini büyük bir üzüntüyle karşıladık."]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) ve YENİ Genel Başkanı Özgür Özel, Girne açıklarında alabora olan ve içerisinde 270 kişinin bulunduğu tahmin edilen yolcu gemisine dair sanal medya hesabından açıklama yaptı.  </p>
<p>Açıklama, şöyle: </p>
<p>“Girne açıklarında, içerisinde 259 yolcu ve 8 mürettebatın bulunduğu bir yolcu gemisinin batması haberini büyük bir üzüntüyle karşıladık. Herhangi bir can kaybının yaşanmamasını, arama-kurtarma çalışmalarının en hızlı ve etkin biçimde yürütülerek gemide bulunan herkesin güvenli bir şekilde kurtarılmasını diliyoruz. Yaşanan bu faciada, gemide bulunan yolcuların ve mürettebatın yakınlarına geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz."</p>
<p>Özel de X’de şu paylaşımı yaptı:</p>
<p>Girne açıklarında meydana gelen feribot kazasını büyük bir üzüntü ve endişeyle takip ediyoruz. CTP Genel Başkanı Sayın Sıla Usar İncirli ile telefonda görüşerek bilgi aldık. Partimizi temsilen bir heyeti de KKTC’ye gitmek üzere görevlendirdik. Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, ailelerine ve Kıbrıs Türk halkına başsağlığı; yaralılara acil şifalar diliyorum.</p>
<p>Can kayıplarının artmamasını, kayıp insanlarımıza bir an önce sağ salim ulaşılmasını temenni ediyor, arama kurtarma çalışmalarında görev yapan tüm ekiplerimize kolaylıklar diliyorum."</p>
<p>(EMK)</p>]]></content:encoded><pubDate>Sun, 30 Aug 2026 16:28:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[MEBYA-DER ve DEM Parti öncülüğünde anma: "Mirasa sahip çıkacağız"]]></title><link>https://bianet.org/haber/mebya-der-ve-dem-parti-onculugunde-anma-mirasa-sahip-cikacagiz-322965</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/30/mebya-der-ve-dem-parti-onculugunde-anma-mirasa-sahip-cikacagiz.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/mebya-der-ve-dem-parti-onculugunde-anma-mirasa-sahip-cikacagiz-322965</guid><description><![CDATA[Bağcılar’daki anmada konuşan TJA aktivisti Sebahat Tuncel, yaşamını yitirenlerin bıraktığı değerlere sahip çıkmanın en anlamlı yanıt olacağını belirtti.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>MEBYA-DER öncülüğünde İstanbul’un Esenyurt, Bağcılar, Maltepe, Fatih ve Sultanbeyli ilçelerinde, Kürt özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler için anma yapıldı. </p>
<p>DEM Parti ilçe binalarında düzenlenen anmalara ailelerin yanı sıra çok sayıda yurttaş, parti temsilcisi ve sivil toplum kuruluşu katıldı. Salona "Şehîd namirin" pankartları ve yaşamını yitirenlerin fotoğrafları asılırken; programlar saygı duruşu, sinevizyon gösterimleri ve başsağlığı mesajlarıyla devam etti.</p>
<p>Mezopotamya Ajansı’ndaki habere göre, Esenyurt’taki programda konuşan DEM Parti İstanbul Eşbaşkanı Arife Çınar ve yaşamını yitiren Yusuf Keskin’in annesi Hanım Keskin, onurlu bir yaşam mücadelesinin önemine değindi. Çınar, yürütülen mücadelenin Kürt halkının bu topraklardaki varlığını ve statüsünü güçlendirdiğini vurgularken; Hanım Keskin ise acılarının büyüklüğüne rağmen yoldaşların mirasına sahip çıkacaklarını ifade etti.</p>
<p>Bağcılar ve Fatih ilçelerindeki taziyelerde de benzer şekilde yoğun kitlesel katılım sağlandı. Bağcılar’daki anmada konuşan TJA aktivisti Sebahat Tuncel, yaşamını yitirenlerin bıraktığı değerlere sahip çıkmanın en anlamlı yanıt olacağını belirtti. </p>
<p>Fatih’te düzenlenen programda ise MEBYA-DER adına Alaettin Altıntaş ve TJA aktivisti Ayşe Aksoy söz alarak mücadele kararlılığını vurguladı; anma etkinliği okunan mevlid ve ziyaretlerle gün boyu sürdü.</p>
<p>Maltepe ve Sultanbeyli’deki programlarda da birlik ve dayanışma mesajları öne çıktı. Maltepe’de DEM Parti İstanbul Milletvekili Özgül Saki katılan ailelere başsağlığı dilerken; Sultanbeyli’de salona sığmayan kalabalığa hitap eden DEM Parti Milletvekili Cengiz Çiçek, eşitlik ve özgürlük mücadelesinin tarihsel bir sorumluluk olarak kararlılıkla devam edeceğini dile getirdi.</p>
<p>(EMK)</p>]]></content:encoded><pubDate>Sun, 30 Aug 2026 15:29:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Gökçek soruşturmasında Ağırel tanık sıfatı ile ifade verecek]]></title><link>https://bianet.org/haber/gokcek-sorusturmasinda-agirel-tanik-sifati-ile-ifade-verecek-322964</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/30/gokcek-sorusturmasinda-agirel-tanik-sifati-ile-ifade-verecek.webp'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/gokcek-sorusturmasinda-agirel-tanik-sifati-ile-ifade-verecek-322964</guid><description><![CDATA[Ağırel, "Yarın Ankara Adliyesi’nde olacağım. İfade sonrasında, hukuken paylaşabileceğim çerçevede kamuoyunu bilgilendireceğim" dedi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Gazeteci <a href="https://www.birgun.net/etiket/murat-agirel-4287" target="_blank" rel="noopener">Murat Ağırel</a>, ifade vermek üzere Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na çağrıldı.</p>
<p>Tanık sıfatıyla çağrılan Ağırel, yarın (31 Ağustos Pazartesi) ifade vermeye gidecek.</p>
<p>X hesabından paylaşım yapan Ağırel, "Yarın Ankara Adliyesi’nde olacağım. İfade sonrasında, hukuken paylaşabileceğim çerçevede kamuoyunu bilgilendireceğim" dedi.</p>
<a href='/haber/melih-gokcek-e-sorusturma-acildi-322950' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/29/melih-gokcek-e-sorusturma-acildi.jpeg' alt='Melih Gökçek&#39;e soruşturma açıldı' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Melih Gökçek'e soruşturma açıldı</h5>
<div class='date'>29 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>

<h3>Ne olmuştu?</h3>
<p>Murat Ağırel, geçtiğimiz günlerde eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ailesinin yurtdışındaki şirketlere kayıt dışı para aktardığına dair bir haber yayınladı</p>
<p>Haberde Gökçek ailesinin Düsseldorf’ta bina, Velbert’te AVM için anlaşmalar yaptığı bilgisi yer aldı.</p>
<p>İddiaların ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Gökçek hakkında soruşturma başlatmıştı.</p>
<p>Soruşturma haberinin ardından açıklama yapan Melih Gökçek ise “Allah’ın izniyle veremeyeceğim hesabım yoktur. Gerekli bilgileri savcılığa vereceğim. Kendimi Türk adaletine teslim ediyorum” demişti.</p>
<p>(EMK)</p>]]></content:encoded><pubDate>Sun, 30 Aug 2026 14:28:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Girne açıklarında yolcu gemisi battı: Kayıplarımız var sayısını bilmiyoruz]]></title><link>https://bianet.org/haber/girne-aciklarinda-yolcu-gemisi-batti-kayiplarimiz-var-sayisini-bilmiyoruz-322963</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/30/kuzey-kibris-in-girne-kenti-aciklarinda-yolcu-gemisi-batti.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/girne-aciklarinda-yolcu-gemisi-batti-kayiplarimiz-var-sayisini-bilmiyoruz-322963</guid><description><![CDATA[YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Girne açıklarında 267 kişiyi taşıyan feribotun alabora olduğu kazaya ilişkin heyet görevlendirdi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), Girne açıklarında meydana gelen büyük bir deniz faciasıyla sarsıldı. Mersin Taşucu’ndan saat 12.00’de havalanan ve Filo Denizcilik’e ait olan yolcu ve yük gemisi, Girne kıyılarının 4 mil açığında bilinmeyen bir nedenle su alarak alabora oldu. Gemide 8’i mürettebat, 259’u yolcu olmak üzere toplam 267 kişinin bulunduğu bildirildi.</p>
<p>Kaza sonrası deniz üzerinde tam anlamıyla bir can pazarı yaşandı. Görgü tanıkları, geminin su almaya başlamasıyla birlikte çok sayıda yolcunun denize atladığını aktardı.</p>
<p>İhbarın ardından Kıbrıs Türk Sivil Savunma ekipleri öncülüğünde dev bir arama-kurtarma operasyonu başlatıldı.</p>
<p>Bölgeye sahil güvenlik botları, helikopterler, ambulanslar ve polis ekipleri sevk edildi. Kıyıdaki balıkçı tekneleri ile özel yatlar da kurtarma çalışmalarına destek vermek için seferber oldu.</p>
<p>Girne Belediye Başkanı Murat Şenkul, kaza bölgesinin Diana Beach açıkları olduğunu belirterek, "Durum çok ciddi" dedi.</p>
<h3>159 kişi kurtarıldı</h3>
<p>KKTC Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, denizden çıkarılan yaralı ve kazazedelerin hızla hastanelere sevk edilmek üzere Girne Limanı’na getirildiğini açıkladı.</p>
<p>Belediye Başkanı Şenkul’un paylaştığı son bilgilere göre, şu ana kadar 159 kişiye ulaşıldı. Kayıp yolcuları arama ve kurtarma çalışmaları aralıksız sürdürülüyor.</p>
<p>Görgü tanıkları, geminin su almasının ardından yolculardan bazılarının denize atladıklarını belirtti. Bölgedeki balıkçı teknelerinin de kurtarma çalışmalarına katıldıkları bildirildi.</p>
<h3>İkinci dalgada su almaya başladı</h3>
<p>KKTC Başbakanı Ünal Üstel, dün ertelenen seferin bugün gerçekleştiğini belirterek geminin ilk dalganın ardından kaptanın müdahalesine rağmen ikinci dalgada su almaya başladığını ifade etti. KKTC Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı ise gemide hayatını kaybedenlerin olduğunu doğrulayarak net sayının henüz belirlenemediğini ve arama çalışmalarının sürdüğünü kaydetti. ""Kayıplarımız var, sayısını bilmiyoruz" dedi. </p>
<h3>Açıklamalar</h3>
<p>İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Girne Limanı’nın 4 mil açığında gerçekleşen olayın ardından arama kurtarma ekiplerinin hızla bölgeye sevk edildiği bildirildi. </p>
<p>Facianın ardından Ankara'dan ilk resmi açıklamalar da geldi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, temel önceliğin gemideki yolcular ile mürettebatın kurtarılması olduğunu vurgulayarak Türkiye'nin her türlü desteği sağladığını belirtti.</p>
<p>AKP Sözcüsü Ömer Çelik ise tüm imkanların seferber edildiğini ifade ederek kurtarma çalışmalarının en üst düzeyde sürdürüldüğünü kaydetti.</p>
<p>Arama kurtarma çalışmaları devam ederken Başbakan Üstel ilk belirlemelere göre gemide bulunan 6 kişinin yaşamını yitirdiğini, 172 kişinin ise kurtarıldığını açıkladı. </p>
<p>Üstel'in açıklamasından kısa bir süre sonra Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman olaya dair bir açıklama yaptı ve can kaybının 7'ye yükseldiğini açıkladı.</p>
<p>Erhürman şunları kaydetti: "Şu ana kadar 244 kişi var. 237'sine sağ ulaşıldı. 7 kişi hayatını kaybetti. Henüz 23 kişiye ulaşmış değiliz. Arama kurtarma ekiplerimiz çalışıyor. Kriz masasındayız"</p>
<h2>"Neden battığı kara kutulara ulaşılınca öğrenilecek"</h2>
<p>KRT TV'ye açıklama yapann Kuzey Kıbrıs Ulaştırma Bakanı Arıklı alabora olan geminin 514 metre derinliğe inerek tamamen battığını, geminin içinde kaç kişi kaldığını bilemediklerini bu nedenle Türkiye'den dalgıç talep ettiklerini söyledi.</p>
<p>Arıklı, geminin ön tarafında bir yarık oluştuğu ve bu nedenle içeri su aldığı iddialarının henüz kesinleşmediğini,  geminin neden battığının ancak kara kutuya ulaştıktan sonra öğrenilebileceğini söyledi.</p>
<p>Arıklı "Gemide 11 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşı , 5 Almanya, 3 İran vatandaşı, 240 Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı vardı" dedi.</p>
<h2>Özel, heyet görevlendirdi</h2>
<p>YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Girne açıklarında 267 kişiyi taşıyan feribotun alabora olduğu kazaya ilişkin heyet görevlendirdi.</p>
<p>Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır başkanlığındaki heyette, Antalya Milletvekili Aliye Coşar, Adana Milletvekili Ayhan Barut, Mersin Milletvekili Talat Dinçer, Adana Milletvekili Bilal Bilici, Mersin İl Başkanı Cengiz Gökçel ve Silifke İlçe Başkanı Zarif Korkmaz’ın yer alıyor. Heyet, KKTC’ye gitmek üzere yola çıktı.</p>
<p>(EMK)</p>]]></content:encoded><pubDate>Sun, 30 Aug 2026 14:18:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[İzlanda'dan AB'ye "hayır"]]></title><link>https://bianet.org/haber/izlanda-dan-ab-ye-hayir-322962</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/30/izlanda-dan-ab-ye-hayir.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/izlanda-dan-ab-ye-hayir-322962</guid><description><![CDATA[Sandık sonucunu değerlendiren Başbakan Kristrun Frostadottir, seçmenin yüksek katılımından memnuniyet duyduğunu belirterek, hükümetin halkın iradesine tam uyum sağlayacağını vurguladı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>İzlanda halkı, Avrupa Birliği (AB) üyelik müzakerelerinin geleceğini belirlemek üzere sandık başına gitti. Kamu yayıncısı RUV'un aktardığı son verilere göre, yaklaşık 400 bin nüfuslu ülkede oyların %70'e yakını sayıldı.</p>
<p>AA haberine göre, sandıktan %52,5 oranında "Hayır" oyu çıkarken, müzakerelerin yeniden başlatılmasını destekleyenlerin oranı %47,5'te kaldı.</p>
<p>Sandık sonucunu değerlendiren Başbakan Kristrun Frostadottir, seçmenin yüksek katılımından memnuniyet duyduğunu belirterek, hükümetin halkın iradesine tam uyum sağlayacağını vurguladı.</p>
<h3>Arka plan</h3>
<p>İzlanda'nın AB ile olan gelgitli ilişkisi ve referanduma uzanan süreç şu adımlarla şekillendi:</p>
<ul>
<li>2009: İzlanda, resmi olarak AB'ye üyelik başvurusunda bulundu.</li>
<li>2013: Ülkede yönetime gelen AB karşıtı hükümet, yürütülen müzakereleri askıya alma kararı aldı.</li>
<li>2024: Genel seçimlerin ardından Sosyal Demokrat İttifak liderliğinde kurulan koalisyon hükümeti, dondurulan sürecin kaderini doğrudan halka sorma kararı alarak bu referandumu düzenledi.</li>
</ul>
<p>(EMK)</p>]]></content:encoded><pubDate>Sun, 30 Aug 2026 13:47:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Cem Yılmaz hastane odasından fotoğraf paylaştı]]></title><link>https://bianet.org/haber/cem-yilmaz-hastane-odasindan-fotograf-paylasti-322961</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/30/cem-yilmaz-hastane-odasindan-fotograf-paylasti.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/cem-yilmaz-hastane-odasindan-fotograf-paylasti-322961</guid><description><![CDATA[Yılmaz'ın anjiyosunu yapan Prof. Dr. Ercan Akşit ise tedbir amaçlı yoğun bakım takibinin sürdüğünü belirtti.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Çanakkale'nin Ayvacık ilçesindeki evinde rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan ünlü komedyen Cem Yılmaz'ın sağlık durumunun iyi olduğu açıklandı. Kalp spazmı geçiren ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Hastanesi'nde anjiyo yapılan Yılmaz'ı ziyaret eden yetkililer, usta komedyenin moralinin yüksek olduğunu belirtti.</p>
<h3>"Şükürler olsun genel durumu gayet iyi"</h3>
<p>Ziyaret sonrası açıklamalarda bulunan ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu, müdahalenin başarıyla tamamlandığını vurgulayarak şunları söyledi:</p>
<p>"Ayvacık Devlet Hastanesi’ndeki ilk müdahalenin ardından üniversite hastenemize sevk edilen Cem Bey’e hocalarımız anında müdahale etti. Sorunlu damarları başarılı bir operasyonla açıldı. Şükürler olsun şu an genel sağlık durumu çok iyi, hatta gayet keyifli bir şekilde espri yapıyor."</p>
<h3>"Bir-iki gün içinde taburcu edebiliriz"</h3>
<p>Yılmaz'ın anjiyosunu gerçekleştiren Prof. Dr. Ercan Akşit ise tedbir amaçlı yoğun bakım takibinin sürdüğünü belirterek, "Cem Bey’in durumu gayet iyi. Süreç bu şekilde olumlu seyretmeye devam ederse gün içinde servise alacağız. Bir veya iki gün içinde de kendisini sağlıcakla evine uğurlamayı planlıyoruz" dedi.</p>
<h3>Can Yılmaz: "Tedavi süreci başarıyla tamamlandı"</h3>
<p>Kardeşinin sağlık durumuyla ilgili sosyal medya hesabından bir açıklama yapan Can Yılmaz da, "Geçirdiği kalp spazmının ardından gerekli müdahale vakit kaybetmeden yapıldı ve tedavi süreci başarıyla tamamlandı. Kendisi şu anda doktorlarının kontrolünde dinleniyor. Arayan, soran ve iyi dileklerini ileten herkese teşekkür ederiz" dedi.</p>
<p><a href="https://www.birgun.net/etiket/cem-yilmaz-1959" target="_blank" rel="noopener">Cem Yılmaz</a>, sosyal medya hesabından sağlık durumuna dair açıklama yaptı.</p>
<p>Sağlık durumunun iyi olduğunu belirten Yılmaz, bir de hastane odasından fotoğraf paylaştı.</p>
<p>Yılmaz, Instagram hesabından yaptığı paylaşım şöyle:</p>
<p>”Tam Gora'nın çekimleri bitti, dedim ki şimdi iş bitince çıkar yorgunluğu, sette hiç belli etmez, kemiklerin ağrır iş bitince. Dün kötü bir ağrı saplandı göğsüme sırtıma, eve gidip yatsam hâlâ yatıyor olurdum. Ayvacık'ta ilk hastanede, burada Çanakkale'deki arkadaşlarıma teşekkür ederim, edeceğim sonra detaylı. </p>
<p><em>Soran eden gelen herkese teşekkür ederim. Sağlık Bakanımız da sağolsun geçmiş olsun dileklerini iletmiş. Tüm sağlık dünyası zaten beni sever, ne mutlu... Neyse kötü bir gün geçirdim vesselam. Doktorlar stresten uzak durun dedi. Güldüm :) Yine abi az iç diyen, saçı kesti yeni imaj diyenlere bir sözüm var: Siz olmasanız kalp krizi de olmazdı hayatta :) Sevenlere tekrar tekrar teşekkür ederim. Sağlıklı olun inşallah" </em></p>
<p>(EMK)</p>]]></content:encoded><pubDate>Sun, 30 Aug 2026 12:43:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[30 Ağustos Zafer Bayramı kutlandı]]></title><link>https://bianet.org/haber/30-agustos-zafer-bayrami-kutlandi-322960</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/30/30-agustos-zafer-bayrami-kutlaniyor.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/30-agustos-zafer-bayrami-kutlandi-322960</guid><description><![CDATA[Özel: "Bir ülkenin kaderini değiştirmek, önce o kaderin değişebileceğine inanmakla başlar" dedi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>30 Ağustos Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Günü; Türkiye, KKTC ve dış temsilciliklerde düzenlenen resmi törenlerle coşkuyla kutlanıyor. Kutlamaların başkentteki adresi her yıl olduğu gibi Anıtkabir oldu.</p>
<p><img src="https://static.bianet.org/2026/08/adsiz-tasarim-1344.jpg" alt=""></p>
<p>AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki devlet erkanı, Aslanlı Yol’dan yürüyerek tören alanına geçti. Kortejde TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyeleri, yüksek yargı organlarının başkanları ve komutanlar yer aldı.</p>
<h3><strong>Anıtkabir özel defteri imzalandı</strong></h3>
<p>Heyetle birlikte Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayarak şu ifadeleri kaydetti:</p>
<p>"Aziz Atatürk, bugün millet olarak Büyük Zafer’in 104’üncü yıl dönümünü bir kez daha gururla kutluyoruz. Millî Mücadele’nin dönüm noktalarından biri olan Büyük Zafer’de emeği geçen zatıaliniz başta olmak üzere Büyük Millet Meclisimizin kıymetli mensuplarıyla, kahraman ordumuzun kahraman neferlerini şükranla yâd ediyorum. Şehit ve gazilerimizin mukaddes emaneti olarak gördüğümüz Türkiye Cumhuriyeti’ni onlardan devraldığımız mirasın kılavuzluğunda kardeşlik ve dayanışma ruhuyla her alanda güçlendirmeye devam ediyoruz. Bundan 104 yıl önce olduğu gibi bugün de ülkemizi ve coğrafyamızı hedef alan menfur planlara müsaade etmiyor, milletimizin istiklal ve istikbaline kararlılıkla sahip çıkıyoruz. Ruhun şad olsun.”</p>
<h3>Liderlerden 30 Ağustos mesajları</h3>
<p>Siyasi parti liderleri de sosyal medya hesaplarından 30 Ağustos Zafer Bayramı'na ilişkin mesajlar yayımladı.</p>
<p>YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel: "Bir ülkenin kaderini değiştirmek, önce o kaderin değişebileceğine inanmakla başlar. Bu inancı zaferle taçlandıran başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle anıyorum. 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun."</p>
<p>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: "26 Ağustos sabahı Kocatepe’de başlayan Büyük Taarruz, 30 Ağustos 1922’de Dumlupınar’da Başkomutanlık Meydan Muharebesi’yle zafere ulaştı. Mustafa Kemal Atatürk’ün başkomutanlığındaki o büyük zafer, yalnızca işgal ordularının yenilmesi değil; Anadolu’nun kaderinin artık bu toprakların insanları tarafından belirleneceğinin dünyaya ilanıydı. Aradan 104 yıl geçti. Bugün bize düşen, yeni cepheler açmak değil, eski yaraları kapatmaktır. Türk’ün, Kürt’ün, Alevi’nin, Sünni’nin vatanımızda huzur, güven ve kardeşlik içinde yaşadığı bir Türkiye, Cumhuriyetimizin gücü olacaktır. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm kahramanlarımızı rahmet ve minnetle anıyorum."</p>
<p>Ayrıca İBB Başkan Vekili Nuri Aslan ve Yeni Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Taksim'deki Atatürk Anıtı'na çelenk bıraktı.</p>
<p>(EMK)</p>]]></content:encoded><pubDate>Sun, 30 Aug 2026 12:30:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Mehdi Zana son yolculuğuna uğurlandı]]></title><link>https://bianet.org/haber/mehdi-zana-son-yolculuguna-ugurlandi-322959</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/30/mehdi-zana-son-yolculuguna-ugurlaniyor.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/mehdi-zana-son-yolculuguna-ugurlandi-322959</guid><description><![CDATA[Zana için Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi önünde yapılan törenin ardından, cenaze kortej eşliğinde Ulucamii'ye götürüldü. Cenazeye çok sayıda yurttaş eşlik etti.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Kürt siyasetinin önde gelen isimlerinden ve eski Diyarbakır Belediye Başkanı Mehdi Zana, hayatını kaybetmesinin ardından Diyarbakır'da düzenlenecek törenlerle son yolculuğuna uğurlandı.</p>
<figure class="image"><img src="https://static.bianet.org/2026/08/re.jpeg" alt="">
<figcaption>Fotoğraf: Refik Tekin</figcaption>
</figure>
<p>Zana’nın fotoğrafı, anma töreni öncesinde Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi binasına asıldı. İlke TV'deki habere göre, anma törenine, Leyla Zana başta olmak üzere DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Serra Bucak, siyasetçiler, Zana’nın ailesi, yol arkadaşları ve çok sayıda yurttaş katıldı. Törene Diyarbakır eski Büyükşehir Belediye Başkanı Gültan Kışanak da katıldı.</p>
<figure class="image"><img src="https://static.bianet.org/2026/08/meh.jpeg" alt="">
<figcaption><strong><em>Fotoğraf: Mahmut Bozarslan</em></strong></figcaption>
</figure>
<p>Törende, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Serra Bucak konuştu. Zana’nın kentin tarihsel ve kültürel hafızasıyla özdeşleştiğini vurgulayan Bucak, onun mücadelesinin bugün de yol aydınlatmaya devam ettiğini belirtti.</p>
<p>Mehdi Zana’nın 1977 yılında halkın büyük desteğiyle başkan seçildiğini hatırlatan Serra Bucak, onun belediyecilik anlayışının sadece idari bir görevden ibaret olmadığını söyledi.</p>
<p>Zana'nın halkla kurduğu gönül bağına dikkat çeken Bucak, 12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrasında görevden alınması, tutuklanması ve ağır cezaevi şartlarına rağmen bu bağın hiç kopmadığını söyledi.</p>
<p>Bucak, Zana’nın yaşam öyküsünün hem Türkiye’nin demokrasi mücadelesindeki derin yaraları hem de Kürt halkının hak ve özgürlük arayışını simgelediğini belirtti.</p>
<p>Halkın iradesine ve kentin kimliğine sahip çıkmanın tarihsel bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Bucak, şöyle dedi:</p>
<p>"Mehdi Zana’nın bıraktığı miras yalnızca geçmişe ait bir hatıra değil, bugünümüze ve geleceğimize yön veren canlı bir değerdir. Seçilmiş olmak sadece bir makamı temsil etmek değil; kentin hafızasına, diline, kültürüne ve demokratik siyasete sonuna kadar sahip çıkmaktır."</p>
<p>Konuşmasını Zana’ya veda sözleriyle tamamlayan Bucak, <em>"Diyarbakır seni asla unutmayacak Mehdi abi. Halkın iradesi ve özgürlük mücadelesi var olduğu sürece, senin bıraktığın iz de yaşamaya devam edecek"</em> dedi.</p>
<p>Zana’nın tabutu son yolculuğuna uğurlanmak üzere; sarı, kırmızı, yeşil renkler ve çiçeklerle sarılı halde getirildi.</p>
<figure class="image"><img src="https://static.bianet.org/2026/08/zana.jpeg" alt="">
<figcaption>Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı</figcaption>
</figure>
<p>Zana için Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi önünde yapılan törenin ardından, cenaze kortej eşliğinde Ulucamii'ye götürüldü. Cenazeye çok sayıda yurttaş eşlik etti. </p>
<p>Zana’nın cenazesi, Ulu Cami’de kılınacak cenaze namazının ardından Yeniköy Mezarlığı’nda toprağa verildi. Zana'nın ailesi, Liceliler Taziye Evi’nde taziyeleri kabul edecek. </p>
<a href='/haber/mehdi-zana-kimdir-322951' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/29/mehdi-zana-kimdir.webp' alt='Mehdi Zana kimdir?' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Mehdi Zana kimdir?</h5>
<div class='date'>29 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>

<p>(EMK)</p>]]></content:encoded><pubDate>Sun, 30 Aug 2026 11:59:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Ev içi kadın emeğine emeklilik: Destek mi, ev kadınlığına mahkûmiyet mi?]]></title><link>https://bianet.org/haber/ev-ici-kadin-emegine-emeklilik-destek-mi-ev-kadinligina-mahkumiyet-mi-322958</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/30/ev-emegine-emeklilik-destek-mi-ev-kadinligina-mahkumiyet-mi.webp'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/ev-ici-kadin-emegine-emeklilik-destek-mi-ev-kadinligina-mahkumiyet-mi-322958</guid><description><![CDATA[Meclis'e sunulan 40 maddelik teklif ev içi emeği görünür kılıyor mu, yoksa bakım yükünü kalıcılaştırıyor mu? Doç. Dr. Emel Memiş düzenlemenin artılarını ve eksilerini değerlendirdi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Emel Memiş, ev kadınlarına yönelik Meclis’e sunulan emeklilik teklifini ev içi görünmez emek, kadınların işgücü piyasasına katılımı ve oluşturulabilecek sosyal güvenlik politikaları bağlamında bianet’e değerlendirdi. </p>
<a href='/haber/ev-kadinlari-bu-dunyada-yok-gibi-288271' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2023/11/22/ev-kadinlari-bu-dunyada-yok-gibi.jpg' alt='Ev kadınları bu dünyada yok gibi!' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h6 class='surheadline'>25 KASIM KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE GÜNÜ</h6>
<h5 class='headline'>Ev kadınları bu dünyada yok gibi!</h5>
<div class='date'>22 Kasım 2023</div>
</div>
</a>

<p>Ev içinde ücretsiz yürütülen ve kadınların üzerine yüklenen bakım ve temizlik emeğinin sigortalılık süresi kapsamında yer almasını öngören <a href="https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y4/T2/WebOnergeMetni/a780a3c4-1ac2-49ba-9dec-f993f9d479ea.pdf" target="_blank" rel="noopener">40 maddelik kanun teklifi</a> Meclis’e sunuldu. Teklifte, Hazine tarafından desteklenen prim, sigorta ve geçmiş yıllar için borçlanma hakkının sağlanması talep ediliyor. </p>
<p>DEM Parti Bitlis Milletvekili Semra Çağlar Gökalp tarafından sunulan “Ev Emekçileri, Bakım Verenler, Ev İşçileri, Bakım Hakkı ve Kamusal Bakım Hizmetleri Hakkında Kanun Teklifi” başlıklı önergenin hedefi: </p>
<ul>
<li>Ücretsiz ev içi emek ve bakım emeğini yürütenlerin, ücret karşılığında ev hizmetlerinde çalışanların ve evde bakım hizmeti sunanların sosyal haklarının güvenceye alınması</li>
<li>Bakım hakkının temel bir sosyal hak olarak belirlenmesi</li>
<li>Kamu kurum ve kuruluşlarının bakım hizmetlerine yönelik görev ve sorumluluklarının düzenlenmesi </li>
</ul>
<p>Kanun teklifinde bakım ekonomisi, kadın özgürlüğü ve bakımın kamusallaşması konularına da değiniliyor. Teklifte, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2025 yılı “Zaman Kullanımı” araştırmasından da bahsediliyor. Verilere göre, cinsiyet perspektifinden incelendiğinde kadınların ev içerisinde ürettiği emek süresi erkeklere kıyasla yaklaşık beş kat daha uzun.  </p>
<p>*Güncel olarak, ev kadınları isteğe bağlı olarak sigortalı olabiliyor. Fakat bu, kişilerin bireysel ekonomik ve sosyal durumlarına bağlı bir uygulama. Teklifte öngörülen yenilik, sigortanın Hazine tarafından ödenmesi. </p>
<h3>Kanun Teklifinin içeriği </h3>
<figure class="image"><img src="https://static.bianet.org/2026/08/em.jpeg" alt="">
<figcaption>*Emel Memiş</figcaption>
</figure>
<p>Memiş, teklifin henüz komisyon aşamasında olmasından ötürü değerlendirmelerini ilan edilen çerçeve ve kamuoyuna yansıyan bilgiler üzerinden yaptığını belirtti. </p>
<p>Memiş’e göre sunulan teklif emeğin kendisini değil, emeğin sonucunu maddi olarak destekliyor. Önemli olanın ev kadınlarının nasıl koşullarda emek ürettiği olduğunu vurgulayan Memiş, teklifin hanehalkı içerisinde ev kadınlarını “bağımlı” konumundan çıkaramayabileceğini söyledi. Çünkü şu an için teklifte ev kadınlarına devlet destekli bir maaş bağlanmasından bahsedilmiyor. </p>
<p>Memiş, teklifin evde üretilen emeğin sigorta ile desteklenmesinin önemli olduğunu ve uzun vadede yoksulluk riskini azaltabileceğini fakat kadınları işgücüne teşvik eden ek mekanizmaların da eklenmesi gerektiğini belirtti. Ona göre, düzenleme ev kadınlığını güvenceli hale getirebilir ama ev kadınlığından çıkışı zorlaştırabilir. </p>
<p>Memiş,  normalde “görünmez emek” dediğimiz ev içinde üretilen emeğin varlığını hukuken kabul etmenin “zayıf tanıma” olduğunu söylüyor. “Güçlü/tam tanıma” ise emeğin ölçülmesi ve emek yükünün yeniden dağılımını sağlamak ile mümkün. Memiş bu durumu şöyle ifade ediyor:</p>
<p>“Teklif sadece ev emeğinin gelecekteki sigorta değerini tanıyor. Bakım emeği bir iş olarak ücretlendirilmiyor. Yani, sadece bir statü olarak resmileşiyor. Kamuoyuna yansıyan ‘emeğin görünür kılınması’ ise bu düzenlemeden daha büyük bir dönüşüm ifade ediyor” </p>
<h3>Peki neler yapılmalı? </h3>
<p>Memiş, olabilecek senaryoların önüne geçmenin bakım hizmeti temelli destekler (kreş, anaokulu, bakım evleri) ile mümkün olduğunu vurguluyor. Bu uygulamaların, ev kadınlarının iş gücünde yer almasının önünü açtığını belirtiyor: </p>
<p>“2026 yılı asgari isteğe bağlı sigorta primi (10.899,90 TL/ay) üzerinden, tüm hak sahiplerinin asgari primden faydalandığı varsayımıyla yapılmıştır. </p>
<p>Teklifin nihai kapsam kriterleri netleşmediği için iki farklı ev kadını tanımı üzerinden senaryo kuralım: Ailevi nedenlerle çalışmayan ve iş aramayan 4 milyon 280 bin kadın için bu önerinin mali yükü yılda 560 milyar ile 2026 yılında bütçe içindeki payı %2,9'a denk düşen yüksek bir düzeydedir. </p>
<p>Önerideki kapsam belirsiz olduğundan ev işçileri ve ev işleriyle meşgul olma nedenini gösteren 10 milyon kadın üzerinden hesaplandığında bu pay %6,9 kadar yüksek. Mevcut bütçe açığının neredeyse yarısına denk düşüyor. </p>
<p>Oysa daha önce yapılan araştırmalar gösterdi ki bir birimlik kaynak kreş altyapısına yönlendirilirse, hem bakım yükü etkili biçimde azalıyor hem de istihdam nakit desteğe göre üç katı kadar yüksek oranda artıyor.”</p>
<p>Ek olarak, ev kadınlarının sigortalandığı ülkelerde (Almanya) tamamlayıcı uygulamaların da bulunduğunu ekleyen Memiş, Türkiye örneğinde şu anlık bakım veren/ ev kadını olma statüsünden çıkış mekanizması bulunmadığını söylüyor. </p>
<p>Memiş, bahsettiği “çıkmaz noktalara” karşı bazı çözüm önerilerinde bulunuyor:</p>
<ul>
<li>Yapılan analizler toplumsal cinsiyet, sınıf farklılıkları ve eğitim düzeyi gibi perspektiflerden değerlendirmeler içermeli </li>
<li>Alternatif maliyet-etki karşılaştırılması yapılmalı: Aynı bütçenin kreş/bakımevi altyapısına yönlendirilmesi durumunda olabilecek istihdam ile doğrudan emeklilik priminin yaratabileceği istihdam karşılaştırılmalı</li>
</ul>
<p>Memiş, ev kadınlarının resmi olarak “emekli” statüsüne erişse de “anne” rolündeki kadınlar için etkili olmayabileceği birkaç durumdan da bahsediyor:</p>
<p>“Aile içi paylaşım teşvik edilmeli. Diğer aile bireylerine sınırlı bakım izni/kredisi tanınmazsa kadının emekliliği fiilen ‘Artık emekli maaşı da alacaksın, bakımı sen sürdür’ haline dönüşebilir.”</p>
<p>(EÖ/EMK)</p>]]></content:encoded><pubDate>Sun, 30 Aug 2026 11:44:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Amedspor, Trabzon'da takımın formasını giyen kadına sözlü saldırıyı kınadı]]></title><link>https://bianet.org/haber/amedspor-trabzon-da-takimin-formasini-giyen-kadina-sozlu-saldiriyi-kinadi-322957</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/30/amedspor-trabzon-da-takimin-formasini-giyen-kadina-sozlu-saldiriyi-kinadi.jpeg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/amedspor-trabzon-da-takimin-formasini-giyen-kadina-sozlu-saldiriyi-kinadi-322957</guid><description><![CDATA[Süper Lig’de pazartesi Diyarbakır’da oynanacak Amedspor-Trabzonspor maçı öncesinde yaşanan olaya ilişkin Amed saldırı kınandı ve olayın sorumluları hakkında hukuki sürecin başlatılması istedi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Amed Sportif Faaliyetler Kulübü, Trabzon’da Amedspor forması giyen kadına saldırıyı kınayarak, olayın sorumluları hakkında gerekli hukuki süreçlerin başlatılmasını istedi.</p>
<p>Trabzon’da eşiyle birlikte dolaştığı sırada Diyarbakırlı olduğu öğrenilen kadının, giydiği Amedspor forması nedeniyle bir grubun sözlü saldırısına maruz kaldı.</p>
<p>Sosyal medyaya yansıyan görüntülerde, Amedspor forması giyen kadının etrafını saran grup, hakaret etti, “terörist” dedi. Kadın ise, "Ben terörist değilim, Diyarbakırlıyım. Eşim Antalyalı" yanıtını verdi.</p>
<p>Süper Lig’de pazartesi Diyarbakır’da oynanacak Amedspor-Trabzonspor maçı öncesinde yaşanan olaya ilişkin Amed Sportif Faaliyetler Kulübü’nden yapılan açıklamada, saldırı kınandı ve olayın sorumluları hakkında hukuki sürecin başlatılması istendi.</p>
<h3>“Sorumluları göreve davet ediyoruz”</h3>
<p>Açıklamada, bir spor kulübünün formasını giymenin aidiyetin, sevginin ve sportif bağlılığın ifadesi olduğu belirtildi ve şöyle denildi:</p>
<p>”Hiç kimse, hangi şehirde olursa olsun, desteklediği takımın formasını taşıdığı için baskı altında hissetmemeli; formasını çıkarmak ya da gizlemek zorunda bırakılmamalıdır. Çirkin saldırıyı kınıyor, olayın sorumluları hakkında gerekli hukuki süreçlerin başlatılması için adli mercileri göreve davet ediyoruz. Kulübümüz tarafından da gerekli hukuki başvuruların yapılacağını kamuoyuna bildiriyoruz.</p>
<p>Amedspor olarak biliyoruz ki münferit davranışlar bir şehre, bir kulübe veya bütün bir taraftar topluluğuna mal edilemez. Tam da bu nedenle, yaklaşan Amedspor–Trabzonspor karşılaşmasının gerilimlerin değil, futbolun birleştirici gücünün ve karşılıklı saygının öne çıktığı bir buluşma olmasını arzu ediyoruz. Taraftarlarımızdan her türlü provokasyona karşı sağduyuyu korumalarını özellikle rica ediyoruz. Amedspor olarak ayrıştıran değil birleştiren, gerilimi büyüten değil sağduyuyu güçlendiren bir futbol ikliminden yana olmaya devam edeceğiz."</p>
<p>(EMK)</p>]]></content:encoded><pubDate>Sun, 30 Aug 2026 11:37:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Tutuklu İBB Daire Başkanı Ramazan Gülten: Sabahlara kadar yargılanıyoruz]]></title><link>https://bianet.org/haber/tutuklu-ibb-daire-baskani-ramazan-gulten-sabahlara-kadar-yargilaniyoruz-322956</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/30/tutuklu-ibb-daire-baskani-ramazan-gulten-sabahlara-kadar-yargilaniyoruz.jpeg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/tutuklu-ibb-daire-baskani-ramazan-gulten-sabahlara-kadar-yargilaniyoruz-322956</guid><description><![CDATA[Mektubuna Nazım Hikmet’in "Hapiste Yatacak Olana Bazı Öğütler" şiirini anımsatarak başlayan Gülten, cezaevinde direnç ve umutla zaman geçirdiğini söyledi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>İBB davası kapsamında Silivri (Marmara Kapalı CİK) Cezaevi'nde tutuklu bulunan İBB İmar ve Şehircilik Daire Başkanı, Şehir Bölge Plancısı Ramazan Gülten, <img src="https://www.birgun.net/haber/iceriden-disariya-mektuplar-gecen-gunler-gelecek-adimlar-731875" alt=""> için bir mektup kaleme aldı. </p>
<p>Tutukluluğunun 487’nci gününde mahkeme sürecini, iddianamedeki iddiaları ve mesleki sorumlulukları değerlendiren Gülten, duruşmaların gece geç saatlere kadar uzamasını "Gece yarılarına kadar, kelimenin tam anlamıyla sabahlara kadar yargılanıyoruz" sözleriyle aktardı.</p>
<h3>"Zamanı saymıyorum”</h3>
<p>Mektubuna Nazım Hikmet’in <em>"Hapiste Yatacak Olana Bazı Öğütler"</em> şiirini anımsatarak başlayan Gülten, cezaevinde direnç ve umutla zaman geçirdiğini belirterek şöyle dedi: </p>
<p><em>"Ben de şiirdeki öğütlere uygun yaşamaya çalışıyorum. Bu yüzden cezaevinde geçen günleri saymıyorum. Önümüzdeki aydınlık günleri düşleyerek geçiriyorum zamanı; okumaya, çalışmaya gayret ediyorum. Ancak İBB davasında birinci dalga tutukluları geçtiğimiz günlerde 500. günü devirdiler. Bu mektup için ben de hesapladım: Tutukluluğumun 487. günü olmuş."</em></p>
<p>Duruşma sürecindeki aksaklıklara ve yoğunluğa dikkat çeken Gülten, birinci celsenin iki tutuklunun eksik savunması ve Ekrem İmamoğlu’nun henüz savunma yapamamasıyla tamamlandığını, tutuksuz sanıkların dinlendiği ikinci celsenin ise gece saat 01.00'lere kadar sürdüğünü vurguladı.</p>
<p>Yazının<a href="https://www.birgun.net/haber/iceriden-disariya-mektuplar-gecen-gunler-gelecek-adimlar-731875" target="_blank" rel="nofollow noopener"> tamamını buradan</a> okuyabilirsiniz.</p>
<p>(EMK)</p>]]></content:encoded><pubDate>Sun, 30 Aug 2026 10:47:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[ABD'li öğrencilerin %82'si bağımsız Filistin devletini destekliyor]]></title><link>https://bianet.org/haber/abd-li-ogrencilerin-82-si-bagimsiz-filistin-devletini-destekliyor-322955</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/30/abd-li-ogrencilerin-82-si-bagimsiz-filistin-devletini-destekliyor.webp'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/abd-li-ogrencilerin-82-si-bagimsiz-filistin-devletini-destekliyor-322955</guid><description><![CDATA[Araştırma sonuçlarına göre, öğrencilerin halklara ve siyasi yönetimlere bakışında belirgin bir fark dikkat çekiyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Brandeis Üniversitesi Maurice and Marilyn Cohen Modern Yahudi Araştırmaları Merkezi tarafından yayımlanan Ağustos 2026 tarihli rapor, ABD’deki üniversite öğrencilerinin Filistin ve İsrail’e bakışını detaylı bir şekilde ortaya koydu. </p>
<p>2025-2026 akademik döneminde ülke genelindeki 303 farklı üniversiteden 3 bin 989 lisans öğrencisinin katılımıyla gerçekleştirilen çevrim içi araştırma, gençlerin bölgedeki halklara, hükümetlere ve yaşanan siyasi krizlere yönelik tutumlarını net verilerle gözler önüne seriyor.</p>
<p>Araştırma sonuçlarına göre, öğrencilerin halklara ve siyasi yönetimlere bakışında belirgin bir fark dikkat çekiyor. </p>
<p>AA’nın haberine göre, katılımcıların %77’si Filistin halkına olumlu yaklaştığını belirtirken, İsrail halkına olumlu bakanların oranı %52'de kalıyor.</p>
<p>Siyasi aktörlere gelindiğinde ise olumlu görüşlerin oranı ciddi şekilde düşüyor; Filistin yönetimine olumlu bakanların oranı %41 olarak ölçülürken, İsrail hükümetine olumlu bakanlar yalnızca %15 seviyesinde seyrediyor. Nitekim katılımcıların %46'sı İsrail hükümetine karşı "çok olumsuz", %39'u ise "olumsuz" tutum sergilediğini ifade ediyor.</p>
<p>Öğrencilerin yaşanan krizin hukuki ve siyasi boyutuna yönelik değerlendirmelerinde ise yüksek oranlı uzlaşılar göze çarpıyor.</p>
<p>Araştırmaya katılanların %74'ü İsrail'in Filistin halkına karşı soykırım yaptığı yönündeki ifadeye katıldığını belirtirken, bu görüşe katılmayanların oranı %25'te kalıyor. Öte yandan, Filistinlilerin müstakil bir devlet çatısı altında kendi geleceklerini belirleme hakkına sahip olduğunu savunanların oranı %82 gibi güçlü bir çoğunluğa ulaşırken, bu fikre karşı çıkanların oranı ise yalnızca %18 olarak kayıtlara geçiyor.</p>
<p>(EMK)</p>]]></content:encoded><pubDate>Sun, 30 Aug 2026 10:36:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Jin Dergi’nin 183’üncü sayısı çıktı]]></title><link>https://bianet.org/haber/jin-derginin-183uncu-sayisi-cikti-322954</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/30/jin-derginin-183uncu-sayisi-cikti.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/jin-derginin-183uncu-sayisi-cikti-322954</guid><description><![CDATA[Dergi, bu kez barışın hangi toplumsal ve siyasal koşullarda kalıcılaşabileceğini, geçmişle kurulacak ilişkinin nasıl olması gerektiğini ele alıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Jin Dergi, 183.  sayısı “Geçmişle Yüzleşme ve Geleceğe Dair Beklentiler” kapağıyla çıktı.  </p>
<p>Dergi,183’üncü  sayısında; barışın hangi toplumsal ve siyasal koşullarda kalıcılaşabileceğini, geçmişle kurulacak ilişkinin nasıl olması gerektiğini ve barışın kimlerin sözüyle, hangi hak talepleriyle kurulabileceğini farklı yazılar ve deneyimler üzerinden ele alıyor.</p>
<p>Yeni sayıda okurla buluşacak konu ve başlıklar şöyle: </p>
<p>*Yas Evimizde: Kürdistan’da Kayıp, Hafıza ve Kolektif Ruhsallık / Figan Kepenek</p>
<p>*Geçmişle Yüzleşmek, Geleceği Birlikte Kurmak / Dilan Dirayet Taşdemir</p>
<p>*Barışın Dili, Kimin Sesi? / Esra Çiftçi</p>
<p>*Entelektüelin İşlevi ve Eleştirel Yaklaşımın İmkânı / Ruşen Seydaoğlu</p>
<p>*Barış Konuşulurken Kürtler Ana Dilinden Vazgeçer mi?  / Şükran Demir</p>
<p>*Barış Cezaevlerinden, Dilden ve Kimlikten Başlar- Barış Annesi Zeynep Çalıhan ile Röportaj / Jin Dergi Ekibi</p>
<p>(EMK)</p>]]></content:encoded><pubDate>Sun, 30 Aug 2026 10:26:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[İstanbul'da bazı yollar trafiğe kapatıldı]]></title><link>https://bianet.org/haber/istanbul-da-bazi-yollar-trafige-kapatildi-322953</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/30/istanbul-da-bazi-yollar-trafige-kapatildi.jpeg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/istanbul-da-bazi-yollar-trafige-kapatildi-322953</guid><description><![CDATA[Atatürk Bulvarı, D-100 kara yolu, O-3 Hal Yolu, Fevzipaşa ile Turgut Özal Millet caddeleri alternatif güzergah olarak kullanılabilecek.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul'da 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlaması dolayısıyla bazı yollar trafiğe kapatıldı.</p>
<p>Bayram kutlamaları nedeniyle saat 07.00'den itibaren Adnan Menderes Bulvarı (Vatan Caddesi) ile bulvar yan yolları her iki istikamette trafiğe kapatıldı.</p>
<p>Söz konusu yollar, program bitimine kadar kapalı kalacak.</p>
<p>Atatürk Bulvarı, D-100 kara yolu, O-3 Hal Yolu, Fevzipaşa ile Turgut Özal Millet caddeleri alternatif güzergah olarak kullanılabilecek.</p>
<p>(EMK)</p>]]></content:encoded><pubDate>Sun, 30 Aug 2026 09:08:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Mehdi Zana kimdir?]]></title><link>https://bianet.org/haber/mehdi-zana-kimdir-322951</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/29/mehdi-zana-kimdir.webp'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/mehdi-zana-kimdir-322951</guid><description><![CDATA[Devrimci Doğu Kültür Ocakları (DDKO)’nın yöneticilerinin arasında yer alan Mehdi Zana,  1963’te Türkiye İşçi Partisi’ne (TİP) katıldı. 1978 yerel seçimlerinde bağımsız aday olarak Amed Belediye Başkanlığı’na seçildi. 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra tutuklanarak çeşitli suçlardan hüküm giydi ve Diyarbakır, Aydın, Afyon ve Eskişehir cezaevlerinde tutuldu.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Mehdi Zana, 20 Aralık 1940’ta Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde dünyaya geldi. “Bilici” olan soyadını daha sonra Kürtçede “bilge” anlamına gelen “Zana” ile değiştirdi.</p>
<p>Mehdi Zana’nın babasının adı Mehmet Hilmi, annesinin adı ise Zümrete’ydi. Zana’nın kendi anlatımına göre sekiz kardeşi vardı. Vahşetin Günlüğü (Melsa Yayınları, 1992) adlı kitabında kardeşlerinin adlarını Nedret, Birsen, Mevlüt, Sait, Şükran, Mithat, Fikret ve Nüzhet olarak sıralıyor.</p>
<p>Eski HDP Milletvekili Leyla Zana ile 1975 yılında evlendi. Zana, iki çocuk babasıydı.</p>
<p>Siyasete genç yaşlarda katılan Zana, Devrimci Doğu Kültür Ocakları’nın yöneticileri arasında bulundu. Türkiye İşçi Partisi’ne 1963 yılında katıldı; partinin Silvan şubesinin kuruluş çalışmalarında yer aldı ve iki yıl şube başkanlığı görevini yürüttü.</p>
<p>1978 yerel seçimlerinde bağımsız aday olarak Diyarbakır Belediye Başkanı seçilen Zana, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından tutuklandı. Hakkında verilen mahkûmiyet kararları nedeniyle Diyarbakır, Aydın, Afyonkarahisar ve Eskişehir’deki cezaevlerinde kaldı. Yaşamının farklı dönemlerinde toplam 16 yıl cezaevinde bulunan Zana, 1994’ten itibaren yaklaşık 10 yıl İsveç’te yaşadı.</p>
<p>Ekim 2004’te Türkiye’ye dönen Zana, hakkındaki davalar kapsamında gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.</p>
<p>Anıları ile siyasi görüşlerini yazarak kitap olarak yayımladı. “Bekle Diyarbakır” adlı anı kitabında, siyasal bilinçlenmesinde terzihanenin önemini anlatmaktadır.</p>
<p>Zana’nın yazdığı eserler şunlar: Bekle Diyarbakır (1991), Vahşetin Günlüğü – Diyarbakır Zindanlarından (1992), Sevgili Leyla – Uzun Bir Sürgündü O Gece (anı, 1995), Zelâl Yeniden Doğuş (1996).</p>]]></content:encoded><pubDate>Sat, 29 Aug 2026 23:23:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Mehdi Zana yaşamını yitirdi]]></title><link>https://bianet.org/haber/mehdi-zana-yasamini-yitirdi-322952</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/29/mehdi-zana-yasamini-yitirdi.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/mehdi-zana-yasamini-yitirdi-322952</guid><description><![CDATA[Eski Diyarbakır Belediye Başkanı Mehdi Zana, KOAH nedeniyle tedavi gördüğü hastanede 85 yaşında yaşamını yitirdi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>KOAH nedeniyle bir süre önce hastaneye kaldırılarak yoğun bakımda tedavi alınan eski Diyarbakır Belediye Başkanı Mehdi Zana, hayatını kaybetti. Zana’nın cenazesi yarın Diyarbakır’daki Yeniköy Mezarlığı’nda toprağa verilecek.</p>
<a href='/haber/mehdi-zana-kimdir-322951' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/29/mehdi-zana-kimdir.webp' alt='Mehdi Zana kimdir?' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Mehdi Zana kimdir?</h5>
<div class='date'>29 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>

<h3>DEM Parti'den taziye mesajı</h3>
<p>DEM Parti, Zana’nın yaşamını yitirmesinin ardından sosyal medya hesabından yayımladığı mesajda, şu ifadelere yer verdi:</p>
<p>“Kürt halkının özgürlük ve demokrasi mücadelesinin kıymetli isimlerinden Mehdi Zana’nın yaşamını yitirdiğini büyük bir üzüntüyle öğrendik. Ailesinin, sevenlerinin ve Kürt halkının başı sağ olsun.</p>
<p>Onun mücadelesine ve hatırasına borcumuz; halkların eşit ve özgür yaşayacağı onurlu bir barışı mutlaka inşa etmektir.</p>
<p>Anısı ve mücadelesi önünde saygıyla eğiliyoruz.”</p>
<h3>Barzani'nin mesajı</h3>
<p>IKBY Başkanı Neçirvan Barzani, tedavi gördüğü hastanede 85 yaşında yaşamını yitiren eski Diyarbakır Belediye Başkanı Mehdi Zana için yayımladığı taziye mesajında, “Türkiye’deki Kürt siyasi mücadelesinin önde gelen isimlerinden biriydi. Ömrünün uzun yıllarını halkının haklarını savunmaya adadı ve bu uğurda büyük bedeller ödedi” dedi.</p>
<p>Süleyman İskenderoğlu şu mesajı paylaştı X'te:</p>
<p>"Kürt siyasetinin önemli figür ve isimlerinden, mücadelenin ve direnişin simgesi Mehdi Zana'nın vefatını büyük bir üzüntüyle öğrendim. Kendisine Allah'tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı dilerim." <a href="https://x.com/hashtag/Mehd%C3%AEZana?src=hashtag_click" target="_blank" rel="noopener">#MehdîZana</a>"</p>
<p>Fırat Akış şu mesajı paylaştı:</p>
<p>"Mehdi Zana, hayatını halkının onuru, özgürlüğü ve geleceği uğruna verilen mücadelenin içinde geçirdi; halkının acısını kendi acısı, halkının umudunu da kendi umudu bildi. Emeği, fedakarlığı ve mücadelesi halkının hafızasında her daim yaşayacaktır. Allah rahmet eylesin. Ailesinin, yakınlarının ve tüm sevenlerinin başı sağ olsun. Mekanı cennet olsun, anısı her zaman yaşasın."</p>
<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">Mehdî Zana, jiyana xwe ji bo rûmeta gelê xwe, azadiya wî û siberoja wî di nava têkoşînê de derbas kir; êşa gelê xwe êşa xwe, hêviya gelê xwe jî hêviya xwe dizanî. Ked, fedakariy û têkoşîna wî dê di bîra gelê wî de her tim bijî. Xwedê rehma xwe lê bike. Serê malbat, nêzîk û hemû… <a href="https://t.co/EOZx4VxK3K" target="_blank" rel="nofollow">pic.twitter.com/EOZx4VxK3K</a></p>
— Fırat Akış #MehmetSıddıkAkışaÖzgürlük (@firatakis) <a href="https://x.com/firatakis/status/2093939624087327098?ref_src=twsrc%5Etfw" target="_blank" rel="nofollow">August 30, 2026</a></blockquote>
<p>Selim Temo şu mesajo paylaştı:</p>
<p>"Diyarbakır şehrinde yeni bir gül açtı!"</p>
<p>Çocukluğumuzun kahramanı, davamızın emektarı, başkentimizin gülü, Mehdi Zana'mız...</p>
<p>Ailesinin başı sağ olsun; Silvan'ın, Amed'in, Kürdistan'ın başı sağ olsun... #MêhdîZana"</p>
<p>"Diyarbakır şehrinde yeni bir gül açtı!" Çocukluğumuzun kahramanı, davamızın emektarı, başkentimizin gülü, Mehdi Zana'mız... Ailesinin başı sağ olsun; Silvan'ın, Amed'in, Kürdistan'ın başı sağ olsun... #MêhdîZana</p>
<p>(Mİ)</p><script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>]]></content:encoded><pubDate>Sat, 29 Aug 2026 23:22:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Melih Gökçek'e soruşturma açıldı]]></title><link>https://bianet.org/haber/melih-gokcek-e-sorusturma-acildi-322950</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/29/melih-gokcek-e-sorusturma-acildi.jpeg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/melih-gokcek-e-sorusturma-acildi-322950</guid><description><![CDATA[Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek hakkında yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı yönündeki iddialara ilişkin resen soruşturma başlattı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek hakkında "yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı" iddialarına ilişkin resen soruşturma başlattı.</p>
<p>Savcılık açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>“Bazı basın ve yayın organlarında, İbrahim Melih Gökçek hakkında yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı yönünde öne sürülen iddialara ilişkin olarak, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığımızca resen soruşturma başlatılmıştır.”</em></p>
<h3>İddialar neydi?</h3>
<p>Soruşturmaya konu iddialar, gazeteci Murat Ağırel tarafından ortaya atıldı. Ağırel arıca belgeler paylaştı.</p>
<p>Gökçek ailesinin Almanya’da ‘HAMAG’ isimli bir şirket kurduğunu ancak hiç çalışanı olmayan bu şirketin servet değerinde taşınmazlar satın aldığını ileri sürdü.</p>
<p>Ağrel’in paylaştığı belgelere göre 2023 yılında şirketin banka hesabına Türkiye üzerinden yaklaşık 5 milyon euro para gönderildi. Hülya Gökçek ise bu parayla Düsseldorf'ta 18 daireli bir binayı satın aldı. </p>
<p>Bir diğer iddia ise Gökçek ailesinin Türkiye’den gönderilen paralarla Almanya’da AVM satın aldığı. 21 Mayıs 2025’te noter huzurunda 8,5 milyon euroluk sözleşme imzalandı. Ancak Gökçek ailesi AVM'yi satın almak için şartları sağlayamadı.</p>
<p>Melik Gökçek ise iddiaları “iftira” diyerek reddetti. Ağırel'i FETÖ bağlantılı çevrelerce desteklenmekle suçladı. Konuyu yargıya taşıyacağını açıkladı.</p>
<p>Ancak daha sonra Murat Ağırel, Melih Gökçek'e belgelerle yanıt verdi. FETÖ ithamına karşılık “Bunlar sizin arkadaşlarınız Melih Bey. Gün boyunca size bir zarar gelmesin diye çırpındılar. Ne de olsa eski dostsunuz. Her zaman yaptıkları gibi haberi manipüle edip gerçeği karartmaya çalıştılar. Sizler bu isimlerle işler çevirirken, bizler 19 yıldır olduğu gibi FETÖ ile mücadele ediyorduk.” dedi.</p>
<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Melih Gökçek’in oğlu Ahmet Gökçek ve eşi Hülya Gökçek’in Almanya’daki şirketini ve mal varlıklarını merak edenler için kamuya açık bilgi alma adreslerini ekliyorum.<br><br>İsteyen herkes bakabilir, sorgulayabilir:<br><br>1- <a href="https://t.co/QqtnlGqzpC" target="_blank" rel="nofollow">https://t.co/QqtnlGqzpC</a><br><br>2- <a href="https://t.co/hB6bDCdOeQ" target="_blank" rel="nofollow">https://t.co/hB6bDCdOeQ</a><br><br>Ben gittim,… <a href="https://t.co/3hhSkIuykI" target="_blank" rel="nofollow">pic.twitter.com/3hhSkIuykI</a></p>
— Murat AĞIREL (@muratagirel) <a href="https://x.com/muratagirel/status/2093284822152040540?ref_src=twsrc%5Etfw" target="_blank" rel="nofollow">August 28, 2026</a></blockquote>
<p>(Mİ/HA)</p><script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>]]></content:encoded><pubDate>Sat, 29 Aug 2026 23:15:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Cem Yılmaz'a anjiyo yapıldı]]></title><link>https://bianet.org/haber/cem-yilmaz-a-anjiyo-yapildi-322949</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/29/cem-yilmaz-a-anjiyo-yapildi.webp'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/cem-yilmaz-a-anjiyo-yapildi-322949</guid><description><![CDATA[Komedyen Cem Yılmaz, Çanakkale’nin Ayvacık ilçesindeki evinde rahatsızlanmasının ardından hastaneye kaldırılarak anjiyo işlemine alındı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Ayvacık ilçesine bağlı Paşaköy’deki evinde rahatsızlanan Cem Yılmaz, 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak yardım istedi. Bölgeye sevk edilen sağlık ekipleri, göğüs ağrısı şikayeti bulunan Yılmaz’ı ambulansla Ayvacık Devlet Hastanesi’ne götürdü.</p>
<p>Buradaki ilk müdahalenin ardından Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edilen Yılmaz’a anjiyo yapıldı. Yılmaz, işlemin ardından Koroner Yoğun Bakım Ünitesi’nde tedavi altına alındı.</p>
<h3>Bakan Memişoğlu: Genel durumu iyi</h3>
<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Yılmaz’ın genel durumunun iyi olduğunu belirterek şunları kaydetti:</p>
<p>“Değerli sanatçımız Cem Yılmaz’ın geçirdiği rahatsızlık nedeniyle gerekli tıbbi müdahaleler başarıyla gerçekleştirilmiştir. Genel durumu iyi olup tedavisi ve takibi koroner yoğun bakımda devam etmektedir.</p>
<p>Kendisine geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, en kısa sürede sağlığına kavuşmasını temenni ediyorum.”</p>
<p>(Mİ)</p>]]></content:encoded><pubDate>Sat, 29 Aug 2026 23:07:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Kadın Cinayetlerine Karşı Feministler: “Ayşe’nin katilini koruyan polislere ne oldu?”]]></title><link>https://bianet.org/haber/kadin-cinayetlerine-karsi-feministler-aysenin-katilini-koruyan-polislere-ne-oldu-322947</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/29/kadin-cinayetlerine-karsi-feministler-aysenin-katilini-koruyan-polislere-ne-oldu.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/kadin-cinayetlerine-karsi-feministler-aysenin-katilini-koruyan-polislere-ne-oldu-322947</guid><description><![CDATA[Polis engelinin ardından eylemlerini Arena Park durağında yapan kadınlar, Cemil Koç’u koruyan ve müracaat eden aileye zorluk çıkaran görevlilerin akıbetini sordu.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Kadın Cinayetlerine Karşı Feministler, Ayşe Tokyaz cinayetinde ihmali ve usulsüzlüğü bulunan kolluk kuvvetlerine dikkat çekmek amacıyla Halkalı Şehit Ahmet Zehir Karakolu önünde bir araya geldi.</p>
<a href='/yazi/ayse-tokyaz-cinayeti-erkek-devlet-akli-nasil-calisir-317911' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-yazi/2026/03/22/ayse-tokyaz-cinayeti-erkek-devlet-akli-nasil-calisir.jpeg' alt='Ayşe Tokyaz cinayeti: Erkek-devlet aklı nasıl çalışır?' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h6 class='surheadline'>KADINLARIN GÜNDEMİ</h6>
<h5 class='headline'>Ayşe Tokyaz cinayeti: Erkek-devlet aklı nasıl çalışır?</h5>
<div class='date'>22 Mart 2026</div>
</div>
</a>

<p>Küçükçekmece Kaymakamlığı’nın yasaklama kararını gerekçe gösteren emniyet güçleri, kadınların karakol önünde açıklama yapmasına izin vermedi. </p>
<p>Karara tepki gösteren grup, açıklamayı otobüs duraklarına taşıdı. Gruba adına metni okuyan Ezgi Karakuş, cinayet sürecinde yaşanan ihmaller zincirini tek tek sıraladı.</p>
<h3>“Mücadele edilmeseydi şüpheli ölüm olacaktı"</h3>
<p>Ayşe Tokyaz’ın ikiz kardeşi Esra’nın ısrarlı takibi olmasaydı cinayetin üstünün örtüleceğini vurgulayan Karakuş, “Kardeşinin çabası bulunmasaydı bu katliam da Cemil Koç’un Diyarbakır’da katlettiği Ejegül Ovezova gibi ‘şüpheli ölüm’ ya da ‘intihar’ denilerek cezasız bırakılacaktı. Ayşe yalnızca katil tarafından değil; faili koruyan, cinayetin ortaya çıkarılmasını engelleyen erkek mekanizması tarafından katledildi” dedi.</p>
<p>Süreç boyunca görevini yapmayan polislerin suça ortak olduğunu belirten Karakuş, karakola yapılan başvurularda yaşanan skandalları şu sözlerle aktardı:</p>
<ul>
<ul>
<li>İhbarın ardından olay yerine 1,5 saat sonra gelen polisler, “Kardeşin reşit, bizi boşuna aramışsın” diyerek başvuruyu işleme almayı reddetti.</li>
<li>Halkalı Karakolu’ndaki görevliler, katil zanlısı ihraç polis Cemil Koç’un eski mesai arkadaşları olduğunu belirterek süreci ağırdan aldı.</li>
<li>Emniyet birimleri aileyi oyalamakla kalmayıp, Esra’nın verdiği resmi ifadeyi katil zanlısıyla paylaştı.</li>
</ul>
</ul>
<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">Kadın cinayetlerine karşı feministler bugün Ayşe Tokyaz için eylem yaptı <a href="https://t.co/OtwkfHrT8D" target="_blank" rel="nofollow noopener">pic.twitter.com/OtwkfHrT8D</a></p>
— Evrim Kepenek (@kepenekevrimm) <a href="https://x.com/kepenekevrimm/status/2093753142747799618?ref_src=twsrc%5Etfw" target="_blank" rel="nofollow noopener">August 29, 2026</a></blockquote>
<h3>“Taciz mesajları silindi"</h3>
<p>Karakuş, emniyet mensuplarının aileye yönelik tutumunu ve delil karartma iddialarını da dile getirdi. Polis memuru Mesut’un, Esra’nın telefonuna el koyarak diğer polis Mert tarafından gönderilen taciz mesajlarını sildiğini belirten Karakuş; ağlayan kardeşe “duygu sömürüsü yapma” denilerek baskı kurulduğunu ve şikâyetçi olması durumunda kardeşinin arama çalışmalarının uzatılacağı yönünde tehdit edildiğini kaydetti. Katil zanlısının, elde ettiği resmi tutanakla aileye ulaşıp tehdit savurma cesaretini bu “cezasızlık ve erkek dayanışmasından” aldığı vurgulandı.</p>
<p><img src="https://static.bianet.org/2026/08/k3.jpeg" alt=""></p>
<h3>“Açıkça suç işleyen bu polisler görevde mi?”</h3>
<p>Küçükçekmece, Halkalı ve Kanarya karakollarında görevli polisler hakkında kalıcı bir işlem yapılıp yapılmadığını soran Karakuş, “Cinayeti önlemek yerine faile zaman kazandıran, açıkça suç işleyen bu polisler hakkında ne yapıldı? Söz konusu kişiler hâlâ görevlerinin başında mı?” diyerek yetkililere seslendi.</p>
<p>Kadınlar, failleri koruyan değil erkek şiddetine karşı önleyici mekanizmaları bütünlüklü olarak işleten bir düzen inşa edene kadar mücadeleye devam edeceklerini bildirdi.</p>
<p>Açıklama, Ayşe Tokyaz’ın katledilmesine ilişkin 9 Eylül tarihinde görülecek karar duruşmasına katılım çağrısıyla sona erdi.</p>
<a href='/haber/ayse-tokyaz-davasinda-ara-karar-tum-saniklarin-tutukluluk-hali-devam-edecek-321097' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/07/02/ayse-tokyaz-davasinda-bugun-mutalaa-aciklanacak.jpg' alt='Ayşe Tokyaz davasında ara karar: Tüm sanıkların tutukluluk hali devam edecek' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h6 class='surheadline'>DURUŞMA 9 EYLÜL'E ERTELENDİ</h6>
<h5 class='headline'>Ayşe Tokyaz davasında ara karar: Tüm sanıkların tutukluluk hali devam edecek</h5>
<div class='date'>2 Temmuz 2026</div>
</div>
</a>

<p>(EMK)</p><script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>]]></content:encoded><pubDate>Sat, 29 Aug 2026 20:34:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Mehmet Uçum’a AKP içinden Osman Kavala ve AİHS tepkisi]]></title><link>https://bianet.org/haber/mehmet-ucuma-akp-icinden-osman-kavala-ve-aihs-tepkisi-322946</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/29/mehmet-ucuma-akp-icinden-osman-kavala-ve-aihs-tepkisi.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/mehmet-ucuma-akp-icinden-osman-kavala-ve-aihs-tepkisi-322946</guid><description><![CDATA[AKP Ankara Milletvekili Tuğrul Türkeş, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un AİHS’den çekilme tartışmasına ilişkin sözlerini eleştirdi. Böyle bir senaryoyu “deli saçması” ve “Kafkaen absürtlük” olarak niteledi. “Evrensel hukuk ilkeleri ve adalet bugün ve yarın için herkese, hepimize lazım." dedi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>AKP Ankara Milletvekili Tuğrul Türkeş, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un Osman Kavala kararı sonrası Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nden (AİHS) çekilebileceğine ilişkin değerlendirmelerine tepki gösterdi.</p>
<p>Türkeş, “Yapay zekâyla basit bir diyalog bile ülkemizin AİHS’ye taraf olmaktan vazgeçmesi senaryosunun ne denli ‘deli saçması’ olacağının anlaşılması için yeterliyken, bunu üst düzey sorumluluk sahiplerinin açıktan dillendirmeye cesaret etmeleri ancak Kafkaen absürtlükle izah edilebilir” dedi.</p>
<p>Türkeş, X hesabından “Türkiye’nin hukuk burcunda akıl tutulması” başlığıyla yaptığı açıklamada, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Osman Kavala hakkında verdiği son ihlal kararının ardından gündeme gelen AİHS’den çekilme tartışmalarını değerlendirdi.</p>
<p>Türkiye’nin 70 yılı aşkın süredir Avrupa Konseyi üyesi ve AİHS’ye taraf olduğunu hatırlatan Türkeş, Türkiye’nin AİHM’e bireysel başvuru hakkını 1987’de, Mahkeme’nin zorunlu yargı yetkisini ise 1990’da kabul ettiğini belirtti.</p>
<p>Türkeş, “Bugün söz konusu bu ciddi birikimin ve Avrupa’yla entegrasyon mekanizmasının birtakım hezeyanlarla hiç edilmek istendiğini müşahede ediyoruz” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Türkiye’nin Avrupa’yla ilişkilerinin Avrupa Birliği’yle sınırlı olmadığını belirten Türkeş, AİHS ve AİHM gibi kurumların “yokmuş” ya da “önemsizmiş” gibi değerlendirilemeyeceğini söyledi.</p>
<a href='/haber/ucum-yuksekten-uctu-turkiye-aihs-e-tarafligini-ve-aihmye-bireysel-basvuru-hakkini-gozden-gecirebilir-322810' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/26/ucum-yuksekten-uctu-turkiye-aihs-e-tarafligini-ve-aihmye-bireysel-basvuruyu-hakkini-gozden-gecirebilir.jpg' alt='Uçum yüksekten uçtu: "Türkiye AİHS&#39;e taraflığını ve AİHM’ye bireysel başvuru hakkını gözden geçirebilir"' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h6 class='surheadline'>AİHM'NİN KAVALA KARARI ÜZDÜ</h6>
<h5 class='headline'>Uçum yüksekten uçtu: "Türkiye AİHS'e taraflığını ve AİHM’ye bireysel başvuru hakkını gözden geçirebilir"</h5>
<div class='date'>26 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>

<h3>"Ancak Kafkaen absürtlükle izah edilebilir"</h3>
<p>Şunları kaydetti:</p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>“Türkiye Cumhuriyeti Devleti, gerek coğrafi konumu ve kültürel tarihi gerekse üstün jeopolitik menfaatleri bakımından her daim çok-boyutlu bir politika izlemek durumundadır. Ve 'Avrupa'yla müspet ilişkiler' başlığı, tam da bu 'çok-boyutluluk' ilke ve pratiğinin vazgeçilmez bir ağırlık merkezidir.</em></p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>Modern zamanlarda AB-Türkiye ilişkileri pek çok çetin sınavdan geçmiş, ancak köklü Hariciyemizin emektar diplomatlarının da alın teri ve çabalarıyla hep 'daha ileriye' taşınabilmiştir. Bu emeklerin kimileri tarafından zayi edilmek istenmesi - üstelik doğuracağı kesin uzun vadeli/yapısal hukuki, ekonomik ve siyasi istikrarsızlaşma ivmesi bütünüyle inkar edilerek - tam anlamıyla bir akıl tutulmasıdır.</em></p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>Herkes için eşit işleyen hukuk ve adalet, kalkınmanın da refahın da medenileşmenin de ön şartıdır. Bugün hukuku ve adaleti aşındıran yahut aşındırmış memleketlerin içinde bulundukları sefalet ve dünya sahnesinde uğradıkları geri döndürülemez itibar kaybı herkesin malumudur. Türkiye'yi bu seviyelere çekmek isteyenlerin devlete ve millete nasıl bir kötülük yaptıklarının farkında olduklarını zannetmiyorum.</em></p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>Osman Kavala ve benzeri irili ufaklı, kangrenleştirilmiş davaların 'milli hukuk' yoluyla çözülmesi pekala mümkündü ve hatta hala mümkündür. Bunun için dışarıdan birtakım mercilerin dahline hiç mi hiç ihtiyaç yok(tu). Yürürlükteki Anayasa ve yasaların herkese eşit, adil ve şeffaf tatbik edilmesiyle bu sorunların hiçbiri yaşanmayabilir(di). Nitekim bundan iki yıl kadar evvel bu hususta girişimlerde bulunmam da tam olarak bu sebeplerdendi.</em></p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>Hukuk kararlarına - onları siyaset ve zararlı bazı ideolojik fantezi zeminlerine çekmeksizin - 'uygulanma' fırsatı tanımak, Avrupa hukukunun değil, bizzat milli hukukun bir kazanımı şeklinde değerlendirilecektir. Salt 'Kavala' özelinde değil, topyekun Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşlarının isteği ve menfaati buradadır. Kavala figürü yalnızca meselenin en 'görünür' yüzüdür. </em></p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>Yapay zekayla basit bir diyalog bile ülkemizin AİHS'ye taraf olmaktan vazgeçmesi senaryosunun ne denli 'deli saçması' olacağının anlaşılması için yeterliyken, bunu üst düzey sorumluluk sahiplerinin açıktan dillendirmeye cesaret etmeleri ancak Kafkaen absürtlükle izah edilebilir.</em></p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>Evrensel hukuk ilkeleri ve adalet bugün ve yarın için herkese, hepimize lazım."</em></p>
<p>(HA)</p>]]></content:encoded><pubDate>Sat, 29 Aug 2026 17:50:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Muğla'daki orman yangını Antalya'ya sıçradı]]></title><link>https://bianet.org/haber/mugla-daki-orman-yangini-antalya-ya-sicradi-322945</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/29/mugla-daki-orman-yangini-antalya-ya-sicradi.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/mugla-daki-orman-yangini-antalya-ya-sicradi-322945</guid><description><![CDATA[Muğla'nın Seydikemer ilçesinde başladıktan sonra rüzgarın etkisiyle Antalya'nın Kaş ilçesine sıçrayan orman yangını, havadan ve karadan müdahalelerle söndürülmeye çalışılıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Muğla’nın Seydikemer Korubükü köyü yakınlarında tarım alanında yangın çıktı. Yangın şiddetli rüzgarın etkisiyle ormanlık alana sıçradı.</p>
<p>Saklıkent Kanyonu'na yakın bir noktada çıkan yangın, kuzeyden esen şiddetli rüzgarla birlikte kanyondan gelen dereyi aşarak Antalya Kaş sınırlarında kalan ormanlık alana geçti.</p>
<p>Orman Genel Müdürlüğü yangına 4 uçak, 15 helikopter, 72 arazöz, 6 iş makinesi, 450 personel ile müdahale edildiğini duyurdu.</p>
<p>Yangın nedeniyle Palamut Mahallesi'ndeki bazı evlerde hasar oluştu.</p>
<p>Bölgedeki şiddetli rüzgarın etkisiyle alevler yayılarak Çavdır Mahallesi merkezine ulaştı.</p>
<p>Tahliye edilen mahalledeki bazı ev ve seralar yandı.</p>
<p>Ekipler, yangını kontrol altına almak için havadan ve karadan müdahalelerini sürdürüyor.</p>
<p>(HA)</p>]]></content:encoded><pubDate>Sat, 29 Aug 2026 17:08:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[“Yasa bir kapı araladı, eşit yurttaşlık düzeni kurulmalı”]]></title><link>https://bianet.org/haber/yasa-bir-kapi-araladi-esit-yurttaslik-duzeni-kurulmali-322944</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/29/yasa-bir-kapi-araladi-asil-mesele-esit-yurttaslik.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/yasa-bir-kapi-araladi-esit-yurttaslik-duzeni-kurulmali-322944</guid><description><![CDATA[DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Resmi Gazete’de yayımlanan çerçeve yasayı “tarihi bir adım” olarak nitelendirdi. Yasanın Kürt meselesini bütünüyle çözmediğini belirten Bakırhan, “Silahlar sustu ama eşit yurttaşlar olduğumuz bir düzen kurulmalıdır” dedi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Urfa’da halk buluşmasına katıldı.</p>
<p>Burada barış süreci üzerine bir konuşma yapan Bakırhan, çatışmalarda hayatını kaybeden PKK’lilerin ile askerlerin ailelerine başsağlığı mesajı iletti.</p>
<p>Türkiye'nin dört bir yanında taziye çadırları kurulduğunu anlatan Bakırhan, <em>“Çatışma ve şiddet ortamda yaşamını yitiren gençlerin taziyeleri açıklanıyor. Demek ki herhalde daha önce koşullar uygun olmadı. Hamasete girmeden o ailelere başsağlığı diliyorum. Hiçbir söz evlat acısını gideremiyor. O ailelerin acısını paylaşıyoruz. Sadece Barış Annelerinin, Cumartesi Annelerinin değil, şehit ve gazi ailelerinin de acılarını paylaşıyoruz. Trabzon'un acısı da Siirt'in acısı da Urfa'nın acısı da eşittir. Kimse evladını yitirmesin.” </em>diye konuştu.</p>
<p>Kendilerine<em> “Bu süreç nedir?</em>” şeklinde sorular geldiğini belirten Bakırhan “<em>Hiçbir annenin evladını yitirmemesi sürecidir.”</em> İfadelerini kullandı.</p>
<h3>"İlk defa Kürt meselesi için bir yasa geçti"</h3>
<p>Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’a ilişkin görüşlerini paylaşan Bakırhan, şunları kaydetti:</p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>"İki yılı aşkın süredir hep birlikte bu süreci büyük titizlik ve dikkatle dinliyoruz. Gittiğimiz birçok yerde halkımız, halklarımız tereddütlerini, güvensizliklerini dile getirdiler. Evet, ağır yürüdü, aksak yürüdü. Daha önce bu yasa çıkarılabilirdi ama günün sonunda eksiklerine, aksaklıklarına rağmen Meclis’te tarihi bir yasa geçti. </em></p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>Yüz yıllık Meclis tarihinde ilk defa Kürt meselesi yasal bir zeminde tartışıldı. İlk defa Kürt meselesi için bir yasa geçti. Kürt yok denilen, kimliği inkar edilen, diline bilinmeyen dil denilen, Meclis’te konuştuğu zaman mikrofonların kapatıldığı, Meclis tutanaklarına 'bilinmeyen dil' diye geçen Kürt meselesiyle ilgili bir yasa geçti. Bu çok önemlidir. Bu önemi herkes bilmelidir.”</em></p>
<h3>"Yasa Kürt meselesinin çözüm yasası değil"</h3>
<p>Yasada Kürtlere yönelik bir kazanımının olmadığına ilişkin yapılan eleştirilere yanıt veren Bakırhan, <em>"Peki ne oldu? Dilimize ne oldu? Kimliğimize ne oldu? Kayyımlar atanan belediyelere ne oldu? Cezaevinde Selahattinlere, Figenlere, Leyla Güvenlere ne oldu? Bu yasa Kürt meselesinin çözüm yasası değil. Yasanın temel amacı silahı ve şiddeti devreden çıkarıp Kürt meselesini siyasi zeminine taşıyıp orada tartışmak ve çözmekti. Peki bu talepleri unuttuk mu? Bu talepleri dile getirmeyecek miyiz? Bu taleplerimiz gerçekleşmeyecek mi? Tabii ki dile getireceğiz, savunacağız. Bu taleplerin çözümü için mücadele edeceğiz. Ama o yasa bu yasa değil”</em> ifadelerini kullandı.</p>
<h3>"Bir kapı aralandı"</h3>
<p>Bakırhan ardından şöyle devam etti:</p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>"Nedir bu yasa? Diyor ki Selahattinler, Figenler, Ali Ürkütler, Leyla Güvenler, cezaevindeki binlerce Kürt siyasi tutsak dışarı çıkacak. Çeşitli sebeplerden, baskılardan dolayı yurt dışına sürgüne gidenler ülkeye dönecek. Elinde silah olan, silahla mücadele eden, PKK'nin dağ kadroları demokratik, sosyal, siyasal yaşama katılacak. Diğer meselelerimiz bir sonraki aşamanın konularıdır. Bir sonraki yasaların konularıdır.</em></p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>Bu yasa Kürt meselesinin bütün boyutlarıyla çözüldüğü bir yasa değil. Evet sonuçlarını ortadan kaldıran, meseleyi şiddet zemininden, çatışma zemininden, ölüm zemininden alıp hukuki, siyasi zemine getiren bir yasadır. Yoksa yüz yıllık bir mesele bu yasayla çözülmeyecek. Biz de çok iyi biliyoruz. Bu yasa bir ilktir. Bu yasa bir kapı aralıyor, sonrasını Urfa halkımıza bırakıyor. Şimdi bir kapı aralandı."</em></p>
<p>Bakırhan, yasanın küçümsenmemesi gerektiğini de belirterek <em>"Bu yasa ilk defa Kürt meselesini Türkiye Cumhuriyeti tarihinde Meclis zeminine taşımıştır ve Meclis zemininde bir yasa çıkmıştır. Biz önemsiyoruz. Peki silahların susması her şeye yeter mi? Yetmez. Silahlar sustu ama eşit yurttaşlar olduğumuz bir düzen kurulmalıdır. Kürt'ün ötekileştirilmediği, stadyumlarda sarı torbaların gösterilmediği, Kürt'ün onurunun, kimliğinin aşağılanmadığı bir düzen kurulmalıdır. İşte bu düzenin ön adımları bu yasadır. Barış sadece çatışmanın bitmesi değildir. Barış, Kürt'ün korkmadan, çekinmeden, endişe duymadan kendi kimliğiyle, Alevi'nin kendi inancıyla, Arap yurttaşlarımızın kendi kimliğiyle onurluca yaşadıkları bir düzen kurmaktır. Dolayısıyla henüz yolun başındayız." </em>diye konuştu.</p>
<p>(HA)</p>]]></content:encoded><pubDate>Sat, 29 Aug 2026 16:23:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Yunanistan Türkiye’ye nota verdi]]></title><link>https://bianet.org/haber/yunanistan-turkiyeye-nota-verdi-322943</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/29/yunanistan-turkiyeye-nota-verdi.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/yunanistan-turkiyeye-nota-verdi-322943</guid><description><![CDATA[Yunanistan, Türkiye’nin Ege ve Akdeniz’de ilan ettiği iki deniz milli parkına ilişkin Ankara’ya diplomatik nota verdi. Atina, Türkiye’nin açıkladığı koordinatların Yunanistan’ın karasuları dışında bulunduğunu ancak kendi kıta sahanlığıyla örtüştüğünü savunuyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Gerapetritis, Türkiye’nin Ege ve Akdeniz’de ilan ettiği iki deniz milli parkına ilişkin Ankara’ya resmi diplomatik bildirimde bulunduklarını açıkladı.</p>
<p>Yunanistan parlamentosunda konuşan Gerapetritis, diplomatik notada Atina’nın Türkiye’nin ilan ettiği alanlara yönelik itirazlarının ayrıntılı biçimde aktarıldığını söyledi.</p>
<p>Gerapetritis Yunanistan’ın söz konusu düzenlemelerin uluslararası hukukla bağdaşmadığı ve hukuki sonuç doğuramayacağı görüşünde olduğunu belirtti. İlgili Avrupa kurumlarının da sürecin başından itibaren bilgilendirildiğini aktardı.</p>
<p>ANKA’nın Yunanistan merkezli <em>Kathimerini</em> gazetesinden aktardığına göre, Yunanistan Dışişleri Bakanlığı iki ülkenin ilan ettiği deniz parklarını karşılaştıran haritalar da hazırladı. Atina’nın haritaları ve beraberindeki belgeleri gelecek hafta İrlanda’da yapılacak gayriresmi Avrupa Birliği Dışişleri Bakanları Toplantısı’nda üye ülkelerle paylaşmayı planladığı aktarıldı.</p>
<h3>“Koordinatlar Yunanistan karasularının dışında”</h3>
<p>Gerapetritis, Türkiye’nin deniz parkları için açıkladığı koordinatların Yunanistan’ın karasuları dışında kaldığını söyledi.</p>
<p>Bununla birlikte Atina’nın bu alanların bir bölümünü kendi kıta sahanlığının parçası olarak değerlendirdiğini belirten Gerapetritis, Yunanistan’ın bu nedenle Türkiye’nin kararına uluslararası hukuk açısından itiraz ettiğini ifade etti.</p>
<p>Gerapetritis ise Türkiye ile yaşanan anlaşmazlıklara rağmen Ankara ile iletişim kanallarının açık tutulması gerektiğini söyledi.</p>
<p>Türkiye ile Yunanistan arasında temel hukuki görüş ayrılıkları bulunduğunu belirten Gerapetritis, diyaloğun gerilimin daha geniş çaplı krizlere dönüşmesini önlemek açısından gerekli olduğunu da kaydetti.</p>
<h3>İki bölge deniz milli parkı oldu</h3>
<p>Türkiye, 16 Ağustos’ta Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı’yla Fethiye-Kaş açıklarındaki bir alan ile Kuzey Ege’de Gelibolu Yarımadası, Gökçeada ve Tekirdağ kıyıları çevresindeki bir sahayı deniz milli parkı ilan etti. </p>
<p>Kararla birlikte Milli Park Kanunu kapsamında Türkiye’de ilk kez deniz alanları koruma statüsüne alındı. </p>
<p>Fethiye-Kaş Deniz Milli Parkı 2 milyon 170 bin 603 hektar, Kuzey Ege Deniz Milli Parkı 174 bin 214 hektar büyüklüğünde. </p>
<p>(HA)</p>]]></content:encoded><pubDate>Sat, 29 Aug 2026 14:52:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Cumartesi Anneleri/İnsanları: İnkar sürdükçe hakikat ortaya çıkamaz]]></title><link>https://bianet.org/haber/cumartesi-anneleri-insanlari-inkar-surdukce-hakikat-ortaya-cikamaz-322942</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/29/cumartesi-anneleri-insanlari-inkar-surdukce-hakikat-ortaya-cikamaz.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/cumartesi-anneleri-insanlari-inkar-surdukce-hakikat-ortaya-cikamaz-322942</guid><description><![CDATA[“Kayıplarımız bulunana, hakikat açığa çıkarılana ve sorumlular hesap verene kadar sormaya devam edeceğiz: Kayıplarımız nerede?”]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Cumartesi Anneleri/İnsanları, gözaltında zorla kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanmasını talep etmek amacıyla sürdürdükleri eylemlerinin 1118’inci haftasında Beyoğlu’ndaki Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi.</p>
<p>Yarın (30 Ağustos) Uluslararası Zorla Kaybedilenler Günü olması dolayısıyla yapılan açıklamanın basın metnini İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon üyesi Sebla Arcan okudu.</p>
<p>Arcan, 30 Ağustos’un dünyanın farklı bölgelerinde zorla kaybedilen insanların akıbetinin ortaya çıkarılması ve zorla kaybetmelerin bir daha yaşanmaması için verilen mücadelenin ortak günü olduğu söyledi.</p>
<p><em>“Yarın, dünyanın dört bir yanında kayıp yakınları, kendilerinden zorla koparılan sevdiklerinin akıbetini öğrenmek için aynı soruyu soracak: Neredeler? Biz de bu mücadelenin bir parçası olarak Galatasaray’dan soruyoruz: Kayıplarımız nerede?” </em>dedi.</p>
<a href='/haber/turkiye-de-zorla-kaybetmenin-tarihi-263762' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/system/uploads/1/articles/spot_image/000/263/762/original/zorla-kaybetme.jpg' alt='Türkiye&#39;de zorla kaybetmenin tarihi' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Türkiye'de zorla kaybetmenin tarihi</h5>
<div class='date'>25 Haziran 2022</div>
</div>
</a>

<h3>“İnkar ve cezasızlık suçun devamıdır”<strong> </strong></h3>
<p>Zorla kaybetmenin yalnızca bir kişinin devletin kontrolü altındayken ortadan kaybedilmesinden ibaret olmadığını belirten Arcan, ardından gelen inkarın, soruşturmaların etkisiz bırakılmasının ve faillerin korunmasının da suçun devamı olduğu kaydetti. Şunları ekledi:</p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>“Sevdiklerimiz güvenlik güçleri tarafından gözaltına alındı ve bir daha geri dönmedi.</em></p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>Devlet, onların akıbetini ortaya çıkarmak yerine inkar etti. Soruşturmalar etkisizleştirildi. Deliller karartıldı. Failler ve sorumlular korundu. İnkar ve cezasızlıkla suçun üzeri örtüldü.</em></p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>Bugün hâlâ kayıplarımızı aramak, nerede olduklarını sormak ve hakikatin peşinden gitmek zorunda bırakılıyorsak, bunun nedeni inkâr ile cezasızlık düzeninin sürdürülmesidir.</em></p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>Biliyoruz: İnkar sürdükçe hakikat ortaya çıkamaz. Cezasızlık sürdükçe adalet sağlanamaz. Adalet sağlanmadıkça yeni ihlallerin önü alınamaz. Bu nedenle talebimiz yalnızca kayıplarımızın bulunması değildir.</em></p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>Hakikatin açığa çıkarılmasını, fail ve sorumlulardan hesap sorulmasını, adaletin sağlanmasını ve bir daha hiç kimsenin zorla kaybedilmemesini istiyoruz.”</em></p>
<h3>“Talebimiz yalnızca kayıplarımızın bulunması değil”</h3>
<p>30 Ağustos Uluslararası Zorla Kaybedilenler Günü dolayısıyla devleti yönetenlere seslenen Arcan, <em>“Devletin görevi suçları gizlemek değil, açığa çıkarmaktır. Failleri korumak değil, hesap vermelerini sağlamaktır. Aileleri susturmak değil, hakikati bilme haklarını güvence altına almaktır”</em> dedi.</p>
<p>Geçmişteki ağır insan hakları ihlalleriyle yüzleşilmeden, mağdurların hakları tanınmadan ve cezasızlık sona erdirilmeden “gerçek bir barıştan ve demokrasiden söz edilemeyeceğini” ifade etti.</p>
<p>Ayrıca mücadelenin yalnızca geçmişte işlenen suçların hesabının sorulmasıyla sınırlı olmadığı anlatarak <em>“İhlal üreten sistemin değişmesini, insan haklarını merkeze alan bir hukuk düzeninin kurulmasını istiyoruz.” </em>diye konuştu.</p>
<p>Geçmişle yüzleşen, hakikati açığa çıkaran, kayıp yakınlarının haklarını tanıyan ve sorumluların hesap vermesini sağlayan bir hukuk düzeni kurulması gerektiğini ekledi.</p>
<p>Açıklama, <em>“Hakikat olmadan adalet, adalet olmadan barış, yüzleşme olmadan demokrasi olmaz”</em> sözleriyle sona erdi.</p>
<a href='/yazi/turkiye-de-cezasizlik-zorla-kaybetme-insanlik-sucu-174673' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/system/uploads/1/articles/spot_image/000/174/673/original/jjbuyuk.jpg' alt='Türkiye’de Cezasızlık: Zorla Kaybetme İnsanlık Suçu' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h6 class='surheadline'>KEREM ÇİFTÇİOĞLU YAZDI</h6>
<h5 class='headline'>Türkiye’de Cezasızlık: Zorla Kaybetme İnsanlık Suçu</h5>
<div class='date'>11 Mayıs 2016</div>
</div>
</a>

<p>(HA)</p>]]></content:encoded><pubDate>Sat, 29 Aug 2026 13:55:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Deniz Göktaş’ın “bir dakikalık özgürlüğü”]]></title><link>https://bianet.org/haber/deniz-goktasin-bir-dakikalik-ozgurlugu-322941</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/29/deniz-goktasin-bir-dakikalik-ozgurlugu.png'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/deniz-goktasin-bir-dakikalik-ozgurlugu-322941</guid><description><![CDATA[“Bir iyi haber, bir kötü haberim var. İyi haber: Tahliye oldum. Kötü haber: Tutuklandım” diyen Deniz Göktaş, cezaevinden çıkamadan bu kez “suçu ve suçluyu övme” suçlamasıyla yeniden tutuklandığını duyurdu.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’nda tutulan komedyen Deniz Göktaş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada tahliye kararının ardından yeniden tutuklandığını duyurdu.</p>
<p>Göktaş paylaşımına, “Bir iyi haber, bir kötü haberim var. İyi haber: Tahliye oldum. Kötü haber: Tutuklandım” sözleriyle başladı.</p>
<p>Bu kez hakkındaki suçlamanın “Daltonlar” hakkında yaptığı bir şakadan kaynaklanan “suçu ve suçluyu övmek” olduğunu söyledi.</p>
<a href='/haber/deniz-goktas-in-avukatlari-kisiyi-ne-olursa-olsun-cezaevinde-tutma-anlayisi-diriliyor-322936' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/29/deniz-goktas-in-avukatlari-kisiyi-ne-olursa-olsun-cezaevinde-tutma-anlayisi-diriliyor.jpg' alt='Deniz Göktaş&#39;ın avukatları: "Kişiyi ne olursa olsun cezaevinde tutma" anlayışı diriliyor' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Deniz Göktaş'ın avukatları: "Kişiyi ne olursa olsun cezaevinde tutma" anlayışı diriliyor</h5>
<div class='date'>29 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>

<h3>Tahliye ile yeniden tutuklama arasında “bir dakikalık” özgürlük</h3>
<p>Göktaş, cezaevindeki 58. gününde kendisine SEGBİS görüşmesi olduğu söylendiğini, avukatlarına haber verilmediğini ve işlemin “acele” olduğunun aktarıldığını belirtti.</p>
<p>Tahliye edildiğini henüz bilmediğini anlatan Göktaş, hücresinden SEGBİS odasına giderken geçen süreyi mizahi bir dille, “Hücre-SEGBİS arasındaki bir dakikalık koridor yolculuğunda özgürmüşüm, bilmiyordum” sözleriyle anlattı.</p>
<p>Göktaş, kendisine suçlamaya konu gösteri metninin okunduğunu ve savunmasında sözlerinin bağlamını, dilin kullanımını ve komediyi anlattığını söyledi. Ardından yeniden tutuklanmasına karar verildiğini duyurdu.</p>
<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan selamlar. <br><br>Bir iyi haber, bir kötü haberim var.<br><br>İyi haber: Tahliye oldum.<br>Kötü haber: Tutuklandım.<br><br>Ben de sizin okuduğunuz hızda öğrendim bu iki haberi. Bu sefer, Daltonlar hakkındaki şakadan, “suçu ve suçluyu övmek” suçundan…</p>
— Deniz Göktaş (@idgoktas) <a href="https://x.com/idgoktas/status/2093625395178308017?ref_src=twsrc%5Etfw" target="_blank" rel="nofollow noopener">August 29, 2026</a></blockquote>
<h3>“90 dakikalık gösteriden iki ayda bir yeni suçlama çıkıyor”</h3>
<p>Hakkındaki soruşturmaların stand-up gösterisindeki ifadeler üzerinden yürütüldüğünü belirten Göktaş, yeni tutuklama kararına da mizahla tepki gösterdi:</p>
<p>“90 dakikalık gösteriden iki ayda bir yeni suçlama çıkıyor.”</p>
<p>Göktaş ayrıca sağlık durumunun ve moralinin iyi olduğunu söyledi.</p>
<a href='/haber/deniz-goktas-tahliye-olurken-yeniden-tutuklandi-322934' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/28/deniz-goktas-tahliye-olurken-yeniden-tutuklandi.jpg' alt='Deniz Göktaş tahliye olurken yeniden tutuklandı' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Deniz Göktaş tahliye olurken yeniden tutuklandı</h5>
<div class='date'>28 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>

<div class="box-1">
<h3>Ne olmuştu?</h3>
<p>Deniz Göktaş, 1 Haziran 2026’da İstanbul Harbiye’de <em>Ölü Deniz</em> adlı stand-up gösterisini sahneledi. Gösteri 24 Haziran’da YouTube’da yayımlandı; ardından videoya erişim engeli getirildi ve Göktaş hakkında soruşturma başlatıldı. Yurt dışında bulunan Göktaş, 2 Temmuz’da Türkiye’ye dönüşünde İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alındı. 3 Temmuz’da, gösterideki ifadeleri gerekçe gösterilerek “Cumhurbaşkanına hakaret” ve “halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama” suçlamalarıyla tutuklandı ve Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’na gönderildi.</p>
<p>24 Ağustos’taki tutukluluk incelemesinde Göktaş’ın tutukluluğunun devamına karar verildi. Avukatlarının itirazı üzerine 28 Ağustos’ta tahliye kararı çıktı. Ancak Göktaş cezaevinden çıkamadan, aynı gösteride “Daltonlar” hakkında yaptığı bir şaka nedeniyle bu kez “suçu ve suçluyu övme” suçlamasıyla SEGBİS üzerinden hâkimliğe çıkarıldı ve yeniden tutuklandı. Göktaş, gelişmeyi 29 Ağustos’ta sosyal medya hesabından “İyi haber: Tahliye oldum. Kötü haber: Tutuklandım” sözleriyle duyurdu.</p>
</div>
<p>(NÖ)</p><script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>]]></content:encoded><pubDate>Sat, 29 Aug 2026 12:24:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[“Bir Savaşı Bitirmek” İstanbul’da gösterilecek]]></title><link>https://bianet.org/haber/bir-savasi-bitirmek-istanbulda-gosterilecek-322940</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/29/bir-savasi-bitirmek-istanbulda-gosterilecek.png'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/bir-savasi-bitirmek-istanbulda-gosterilecek-322940</guid><description><![CDATA[Özgürlük İçin Sanat İnisiyatifi’nin düzenlediği etkinlikte, Kolombiya hükümeti ile FARC arasındaki barış görüşmelerini konu alan “Bir Savaşı Bitirmek” belgeseli bugün İstanbul’da gösterilecek; gösterimin ardından Metin Yeğin’in katılımıyla söyleşi yapılacak.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Özgürlük İçin Sanat İnisiyatifi’nin düzenlediği gösterimde, Marc Silver’ın yönettiği 2017 yapımı <em>Bir Savaşı Bitirmek</em> (<em>To End A War</em>), 29 Ağustos Cumartesi günü saat 16.00’da Beyoğlu’ndaki Aynalı Geçit Etkinlik Mekânı’nda izleyiciyle buluşacak.</p>
<p>99 dakikalık belgesel, İngilizce ve İspanyolca dillerinde; İngilizce, Türkçe ve Kürtçe altyazıyla gösterilecek.</p>
<a href='/haber/yasa-cikti-simdi-barisin-sinavi-basliyor-322655' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/20/yasa-cikti-simdi-barisin-sinavi-basliyor.png' alt='Yasa çıktı, şimdi barışın sınavı başlıyor' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h6 class='surheadline'>İMRALI HEYETİ GAZETECİLERLE BULUŞTU</h6>
<h5 class='headline'>Yasa çıktı, şimdi barışın sınavı başlıyor</h5>
<div class='date'>20 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>

<h3>52 yıllık çatışmanın ardından</h3>
<p>Film, Kolombiya hükümeti ile FARC arasında 52 yıl süren çatışmayı sona erdirmek amacıyla 2012’de Havana’da başlayan barış görüşmelerinin perde arkasına odaklanıyor.</p>
<p>2016’da imzalanan barış anlaşmasına uzanan süreci içeriden belgeleyen yapım, uzun yıllar savaş koşullarında yaşamış bir toplumda barışın nasıl kurulabileceği sorusunu ele alıyor.</p>
<blockquote class="instagram-media" style="background: #FFF; border: 0; border-radius: 3px; box-shadow: 0 0 1px 0 rgba(0,0,0,0.5),0 1px 10px 0 rgba(0,0,0,0.15); margin: 1px; max-width: 540px; min-width: 326px; padding: 0; width: calc(100% - 2px);" data-instgrm-captioned="" data-instgrm-permalink="https://www.instagram.com/p/DcD1vKhDMsZ/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" data-instgrm-version="14">
<div style="padding: 16px;">
<div style="display: flex; flex-direction: row; align-items: center;">
<div style="background-color: #f4f4f4; border-radius: 50%; flex-grow: 0; height: 40px; margin-right: 14px; width: 40px;"> </div>
<div style="display: flex; flex-direction: column; flex-grow: 1; justify-content: center;">
<div style="background-color: #f4f4f4; border-radius: 4px; flex-grow: 0; height: 14px; margin-bottom: 6px; width: 100px;"> </div>
<div style="background-color: #f4f4f4; border-radius: 4px; flex-grow: 0; height: 14px; width: 60px;"> </div>
</div>
</div>
<div style="padding: 19% 0;"> </div>
<div style="display: block; height: 50px; margin: 0 auto 12px; width: 50px;"> </div>
<div style="padding-top: 8px;">
<div style="color: #3897f0; font-family: Arial,sans-serif; font-size: 14px; font-style: normal; font-weight: 550; line-height: 18px;">Bu gönderiyi Instagram'da gör</div>
</div>
<div style="padding: 12.5% 0;"> </div>
<div style="display: flex; flex-direction: row; margin-bottom: 14px; align-items: center;">
<div>
<div style="background-color: #f4f4f4; border-radius: 50%; height: 12.5px; width: 12.5px; transform: translateX(0px) translateY(7px);"> </div>
<div style="background-color: #f4f4f4; height: 12.5px; transform: rotate(-45deg) translateX(3px) translateY(1px); width: 12.5px; flex-grow: 0; margin-right: 14px; margin-left: 2px;"> </div>
<div style="background-color: #f4f4f4; border-radius: 50%; height: 12.5px; width: 12.5px; transform: translateX(9px) translateY(-18px);"> </div>
</div>
<div style="margin-left: 8px;">
<div style="background-color: #f4f4f4; border-radius: 50%; flex-grow: 0; height: 20px; width: 20px;"> </div>
<div style="width: 0; height: 0; border-top: 2px solid transparent; border-left: 6px solid #f4f4f4; border-bottom: 2px solid transparent; transform: translateX(16px) translateY(-4px) rotate(30deg);"> </div>
</div>
<div style="margin-left: auto;">
<div style="width: 0px; border-top: 8px solid #F4F4F4; border-right: 8px solid transparent; transform: translateY(16px);"> </div>
<div style="background-color: #f4f4f4; flex-grow: 0; height: 12px; width: 16px; transform: translateY(-4px);"> </div>
<div style="width: 0; height: 0; border-top: 8px solid #F4F4F4; border-left: 8px solid transparent; transform: translateY(-4px) translateX(8px);"> </div>
</div>
</div>
<div style="display: flex; flex-direction: column; flex-grow: 1; justify-content: center; margin-bottom: 24px;">
<div style="background-color: #f4f4f4; border-radius: 4px; flex-grow: 0; height: 14px; margin-bottom: 6px; width: 224px;"> </div>
<div style="background-color: #f4f4f4; border-radius: 4px; flex-grow: 0; height: 14px; width: 144px;"> </div>
</div>
<p style="color: #c9c8cd; font-family: Arial,sans-serif; font-size: 14px; line-height: 17px; margin-bottom: 0; margin-top: 8px; overflow: hidden; padding: 8px 0 7px; text-align: center; text-overflow: ellipsis; white-space: nowrap;"><a style="color: #c9c8cd; font-family: Arial,sans-serif; font-size: 14px; font-style: normal; font-weight: normal; line-height: 17px; text-decoration: none;" href="https://www.instagram.com/p/DcD1vKhDMsZ/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" target="_blank" rel="noopener">Özgürlük İçin Sanat İnisiyatifi (@ozgurlukicinsanat_)'in paylaştığı bir gönderi</a></p>
</div>
</blockquote>
<a href='/yazi/baris-zor-olsa-da-322919' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-yazi/2026/08/28/baris-zor-olsa-da-1.jpg' alt='Barış, zor olsa da…' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Barış, zor olsa da…</h5>
<div class='date'>29 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>

<h3>Gösterim sonrası söyleşi</h3>
<p>Gösterimin ardından Metin Yeğin’in katılımıyla Kolombiya’daki barış süreci ve Türkiye’deki güncel tartışmalar üzerine bir söyleşi gerçekleştirilecek.</p>
<p>(NÖ)</p><script async="" src="//www.instagram.com/embed.js"></script>]]></content:encoded><pubDate>Sat, 29 Aug 2026 11:20:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[İdris Naim Şahin soruşturma kapsamında ifade verecek]]></title><link>https://bianet.org/haber/idris-naim-sahin-sorusturma-kapsaminda-ifade-verecek-322939</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/29/idris-naim-sahin-sorusturma-kapsaminda-ifade-verecek.png'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/idris-naim-sahin-sorusturma-kapsaminda-ifade-verecek-322939</guid><description><![CDATA[“Süleymancılar” olarak bilinen yapıya yönelik soruşturmada, eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in de ifadesine başvurulacağı, Şahin adına tahsis edilen bir aracın ise Hilmi Tuna Kuriş’in yurt dışına çıkarılmasına yönelik girişimde kullanıldığı öne sürüldü.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>“Süleymancılar” olarak bilinen yapıya yönelik soruşturma kapsamında eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in de ifadesine başvurulacağı belirtildi.</p>
<a href='/haber/suleymancilar-hakkinda-neler-biliyoruz-322509' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/13/suleymancilar-hakkinda-neler-biliyoruz.jpg' alt='Süleymancılar hakkında neler biliyoruz?' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Süleymancılar hakkında neler biliyoruz?</h5>
<div class='date'>14 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>

<p>Soruşturmada, Şahin adına tahsis edildiği belirlenen bir aracın, Alihan Kuriş’in tutuklu kardeşi Hilmi Tuna Kuriş’in yurt dışına çıkarılmasına yönelik girişimde kullanıldığı öne sürüldü.</p>
<p>Dosya kapsamında Şahin adına tahsis edilen iki aracın daha incelemeye alındığı, araçların tahsis amacı dışında kullanıldığının değerlendirildiği aktarıldı.</p>
<p>Araçlardan birini kullandığı belirtilen Ömür Yücel’in gözaltına alındığı bildirildi.</p>
<a href='/haber/suleymancilarin-liderinin-kardesi-de-dahil-10-kisi-tutuklandi-322829' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/26/suleymancilarin-liderinin-kardesi-de-dahil-10-kisi-tutuklandi.jpg' alt='Süleymancıların liderinin kardeşi de dahil 10 kişi tutuklandı' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Süleymancıların liderinin kardeşi de dahil 10 kişi tutuklandı</h5>
<div class='date'>26 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>

<h3>Kuriş ve Yılmaz araçta yakalanmıştı</h3>
<p>Hilmi Tuna Kuriş ve Erhan Yılmaz, 21 Ağustos’ta Muğla’da durdurulan bir araçta yakalanmıştı. Aracın bir şirkete kayıtlı olduğu ancak 2025-2030 yılları arasında İdris Naim Şahin adına tahsis edildiği belirlenmişti.</p>
<p>Şahin ise daha önce yaptığı açıklamada Kuriş ve Yılmaz’ı tanımadığını, aracın bilgisi dışında kullanıldığını söylemiş ve kiralama şirketinin sahibi hakkında suç duyurusunda bulunduğunu açıklamıştı.</p>
<p>Soruşturma kapsamında Şahin adına tahsisli araçların geçmiş kullanım ve Plaka Tanıma Sistemi kayıtlarının incelendiği belirtildi.</p>
<p>(NÖ)</p>]]></content:encoded><pubDate>Sat, 29 Aug 2026 11:04:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Gülistan Doku soruşturmasında 10 kişi gözaltına alındı]]></title><link>https://bianet.org/haber/gulistan-doku-sorusturmasinda-10-kisi-gozaltina-alindi-322938</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/29/gulistan-doku-sorusturmasinda-10-kisi-gozaltina-alindi.png'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/gulistan-doku-sorusturmasinda-10-kisi-gozaltina-alindi-322938</guid><description><![CDATA[Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin soruşturmada 10 kişi gözaltına alındı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, soruşturmada yeni dijital kayıtlar ve su altı aramalarına ilişkin bulgulara ulaşıldığını açıkladı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Gülistan Doku’nun 5 Ocak 2020’de Dersim’de kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturmada yeni bir operasyon düzenlendi.</p>
<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, soruşturmanın beşinci dalgasında 10 şüphelinin gözaltına alındığını duyurdu.</p>
<p>Gürlek’in açıklamasına göre, soruşturma kapsamında yeni PTS ve iletişim kayıtlarının yanı sıra Doku’nun Instagram hesabına yönelik şüpheli erişim ve işlemler tespit edildi.</p>
<a href='/haber/gulistan-doku-sorusturmasi-gizli-tanik-rostan-mevkiini-isaret-etti-322782' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/25/gulistan-doku-sorusturmasi-gizli-tanik-rostan-mevkiini-isaret-etti.webp' alt='Gülistan Doku soruşturması: Gizli tanık Rostan mevkiini işaret etti' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Gülistan Doku soruşturması: Gizli tanık Rostan mevkiini işaret etti</h5>
<div class='date'>25 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>

<h3>Kişisel eşyalara ilişkin yeni bulgu</h3>
<p>Su altı aramalarına ilişkin de yeni bulgular elde edildiği belirtildi. Bakanlığın açıklamasında, dalgıç defterindeki bazı kayıtlarla resmi arama tutanaklarının uyuşmadığı ifade edildi.</p>
<p>Açıklamada ayrıca Doku’ya ait bazı kişisel eşyaların, intihar ihtimalini destekleyen bir görüntü oluşturmak amacıyla suya sonradan yerleştirilmiş olabileceğine ilişkin bulgular bulunduğu belirtildi.</p>
<p>(NÖ)</p>]]></content:encoded><pubDate>Sat, 29 Aug 2026 10:16:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Gültan Kışanak: Diyarbakır Cezaevi yüzleşme mekânı olmalı]]></title><link>https://bianet.org/haber/gultan-kisanak-diyarbakir-cezaevi-yuzlesme-mekani-olmali-322937</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/29/gultan-kisanak-diyarbakir-cezaevi-yuzlesme-mekani-olmali.png'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/gultan-kisanak-diyarbakir-cezaevi-yuzlesme-mekani-olmali-322937</guid><description><![CDATA[12 Eylül döneminde Diyarbakır Cezaevi’nde tutulan Gültan Kışanak, cezaevinin yalnızca bir müze değil, geçmişle yüzleşme ve hafıza mekânı olarak düzenlenmesi gerektiğini söyledi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>İlke TV’de <em>Konuşma Zamanı</em> programına katılan eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Gültan Kışanak, Diyarbakır Cezaevi’nde yaşananları ve cezaevinin müzeye dönüştürülmesine ilişkin görüşlerini anlattı.</p>
<p>Kışanak, cezaevinde kalanların tanıklıklarının müze çalışmalarına dahil edilmesi gerektiğini belirterek, “Orayı yaşamayan orayı bilmez” dedi.</p>
<p>Mevcut düzenlemelerin cezaevindeki geçmiş koşulları tam olarak yansıtmadığını söyleyen Kışanak, dönemin koğuş yapısından tek tip kıyafet uygulamasına kadar birçok ayrıntının doğru aktarılmasının önemli olduğunu vurguladı.</p>
<a href='/haber/gultan-kisanak-baris-yolunda-yurumeyelim-de-ne-yapalim-308698' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2025/06/23/gultan-kisanak-barisi-aramayalim-da-ne-yapalim.png' alt='Gültan Kışanak: Barış yolunda yürümeyelim de ne yapalım?' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h6 class='surheadline'>“BARIŞIN YOLUNU AÇMAK” KONFERANSI</h6>
<h5 class='headline'>Gültan Kışanak: Barış yolunda yürümeyelim de ne yapalım?</h5>
<div class='date'>22 Haziran 2025</div>
</div>
</a>

<h3>“Bir daha asla denilen bir yer olmalı”</h3>
<p>Kışanak, Diyarbakır Cezaevi’nin yalnızca geçmişte yaşananların sergilendiği bir alan olmaması gerektiğini belirtti.</p>
<p>Cezaevinin işkence, darbeler, Kürt meselesi ve insan haklarının konuşulduğu bir yüzleşme mekânına dönüşmesini isteyen Kışanak, yeni kuşakların burada “Ne yaşandı, neden yaşandı ve bir daha yaşanmaması için ne yapılmalı?” sorularıyla karşılaşması gerektiğini söyledi.</p>
<p>Kışanak programda, cezaevinde işkence uygulamalarıyla anılan Esat Oktay Yıldıran döneminde yaşadıklarını da anlattı; kadınlar koğuşunda tutukluların baskı ve şiddete rağmen direnmeye çalıştığını aktardı.</p>
<p>(NÖ)</p>]]></content:encoded><pubDate>Sat, 29 Aug 2026 09:57:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Türkiye’de 120 ilçe aşırı sıcak ve yoksulluk riskiyle karşı karşıya]]></title><link>https://bianet.org/haber/turkiyede-120-ilce-asiri-sicak-ve-yoksulluk-riskiyle-karsi-karsiya-322927</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/08/28/turkiyede-120-ilce-asiri-sicak-ve-yoksulluk-riskiyle-karsi-karsiya.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/turkiyede-120-ilce-asiri-sicak-ve-yoksulluk-riskiyle-karsi-karsiya-322927</guid><description><![CDATA[Türkiye’de 120 ilçede aşırı sıcaklar ile yoksulluk iç içe geçiyor. Yeni araştırma, sıcaklık riskinin yalnızca hava sıcaklığıyla değil, insanların sıcaktan korunma imkanlarıyla da belirlendiğini ortaya koyuyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><em>Climatic Change</em> dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, Türkiye’de aşırı sıcakları ilk kez sosyoekonomik kırılganlıkla birlikte ele aldı. 973 ilçeyi kapsayan çalışmaya göre, 120 ilçede yüksek sıcaklık tehlikesi ile düşük uyum kapasitesi aynı anda görülüyor.</p>
<p>Aşırı sıcaklar söz konusu olduğunda çoğunlukla termometrenin kaç dereceyi göstereceğine bakılıyor. Ancak sıcaklığın insanlar üzerindeki etkisi yalnızca hava sıcaklığıyla değil, o sıcaktan korunmak için sahip olunan imkanlarla da belirleniyor.</p>
<p><em>Climatic Change</em> dergisinde yayımlanan ve Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı tarafından hazırlanan çalışma, bu nedenle sıcaklık tehlikesini yoksullukla birlikte değerlendirdi. Araştırmada 1980-2024 arasındaki 44 yıllık veriler kullanılarak Türkiye’nin 973 ilçesindeki aşırı sıcak koşulları hesaplandı ve hanehalkı gelir yapılarıyla karşılaştırıldı. Sonuçlara göre 120 ilçede, yani yaklaşık her sekiz ilçeden birinde, yüksek sıcaklık tehlikesi ile yoksulluk kesişiyor.</p>
<h3>Aynı sıcaklık, herkes için aynı risk değil</h3>
<p>Yavaşlı’nın dikkat çektiği temel nokta, sıcaklığın tek başına risk anlamına gelmemesi.</p>
<p>“Risk, tehlike ile kırılganlığın kesişiminde ortaya çıkıyor.”</p>
<p>Örneğin 42 derecelik bir sıcaklık, klimaya erişimi olan, iyi yalıtılmış bir konutta yaşayan ve çalışma saatlerini değiştirebilen biriyle; açık havada çalışmak zorunda olan ve serinleme imkanlarına erişemeyen biri için aynı sonuçları doğurmuyor. Araştırmada klima kullanımı, bina koşulları, çalışma biçimleri ve sağlık hizmetlerine erişim gibi imkanların sıcaklığın etkisini değiştirebildiğine dikkat çekiliyor.</p>
<p>Türkiye’de sıcaklık verileri bugüne kadar ağırlıklı olarak sosyoekonomik kırılganlıktan bağımsız ele alındı. Çalışma, sıcaklık tehlikesiyle toplumsal ve ekonomik kırılganlığın hangi ilçelerde üst üste geldiğini göstermesi bakımından Türkiye için bir ilk.</p>
<p>Araştırmacılar sıcaklık tehlikesini de yalnızca günün en yüksek sıcaklığı üzerinden ölçmedi. Sıcak hava dalgalarının sayısı, süresi ve şiddetinin yanı sıra en sıcak gün, tropik gece sayısı ve ısınma hızı gibi toplam yedi gösterge hesaba katıldı. Sosyoekonomik kırılganlık hesaplanırken TÜİK’in gelir verileri kullanıldı ve en düşük gelir grubuna daha fazla ağırlık verildi.</p>
<a href='/haber/bugun-dogan-cocuklar-iki-kat-daha-fazla-yangin-havasina-maruz-kalacak-322841' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/26/bugun-dogan-cocuklar-iki-kat-daha-fazla-yangin-havasina-maruz-kalacak.png' alt='Bugün doğan çocuklar iki kat daha fazla “yangın havası”na maruz kalacak' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Bugün doğan çocuklar iki kat daha fazla “yangın havası”na maruz kalacak</h5>
<div class='date'>27 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>

<h3>Risk üç bölgede yoğunlaşıyor</h3>
<p>Sıcaklık tehlikesi ve sosyoekonomik kırılganlık açısından en yüksek risk grubundaki ilçelerin haritası, riskin Türkiye genelinde rastgele dağılmadığını gösteriyor.</p>
<p>En geniş küme Güneydoğu Anadolu’da bulunuyor. Şanlıurfa, Mardin ve Batman’ın yanı sıra Diyarbakır, Siirt ve Şırnak’ın bazı ilçeleri bu grupta.</p>
<p>İkinci bölge Adana ve çevresindeki Çukurova Ovası.</p>
<p>Üçüncü küme ise sıcaklık tartışmalarında daha az öne çıkan yerleri kapsıyor: Aydın, Denizli, Kütahya, Uşak, Manisa ve Afyonkarahisar’ın yüksek kesimleri ile Malatya, Elazığ ve Tunceli’nin alçak vadileri. Araştırmaya göre ekonomik kırılganlık, sıcaklık riskinin Güneydoğu’nun ötesine, iç bölgelere doğru genişlemesine neden oluyor.</p>
<h3>Adana-Mersin-Hatay hattında geceler de serinlemiyor</h3>
<p>Çalışmanın dikkat çektiği göstergelerden biri de “tropik geceler”.</p>
<p>Günün en düşük sıcaklığının 25 derecenin altına inmediği geceler bu şekilde tanımlanıyor. Araştırmaya göre tropik gecelerin hesaba katılması, Türkiye’nin sıcaklık risk haritasını belirgin biçimde değiştiriyor.</p>
<p>Çünkü insan bedeni, gündüz maruz kaldığı sıcaklık stresinden kurtulabilmek için geceleri serinlemeye ihtiyaç duyuyor. Gecelerin de sıcak geçtiği koşullarda bu toparlanma gerçekleşemiyor. Çalışmada, sıcak gecelerin ölüm riski üzerinde gündüz sıcaklıklarından bağımsız bir etkisi olduğuna işaret ediliyor.</p>
<p>Adana-Mersin-Hatay hattı bu açıdan ülkenin en zorlu bölgelerinden biri. Bölgede gündüz sıcaklıkları düzenli olarak 40 derecenin üzerine çıkarken gece sıcaklıkları da çoğu zaman 25 derecenin üzerinde kalıyor.</p>
<a href='/haber/nepal-tibet-faciasinin-perde-arkasi-iklim-degisikliginin-zincirleme-etkisine-aci-bir-ornek-322899' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/28/nepal-tibet-faciasinin-perde-arkasi-iklim-degisikliginin-zincirleme-etkisine-aci-bir-ornek.jpg' alt='Nepal-Tibet faciasının perde arkası: ‘‘İklim değişikliğinin zincirleme etkisine acı bir örnek’’' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Nepal-Tibet faciasının perde arkası: ‘‘İklim değişikliğinin zincirleme etkisine acı bir örnek’’</h5>
<div class='date'>28 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>

<h3>Antalya ve Muğla sıcak ama risk daha düşük</h3>
<p>Araştırmanın sonuçları, Türkiye’nin en sıcak yerlerinin her zaman en yüksek risk altındaki yerler olmadığını da gösteriyor.</p>
<p>Antalya ve Muğla ile Aydın ve İzmir kıyılarındaki birçok ilçe yüksek sıcaklıklara maruz kalmasına rağmen, görece yüksek gelir düzeyi ve hizmet ağırlıklı ekonomik yapı nedeniyle daha düşük risk sınıfında bulunuyor.</p>
<p>Ancak bu bölgelerde de risk ortadan kalkmıyor. Elektrik şebekesinin yoğun talebe dayanıklılığı ile mevsimlik tarım işçilerinin ve hizmet sektöründe çalışanların aşırı sıcaklardan korunması başlıca sorunlar arasında.</p>
<h3>Bugün serin olan ilçeler geleceğe hazır mı?</h3>
<p>Çalışmanın işaret ettiği bir başka grup ise bugün sıcaklık tehlikesinin görece düşük olduğu ancak ekonomik kırılganlığın yüksek seyrettiği ilçeler.</p>
<p>Erzurum, Kars ve Ardahan çevresindeki yüksek platolar ile Tokat, Sivas ve Yozgat gibi iç bölgelerde sıcaklık şimdilik birincil tehlike değil. Ancak araştırmaya göre iklimin sağladığı bu “tampon” zayıfladığında, düşük uyum kapasitesi nedeniyle bu bölgeler gelecekte daha hazırlıksız yakalanabilir.</p>
<a href='/haber/komur-talebi-yavasliyor-yeni-maden-planlari-buyuyor-322500' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/08/13/komur-talebi-yavasliyor-yeni-maden-planlari-buyuyor.jpg' alt='Kömür talebi yavaşlıyor, yeni maden planları büyüyor' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Kömür talebi yavaşlıyor, yeni maden planları büyüyor</h5>
<div class='date'>13 Ağustos 2026</div>
</div>
</a>

<h3>Her ilçe için aynı önlem yeterli değil</h3>
<p>Araştırma, Türkiye genelinde tek bir sıcaklık eşiğine dayanan önlemler yerine, ilçelerin hem iklim koşullarını hem de toplumsal kırılganlıklarını dikkate alan planlar yapılmasını öneriyor.</p>
<p>Sıcaklığın ve yoksulluğun birlikte yüksek olduğu ilçelerde kamuya açık serinleme alanları oluşturulması, aşırı sıcak saatlerinde açık hava çalışmalarının durdurulması ve konutların yalıtım ve pasif serinletme yöntemleriyle desteklenmesi öneriliyor. Sıcak ancak gelir düzeyi daha yüksek kıyı ilçelerinde elektrik altyapısı ve çalışanların korunması; serin ancak kırılgan bölgelerdeyse sıcaklıklar daha fazla yükselmeden uyum kapasitesinin artırılması öne çıkıyor.</p>
<p>Çalışmaya göre erken uyarı sistemlerinin de yalnızca gündüzün en yüksek sıcaklığına bakmaması gerekiyor. Gece sıcaklıklarının da uyarı eşiklerine dahil edilmesi, gece serinleyen bir iç bölgeyle geceleri de sıcak kalan bir kıyı bölgesinin aynı risk düzeyinde değerlendirilmesini önleyebilir.</p>
<div class="box-15"><strong>Bu haber, bianet ve <a href="https://bianet.org/etiket/iklim-masasi-114140" target="_blank" rel="noopener">İklim Masası</a> işbirliği ile yayımlanmıştır. İklim Masası, iklim kriziyle ilgili güvenilir bilgileri kamuoyunda yaygınlaştırmayı hedefleyen bir haber servisidir. Yazarları, haberleştirdikleri konularda uzmanlığı bulunan bilim insanlarından oluşur.</strong></div>
<p>(NÖ)</p>]]></content:encoded><pubDate>Sat, 29 Aug 2026 08:30:00 +0300</pubDate></item></channel></rss>