Çocuk işçiliğiyle mücadele nasıl mümkün?
12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü, çocuk emeğini yalnızca işyerleri, atölyeler, tarlalar ya da sokaklar üzerinden değil; eğitim, yoksulluk, kayıt dışılık ve sosyal koruma politikalarıyla birlikte tartışmayı gerektiriyor.
Birleşmiş Milletler Uluslararası Çocuklara Yardım Fonu’na göre (UNICEF), çocukların yaşına uygun olmayan, eğitimini aksatan, uzun saatler süren ya da sağlık, güvenlik ve gelişimini tehdit eden işler çocuk işçiliği kapsamına giriyor. Bu tanım, çocuk işçiliğinin yalnızca çalışma yaşamındaki bir sorun olmadığını; çocuğun eğitim hakkı, gelişimi, sağlığı ve güvenliğiyle doğrudan bağlantılı olduğunu gösteriyor.
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve UNICEF’in küresel tahminlerine göre dünyada yaklaşık 138 milyon çocuk, çocuk işçiliği kapsamında bulunuyor. Bu çocukların 54 milyonu ise sağlık ve gelişim açısından tehlikeli işlerde çalışıyor. Çocuk işçiliği en çok tarımda görülüyor küresel çocuk işçiliğinin yüzde 61’i tarımda, yüzde 27’si hizmetlerde, yüzde 13’ü sanayide yoğunlaşıyor.
Peki bu tabloyu önlemek hangi araçlarla mümkün olabilir?
ANADİLİNDE ÇOCUK SESLERİ
"Siz bu yazıyı Çocuk Hakları Günü’nde okurken, ben bir günümü 200 TL’ye satmış olacağım"
Türkiye’de girişimler parçalı, veri sınırlı
Türkiye’de de çocuk işçiliğiyle mücadeleye yönelik ulusal programlar, mevsimlik tarıma odaklanan projeler ve izleme sistemi kurma girişimleri bulunuyor.
2020’de başlatılan “Mevsimlik Tarımda Çocuk İşçiliğinin Önlenmesi Projesi” 16 ilde, özellikle mevsimlik tarımda çalışan ya da çalışma riski taşıyan çocuklara ulaşmayı hedefledi. Proje kapsamında çocuklara eğitim, danışmanlık, rehabilitasyon, gıda, kıyafet ve eğitim malzemesi desteği sağlanması aile bireylerinin mesleki eğitimlere yönlendirilmesi tarım aracıları, işverenler ve muhtarların çocuk işçiliği konusunda bilinçlendirilmesi amaçlandı.
Benzer biçimde, 2025 yılında duyurulan “Çocuk İşçiliği Riski İzleme ve Takip Sistemi"nin okul devamı, başarı durumu, ailelerin kamu hizmetlerine erişimi ve mevsimlik tarım işçisi ailelerin durumunu tek çatı altında izlemeyi hedefledi.
Kamuya açık kaynaklar projelerin hedeflerini ve bazı faaliyet çıktılarını gösterse de kaç çocuğun kalıcı olarak çalışma yaşamından çekildiği, kaçının okula düzenli devam ettiği, aile desteklerinin hane gelirini nasıl etkilediği ve çocuk işçiliği riskinin iller bazında nasıl değiştiği konusunda düzenli yayımlanan, karşılaştırılabilir bir etki değerlendirmesi sunmuyor.
Dolayısıyla Türkiye’de parçalı girişimler mevcut ancak bunlar henüz şeffaf veri akışı, yerel vaka takibi, aile gelir desteği, eğitimde kalma politikası ve bağımsız denetimi birlikte işleten bütüncül bir mekanizma görünümünde değil.
Bu nedenle asıl soru, çocuk işçiliğiyle mücadelenin nasıl bir sistem içinde mümkün olabileceği.
20 KASIM DÜNYA ÇOCUK HAKLARI GÜNÜ
16 yaşındaki MESEM öğrencisi anlatıyor: Isınmak için sobaya yağ döküp, çöp yakıyoruz
Aile gelirini desteklemek: Brezilya örneği
Brezilya’da PETI olarak bilinen “Programa de Erradicacao do Trabalho Infantil”, yani Çocuk İşçiliğini Ortadan Kaldırma Programı, 1996’da federal hükümet tarafından ILO desteğiyle başlatıldı. İlk olarak Mato Grosso do Sul’daki kömür ocaklarında çocuk işçiliğine karşı uygulanan program, daha sonra ülke geneline yayıldı. PETI, çocukları ağır ve tehlikeli işlerden uzaklaştırırken aileleri gelir desteği ve sosyal koruma mekanizmalarıyla desteklemeyi hedefledi.
2005’te Bolsa Familia ile bağlantılı hale gelen bu model, çocuk işçiliğinin hane yoksulluğu, işsizlik ve güvencesizlikle ilişkisini görünür kıldı.
Üretim zincirini izlemek: Gana ve Fildişi Sahili
Gana ve Fildişi Sahili’nde çocuk işçiliğiyle mücadelede öne çıkan model, kakao üretim zincirinde kullanılan CLMRS, yani Child Labour Monitoring and Remediation Systems. Türkçesiyle Çocuk İşçiliğini İzleme ve İyileştirme Sistemleri olan bu model, devletlerin tek başına yürüttüğü bir programdan çok, kakao ve çikolata şirketleri, üretici örgütleri ve International Cocoa Initiative gibi paydaşların kullandığı bir tedarik zinciri izleme yaklaşımı.
Bu sistemde saha görevlileri kakao üreticisi haneleri ziyaret ediyor, çocuk işçiliği riski taşıyan çocukları tespit ediyor, ailelerle görüşüyor ve çocukların okul ya da destek mekanizmalarına yönlendirilmesini takip ediyor. ILO’nun doğrudan yürüttüğü bir program olmamakla birlikte, çocuk işçiliğinin en kötü biçimleriyle mücadele ve tedarik zincirlerinde insan hakları yükümlülüğü yaklaşımıyla aynı hedefe bağlanıyor.
"MESEM'li arkadaşımızın ustası, çocuklar 1 Mayıs'a gitmesin diye ek mesai koydu"
Bağımsız denetimin etkisi: Özbekistan
Özbekistan’da pamuk hasadında çocuk işçiliği ve zorla çalıştırmaya karşı mücadele, hükümetin tarım ve çalışma yaşamına ilişkin reformları ile ILO’nun bağımsız izleme mekanizmasının birlikte işlemesiyle yürütüldü. ILO, Dünya Bankası ile yapılan anlaşma kapsamında 2015’ten itibaren pamuk hasadını üçüncü taraf olarak izledi.
2022’de ILO, Özbek pamuğunun sistematik çocuk işçiliği ve zorla çalıştırmadan arındığını doğruladı. Bu örnek, yalnızca yasal değişiklik yapmanın yeterli olmadığını, bağımsız denetim, saha verisi, çalışma koşullarının izlenmesi ve tarımsal üretim modelindeki yapısal değişikliklerin birlikte sonuç verdiğini gösteriyor.
Dijital takip sistemi: Hindistan
Hindistan’da PENCIL, yani Platform for Effective Enforcement for No Child Labour, Çalışma ve İstihdam Bakanlığı tarafından çocuk işçiliği yasalarının uygulanmasını güçlendirmek için geliştirilen dijital bir sistem. Portal, çocuk işçiliğine ilişkin şikayetlerin çevrimiçi yapılmasını, başvuruların ilgili yerel görevlilere yönlendirilmesini ve sürecin izlenmesini amaçlıyor.
Bu örnek ILO tarafından yürütülen bir program değil, ulusal mevzuatın uygulanmasını kolaylaştıran kamu temelli bir izleme aracı. Sistemin önemi, çocuk işçiliğinin yalnızca tespit edilmesiyle sınırlı kalmaması, çocuğun hangi kuruma yönlendirildiği, eğitime dönüp dönmediği ve takibinin yapılıp yapılmadığı gibi aşamaları kayıt altına alması.
"1 yetişkin işçiye 30 bin TL vermek yerine 2 çocuk işçi çalıştırıyorlar"
Tek araç yeterli değil
Bu örneklerin sonucundan anladığımız üzere çocuk işçiliği tek bir araçla önlenemiyor. Gelir desteği olmadan aile yoksulluğu sürüyor, eğitim politikaları olmadan çocuk okuldan kopuyor, tedarik zinciri denetimi olmadan çocuk emeği görünmez kalıyor, yerel takip sistemi kurulmadığında ise tespit edilen vakalar izlenemiyor.
15-17 yaş grubunda artan risk
Türkiye’de ise bu tarz kapsamlı bir mekanizma bulunmadığı gibi güncel veri akışı da sınırlı. TÜİK’in 2024 “İstatistiklerle Çocuk” verisine göre 15-17 yaş grubunda işgücüne katılma oranı yüzde 24,9 oldu. Bu oran oğlan çocuklarında yüzde 35,6, kız çocuklarda yüzde 13,7 olarak açıklandı.
İSİG Meclisi’nin değerlendirmesine göre bu yaş grubunda işgücüne katılım 2020’de yüzde 16,2 iken 2024’te yüzde 24,9’a yükseldi, çocuk işçi sayısı da 593 binden 970 bine çıktı.
Bu tablo, Türkiye’de çocuk işçiliği tartışmasının özellikle lise çağındaki çocuklar etrafında yoğunlaştığını gösteriyor.
EĞİTİM-SEN AÇIKLADI
"Eğitimde eşitsizlik derinleşiyor, çocuk işçiliği meşrulaştırılıyor”
MESEM tartışması
Son yıllarda Mesleki Eğitim Merkezleri, (MESEM) de çocuk işçiliği tartışmasının önemli başlıklarından biri haline geldi.
Resmi çerçevede MESEM, mesleki beceri kazandıran ve sosyal güvence sağlayan bir eğitim modeli olarak sunuluyor. Ancak emek ve sağlık alanındaki raporlar, MESEM’i uzun çalışma saatleri, iş cinayetleri, çocuk emeği ve ruh sağlığı riskleri açısından tartışıyor.
İSİG Meclisi, 2024’te MESEM’e kayıtlı 504 bin çocuk bulunduğunu belirtiyor ve bu çocukların da çocuk emeği tartışması içinde değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.
Sonuç: Çocuk emeğini görünür kılan sistem
Sonuç olarak çocuk işçiliği için yalnızca “azaldı” ya da “arttı” demek yeterli değil. Asıl soru, çocuk emeğinin hangi biçimlerde görünür olduğu, hangi biçimlerde görünmez kaldığı ve onu önlemek için nasıl bir sistem kurulduğu.
Dünyadaki örnekler, çocuk işçiliğiyle mücadelenin çocuğu işyerinden uzaklaştırmakla sınırlı olmadığını gösteriyor. Aileyi destekleyen sosyal koruma, çocuğu okulda tutan eğitim politikası, işyerini denetleyen kamu mekanizması, üretim zincirini izleyen sistemler ve vakayı takip eden yerel yapılar birlikte kurulmadığında çocuk emeği başka biçimlerde yeniden ortaya çıkabiliyor.
Sosyal Oyun Sokakta, çocuk işçiliğine karşı kamusal alanda sahneye çıkıyor
Kaynaklar
ILO ve UNICEF. “Child Labour: Global Estimates 2024, Trends and the Road Forward.”
ILO ve UNICEF. “Social Protection Contributes to Reducing Child Labour.”
Brezilya Sosyal Kalkınma Bakanlığı. “Programa de Erradicacao do Trabalho Infantil.”
International Cocoa Initiative. “Child Labour Monitoring and Remediation Systems.”
TÜİK. “İstatistiklerle Çocuk, 2024.”
UNICEF Türkiye. “Çocuk İşçiliği.”
(NÖ)
Sınıfta Marx, akılda kira: Özel okul öğretmenlerinin yaz kaygısı
CUMHURİYETİN DEMOKRATİK DÖNÜŞÜMÜ KONFERANSI
"Bu konferansla umutsuzluğu kırmak istiyoruz"
BİA ÇOCUK KİTAPLIĞI
Korkmak, kızmak, üzülmek, sevinmek serbest!
Newroz'da tutuklanan çocukların tahliyesine savcı itiraz etti
TOG’da sendikal süreç: Vakıftan açıklama, Sosyal-İş’ten yanıt