Tuna Tuğcu kamu görevinden çıkarıldı: “İntikam kararı”
Boğaziçi Üniversitesi’nde 22 yıl Bilgisayar Mühendisliği bölümünde öğretim üyesi olarak çalışan Prof. Dr. Tuna Tuğcu’nun üniversitedeki işine son verildi.
Karar, önce avukatına 20 Mayıs’ta sonra kendisine 22 Mayıs’ta tebliğ edildi. O günden beri de Tuğcu’nun arkadaşları Boğaziçi Üniversitesi’ndeki Bilgisayar Mühendisliği Bölümü önünde eylem yapıyor.
BOĞAZİÇİ KONUŞUYOR
Boğaziçi, Naci İnci konuşanı sindirmeye çalışsa da inadına konuşuyor
“Akademisyenler olarak tüm akademi için mücadele ediyoruz”
bianet’e konuşan Tuğcu, baskıların onu yıldırmadığını, aksine daha da güçlendirdiğini söyledi:
“YÖK ve Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü tarafından kişisel olarak hedef alınmak beni daha çok bilemiş durumda. Artık işin zıvanadan çıktığını görüyoruz. Bariz olan hukuksuzluklara yeltenecek hale gelmişler. Akademisyenler olarak mücadelemiz tüm akademi içindir. Baştan beri söylediğimiz gibi özgür, özerk, demokratik bir üniversite yapısının oluşturulmasını istiyoruz.”
YÖK kararı 5 Şubat’ta almış, Tuğcu’ya avukatı aracılığıyla 20 Mayıs’ta ulaştırmıştı. YÖK ‘ün soruşturmaya çağırdığı Tuğcu, resmi sağlık raporunu göstermesine rağmen savunması alınmadan karar verilmişti. Kayıtlı Elektronik Posta (KEP) aracılığıyla raporunu YÖK’e ileten Tuğcu, raporun açılmasına rağmen görmezden gelindiğini söyledi.
“Akıl alır gibi değil"
“KEP ile gönderdiğim raporumu gönderen de alan da inkar edemez ve YÖK’ün mesajı karar toplantısından önce açtıklarını biliyoruz. Savunmamı almadan ceza vermeleri akıl alıcı değil. Canımız ne istiyorsa onu yaparız modundalar. YÖK benim raporlu olduğumu bile bile bu kararı verdi. Bahane bulmaya tenezzül bile etmemişler, rahatsızlığım nedeniyle savunmaya gidememiş olmamı fırsat bilmişler. Savunmamın alınmaması YÖK tarafından hukuku çiğnemeyi göze alarak verilmiş bir intikam kararıdır.”
Tuğcu, YÖK’ün gönderdiği yazıda kararı neye dayandırdıklarını açıkladıkları kısmın iki paragraftan oluştuğunu ve dediklerinin rektörlükten gelen hukuksuz iddiaların kopyası olduğunu söyledi. Avukatlarıyla dava dilekçesi hazırladığını belirten Tuğcu, birkaç gün içerisinde dava açacaklarını ekledi.
Tuğcu, YÖK tarafından ifadelerin gerçekleştirildiği salonda savunma alanlar yüksek ve geniş koltuklarda otururken sorgulanan öğretim üyesi ve avukatının alçak bir koltuğa oturtulmasını ve dosyalarını koyacak bir sehpa bile koyulmamasını, kötü muamele olarak değerlendirdi.
“Rektörü üniversitenin kralı olarak görüyorlar"
Tuğcu’nun danıştığı hukukçular, 2022’de rektörlüğü hedefinde olmasını, sonrasında başkanı olduğu Boğaziçi Üniversitesi Bilgi Teknolojileri Kurulu’ndaki (BTK) görevine son verilmesi ve saatler içinde kurumun lağvedilmesini, iki hafta sonra da kapatılmasını hukuk dışı olarak değerlendirdiğini de belirtti. Tuğcu, bunun sadece BTK ile ilgili olmadığını anlattı:
“Genel olarak üniversitede hiçbir kontrol mekanizması olmasın istiyorlar ki zaten bütün soruşturmalar ve cezalarda savunmaları ‘Rektördür yapar.’ oluyor. Pratikte rektörün üniversitede her şeyi yapma hakkı var, rektörü üniversitenin kralı, tek adamı olarak görüyorlar.”
Tuğcu, üniversitenin hiçbir kuruluna yetki verilmediğini, rektörlüğün bütün kurulları ellerinden geldiğince yok etme ve kontrolü alma amacıyla hareket ettiklerini, hukuksuz atamalar yaptıklarını söyledi. Rektör yardımcısı Fazıl Önder Sönmez’in tehditine uğradığını ekledi.
“Bu yoldan dönersem ihanet olur"
Kararın Tuğcu’nun savunmasına bakılmadan verilmiş olması hukukçuların gözünde Tuğcu’yu avantajlı bir konuma koyuyor. Tuğcu’nun görüştüğü avukatlara göre savunma alınmaması bir usül hatası ve görevden alınan profesörün haksız olması durumunda bile böyle bir cezanın verilmesi hukuka aykırı.
Tuğcu, hiçbir şekilde ümidini yitirmediğini vurguladı:
“Bana yapılan aslında tüm Boğaziçililere sopayı göstermek, size de aynısını yapmaktan çekinmeyiz mesajını vermeyi amaçlıyorlar. Ben hiçbir zaman ümidini kesmeyen bir insanımdır. Yapılanlar beni sindirmek yerine daha da kamçılıyor. Zaten bunlara sinecek olsam bu yola girmezdim. Bu yoldan dönersem öğrenci, personel ve hocalarımıza ihanet etmiş olurum.”
Boğaziçi Üniversitesi bileşenleri, Tuğcu için her gün Bilgisayar Mühendisliği bölüm binası önünde nöbet tutuyor.
Prof. Dr. Tuğcu'nun, Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği'ne ulaşması engellendi
Prof. Dr. Tuna Tuğcu hakkında
Doktora derecesini 2001 yılında Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünden aldı.
Georgia Institute of Technology'de Broadband and Wireless Networking Lab'da 18 ay doktora sonrası araştırmacı olarak çalıştı. Ardından yine aynı üniversitede iki yıl misafir öğretim üyesi olarak görev yaptı. 2004 güzünde Türkiye'ye kesin dönüş yapan Tuğcu o tarihten beri Boğaziçi Üniversitesi'nde görev yapıyor.
Geleceğin araştırma konularından biri olan Moleküler Haberleşme konusunda uluslararası düzeyde en büyük araştırma grubunun (Nanonetworking Research Group-NRG) kurucularından olan Tuna Tuğcu bu alandaki tek standart grubu olan IEEE P1906.1 içinde yer alan ve standart üzerinde ismi yer alan tek Türkiyeli araştırmacı.
Bilgisayar mühendisliği ve haberleşme konularında araştırmalar yapan bir araştırmacı olarak NRG çatısı altındaki farklı disiplinlerden çalışma arkadaşlarıyla değişik bir perspektiften kanser ve diyabet gibi pek çok hastalıkta tespit ve tedavide kullanım alanı bulacak vücut içi moleküler haberleşme alanında çığır açıcı araştırmaları tüm hızıyla sürüyor.
Akademik araştırmaları ve öğretim üyeliğinin yanı sıra Internet Kurulu üyeliği, Elektrik-Elektronik Teknoloji Platformu Telekom Grubu danışmanlığı, bilişsel radyo alanında NATO Bilim ve Teknoloji Gruplarında da katkılar sunan bir akademisyeen.
Geniş teorik bilgisi ve pratik deneyimiyle 5G ve benzeri stratejik komisyonlarında kamu kurumları için çalışmıştır. Eğitimde üstün başarı ödülü almış bir eğitimci ve sayılı bilgi işlem sistemleri uzmanlarından biri ve Boğaziçi Üniversitesi Bilgi İşlem Merkezi'nin eski müdürü ve eski rektör danışmanıdır.
(EK/EMK)