Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Türkiye Tabipler Birliği (TTB) ile Türkiye Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği (TMMOB), 1 Mayıs 1977 yılında Beyoğlu Taksim Meydanı’nda katledilenleri ve 1 Mayıs 1989’da Şişhane Meydanı’nda polis kurşunuyla katledilen Mehmet Akif Dalcı’yı andı.
Taksim'de Kazancı Yokuşu'nda yapılan anmada, "Emeğin hakkı, adalet, barış ve demokrasi için birleşelim, değiştirelim" pankartı açıldı. Anmada, "Yaşasın 1 Mayıs" ve "Bijî 1 Gulan" sloganları atıldı.
DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, sadece geçmişi anmak için değil, bugünü ve yarını savunmak için de bir araya geldiklerini söyledi. "1977'nin 1 Mayıs'ında arkadaşlarımızı aramızdan alanlar, işçi sınıfının sesini boğmak ve bu meydanı sermayenin karanlığının ve korkunun simgesi haline getirmek istediler ama başaramadılar. Bu meydan işçilerin, emekçilerin, halkın, kadınların, gençlerin hafızasıdır. Bu meydan birliğimizdir, dayanışmamızdır. Bu meydan mücadeledir. Taksim Meydanı, 1 Mayıs meydanıdır. Unutmadık, affetmedik, vazgeçmiyoruz" dedi.
1 Mayıs’a giderken, yurttaşların ekonomik zorluklarla baş başa kaldığını belirten Arzu Çerkezoğlu, mücadeleyle mevcut düzeni değiştireceklerinin altını çizerek, “O nedenle 1 Mayıs'ta tüm işçilere ve emekçilere, bütün sınıf kardeşlerimize birleşelim, değiştirelim diyoruz" diye konuştu.
Örgütlü mücadele vurgusu
KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, ülkenin şu an ki durumunun 1977'deki durumdan bir farkı olmadığını ifade ederek, "Hafızamızı diri tutmak, mücadelemizi güçlendirmek ve yarım bırakılan bir hesabı sormak için bir aradayız. 49 yıl önce bu meydanda emeğin, alın terinin, eşitliğin, barışın, demokrasinin sesi yükselirken bu sesi susturmak isteyenler kurşunlarla, panzerlerle ve korkularıyla saldırdılar. Ancak şunu bilsinler ki o gün bu meydanda düşenler asla yenilmediler. Onlar bu toprakların en onurlu kavgasının, eşitlik ve özgürlük mücadelesinin ölümsüz neferleri oldular" dedi.
Katliamda hedef alınanın sadece miting olmadığını aktaran Karagöz, "O gün hedef alınan aynı zamanda işçilerin örgütlü gücüydü, halkların birleşik mücadelesiydi” diye konuştu.
Karagöz, katliamın karartıldığını ifade ederek, dayanışma ve örgütlü mücadele vurgusu yaptı.
Konuşmaların ardından, Kazancı Yokuşu'nda yaşamını yitirenlerin vuruldukları yere karanfiller bırakıldı.
“Anılarını yaşatacağız”
Ardından kitle, Kazınca Yokuşu’ndan Şişhane Meydanı’na yürüdü. Şişhane Meydanı’nda konuşan TTB Merkez Konseyi 2. Başkanı Pınar Saip, 1989'da katledilen Mehmet Akif Dalcı'yı anarak, "Taksim'e çıkabilmek, Taksim'i 1 Mayıs Meydanı yapabilmek için buradan yola çıktı ve maalesef bir polis kurşunuyla katledildi. İnsanlar anıldıkları sürece yaşarlar. Biz de sürekli olarak anmaya devam ederek Mehmet Akif Dalcı'yı ve bu uğurda kaybettiğimiz canlarımızın anılarını yaşatacağı" dedi.
İş cinayetlerinde yaşamını yitiren çocuklara değinen Pınar Saip, "Bizim ülkemizde maalesef geçen yıl 84 çocuk iş cinayetlerinde öldü. Sadece ölmekle kalmıyorlar, aynı zamanda 91 bin işçimiz de maalesef sakatlanarak iş yerlerindeki güvensiz çalışma koşullarından kaynaklı sağlıklarından oldu. Bu nedenle iş güvenliğinin sağlanması bizim önceliğimizdir. Emekçilerin iş cinayetlerinde kaybedilmemesi, inşaatlarda, madenlerde, atölyelerde kaybedilmemesi için bağımsız denetimcilere ihtiyaç vardır. Biz tamamen bağımsız, gözetlenebilir, işverenden bağımsız bir şekilde iş yerlerinin denetlenmesini ve işçilerimizin ve emekçilerimizin güvenli iş koşullarında yaşamasını istiyoruz. Tüm bunlarla birlikte sağlık emekçileri de diğer emekçilerle birlikte seslerini yükseltecek ve Kadıköy'de hep birlikte birleşelim, değiştirelim sloganını hayata geçireceğiz" diye belirtti.
Ardından Mehmet Akif Dalcı'nın katledildiği yere karanfiller bırakıldı.
Kitle ardından Kadıköy’e geçerek, 1 Mayıs 1996’da katledilen Hasan Albayrak, Yalçın Levent ve Dursun Odabaşı için anma düzenledi. Anmada, katliamın yaşandığı yere karanfiller bırakıldı.
1 Mayıs 1977'de ne olmuştu?
1 Mayıs 1977 günü İşçi Bayramı'nı kutlamak üzere çeşitli illerden İstanbul'a gelenler ile birlikte yüz binlerce kişi Taksim Meydanı'ndaki kutlamalara katıldı. Katılımın yüksek olması sebebiyle kortejlerin alana girmesi uzun sürdü, konuşmalar da uzadı. Bu sırada Sular İdaresi'nde silah sesleri duyuldu.
Olayların ardından görgü tanığı sendikacı Sıtkı Coşkun ilk silah seslerinin, Sular İdaresi'nin üzerindeki uzun namlulu silahları olan üniformalı bir gruptan geldiğini söyleyecekti. Bunun ardından tüm Taksim Meydanı'nı saran silah sesleri duyulmaya başladı.
Taksim Meydanı'nı dolduran kalabalık panik hâlinde kaçmaya çalışırken polis de ses bombaları ve panzerlerle kalabalığa müdahale etmeye başladı. Sonuç onlarca insan silahla vurularak, ezilme ya da boğulma nedeniyle ya da panzer altında kalarak yaşamlarını yitirdi.
Olay sonrası hazırlanan iddianamye göre ölenlerin sayısı 34'tğ. Ancak Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Dairesi Müdürü Fahrettin Engin Erdoğan 2009'da ölüm sayısını 41 olarak açıkladı.
bianet 2020'de 1 Mayıs 1977'de hayatını kaybedenlerin yakınlarıyla bir yazı dizisi hazırladı:
1 Mayıs 1977'de hayatlarını kaybedenler
Yakınlarıyla görüştüklerimiz: Ahmet Gözükara (34, öğretmen), Ali Sidal (18, işçi), Bayram Çıtak (37, öğretmen), Bayram Eyi (50, inşaat işçisi), Diran Nigiz (34, işçi), Ercüment Gürkut (27, üniversiteli), Hacer İpek Saman (24, üniversiteli), Hamdi Toka (35, Seyyar Satıcı), Hasan Yıldırım (31, Uzel işçisi), Hikmet Özkürkçü (39, öğretmen), Hüseyin Kırkın (26, işçi), Jale Yeşilnil (17, liseli), Kadir Balcı (35, tezgâhtar), Kıymet Kocamış (Kadriye Duman, 25, hemşire), Kahraman Alsancak (29, Uzel işçisi), Kenan Çatak (30, öğretmen), Mahmut Atilla Özbelen (26, işçi-üniversiteli), Mustafa Elmas (33, öğretmen), Mehmet Ali Genç (60, bekçisi), Mürtezim Oltulu (42, işçi), Nazan Ünaldı (19, üniversiteli), Nazmi Arı (26, polis), Niyazi Darı (24, işçi-üniversiteli), Ömer Narman (31, öğretmen), Rasim Elmas (41, sinema emekçisi), Sibel Açıkalın (18, üniversiteli), Ziya Baki (29, Uzel işçisi).
Yakınlarıyla görüşmediklerimiz: Aleksandros Konteas (57, İşçi), Bayram Sürücü (işçi), Garabet Akyan (54, işçi), Hatice Altun (21), Leyla Altıparmak (19, hemşire), Meral Cebren Özkol (43, hastabakıcı), Mustafa Ertan (öğrenci), Ramazan Sarı (11, ilkokul öğrencisi)
Sadece isimleri bilinenler: Ali Yeşilgül, Mehmet Ali Kol, Özcan Gürkan, Tevfik Beysoy, Yücel Elbistanlı.
İsmi bilinmeyen: 35 yaşlarında bir erkek.
1 Mayıs 1977 Kayıplarını Yakınları Anlatıyor / Tuğçe Yılmaz
Sinema Emekçisi Rasim Elmas 41 Yaşında Taksim'de Öldü
İnşaat İşçisi Bayram Eyi 50 Yaşında Taksim'de
Öğretmen Bayram Çıtak 37 Yaşında Taksim'de Öldü
Liseli Jale Yeşilnil 17 Yaşında Taksim’de Öldü
Öğretmen Kenan Çatak 31 Yaşında Taksim'de Öldü
Öğretmen Ahmet Gözükara 33 yaşında Taksim’de öldü
Öğretmen Hikmet Özkürkçü 39 yaşında Taksim’de öldü
Öğrenci-işçi Niyazi Darı 24 yaşında Taksim’de öldü
Üniversiteli Nazan Ünaldı 19 yaşında Taksim’de öldü
Öğretmen Ömer Narman 31 yaşında Taksim’de öldü
İşçi Ali Sidal 18 yaşında Taksim’de öldü
Hemşire Kıymet Kocamış 25 yaşında Taksim’de öldü
Tezgâhtar Kadir Balcı 35 yaşında Taksim’de öldü
Üniversiteli Hacer İpek Saman 24 yaşında Taksim'de öldü
İşçi Kahraman Alsancak 29 yaşında Taksim’de öldü
İşçi Hüseyin Kırkın 23 yaşında Taksim’de öldü
Üniversiteli Ercüment Gürkut 26 yaşında Taksim’de öldü
Polis Nazmi Arı 26 yaşında Taksim’de öldü
İşçi Mahmut Atilla Özbelen 26 yaşında Taksim’de öldü
İşçi Hasan Yıldırım 31 Yaşında Taksim’de Öldü
Seyyar Satıcı Hamdi Toka 35 yaşında Taksim’de öldü
Bekçi Mehmet Ali Genç 60 Yaşında Taksim’de Öldü
İşçi Ziya Baki 30 yaşında Taksim’de öldü
İşçi Mürtezim Oltulu 42 yaşında Taksim’de öldü
Öğretmen Mustafa Elmas 33 yaşında Taksim’de öldü
Üniversiteli Sibel Açıkalın 18 yaşında Taksim’de öldü
İşçi Diran Nigiz 34 yaşında Taksim’de öldü
1 Mayıs 1977 & Cezasızlık
Fehmi Işıklar: 1 Mayıs'77 12 Eylül için bir hazırlıktı
Kani Beko: “Katilleri bulamazsanız, şaibeyi ortadan kaldıramazsınız”
Süleyman Çelebi: "1 Mayıs 1977 Katliamı yapanların yanına kâr kaldı”
Emel Ataktürk: Haysiyet meselesi olarak hatırlamak ve cezasızlıkla mücadele
Nejla Kurul: Gerçekler neden ve kimlerce gizleniyor?
Tuğçe Yılmaz: 43 yıl önceki katliamın izini sürmek
Arzu Çerkezoğlu: Unutmamak, unutturmamak yaşamsal bir mücadele alanı
Tuğçe Yılmaz: Yargılanamayan 1 Mayıs 1977’nin mahkeme yılları
Sami Evren: Türkiye-1977 siyasi panoraması
Çalışmanın e-kitabına ulaşmak için tıklayın.

1 Mayıs 1977 e-kitabı yayında
(HA)

