Gazeteci İsmail Arı hakkında 6 yıla kadar hapis istemi
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu, BirGün muhabiri İsmail Arı hakkında iddianame hazırladı.
Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderilen iddianamede, Arı’nın Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesinde düzenlenen “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve 285/1 maddesinde düzenlenen “gizliliğin ihlali” suçlarından cezalandırılması istendi.
Haberleri ve TV konuşması suçlama konusu yapıldı
Savcılık, iddianamede Arı’nın BirGün TV’de Zafer Arapgirli’nin sunduğu “Medya Terapi” programındaki sözlerini ve X hesabından yaptığı üç paylaşımı suçlama konusu yaptı.
Arı’nın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın aile üyelerinin TÜGVA, TÜRGEV ve İlim Yayma Cemiyeti yönetiminde yer aldığına, kamu kaynaklarının bu vakıflara aktarıldığına ve vergi muafiyetlerine ilişkin sözleri “yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasına dayanak yapıldı.
Savcılık ayrıca Arı’nın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mezun olduğu Fatih'teki imam hatip lisesi inşaatına ilişkin paylaşımını; hâkim ve savcı mülakatlarıyla ilgili paylaşımını; “Yunus Emre Vakfı” soruşturmasına dair 630 milyon TL’lik yolsuzluk iddialarını içeren paylaşımını da iddianamede sıraladı.
Gazeteciler yazıyor, devlet tutukluyor/yargılıyor
DMM açıklaması delil gösterildi
Savcılık, Arı’nın imam hatip lisesindeki inşaata ilişkin haberine dair Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin açıklaması deliller arasında gösterdi.
DMM’nin haber için “açıkça dezenformasyon içerikli” açıklaması yaptığını belirterek Arı’nın buna rağmen “yanıltıcı bilgiyi internet ortamında alenen yaydığını” öne sürdü.
"Dezenformasyon düzenlemesi ifade özgürlüğünün önüne döşenmiş tehlikeli bir mayın”
Yunus Emre Vakfı haberi için “gizliliğin ihlali” suçlaması
İddianamede Arı’nın “Yunus Emre Vakfı” soruşturmasına ilişkin paylaşımı için ise “gizliliğin ihlali” suçlaması yöneltildi.
Savcılık, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmada Ankara 2. Sulh Ceza Hâkimliği’nin 23 Aralık 2024 tarihli kararıyla dosyada kısıtlama kararı verildiğini belirtti. Arı’nın paylaşımının “soruşturmanın amacını tehlikeye düşürecek şekilde gizliliği ihlal ettiğini” iddia etti.
Savcılık Arı’nın halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçlamasından 1 yıldan 3 yıla kadar, gizliliğin ihlali suçlamasından da yine 1 yıldan 3 yıla kadar cezalandırılmasını istedi.
İddianamenin altında Savcı Adem Can'ın imzası bulunuyor.
SANSÜR YASASI
Dezenformasyon: Kime göre neye göre?
İsmail Arı’nın suçlama konusu haberleri
Arı, İstanbul İmam Hatip Lisesi’yle (yeni adıyla İstanbul Recep Tayyip Erdoğan Anadolu İmam Hatip Lisesi) ilgili haberde, hazineye ait alana yurt inşaatı başlandığını yazmıştı.
Haberde, inşaatına izin verilen alanda “Korunması gerekli kültür varlığı” olarak tescilli yapılar yer aldığını “Bu alandaki tescilli yapıların başka alanlara taşınmasına karar verildiği ve ardından inşaata başlandığı öğrenildi. Kayıtlara göre, inşaata başlanan alanda korunması gereken kültür varlığı olarak kayıtlara geçen iki metruk ahşap ev bulunuyordu.” sözleriyle anlatmıştı.
BirGün TV’de Erdoğan’ın ailesinin TÜGVA, TÜRGEV ve İlim Yayma Cemiyeti yönetiminde yer aldığına dair de şunları söylemişti:
“Erdoğan ailesi 20 civarında vakfın yöneticisi. Bu 20 vakfın çok büyük bir kısmında, tabi bu net rakam önemli değil, Bilal Erdoğan da, Emine Erdoğan da, Sümeyye Erdoğan da birçok vakfın yönetiminde.
TÜGVA, Yeni Türkiye Eğitim Vakfı, Okçular Vakfı, İlim Yayma Cemiyeti, İnsan ve İrfan Vakfı, Fuat Sezgin Vakfı, Şefkat Vakfı, TÜRGEV… Bunun dışında ne var? İbni Haldun Üniversitesi'nin mütevelli heyetinde, Darülaceze'nin ayrıca…
En önemli şey, kamu kaynaklarını bu vakıflara seferber edilebiliyor. Nasıl ediliyor? Deniyor ki, ‘Bu vakıflar kamu yararına faaliyet göstermektedir.’ Bu statü verilmişti. Bu yüzden ‘Bu vakıflara, belediyelerin, kamu kurumlarının, valiliklerin bina tahsis etmesi, örneğin otobüs tahsis etmesi, başka ekonomik, maddi katkılarda bulunması normal, bir suç değildir. Çünkü bu vakıf kamu yararına çalışmaktadır ve kanunlar da buna el vermektedir’ diyorlar. Biz geçen yıllarda şunu gördük. Özellikle bu vakıfların yurt binaları, TÜGVA'nın, TÜRGEV'in, İlim Yayma Cemiyeti Vakfı'nın yurt binalarının çok büyük bir kısmının aslında kamu binaları olduğu, belediyelere ait olduğu veya belediyelerin şahıslardan kiralayıp bu vakıfları tahsis ettiğini gördük. Bu çok önemli bir kaynak. Aslında yani burada bir milyonlarca, milyarlarca liranın döndüğünü söyleyebiliriz.”
Arı, ayrıca Yunus Emre Vakfı/Yunus Emre Enstitüsündeki “naylon/sahte fatura” ve usulsüz ödemelerle vakfın zarara uğratıldığı” iddialarını haberleştirmişti. Yaklaşık 400 milyon TL’lik usulsüzlükten bahsedilen dosyada 23 şüpheli hakkında iki ayrı iddianame düzenlenmişti.
(HA)
162 yıllık hafıza: Türkiye’nin ilk Çerkes Müzesi Uzuntarla'da açıldı
Bir konserden fazlası: Ragon Bal
Sincan’da mahpuslara Kürtçe mektuplaşma engeli
Danıştay’dan Akbelen’de acele kamulaştırmaya yürütmeyi durdurma
“Enerjiyi piyasaların insafına bırakarak iklim krizini çözemeyiz”