Yaşam savunucuları bugün İstanbul, İzmir, Ankara, Çanakkale ve Muğla’da Akbelen Ormanı’nın acele kamulaştırılmasına ve buna direndiği Esra Işık’ın tutuklanmasını protesto etmek için bir araya geldi.
İstanbul’daki eylemin adresi Kadıköy’dü. Rıhtım’da toplanan kalabalık bir kitle Işık’a özgürlük ve Limak Holding ve IC Holding'in iştiraki YK Enerji’nin bölgeden çekilmesini istedi.
Eylemde Munzur Çevre Derneği, Halkların İklim Zirvesi İstanbul Girişimi, Akbelen İstanbul Dayanışması, EkoAlan, Halkevleri, Kuzey Ormanları Savunması ile Doğa için Sanat Derneği sahadaydı.
“Esra Işık yalnız değildir”, “Yasa şirketin topraklar bizimdir”, “Akbelen halkındır, holdinglere geçit yok”, “Şirketin güvenlik görevlisi jandarma” sloganlarıyla başlayan eylemde ilk olarak Göksen Ezeltürk, Esra Işık’ın cezaevinden gönderdiği mesajı paylaştı:
“Ben toprağımı savundum. Ben onurumuzu savundum. Zehra ninemizin, Hatice teyzemizin ve nicelerinin yolundan yürüyorum.
Alnım açık, başım dik. Mücadelemizin bayrağını köylülerime bıraktım. Buradan çıktığımda o bayrağı tekrar devralıp en önde yürüyeceğim.
Ben bu toprakların kızıyım. Ben bir köylü kızıyım. Mücadeleden gurur duyuyorum. Buradan yeniden sözüm olsun: Mücadelemizi de onurumuzu da haysiyetimizi de satmayacağız. Milas bir şirketten büyüktür. Vazgeçmeyeceğiz.“
"Jandarma, şirketin güvenlik görevlisi gibi davranıyor"
Daha sonra sözü Tarım-Sen’den Ece Pekpostalcı ve Akbelen İstanbul Dayanışması’ndan Beril Ünal aldı.
Pekpostacı Akbelen’de kamulaştırmaya giden süreci, direnişi ve Milas’ta yöre halkına yaşatılan hukuksuzlukları anlattı. "Esra Işık, acele kamulaştırma yoluyla köyüne, topraklarına el konulmasına direndiği için tutuklandı. 'Bizim hayatlarımız sayıdan ibaret değil, ardında onlarca yılın emeği var' diyordu Esra. Köyünün, topraklarının şirketler tarafından gasp edilmesine karşı yasa, hukuk, adalet arıyordu.” dedi.
2025’te çıkarılan maden yasasını, ardından İkizköy ve çevre köylerde yaşanan zeytin talanını ve 10 Ocak 2026’da Cumhurbaşkanı imzası ile yapılan acele kamulaştırmayı hatırlattı.
“İkizköy dahil 7 köy, 679 parsel bir gecede gasp edildi.” diyen Pekpostacı, bu kararın uygulanmasına yönelik arazi bedellerinin tespit edilmesi gerektiğini anlatıp şunları kaydetti:
“Tespit edilen arazi bedelleri yatırılıp köylüler yerlerinden edilecekti. İşte Esra ve köylülerinin direnişi tam da bu matematiğe karşı doğayı ve emeği merkezine alan bir yaşamı savunuyordu.
Tespit için köylere gelen keşif heyeti, Yeniköy Kemerköy Enerji Şirketi’nin çıkarları doğrultusunda, köylülere bilgilendirme yapmadan, oldu bittiye getirerek bu süreci yürütmek istedi. Esra ve beraberindeki köylü heyeti bu tutuma karşı çıktı. Bu şirket yanlısı tutumu tüm kamuoyuna teşhir etti. Hepimiz gördük ki şirketin güvenlik görevlisi gibi davranan jandarma, köylünün tarlasını korumasına engel olup, hukuksuzca sürdürülmek istenen keşfin köylülerin itirazına rağmen yapılmasına ortam sağladı.”
"Karşımızda muhatap değil jandarma barikatı var"
Beril Ünal ise konuyu Işık’ın gözlatına alındığı gün olan 30 Mart’a getirdi. Yaşananları şöyle anlattı:
“Akbelen girişinde keşif heyeti beklenirken Esra, Danıştay ve Anayasa Mahkemesine yönelik bir çağrıda bulundu. Telafisi mümkün olmayan yıkım gelmeden önce acele kamulaştırma ve maden yasasının yürütmesinin durdurulmasını talep etti. Çünkü anayasaya aykırı olan maden yasası ve onun dayanak olduğu acele kamulaştırma YK Enerji Şirketi’nin bu bölgede faaliyet yürütmesinin tek koşulu haline gelmişti. Dolayısıyla Esra’nın Anayasa Mahkemesi ve Danıştay’a yaptığı çağrı, bölgede yapılan keşif faaliyetinin hukuksuz olduğunu da teşhir ediyordu.
Anayasal haklarını kullanarak keşif heyetinin bölgede yaptığı çalışmanın hukuksuz olduğunu anlatmak isteyen köylüler karşılarında bir muhatap değil jandarma barikatı buldular. Esra karşılaştıkları bu haksız tavra isyan etti. Bu haklı isyanı keşif heyetini rahatsız etti. Hakkında şikayetçi oldular. Gece 23.50’de Esra’yı köyündeki evinden gözaltına aldılar. Geceyi Milas Jandarma Karakolunda geçirdi. Ertesi sabah çıkarıldığı mahkemede haksız ve hukuksuz bir şekilde tutuklandı.
Esra'yı Limak'ın tek bir emriyle, YK Enerji Şirketi’nin çıkarları için alıkoydular. Maden ve enerji şirketlerini koruyan yasaya karşı köyünü, toprağını, emeğini, geleceğini savunduğu için özgürlüğünü elinden aldılar. Akbelen’de, Muğla’da ve ülkenin dört bir yanında maden talanına karşı sesini yükselttiği için tutukladılar.”
Ünal sözlerini “Gözlerindeki masumiyet, umut ve haklı duruşuyla bizden aldılar onu, umudunu, haklılığına olan inancını söndürmeden onu geri alacağız. Onun mücadelesini hep birlikte büyüteceğiz. Acele kamulaştırmaya karşı direnen Milas köylülerinin yanında olacağız” diyerek bitirdi.

Yaşam savunucusu Esra Işık tutuklandı

Esra Işık'ın tutuklanmasına karşı ortak ses: İktidar yaşam savunucularını hedef alıyor
(HA)

















