Halk sağlığı üzerine yazmak "haksız rekabet"miş: Bülent Şık'a tazminat cezası
Pandemi döneminde polen, bal, propolis, bitkisel çaylar ve benzeri ürünlerin kontrolsüz tüketimine ilişkin halk sağlığı uyarıları nedeniyle BEE’O markasının sahibi SBS Bilimsel Bio Çözümler Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından dava edilen gıda mühendisi Dr. Bülent Şık’ın “Polen Davası”nda karar duruşması bugün İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde görüldü.
Duruşmaya şirketin sahipleri Dr. Aslı Elif Tanuğur Samancı, Taylan Samancı ve Prof. Dr. Dilek Boyacıoğlu katılmazken, şirket avukatı Büşra Özdemir duruşmaya çevrimiçi bağlandı. Bülent Şık ve avukatı Abbas Yalçın salonda hazır bulundu. Davalılar arasında yer alan Gerçek Gündem’i ise avukat Bilge Batur temsil etti.
Davacı şirketin avukatı Büşra Özdemir, Şık’ın karalama amacıyla hareket ettiğini savunarak davanın kabulünü istedi. Şık’ın avukatı Abbas Yalçın ise davada usul hataları bulunduğunu belirterek davanın reddini talep etti. Yalçın, “Müvekkilim bu yazıları halk sağlığı ve çocuk sağlığını koruma amacıyla kaleme almıştır” dedi.
Gerçek Gündem avukatı Bilge Batur da marka hakkı ihlalinin söz konusu olmadığını söyledi. Batur, “Haberler hukuka uygundur. Halk sağlığını ilgilendiren haberlerin kamu ile paylaşılması kamuyu ilgilendirmektedir. Herhangi bir ihlal yoktur” diyerek davanın reddini istedi.
Mahkeme, ara vermeksizin hüküm kurdu. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar veren Hakim Metin Kılıç, davalıların davacı şirketin marka hakkına yönelik haksız rekabette bulunduklarının tespitine hükmetti. Mahkeme ayrıca 50 bin TL maddi tazminat ile 1 TL manevi tazminat ödenmesine, tazminata Mayıs 2022’den itibaren ticari faiz işletilmesine ve dava konusu haber, makale ve paylaşımların kaldırılmasına karar verdi.
Mahkeme gerekçeli kararını ilerleyen günlerde açıklayacak. Avukatlar dosyayı istinafa taşıyacak.
Bülent Şık “Polen Davası”nda yarın hakim karşısına çıkıyor
“Bu karar halk sağlığının cezalandırılması anlamına geliyor”
Duruşma sonrası gazetecilere açıklama yapan Bülent Şık, dava konusu yazıların pandemi döneminde bitkisel ürünler ve arı ürünleriyle ilgili yapılan sağlık iddialarına karşı halk sağlığı uyarıları içerdiğini söyledi.
Şık, 2020-2021 döneminde Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) pandemi kurulunda yer aldığını hatırlatarak, o dönemde kekik suyu, polen, bitkisel çaylar ve benzeri ürünlerin “virüsle savaştığı” ya da “bağışıklığı güçlendirdiği” iddiasıyla pazarlanmasının halk sağlığı açısından ciddi sakıncalar taşıdığını dile getirdiklerini belirtti.
bianet’te yayımlanan yazılarının da bu kapsamda olduğunu söyleyen Şık, polen, bal ve bitkisel ürünlerde bulunabilecek pirolizidin alkaloitleri adlı toksik bileşiklere dikkat çektiğini ifade etti. Şık, bu maddelerin karaciğer üzerinde toksik etki gösterebildiğini ve uzun süreli maruziyet halinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtti.
Şık, özellikle çocuklar, hamileler, yaşlılar, kronik hastalar ve karaciğer hastaları açısından riskin daha yüksek olduğunu vurguladı.
“Burada şirketler ürün üretmesin demiyoruz” diyen Şık, şu ifadeleri kullandı:
“Eğer bir ürün sağlık açısından, özellikle çocuklar, karaciğer hastaları ve yaşlılar gibi hassas gruplar için zarar doğurma ihtimali taşıyorsa, bunu bilmek tüketicilerin en doğal hakkıdır. Bu karar halk sağlığının cezalandırılması anlamına geliyor.”
“Sağlık riski olabilir dediğinizde cezalandırılıyorsunuz”
Dava sürecinde Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi ve Almanya Federal Risk Değerlendirme Enstitüsü’nün kararlarını mahkemeye sunduklarını belirten Şık, bilimsel literatürün bu konuda güçlü uyarılar içerdiğini söyledi.
Şık, davacı şirket dahil olmak üzere bazı firmaların internet satış siteleri ve sosyal medya hesapları üzerinden hamilelere, bebeklere ve çocuklara polen ve benzeri ürünleri önerdiğini, bu önerilere ilişkin görüntü kayıtlarını da mahkemeye sunduklarını ifade etti.
“Sağlık zararı oluşturabilecek öneriler yapılabiliyor. Siz bilim insanı olarak ‘Bir dakika, bu sağlık zararı doğurabilir’ dediğinizde ise bunu diyemez hale geliyorsunuz. Burada çok ağır bir sorun var” diyen Şık, ilk yazısında şirketin isminin geçmediğini de hatırlattı.
Şık, kararın halk sağlığı ile şirketlerin ticari çıkarları arasında kurulan denge açısından sorunlu olduğunu belirterek, “Burada sağlıkla firmanın ‘zarar ettim’ söylemi karşı karşıya. İnsan sağlığı söz konusuysa firmaların kârı değil, halk sağlığı esas alınmalıdır” dedi.
“Türkiye’de bu alanda ciddi bir denetim boşluğu var”
Bülent Şık, Türkiye’de polen ve benzeri arı ürünlerinin çocuklara önerilmesine ilişkin denetim eksikliğine de dikkat çekti.
Avrupa’da polen ve bitkisel ürünlerde pirolizidin alkaloitlerine yönelik ulusal tarama çalışmaları yapıldığını söyleyen Şık, Türkiye’de ise bu alanda yeterli tarama ve denetim bulunmadığını belirtti.
Şık, “Polenlerdeki problem nedir bilmiyoruz. Küçük çocuklara satışı yasak olan ürünler internet sitelerinde öneriliyor. Buna ilişkin bir düzenleme ve kontrol yok. Sosyal medya üzerinden bu ürünler pazarlanıyor” dedi.
Dava konusu yazılarda Gıda Dedektifi hesabının BEE’O ile ticari ilişkisine de dikkat çektiğini hatırlatan Şık, bu ilişkiye ve reklam faaliyetlerine ilişkin belgeleri mahkemeye sunduklarını söyledi.
Şık, “Bir tarafta reklam kurulu tarafından cezalar verilmiş bir firma ve onunla çalışan influencer var. Onlar her türlü satış önerisini yapabilecek, ürünleri herkese tavsiye edebilecek. Biz ‘Burada bir sorun var’ dediğimizde cezalandırılacağız. İş aslında bu kadar basit” diye konuştu.
Davaya konu makaleler şunlardı:
Bal ve polen çocuklar için sağlık riski oluşturabilir
MUTFAKTAKİ KİMYACI/ BÜLENT ŞIK
Gıda Dedektifi ve BEE’O firmasına yanıt
Meslek örgütleri ve sağlık hakkı savunucularından Şık’a destek
Duruşma öncesinde akademisyen, gazeteci ve meslek örgütü temsilcileri Bülent Şık’a destek için adliye önünde bir araya geldi.
Grup adına bir konuşma yapan akademisyen Aslı Odman Şık’ın yazılarının ticari rekabet amacı taşımadığını, bilimsel araştırmalar ve ihtiyat ilkesi doğrultusunda kamuoyunu bilgilendirme amacı taşıdığını söyledi:
“Biraz sonra Fikri ve Sinaı Haklar Hukuk Mahkemesi’ndeki karar duruşmasına girerek, halk sağlığı için bilime ifade özgürlüğünü uygulayan Dr. Bülent Şık’ı savunacağız. Davayı açan şirketin bir bilim kuruluşunda, İTÜ Arı Teknokent’in de konuşlanmış olması, akademik ile ifade özgürlüğünü kısıtlama etkisi olan davanın varlığını iyice traji-komik bir konuma düşürüyor.
Bu yüzden bugün, bu mahkemede zedelendiği ifade edilen “marka hakkına” karşı, halkın risklere dair bilgilenme hakkı ve bu hatta yapılan bilimsel faaliyetlerin özgürlüğünü savunacağız.
Zira davada kamusal bilim/halk sağlığı perspektifinden asıl kritik nokta şudur: Davacı, bilimsel-kamusal eleştiriyi ekonomik zarara tahvil ederek, gıda güvenliği alanındaki kamusal tartışmayı caydırıcı bir tazminat riski altına sokmaktadır. Bu durum, bilim insanları ve gazeteciler üzerinde susturucu etki yaratabilir.
Bülent Şık’ın yazıları, ticari rekabet veya marka kötüleme amacı taşımayan; bilimsel literatüre, ihtiyat ilkesine, çocuk sağlığını koruma yükümlülüğüne ve tüketicinin eksiksiz bilgi edinme hakkına dayanan kamusal uyarılardır. Bu yazıların cezalandırılması veya yüksek tazminat tehdidiyle bastırılması, yalnızca Bülent Şık’ın ifade özgürlüğünü değil, toplumun gıda güvenliği konusunda bilgi edinme hakkını da zedeler.
Nitekim Bülent Şık’ın risklere işaret eden, halkı uyarıcı, kamu otoritelerini görevini yapmaya davet eden yazılarından sonra, Şirket farklı satış platformlarında iki yaş altı bebeklere polen yedirilmesi ile ilgili, Takviye Gıdalar Tebliği ve 2024 tarihli arı ürünlerinin 2 yaş altı çocuklara satışına ilişkin sınırlamalara uymayan ibareleri kaldırmış, websitesinde daha önce var olmayan polen analizlerini yapmaya başlayıp, raporlarını paylaşmaya başlamıştır. Sadece bu bile, Bülent Şık’ın uyarılarının etkin ve yerinde olduğunu göstermeye yeter.
Bugün dava edilen yalnızca bir bilim insanı değil; halkın sağlık riski taşıyan ürünler hakkında bilgi edinme hakkıdır.
Sağlığımızı da bilgi edinme hakkımızı da akademik ve ifade özgürlüklerimizi de piyasada bulmadık, piyasaya teslim etmeyeceğiz. Bu susturma davasını meslek, bilim, tüketici örgütleri, ekoloji hareketleri olarak sonuna dek takip edip, adım adım bilgisini yayacak, kamu faydası için bilimsel faaliyeti savunmaya devam edeceğiz.”
(HA)
Bülent Şık “Polen Davası”nda yarın hakim karşısına çıkıyor
Gazeteci İsmail Arı hakkında 6 yıla kadar hapis istemi
162 yıllık hafıza: Türkiye’nin ilk Çerkes Müzesi Uzuntarla'da açıldı
Bir konserden fazlası: Ragon Bal
Sincan’da mahpuslara Kürtçe mektuplaşma engeli