Savcı Esra Işık için ceza istedi
Muğla’nın Milas ilçesinde acele kamulaştırma sürecine ve maden faaliyetlerine karşı çıktığı için yargılanan Esra Işık’ın üçüncü duruşması bugün Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Duruşmaya Işık ve avukatlarının yanı sıra Aydın Barosu Başkanı Utku Devrim Barış Arslan ile Aydın ve İzmir barolarının Kent ve Çevre Komisyonu gözlemcileri, Uluslararası Af Örgütü temsilcileri ve çok sayıda avukat katıldı.
Savcı, esas hakkındaki mütalaasında 1 Haziran tarihli önceki mütalaasını tekrarladığını belirtti.
Savcı mütalaada, 30 Mart 2026’da Karacahisar Mahallesi’nde Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin acele kamulaştırma tespitlerine ilişkin keşifleri sırasında Işık’ın mahkeme heyetine yönelik tehdit ve hakaret içerikli sözler söylediği ileri sürdü.
Işık’ın “zincirleme şekilde görevi yaptırmamak için direnme” ve “kamu görevlisine karşı görevinden dolayı alenen hakaret” suçlarından cezalandırılmasını talep etti.
“Köyümüzü ve toprağımızı savunma derdindeyiz”
Mütalaaya karşı söz alan Esra Işık, önceki savunmalarını tekrar ettiğini söyledi. Işık, “Biz yıllardır köyümüzü ve toprağımızı savunma derdindeyiz. Suç işleme kastımız yoktur” dedi.
Işık, hukukun toplumsal yaraları kanatmanın aracı haline getirilmemesi gerektiğini belirterek mütalaaya katılmadığını söyledi. Ayrıca bir önceki celseye ait SEGBİS çözümleme tutanaklarının dosyaya kazandırılmasının beklenmesini istedi.
Avukatlardan beraat talebi
Işık’ın avukatları da mütalaaya katılmadıklarını belirtti.
Avukat Arif Ali Cangı, dosyada savunma delillerinin tam olarak toplanmadığını söyledi. Cangı, davanın yalnızca Esra Işık’ın yargılanması olmadığını, acele kamulaştırma sürecinin ve köylülerin yaşam alanlarına yönelik müdahalenin de bu dosyanın konusu olduğunu belirtti.
Cangı, acele kamulaştırma işlemlerine karşı açılan davalarda yürütmeyi durdurma kararları verildiğini hatırlatarak, hukuken geçerli olmayan keşif işlemleri üzerinden kamu görevlisine direnme suçlaması kurulamayacağını ifade etti.
Avukat Timur Demirbaş ise çevre hakkının temel bir insan hakkı olduğunu belirterek Işık’ın eyleminin suç oluşturmadığını söyledi. Demirbaş, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde dahi olayın TCK’nin “zorunluluk hali” düzenlemesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
TCK 25: Meşru savunma ve zorunluluk hali
(1) Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.
(2) Gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakka yönelik olup, bilerek neden olmadığı ve başka suretle korunmak olanağı bulunmayan ağır ve muhakkak bir tehlikeden kurtulmak veya başkasını kurtarmak zorunluluğu ile ve tehlikenin ağırlığı ile konu ve kullanılan vasıta arasında orantı bulunmak koşulu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.
Avukat Melike Özdemir Ballı da Işık’ın Anayasa’nın 56. maddesiyle güvence altına alınan sağlıklı çevrede yaşama hakkını savunduğunu belirterek beraat talep etti.
Anayasa 56: Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması
Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.
Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.
Mahkeme: Bir sonraki celse karar verilebilir
Mahkeme, ikinci celsede alınan SEGBİS kayıtlarının çözümünün henüz dosyaya girmediğini belirtti. Savunma hakkının kısıtlanmaması için taraflara esas hakkındaki mütalaaya karşı yazılı savunma sunmaları amacıyla bir sonraki celseye kadar süre verdi.
Mahkeme, avukat Arif Ali Cangı’nın tevsi-i tahkikat talebini ise daha önce ara kararla reddedildiği gerekçesiyle yeniden reddetti.
Duruşma 6 Temmuz 2026 saat 14.00’e ertelendi. Mahkeme, bir sonraki celsede karar verilebileceğini de bildirdi.
Ne olmuştu?
Muğla’daki Akbelen Ormanı çevresindeki yaşayanlar uzun yıllardır Yeniköy ve Kemerköy termik santraline karşı mücadele veriyor.
Son olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 10 Ocak 2026’da Resmi Gazete’de yayımlanan kararla bölgedeki 649 parsel tarım arazisini ve mülkü acele kamulaştırdı. Gerekçe santrale kömür sağlamak için maden yapılmasıydı.
30 Mart’ta bir bilirkişi heyeti, acele kamulaştırma kararı kapsamında Karacahisar Mahallesi’ne keşif için geldi. Ancak araç üzerinde tanıtıcı herhangi bir işaret yoktu. Araç içerisindekileri şirket çalışanı sanan Esra Işık kamulaştırma kararını protesto etti. Aynı akşam ise evi basılarak gözaltına alındı, tutuklandı.
Hakkında “Kamu görevlisine görevini yaptırmamak için direnme” ve “kamu görevlisine hakaret” suçlamalarıyla dava açıldı. 42 gün cezaevinde tutulduktan sonra 11 Mayıs’ta görülen duruşmada tahliye edildi. Ancak hakkındaki dava sürüyor.
Öte yandan Danıştay, Işık yargılanırken Erdoğan’ın acele kamulaştırma kararının yürütmesini durdurdu.
Esra Işık’ın ailesi de geçmişte madencilik faaliyetleri nedeniyle yerinden edilen aileler arasındaydı.
(HA)
İtalyan Lisesi’nde öğretmenler kazandı, 123 günlük grev bitti
İklim Ağı: Türkiye COP31’e kömürden çıkış takvimiyle gitmeli
Cemre Nayir ilk duruşmada adli kontrolle tahliye edildi
“Yanıt almak, bilgiye erişmek anlamına gelmiyor”
“Altı aydır görüş ve telefon hakkını kullanamıyoruz”