COP31 öncesi kömür sınavı: Bakanlık Afşin-Elbistan’da yeni üniteleri savundu
Kahramanmaraş 4. İdare Mahkemesi’nin Afşin-Elbistan A Termik Santrali’ne yapılması planlanan iki yeni üniteye ilişkin “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu” kararını iptal etmesinin ardından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile projeyi yürüten Çelikler Holding temyiz başvurusunda bulundu.
Bakanlık ve şirket, mahkemenin kararının bozulmasını ve yürütmenin durdurulmasını talep etti.
Afşin-Elbistan A Termik Santrali’ne 688 megavat toplam kapasiteye sahip iki yeni ünite eklenmesini öngören proje için Bakanlık, 27 Aralık 2024’te ÇED olumlu kararı vermişti. Greenpeace Türkiye, bölge halkı, Elbistan ve Nurhak belediyeleri, Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve TEMA Vakfı’nın açtığı davalar sonucunda Kahramanmaraş 4. İdare Mahkemesi Temmuz 2026’da bu kararı iptal etmişti.
Mahkeme, ÇED raporunun insan sağlığı, tarım alanları, su kaynakları ve ekolojik yapı üzerindeki etkileri yeterince ortaya koymadığına hükmetmiş, kömür üretimindeki artışın yaratacağı kümülatif etkilerin, toz emisyonlarının, susuzlaştırmanın hidrojeolojik sonuçlarının ve sağlık risklerinin yeterince değerlendirilmediğini belirtmişti.
Afşin-Elbistan’da kömüre mahkeme freni: ÇED iptal
Bakanlık: ÇED raporu mevzuata uygun
Karar üzerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Çelikler Holding, santrale yapılması planlanan iki yeni ünite için verilen ÇED olumlu kararının iptaline karşı Danıştay’a temyiz başvurusu yaptı. Bakanlığın verdiği dilekçede COP31 Başkanlığı logosu da yer aldı.
Bakanlık, kararın bilirkişi raporlarına yönelik kendi itirazları incelenmeksizin verildiğini öne sürdü. Bilirkişi raporlarındaki bazı değerlendirmelerin bilimsel ve teknik dayanaktan yoksun olduğunu savundu.
Oysa mahkeme, tarafların ilk bilirkişi raporuna itirazları üzerine aynı heyetten ek rapor almış; 4 Şubat 2026 tarihli ek raporda ilk rapordaki tespitleri yinelemişti.
Bakanlık ayrıca yeni ünitelerin enerji arz güvenliği açısından kamu yararı taşıdığını savundu. Dilekçede proje için “kamunun üzerindeki yatırım yükünü azaltmaya, enerji arz güvenliğini gerçekleştirmeye sağlayacak bir işletme” ifadesi kullanıldı. Şöyle dedi:
“Ekonomik, çevreci ve güvenli kaynaklardan enerji temin etmek; artan enerji talebini karşılayacak şekilde yatırımları teşvik etmeyi hedeflenen enerji politikalarının, sürdürülebilir kalkınma anlayışı içerisinde, çevre-enerji ilişkisinde iyi bir koruma-kullanma dengesinin kurulmasıyla gerçekleşir. Bu denge de çevresel etki değerlendirmesi sürecinde yer alan idari ve teknik usul ve esasları düzenleyen yönetmeliklerin uygulanmasıyla sağlanmaktadır. Söz konusu projenin çevreye olabilecek olumsuz etkileri de alınacak önlemlerle birlikte ÇED sürecinde detaylı olarak irdelenmiştir.”
Oysa 13 Temmuz'da, santralin halen çalışan 4. ünitesinin çevre izni ve lisans belgesinin iptali istemiyle açılan bir başka dava dosyasına sunulan bilirkişi raporu açıklanmıştı. Rapor, tesisin hava emisyonu yönünden Çevre İzin ve Lisans Belgesi'nin asgari teknik şartlarını dahi karşılamadığını, bu yetersizliklerin “yapısal ve sürekli” nitelik taşıdığını, alınan önlemlerin ise ülke ve dünya standartlarına göre “yetersiz ve elverişsiz” kaldığını ortaya koymuştu.
Afşin-Elbistan’daki santraller 17 bin 500 erken ölüme neden oldu
Şirket: Bilirkişi raporu bilimsel değil
Çelikler Holding’e bağlı Afşin Elbistan Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş. ise dilekçesinde, mahkemenin dayandığı bilirkişi raporlarının “varsayıma dayalı” olduğunu ve bilimsel yöntemlerden uzak bulunduğunu ileri sürdü. “İtirazları dikkate alınmadan eksik ve hatalı hüküm verildiğini” iddia etti.
Şirket, hava kalitesi modellemelerinde AERMOD yönteminin kullanıldığını, emisyon hesaplarının mevzuata uygun yapıldığını savundu.
Sağlık koruma bandının ÇED raporunda kümülatif değerlendirmeler, toz ve gürültü modellemeleri ile belirlendiğini kaydetti. Yeni ünitelerde “yüksek teknolojiye sahip” sistemler kullanılacağını ve emisyonların sınır değerlerin altında tutulacağını ileri sürdü.
Şirket ayrıca meslek hastalığı, halk sağlığı ve tarım konularındaki risklerin önlenmesi için mühendislik kontrolleri, idari kontroller ve tıbbi gözetimin yeterli olduğunu görüşünde.
Greenpeace: COP31 hedefi ve santralde ısrar çelişkili
Greenpeace Türkiye İklim ve Enerji Kampanyaları Sorumlusu Emel Türker Alpay, COP31 Başkanlığı logosuyla hakkında olumsuz bilirkişi raporları olan kömürlü termik santralde ısrar etmenin çelişkili olduğuna dikkat çekti:
“Türkiye bu yıl COP31 İklim Zirvesi’nin başkanı ve ev sahibi. COP31 Başkanı Murat Kurum sıklıkla bunun bir ‘uygulama COP’u’ olacağını vurguluyor. Bu, COP28’de alınan ‘fosil yakıtlardan uzaklaşma’ mutabakatının da uygulanmasına yönelik adımların atılması anlamına gelir. Bu adımların en başında da yeni kömürlü termik santral projelerinin iptali yer almalı.
Ancak şimdi COP31 Başkanlığı logolu bir dilekçe ile kamu yararı olmadığı bilirkişi raporlarıyla tescil edilmiş iki yeni ek ünitenin iptali kararına itiraz ediliyor. Bu, söylem ve eylem arasındaki çelişkiyi doğrudan ortaya koyarken, bir yandan da “Uygulama COP’u” değil “Tutarsızlıklar COP’u” paradigmasının devam ettiğini göstermekte. Üstelik bu ısrar, mevcut ünitelerin bugünkü haliyle bile yasal sınırları karşılayamadığının bilirkişi raporuyla tespit edildiği bir dönemde sürdürülüyor. Mahkemenin kararında ısrar etmesini bekliyoruz.”
Santral 2020’de filtresi olmadığı kapatılmıştı
Afşin-Elbistan bölgesinde yaklaşık 40 yıldır faaliyet gösteren termik santraller, hava kirliliği, sağlık etkileri, tarım alanları ve su kaynakları üzerindeki etkileri nedeniyle uzun süredir bölge halkının ve çevre örgütlerinin mücadelesinin konusu.
2020’de AKP’nin termik santrallerin baca filtresi takmasını erteleyen yasayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan veto etmişti. Yasanın yürürlüğe girmemesiyle birlikte 1 Ocak 2020 itibariyle termik santrallerin baca filtresi takması zorunlu hale geldi.
Bu süreçte kapanan santrallerden bir tanesi de Afşin-Elbistan’dı. Baca gazı arıtma ve kül tutucu filtre sistemi takacağı sözüyle kısa bir süre sonra yeniden faaliyete geçti. Ancak süreci 6 yılda ancak tamamladı.
Yeni ünitelerin akıbeti, yalnızca bölgedeki enerji yatırımlarını değil, Türkiye’nin kömür politikası ve COP31 öncesindeki iklim söyleminin tutarlılığını da yakından ilgilendiriyor.
“Afşin-Elbistan A Termik Santrali filtresiz çalışıyor”
(HA)
GREV SONRASI İŞTEN ÇIKARTMALAR
MEB, İtalyan Lisesi'nde iki yöneticiyi görevden aldı
ETHA muhabirlerine “örgüt üyeliği” iddianamesi: Haber takibi suçlama konusu
F-35 ve S-400’lerde 3,9 milyar dolarlık hesap: Yurttaşa ve kalkınmaya değil, silaha
Afşin-Elbistan’da kömüre mahkeme freni: ÇED iptal
RSF Direktörü Thibaut Bruttin: Türkiye, Batı’da gazeteciliği baskılama politikalarının laboratuvarı oldu