CUMHURİYETİN DEMOKRATİK DÖNÜŞÜMÜ KONFERANSI
"Bu konferansla umutsuzluğu kırmak istiyoruz"
"Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı", 13-14 Haziran’da İstanbul Bakırköy’deki Cem Karaca Kültür Merkezi’nde, Türkiye’nin demokrasi, hukuk, toplumsal barış, eşit yurttaşlık ve Kürt sorununun çözümü başlıklarında yaşadığı krizlere ortak bir tartışma zemini oluşturmak amacıyla düzenlenecek.
Konferans öncesi çağrıcılardan kayyımla görevden alınan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı (2014-2016) Gültan Kışanak, demokratikleşme talebinin toplumsallaşması ve umutsuzluğun aşılması gerektiğini; eski Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi yargıcı ve 24. Dönem Milletvekili Rıza Türmen ise geçmişten ders çıkararak geleceğin demokratik çerçevesini kurmanın önemini bianet’e değerlendirdi.
“Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü” Konferansı için çağrı
"Bu bir akademik tartışma değil"
Kışanak, konferansın amacının farklı toplumsal kesimleri ortak bir demokratikleşme zemini etrafında buluşturmak olduğunu söyledi.
"Bu konferansta, hayata farklı pencerelerden bakan, demokrasi yoksunluğundan farklı biçimlerde etkilenen, farklı nedenlerle demokrasi talep eden herkesi buluşturmayı; ‘hepimiz için demokrasi’ demenin imkanını yaratmayı amaçlıyoruz. Herkes demokratikleşmeye ihtiyaç olduğunu söylüyor ama herkes kendi önceliğinde, kendi penceresinde kaldığı için ortak ve güçlü bir demokratik refleks açığa çıkmıyor."
Konferansın tek seferlik bir toplantı olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Kışanak, şöyle devam etti:
Bu bir entelektüel tartışma değil. Bu bir akademik tartışma değil. Bir araya geldik, konuştuk, doğruları söyledik ve dağılıyoruz, değil, devamı gelsin istiyoruz. Konferanstan sonra çağrı grubunu da aşan, tartışmaları yerelleştiren, bölgeselleştiren, belki daha tematik başlıklara yönelen bir sürecin başlamasını istiyoruz.
Ayşegül Doğan: Süreci ivmelendirecek yeni girişimlere ihtiyaç var
"Çaba eksikliği var"
Kışanak’a göre Türkiye’de demokratikleşme talebi güçlü olsa da bu talep ortak ve görünür bir toplumsal hatta dönüşemiyor. Bunun nedenlerinden birinin umutsuzluk olduğunu söyleyen Kışanak, konferansın bu duyguyu kırmayı hedeflediğini belirtti.
"İçten içe hepimiz demokratikleşme istiyoruz. Ama bunu nasıl hayata geçireceğimiz konusunda bir çaba eksikliği ve umutsuzluk var. Biz bu umutsuzluğu kırmak istiyoruz. Çünkü şuna yürekten inanıyoruz: Demokratikleşme mümkün, bunu başarabiliriz."
"Demokrasiyle barışı buluşturacak yolu toplum açmalı"
Cumhuriyet’in geçen yüzyıldan devraldığı yapısal sorunlara işaret eden Kışanak, çoğulcu bir demokratik işleyişin kurulamadığını söyledi.
"Bu ülkenin çoğul sosyolojisine uygun demokratik bir işleyiş kurulamadı. Farklı kimlikleri, inançları, kültürleri, yaşam tarzlarını ve dilleri barındıran büyük bir sosyolojiye teklik elbisesi giydirilmeye çalışıldı. O elbise bu topluma sığmadı."
Erdoğan: Süreci menziline ulaştırmakta kararlıyız
Kışanak, bugünkü tartışma zeminini de toplumun dirençli duruşunun yarattığını ifade etti:
Bugün eksikleriyle de olsa bir yol açıldıysa, ‘hadi bu konuyu konuşalım’ denilebilecek bir noktaya gelindiyse, bu toplumun direnci sayesinde oldu. Bunu büyütmek ve güçlendirmek gerekiyor. Bekleyerek hiçbir şey elde edemeyiz.
"Yasa tek başına güvence değil"
Demokratikleşme ve Kürt sorununun çözümü bağlamında tartışılan çerçeve yasa ihtiyacına değinen Kışanak, yasal düzenlemelerin önemli olduğunu ancak tek başına yeterli güvence oluşturmadığını söyledi.
"Toplumsal dinamik güçlü değilse yasalar da rafa kalkabiliyor. Yasa her şeyin güvencesi değil. Asıl güvence, örgütlü toplumun kendisini özne olarak konumlandırmasıdır. Toplumun kendi özneliğini iktidara kabul ettirecek, ihtiyaçlarını karşılaması için baskı oluşturacak örgütlü bir hali açığa çıkmalı."
Kışanak, kapsamlı bir çerçeve yasanın Kürt hareketinin stratejik dönüşüm kararının ilerleyebilmesi bakımından önemli olduğunu belirtti. Demokratik muhalefetin de bu başlığı küçümsememesi gerektiğini söyledi.
SAMER araştırması: Barış süreci için somut adım ve yasal güvence şart
Türmen: Sadece itiraz etmek yetmez
Konferansın çağrıcılarından, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) eski yargıcı ve 24. Dönem Milletvekili Rıza Türmen de konferansın geçmişle gelecek arasında bağ kurma iddiası taşıdığını söyledi.
Türmen, Türkiye’nin derinleşen demokrasi krizi içinde olduğunu belirterek, konferansın yalnızca mevcut otoriterleşmeye itiraz etme değil, aynı zamanda geleceğin demokratik çerçevesini tartışma zemini sunduğunu ifade etti:
Bu konferansın bir özelliği var: Geçmişle geleceği birleştirme amacını taşıyor. Geçmişte demokrasiyle ilgili çok yanlışlar yapıldı. O yanlışları dikkate alarak, inceleyerek ve doğru dersler çıkararak geleceği iyi inşa edebiliriz. Bugün Türkiye büyük bir demokrasi krizi içinde; giderek daha otoriter bir rejime doğru evriliyor. Buna karşı koymak, direnmek, demokrasi mücadelesi vermek gerekiyor. Ama o mücadeleyi veren güçler aynı zamanda geleceği inşa eden güçler de olmalı. Sadece itiraz etmek, sadece eleştirmek yetmez; nasıl bir demokrasi istediğimizi de ortaya koymak gerekir.
Hatimoğulları'ndan süreç mesajı: Olmazları sonraya bırakalım, olurları öne alalım
"Yeni Türkiye’nin inşasını Kürtlerle Türkler birlikte yapabilmeli"
Türmen, Kürt meselesinin çözümü ile demokratikleşmenin birbirinden koparılamayacağını vurguladı:
"Demokrasiye doğru yürüdüğümüzde, demokrasi mücadelesi verdiğimizde aynı zamanda Kürt meselesinin çözümü için de mücadele ediyoruz. Yeni bir Türkiye’nin, yeni bir cumhuriyetin inşası söz konusuysa bunu Kürtlerle Türkler birlikte yapabilmeli. Bu konferans, demokrasiyle Kürt meselesini birlikte ele aldığı için de önemli."
(NÖ)
BİA ÇOCUK KİTAPLIĞI
Korkmak, kızmak, üzülmek, sevinmek serbest!
Newroz'da tutuklanan çocukların tahliyesine savcı itiraz etti
TOG’da sendikal süreç: Vakıftan açıklama, Sosyal-İş’ten yanıt
TOG’DA SENDİKALAŞMA SÜRECİ
"Toplumsal barış vizyonu olan kurum kendi iş barışını sağlayamıyor"
Haritanın ucunda ertelenmiş bir kent: Hakkari