Jimothy kim ve neden milyonlar onu konuşuyor?
Temmuz ayında Seattle'ın Ballard semtinde çekilen birkaç saniyelik bir video, dünyanın dört bir yanındaki sosyal medya kullanıcılarının ortak gündemine dönüştü.
Videoda görülen hayvan ilk bakışta bir rakuna benzemiyordu. Gövdesi olağan dışı biçimde yuvarlaktı; bacakları vücuduna göre uzun görünüyordu. Videoyu çeken Kiana Hall'ın "Neye bakıyorum ben?" sorusu da milyonlarca kişinin ilk tepkisini özetliyordu.
Kısa süre sonra hayvanın Seattle'da yaşayan yabani bir rakun olduğu ve "Jimothy" adıyla anıldığı ortaya çıktı.
İlk Instagram paylaşımı birkaç gün içinde milyonlarca görüntüleme aldı. Ardından Reddit toplulukları kuruldu, hayran çizimleri üretildi, dijital oyunlar tasarlandı, tişörtler basıldı, duvar resimleri yapıldı. Seattle'da bir yardım amaçlı açık artırmada Jimothy tablosu binlerce dolara satıldı.
Ancak Jimothy'nin internet fenomenine dönüşmesini yalnızca "sevimli görünmesi" açıklamıyor.
Algoritmalar neden Jimothy'yi seçti?
Bugün TikTok, Instagram ve YouTube gibi platformlarda içeriklerin yayılmasını büyük ölçüde öneri algoritmaları belirliyor.
Bu sistemler yalnızca beğeni sayılarına bakmıyor. Bir videonun sonuna kadar izlenmesi, tekrar oynatılması, paylaşılması, yorum alması ve kullanıcıların onun üzerinden yeni içerikler üretmesi görünürlüğü artıran temel etkenler arasında yer alıyor.
Jimothy'nin videosu bu ölçütlerin neredeyse tamamını karşıladı.
Kullanıcılar videoyu yalnızca izlemedi; durdurup yeniden izledi, arkadaşlarına gönderdi, ekran görüntülerini paylaştı ve memelere dönüştürdü. İnternet kültüründe buna "katılımcı dolaşım" deniyor: Bir içerik, yeniden üretildikçe büyüyor.
NNS Magazine'e göre Jimothy'nin başarısı, internet kullanıcılarının "kusursuz" içeriklerden çok beklenmedik ve samimi görünen görüntülere yöneldiği bir döneme denk geldi.
Business Insider ise Jimothy'nin yükselişini, yapay zekâyla üretilmiş içeriklerin çoğaldığı bir dönemde "gerçek, tuhaf ve açıklanması zor" olana duyulan ilginin göstergesi olarak yorumluyor.
Bu gönderiyi Instagram'da gör
Kısa omurga sendromu nedir?
Uzmanlar Jimothy'nin görünümünün büyük olasılıkla "kısa omurga sendromu" (short spine syndrome) adı verilen nadir bir doğumsal durumdan kaynaklandığını belirtiyor.
Bu durumda omurlar normalden daha kısa gelişiyor ya da birbirine kaynaşıyor. Bunun sonucunda boyun ve gövde kısalırken bacaklar vücuda göre daha uzun görünebiliyor. Aynı durum köpeklerde ve bazı diğer memelilerde de çok nadir görülüyor.
Washington State Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nden uzmanlar, videolara bakıldığında Jimothy'nin yiyecek arama ve tırmanma davranışlarını sürdürebildiğini, yani doğada yaşamını devam ettirebildiğini belirtiyor.
Bu da başka bir soruyu gündeme getiriyor: Jimothy'nin hayatta kalmasını sağlayan neydi?
Washington Post'ta yayımlanan bir değerlendirmeye göre yanıt, rakunların evrimsel uyum yeteneği ve annelerinin yavrularına uzun süre bakım vermesinde yatıyor. Yavru rakunlar aylar boyunca anneleriyle birlikte kalarak yiyecek bulmayı, tehlikelerden kaçmayı ve kent ortamında yaşamayı öğreniyor.
Rakunlar hakkında yanlış bildiklerimiz
Jimothy'nin popülerliği, rakunlara ilişkin birçok yanlış inanışı da yeniden gündeme taşıdı.
Örneğin rakunların yiyeceklerini "yıkadığı" düşünülüyor.
Oysa zoologlara göre rakunlar yiyecek temizlemek için değil, ön patilerindeki son derece hassas dokunma reseptörlerini daha etkin kullanabilmek için yiyeceklerini suya batırıyor.
Rakunların ön patileri, birçok memeliden daha gelişmiş bir dokunma duyusuna sahip. Nesneleri yalnızca hissederek ayırt edebiliyor, hatta karanlıkta bile yiyecek bulabiliyorlar.
Bir diğer yaygın yanlış kanı ise rakunların "şehir hayvanı" olduğu.
Aslında rakunlar orman ekosistemlerinin yerli türleri. Ancak insanların kentleri büyüttükçe, çöp kutuları, bahçeler ve kanalizasyon sistemleri onlar için yeni yaşam alanlarına dönüştü. Seattle, Toronto ve Chicago gibi kentler bugün dünyanın en yoğun kent rakunu popülasyonlarından bazılarına ev sahipliği yapıyor.
Viral olmak bir yaban hayvanı için ne anlama geliyor?
Jimothy'nin hikâyesi aynı zamanda hayvan hakları açısından da yeni sorular ortaya çıkarıyor.
Bir yabani hayvan milyonlarca kişi tarafından tanındığında ne oluyor?
Washington Post'a konuşan rakun davranışları araştırmacısı Hannah Griebling, insanların Jimothy'yi uzaktan izlemesi gerektiğini vurguluyor.
Griebling'e göre insanların hayvana yaklaşması ya da onu beslemeye başlaması, rakunun insanlara alışmasına (habituasyon) neden olabilir. Bu da trafik kazaları, saldırılar ya da insanlar tarafından yakalanma riskini artırabilir.
Veteriner Dr. Karra Pierce'ın önerisi de benzer:
"Onu rahat bırakın."
Hayvan hakları savunucuları uzun süredir aynı ilkeyi hatırlatıyor:
Yaban hayvanları korunması gereken canlılardır; içerik üretmek için yaklaşılması, beslenmesi ya da yerlerinin paylaşılması gereken sosyal medya figürleri değil.
Jimothy'nin hikâyesi, algoritmaların görünür kıldığı bir rakunun ötesinde, insanların yaban hayatıyla kurduğu ilişkinin de aynası. İnternet birkaç gün içinde yeni bir fenomene yönelebilir. Ancak Jimothy, sosyal medya akışından çıktıktan sonra da Seattle sokaklarında yaşamayı sürdürecek. Onun ihtiyaç duyduğu şey ise yeni takipçiler değil; yaşam alanına saygı duyulması.
(NÖ)
Derslik ve laboratuvar eksikken okullara “Cuma Mescidi” talimatı
YTÜ Davutpaşa Kampüsü’ndeki 128 köpek için öğrenciler nöbette
Bir yemek kitabından fazlası: Sula Bozis’in sofrasında İstanbul’u hatırlamak
Hukukçular Maraş’taki okul saldırısı iddianamesini nasıl değerlendiriyor?
“Kıyamet günü sorulacak: Öldürülmemesi gerektiği halde köpekleri niye öldürdün?”