SAMER araştırması: Barış süreci için somut adım ve yasal güvence şart
Siyasal ve Sosyal Araştırmalar Merkezi'nin (SAMER) hazırladığı rapor, 2-5 Mayıs 2026 tarihleri arasında bin 506 kişiyle yüz yüze yapılan görüşmelere dayanıyor.
Araştırma Diyarbakır, Urfa, Van, Batman, Mardin, Şırnak, Ağrı, Adıyaman, Muş, Siirt, Bitlis, Hakkari, Kars, Bingöl, Dersim ve Iğdır’da gerçekleştirildi.
Hatimoğulları'ndan süreç mesajı: Olmazları sonraya bırakalım, olurları öne alalım
"Temkinli ve sınırlı güven"
Raporda, bölgedeki yurttaşların Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne ilişkin yaklaşımının “temkinli, parçalı ve sınırlı güvene dayalı” olduğu belirtildi.
Araştırma değerlendirmesinde şu ifadelere yer verildi:
"Toplumun önemli bir kısmı sürecin sağlıklı ilerlemediğini düşünürken, sürece duyulan güvenin tam anlamıyla güçlü ve istikrarlı bir zemine oturmadığı ölçülmüştür."
Rapora göre, ekonomik kriz ve işsizlik tüm sosyo-demografik gruplar açısından temel sorun olmaya devam ediyor. Araştırma ayrıca yurttaşların sürecin ilerlemesi için "samimi ve yapıcı yaklaşım", "somut adımlar", "yasal güvenceler" ve "demokratik reformlar" beklentisi içinde olduğunu ortaya koydu.
Bahçeli'den Öcalan'a statü ismi önerisi: Barış süreci ve siyasallaşma koordinatörlüğü
Katılımcıların yüzde 47,5’i: "Süreç sağlıklı ilerlemiyor"
"Barış ve müzakere sürecinin sağlıklı ilerlediğini düşünüyor musunuz?" sorusuna katılımcıların:
- yüzde 47,5’i “Hayır”,
- yüzde 30,2’si “Evet”,
- yüzde 22,3’ü ise “Kısmen” yanıtını verdi.
"Türkiye’nin en önemli birinci sorunu nedir?" sorusuna ise katılımcıların yüzde 43,8’i "ekonomik kriz ve işsizlik", yüzde 27,1’i "Kürt sorunu" yanıtını verdi.
"Sorumluluk hükümet ve Meclis’te"
Araştırmada yurttaşlara, "Barış ve müzakere sürecinin sağlıklı ilerleyebilmesi için öncelikli sorumluluğun hangi kurum, yapı veya kişide olduğunu düşünüyorsunuz?" sorusu da yöneltildi.
Katılımcıların:
- yüzde 62,3’ü "Hükümet",
- yüzde 23,4’ü "Meclis",
- yüzde 5,7’si "Muhalefet" yanıtını verdi.
Aynı soruda Abdullah Öcalan diyenlerin oranı yüzde 4,9, PKK diyenlerin oranı ise yüzde 2,7 oldu.
"Barış Anneleri" Öcalan'la görüşmek için Adalet Bakanlığına başvurdu
"Somut adımlar atılmıyor"
"Barış ve müzakere sürecinin neden sağlıklı ilerlemediğini düşünüyorsunuz?" sorusuna verilen yanıtlarda ilk sırada "somut adımların atılmaması" yer aldı.
Katılımcıların:
- yüzde 36,3’ü "Somut adımlar atılmıyor",
- yüzde 15,5’i "Hükümet sorumluluklarını yerine getirmiyor",
- yüzde 8,2’si "Taraflar sürece samimi yaklaşmıyor",
- yüzde 7,8’i ise "Taraflar müzakere içinde değil" yanıtını verdi.
"Umut hakkı" sürecin önündeki eşik olarak görülüyor
Raporda, "umut hakkı" tartışmasının bölgedeki yurttaşlar açısından önemli başlıklardan biri olduğu da vurgulandı.
Araştırmaya katılanların yüzde 50,5’i, bu hakkın henüz sağlanmamış olmasının sürecin hızlanmasını yavaşlattığını düşünüyor musunuz?” sorusuna “Evet” yanıtını verdi. Yüzde 23,5 ise bu görüşe katılmadığını belirtti.
SAMER raporunda, “umut hakkı”nın tanınmamasının “geniş bir toplumsal kesim tarafından sürecin ilerlemesini yavaşlatan önemli eşiklerden biri olarak değerlendirildiği” ifade edildi.
DEM Parti: Meclis tutanaklarında Kürtçeye üç nokta sansürü son bulmalıdır
DEM Parti ilk sırada
Araştırmada katılımcılara yöneltilen "Bu pazar genel seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?" sorusunda ise Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi yüzde 43,1 ile ilk sırada yer aldı.
Diğer yanıtlar şöyle oldu:
- yüzde 15,6: Oy kullanmayacağım
- yüzde 15: Kararsızım
- yüzde 14,2: Adalet ve Kalkınma Partisi
- yüzde 6,8: Cumhuriyet Halk Partisi
Araştırmada ayrıca katılımcıların 14 Mayıs 2023 genel seçimlerindeki tercihleri de soruldu. Buna göre önceki seçimde YSP/HDP’ye oy verdiğini belirtenlerin oranı yüzde 43,5 olurken, AKP’ye oy verdiğini söyleyenlerin oranı yüzde 19,5 olarak ölçüldü.
Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.
(NÖ)