Derslik ve laboratuvar eksikken okullara “Cuma Mescidi” talimatı
İstanbul Valiliği’nin 39 ilçe kaymakamlığına gönderdiği yazıda, yeni yapılacak okul ve eğitim kurumlarının projelerinde cuma namazı kılınmasına imkân sağlayacak kapasitede mescit alanlarına yer verilmesi istendi.
Basına yansıyan yazıda ayrıca hâlihazırda kullanılan okullardaki uygun alanların, mevcut imkânlar doğrultusunda “Cuma Mescidi” olarak düzenlenmesi talep edildi.
Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, valiliğin talimatını bianet’e değerlendirdi. Düzenlemenin yalnızca okulların fiziki koşullarıyla ilgili bir karar olarak ele alınamayacağını belirten Irmak, konunun laiklik, eğitim politikası, kamu yönetiminin tarafsızlığı, çoğulculuk ve eşitlik ilkeleri bakımından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“Devlet bütün inançlar karşısında tarafsız olmalı”
Devlet okullarının belirli bir inancın ibadet pratiğine göre yeniden düzenlenmesinin laiklik açısından tartışma yarattığını belirten Irmak, kamu otoritesinin belirli bir dini uygulamayı kurumsal olarak teşvik edip etmediği sorusunun gündeme geldiğini ifade etti.
Irmak, Anayasa’nın laiklik ilkesi ile eğitim hizmetlerinin tarafsızlığı gereğince devletin farklı inançlar ve inançsızlık karşısında eşit mesafede durması gerektiğini söyledi.
Hukukçular Maraş’taki okul saldırısı iddianamesini nasıl değerlendiriyor?
“Öncelik eğitim ortamlarının iyileştirilmesi olmalı”
Talimatı eğitim politikalarının mevcut sorunları bakımından da değerlendiren Irmak, çok sayıda okulda derslik, kütüphane, laboratuvar, sosyal alan ve spor salonu gibi temel eğitim mekânlarının yetersiz olduğunu hatırlattı.
Okullardaki fiziki koşulların ve eğitim ortamlarının iyileştirilmesi gerekirken mescit düzenlemesinin öncelik hâline getirilmesini eleştiren Irmak, uygulamanın eğitimin dinselleştirilmesine yönelik politikaların bir uzantısı olduğunu söyledi.
Okullarda yeni dönem: MEB 10 maddelik kuralları açıkladı
Farklı inançlardan öğrenciler
Kamu okullarının farklı inançlara mensup öğrencilerle herhangi bir inanca sahip olmayan öğrencilerin birlikte bulunduğu kamusal alanlar olduğunu vurgulayan Irmak, alınan kararların herhangi bir inanç grubuna ayrıcalık tanındığı izlenimi yaratmaması gerektiğini belirtti.
Irmak, bütün öğrencilerin din ve vicdan özgürlüğünün, eşitlik hakkının ve üstün yararının gözetilmesi gerektiğini söyledi.
Irmak sözlerini şöyle sürdürdü:
Eğitim Sen’in yıllardır dile getirdiği perspektif, bu tür düzenlemeler, eğitimin kamusal, bilimsel ve laik niteliğini zayıflatan, okulları dini referanslarla yeniden şekillendiren adımlar olarak değerlendiriyoruz. Bu yaklaşıma göre devletin görevi belirli bir ibadet biçimini okul yaşamının parçası hâline getirmek değil; tüm öğrencilerin din ve vicdan özgürlüğünü güvence altına alırken eğitim kurumlarını hiçbir inanç veya inançsızlık karşısında ayrıcalıklı ya da dışlayıcı olmayan, tarafsız kamusal alanlar olarak korumaktır.
Dolayısıyla söz konusu talimat, yalnızca fiziki mekân düzenlemesi değil; laiklik, eğitim politikası, kamu yönetiminin tarafsızlığı ve çocuk hakları bakımından da hukuki ve toplumsal tartışmalara konu olabilecek bir uygulama niteliği taşımaktadır.
(NÖ)
YTÜ Davutpaşa Kampüsü’ndeki 128 köpek için öğrenciler nöbette
Bir yemek kitabından fazlası: Sula Bozis’in sofrasında İstanbul’u hatırlamak
Hukukçular Maraş’taki okul saldırısı iddianamesini nasıl değerlendiriyor?
“Kıyamet günü sorulacak: Öldürülmemesi gerektiği halde köpekleri niye öldürdün?”
Trendyol, Kürtçe ürün satan mağazayı kapattı