Urfa’nın Siverek ilçesinde bir liseye düzenlenen silahlı saldırıda 16 kişi yaralandı. Okulun eski öğrencisi olduğu belirtilen ve rastgele ateş açan kişi, olayın ardından yaşamına son verdi.
Olaya ilişkin soruşturma sürerken okullarda şiddetin bu denli yer bulması yeniden çeşitli tartışmaları gündeme getirdi. Bir yandan güvenlikçi politikalar konuşulurken bir yandan da şiddetin toplumsallaşmasına etki eden kök nedenlerin incelenmesi gerektiği görüşü öne çıktı.

Urfa'da liseye silahlı saldırı: "Okulların güvenliği devletin temel yükümlülüğü"
"Psikolojik boyutların ötesine bakmamız lazım"
Sosyolog Osman Özarslan yaşananları “Türkiye’nin içine sürüklendiği şiddet sarmalının net bir fotoğrafı” olarak tanımlarken, olayın psikolojik boyutlarının ötesinde toplumsal dinamiklerine bakılması gerektiğine işaret etti. Özarslan'a göre, Siverek’in uzun yıllardır farklı güç odaklarının çatışma alanı olması, suç ekonomileriyle iç içe geçmiş yapısı ve bölgesel savaşların etkisi, şiddetin katmanlı ve yoğun bir biçimde biriktiği bir zemin oluşturdu.
“Şiddet artık belirli taraflar arasında değil, topluma yöneliyor”
Özarslan'ın değerlendirmesine göre, bireysel öfke, yalnızlık, dışlanmışlık ve intikam duygularıyla beslenen yeni bir şiddet biçimi, artık “rastgele” hedeflere yöneliyor. Saldırıda hedef alınan öğrenci, öğretmen ve diğer kişilerin toplumun genelini temsil ediyor.
“Failin aslında toplumu hedef aldığını görmek zor değil” diyen Özarslan bu tür saldırıların yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını, benzer örneklerin ABD, Kanada ve Japonya gibi ülkelerde de görüldüğünü hatırlattı ancak Türkiye’deki özgül koşulların bu şiddeti besleyen ayrı bir zemin yarattığını söyledi.

Şiddet okula nasıl bu kadar kolay girdi?
Şiddetin görünürlüğü ve meşrulaştırılması
Özarslan’a göre, günümüzde şiddetin görünürlüğü ve meşrulaştırılması sosyal medya ve popüler kültür aracılığıyla yeniden üretiliyor. “İncel” tartışmalarıyla benzerlik kuran Özarslan, bazı faillerin öldürmeyi ve ölümü bir tür görünürlük kazanma aracı olarak gördüğünü, hatta bu eylemlerin belirli çevrelerde “etik dışı” olarak bile değerlendirilmediğini ifade etti. Yeraltı dünyası figürlerinin gençler için rol model haline gelmesi ve şiddetin “icraat” olarak sunulması, bu kültürün önemli parçaları arasında gösteriliyor.
Mafya kültürü ve cezasızlık
Özarslan, 2000’li yıllardan itibaren yaygınlaşan mafya temalı dizi ve filmler, rap müzik ve dijital platformların da etkisiyle yeni bir “mafya kültürü”nün hegemonik hale geldiğini belirtti. Bu kültürün, özellikle gençler arasında güç, şiddet ve suçla kurulan ilişkiyi dönüştürdüğünü ifade eden Özarslan, cezasızlık algısının da bu süreci derinleştirdiğini vurguladı.
Siverek’teki saldırı, Özarslan’a göre yalnızca bir güvenlik sorunu değil, toplumsal şiddetin sıradanlaştığı, yaygınlaştığı ve yeni biçimler kazandığı bir dönemin çarpıcı göstergesi.

Urfa’da liseye silahlı saldırı sonrası öğretmenler iş bırakıyor
Ne olmuştu?
Urfa’nın Siverek ilçesinde bir lisede düzenlenen silahlı saldırıda 16 kişi yaralanmıştı. Yaralılardan 7’si taburcu edilirken, 3’ü ağır olmak üzere 9 kişinin tedavisi sürüyor. Olayla ilgili 1 şüpheli gözaltına alındı.
Konuya ilişkin Şanlıurfa Valiliği’nde yazılı açıklama yapıldı. Valilik açıklamasına göre, saldırı 14 Nisan 2026 Salı günü saat 09.30 sularında Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde meydana geldi. Okulun eski öğrencisi olduğu belirlenen bir kişinin silahlı saldırı gerçekleştirdiği belirtildi.
Olayın idari yönünün incelenmesi için Valiliğin talebi üzerine Milli Eğitim Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı (Emniyet Genel Müdürlüğü) tarafından müfettiş görevlendirildi.
Soruşturma süreçlerinin sağlıklı yürütülmesi amacıyla 2 İlçe Emniyet Müdürlüğü ve 2 İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü yöneticisi görevlerinden uzaklaştırıldı. Sürecin ilgili bakanlıklar ve valilik tarafından yakından takip edildiği belirtildi.
Saldırının yaşandığı okulda 14 Nisan itibarıyla 4 gün süreyle eğitime ara verildi.
Soruşturma sürüyor.
(NÖ)











