TOG’DA SENDİKALAŞMA SÜRECİ
"Toplumsal barış vizyonu olan kurum kendi iş barışını sağlayamıyor"
Toplum Gönüllüleri Vakfı’nda (TOG) çalışanların DİSK Sosyal-İş Sendikası çatısı altında yeniden örgütlenme süreci, işten çıkarmalar ve çalışma koşullarına ilişkin iddialarla gündeme geldi.
2014’ten bu yana vakıfta çalışan, Ulusal ve Uluslararası Kurumsal Sosyal Sorumluluk Projeleri’nden sorumlu Projeler Yöneticisi Çiğdem Güler, işten çıkarılan çalışanlardan biri. Güler, TOG’daki süreci tüm sendikalı çalışanlar adına anlattığını belirtti.
İtalyan Lisesi’nde grev 100. gününde: Öğretmenler TİS bekliyor
"Mobbing, verilen sözlerin tutulmaması ve TİS"
Güler’in aktardığına göre TOG çalışanları ilk kez 2010’da Sosyal-İş’te örgütlendi. Aynı yıl sendika ile vakıf arasında ilk Toplu İş Sözleşmesi (TİS) imzalandı. 2021’e kadar altı dönem TİS yapıldı.
2021’de ise çalışanlar, yönetim kurulu ve genel müdürle yapılan görüşmelerin ardından sendikal faaliyetleri sonlandırdı. Güler, o dönemde TİS’teki maddelerin bireysel iş sözleşmelerine eklendiğini, ayrıca vakıf içinde Çalışan Meclisi kurulması için çalışma yürütüldüğünü söyledi.
Ancak Güler’e göre, yönetimde yaşanan değişimin ardından çalışanların uzmanlıklarının göz ardı edilmesi, performans baskısı, mobbing, geçmişte verilen sözlerin tutulmaması, bireysel sözleşmelerdeki TİS maddelerinin tek taraflı değiştirilmeye başlanması ve kararların yalnızca yönetim tarafından alınması yeniden sendikada örgütlenmeyi zorunlu hale getirdi.
Güler, 2021’de sendikal faaliyetleri sonlandırmayı bugün "büyük bir hata" olarak gördüğünü söyledi: "Yerine ne önerilirse önerilsin, Toplu İş Sözleşmesi aracılığıyla kurulan müzakere masasının ve örgütlü hareket etmenin anlamı büyük."
16 sendikadan ortak Mehmet Türkmen açıklaması: Hak aramak suç gibi gösteriliyor
"Paydaşlarımıza bildirim yapamadan işten çıkarıldık"
Güler, işten çıkarma sürecinin 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı’ndan bir gün önce gelen görüşme talepleriyle başladığını anlattı. Kendisi dahil aynı departmandan beş çalışana 30 Nisan’da görüşme çağrısı yapıldığını belirten Güler, görüşmenin "genel değerlendirme" olarak iletildiğini söyledi.
Şubat ayında yönetimle yaptığı görüşmede Temmuz’da emeklilik nedeniyle ayrılacağı konusunda anlaştıklarını hatırlatan Güler, bu nedenle işten çıkarılacağını düşünmediğini ifade etti.
4 Mayıs Pazartesi sabahı ofiste arabulucunun bulunduğunu görünce sürecin işten çıkarma olduğunu anladıklarını söyleyen Güler, aynı gün farklı bir departmandan bir çalışanın da işten çıkarıldığını belirtti.
"TOG ile tüm ilişiğimiz kesildi, maillerimiz kapatıldı. Birçok kurumla projeler ve iş birlikleri yürütüyorduk. Paydaşlarımıza bildirim yapamadan, teşekkür edemeden işten çıkarıldık" dedi.
DİSK-AR araştırması: Her iki işçiden biri asgari ücrete çalışıyor
"Küçülme gerekçesi gerçeklikle örtüşmüyor"
Güler, işten çıkarmalara gerekçe olarak "vakıfta küçülmeye gidilmesi" ve "gider azaltıcı tedbirler" gösterildiğini söyledi. Ancak bu gerekçenin mevcut durumla örtüşmediğini savundu.
Daha önce de finansal zorluklar yaşandığını, ancak o dönemlerde yönetim ve çalışanların birlikte çözüm ürettiğini belirten Güler, TOG’un 2026’da işten çıkarmalara gerekçe olabilecek bir finansal kriz içinde olmadığını iddia etti.
Güler, vakfın ana mal varlığı ve 2025’ten 2026’ya devir bütçesinin pozitif durumda olduğunu söyledi. Kendi durumu açısından da üç ay sonra emeklilik nedeniyle ayrılacakken kıdem tazminatına ek olarak ihbar, izin ve iki net maaş teklif edilmesini “küçülme gerekçesiyle çelişkili” bulduğunu ifade etti.
Çalışma hayatında görünmeyen çöküş: Sessiz çatlama
"Sendika görüşmesinden bir gün önce işten çıkarıldık"
Güler, işten çıkarmaların sendika ile vakıf yönetimi arasında yapılması beklenen görüşmeden bir gün önce gerçekleştiğini söyledi.
Vakıf ile sendika temsilcilerinin yapacağı görüşmeyi iki aydır beklediklerini belirten Güler, görüşmenin sendikalı çalışanlar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti:
"Temel işlevi ülke genelinde gençlerin örgütlenmesini desteklemek olan TOG’un, Toplu İş Sözleşmesi’nin yeniden imzalanması konusunda çalışanlarına zorluk çıkaracağına inanmıyorduk. İşten çıkarmalar hepimiz için büyük bir şok oldu."
İşçilerin güvencesi: Toplu iş sözleşmesi ve grev
"Çalışanlara ‘para bulamazsanız gidersiniz’ baskısı"
DİSK Sosyal-İş’in açıklamasında yer alan mobbing, psikolojik şiddet, iletişim eksikliği ve güvencesizlik vurgularına da değinen Güler, açıklamadaki bilgilerin sendikalı çalışanlarla yapılan anonim ihtiyaç analizi anketine dayandığını söyledi.
Güler, vakıfta bir işleyişe ilişkin eleştiri paylaşıldığında ya da itiraz edildiğinde "sorgulama, psikolojik şiddet, aşağılayıcı davranış ve görmezden gelinme" gibi tutumlarla karşılaşıldığını anlattı.
TOG’un gençlerle birlikte diyalog kültürünü, geri bildirimi ve birlikte karar almayı önemseyen bir kurum olduğunu söyleyen Güler, "Geldiğimiz nokta iletişimin koptuğu, müzakere masasına dahi oturamadığımız bir durum" dedi.
Güler, kaynak geliştirme alanında da çalışanlar üzerinde baskı kurulduğunu öne sürdü: "Gerçek dışı hedefler konulurken çalışanlara ‘para bulamazsanız gidersiniz’ baskısı yapılıyordu."
AİHM'den Türkiye'ye ceza: Patronu eleştirmek işten çıkarma sebebi olamaz
"Çalışanların birlikte hareket etmesine tahammül edemiyorlar"
Güler, TOG’un gençlerin öncülüğünde toplumsal barış, dayanışma ve değişim vizyonuyla kurulduğunu; gençleri gönüllülük, demokrasi, insan hakları, sosyal haklar ve toplumsal cinsiyet eşitliği gibi alanlarda desteklediğini hatırlattı.
Ancak Güler’e göre vakfın kamusal değerleri ile içeride yaşanan süreç arasında çelişki var:
"Toplumsal barış vizyonuna sahip bu kurum kendi iş barışını sağlayamıyor. Çalışanlarının güven ve refah içinde çalışmasının önündeki engelleri kaldıramıyor. Çalışanlarının örgütlülüğüne, birlikte hareket etmesine ve dayanışmasına tahammül edemiyor."
“Sendikalı işçi çalıştırmam” diyen Peri Tekstil'in sahibi 17 işçiyi işten çıkarttı
"TİS imzalansın, işten çıkarılanlar iade edilsin"
Güler, taleplerini "sendika ile müzakere sürecinin başlatılması, Toplu İş Sözleşmesi’nin imzalanması, işten çıkarılan çalışanların işe iadesi ve tüm çalışanlar için huzurlu, güvenli, şeffaf ve adil bir çalışma ortamı sağlanması" olarak sıraladı.
TOG’un gençlik çalışması alanında önemli ve köklü bir kurum olduğunu belirten Güler, gelinen noktanın çalışanlar açısından "çok üzücü" olduğunu söyledi.
(NÖ)
Haritanın ucunda ertelenmiş bir kent: Hakkari
Oyunbaz Adıyaman: Çocukların kent hakkı için yeni bir model
Çocuklardan barışın sesleri: "Երկինքէն երկիր"
"MESEM'li arkadaşımızın ustası, çocuklar 1 Mayıs'a gitmesin diye ek mesai koydu"
Okullardaki şiddeti önlemek için neyi tartışmalıyız?