TOG’da sendikal süreç: Vakıftan açıklama, Sosyal-İş’ten yanıt
Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG), bianet’te 15 Mayıs’ta yayımlanan “Toplumsal barış vizyonu olan kurum kendi iş barışını sağlayamıyor” başlıklı haberin ardından yazılı açıklama gönderdi.
TOG’DA SENDİKALAŞMA SÜRECİ
"Toplumsal barış vizyonu olan kurum kendi iş barışını sağlayamıyor"
Haberde, TOG çalışanlarının DİSK Sosyal-İş Sendikası çatısı altında yeniden örgütlenme süreci, işten çıkarmalar ve çalışma koşullarına ilişkin iddialar gündeme gelmişti. bianet, haber yayına hazırlanırken TOG yönetimine görüş talebini iletmiş ancak yayın aşamasında yanıt alamamıştı.
TOG: Sendika üyeliği bilgisine erişmemiz mümkün değil
Vakıf yönetimi, bianet’e gönderdiği açıklamada, son kararların sendikal örgütlenmeyle ilgisi olmadığını savundu.
Açıklamada, sendika üyeliği bilgisinin Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamında özel nitelikli kişisel veri olduğu belirtilerek, "Vakfımızın bu bilgiye erişmesi mümkün değildir" denildi.
TOG’un bianet’e gönderdiği açıklamanın tam metni şöyle:
Toplum Gönüllüleri Vakfı olarak, bianet.org sitesinde 15 Mayıs 2026 tarihinde yayımlanan haberinizin ardından, Vakfımıza ilişkin sürecin daha doğru ve eksiksiz değerlendirilebilmesine katkı sunmak amacıyla açıklamamızı tarafınızla paylaşmak isteriz.
Öncelikle açıkça belirtmek isteriz ki; Vakfımızda alınan son organizasyonel kararların sendikal örgütlenmeyle herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır. Sendika üyeliği bilgisi, KVKK kapsamında özel nitelikli kişisel veri niteliğindedir; Vakfımızın bu bilgiye erişmesi mümkün değildir.
TOG, çalışan haklarına, yasal süreçlere ve örgütlenme özgürlüğüne saygılı bir kurumdur. Son dönemde alınan kararlar; Vakfın yönetimsel planlaması, finansal sürdürülebilirliği ve kaynakların kuruluş amacı doğrultusunda etkin kullanılması sorumluluğu çerçevesinde değerlendirilmiştir.
TOG olarak gençlerin güçlenmesi, gönüllülük kültürünün yaygınlaşması ve toplumsal fayda üretme hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımızı aynı sorumlulukla sürdüreceğiz.
DİSK’ten asgari ücret çağrısı: Temmuz’da zam kaçınılmaz
Sosyal-İş’ten TOG açıklamasına yanıt
TOG’un açıklamasına ilişkin bianet’e konuşan DİSK Sosyal-İş Genel Sekreteri Deniz Gülşen, vakfın açıklamasını "bildik işveren söylemi" olarak niteledi. Gülşen, Türkiye’de işverenlerin sendikal nedenle işten çıkarma iddialarını genellikle kabul etmediğini belirterek, "Türkiye’de hiçbir işveren 'sendikal nedenle işten çıkardım' demez" dedi.
"Mesele yalnızca resmi üyelik bilgisi değil"
TOG’un "sendika üyeliği bilgisine erişmemiz mümkün değil" açıklamasına yanıt veren Gülşen, meselenin yalnızca resmi üyelik bilgisi üzerinden değerlendirilemeyeceğini söyledi. Çalışanların sendikaya üye olmasının ardından TOG’a görüşme talebi ilettiklerini aktaran Gülşen, vakfın kendilerine "sendikanın yetkisiz olduğu" ve "baraj nedeniyle TİS yapmaya yetkisi bulunmadığı" yanıtını verdiğini anlattı:
“Arkadaşlarla görüştük, sendikamıza üye oldular. Daha sonra TOG’a mail atıp görüşme talep ettik. Onlar da bizimle görüşmeyeceklerini; sendikamızın yetkisiz olduğunu, baraj nedeniyle toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkisi olmadığını söylediler."
Sosyal-İş’in bağlı olduğu "Ticaret, Büro, Eğitim ve Güzel Sanatlar" işkolu, Ocak 2026 verilerine göre 4 milyon 375 bin 904 işçiyle en kalabalık işkolu. Bu nedenle yüzde 1’lik işkolu barajı, 43 binden fazla üyeye karşılık geliyor. Sosyal-İş’in aynı dönem üye sayısı ise 5 bin 512.
Ancak sendika, işkolu barajından bağımsız olarak işyerinde çoğunluğu sağladığı ve işverenle karşılıklı irade oluştuğu durumlarda emek-meslek örgütleri, STK’ler, kooperatifler vb. kurumlarda protokol/anlaşma yapabildiğini belirtiyor. İstanbul Barosu, Bursa Barosu, Eğitim Sen, Eğitim İş, Tüm Bel-Sen, İstanbul Tabip Odası, Manisa Tabip Odası, TMMOB’ye bağlı bazı odalar ve Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi gibi kurumlarla da benzer anlaşmalar yapıldı. TOG’la da 2021’e kadar altı dönem anlaşma imzalanmıştı.
Mutsuzluğun resmini yaptılar: #geçinemiyoruz
"Örgütlenme özgürlüğünü tanımayan bir noktaya işaret ediyor"
Gülşen, bu yanıtın ardından TOG’a yeniden yazdıklarını ve vakfın tutumunun örgütlenme özgürlüğünü tanımayan bir noktaya işaret ettiğini belirttiklerini söyledi.
"Eğer buradan devam ederlerse bütün demokratik yöntemleri kullanacağımızı bildirdik" diyen Gülşen, bunun ardından TOG’un görüşmeyi kabul ettiğini, ancak randevunun birkaç hafta ertelendiğini aktardı.
"Kimlerin öncülük ettiğini biliyorlardı"
Gülşen, sendikal örgütlenme sürecine öncülük eden çalışanların işveren tarafından bilindiğini söyledi. Sürecin gizli yürütülmediğini belirten Gülşen, TOG’un açıklamasını "gerçekçi" bulmadığını ifade etti.
Gülşen, "Birçok arkadaşımıza 'Kim yapıyor biliyoruz, siz yapmayın, burası böyle bir kurum değil, burada işveren yok, hepimiz kardeşiz' gibi sözlerle baskı uygulandı. Arkadaşlarımız süreci gizli kapaklı yürütmedi. Herkes, çıkarılan arkadaşlarımızın bu süreçte öncülük ettiğini biliyor" dedi.
TOG’un açıklamasındaki dilin sendikal süreçlerde sık karşılaşılan bir işveren yaklaşımı olduğunu söyleyen Gülşen, "'Toplu iş sözleşmesi yetkiniz yok', 'Kimlerin yürüttüğünü bilmiyorduk' gibi ifadeler çok bildik işveren söylemleri. TOG’un bunu yapmaması gerekiyor” diye konuştu.
"İki ay sonra çıkarılsalardı iddia dahi edemeyecektik"
Gülşen, işten çıkarma zamanlamasının sendikal süreç açısından önemli olduğunu söyledi:
"Bu arkadaşlarımız iki ay sonra çıkarılsaydı, biz sendikal nedenle çıkarıldıklarını iddia dahi edemeyecektik. Bu hem sendikal nedenle çıkarıldıklarının çok açık bir kanıtı hem de belirli süreli sözleşmenin işçi üzerindeki baskısını gösteriyor."
İtalyan Lisesi’nde grev 100. gününde: Öğretmenler TİS bekliyor
"Sözleşme masasına otururlarsa süreç bir yere bağlanabilir"
Gülşen, TOG'un 23 Mayıs’taki yönetim kurulu toplantısının ardından sendikaya yanıt vereceğini aktardı. Toplantının sürecin nasıl ilerleyeceği açısından belirleyici olacağını söyleyen Gülşen, şöyle devam etti:
"Eğer 'Arkadaşlarımızın sendikal örgütlenme özgürlüğünü tanıyoruz, gelin görüşelim’ diyerek sözleşme masasına otururlarsa bu süreç bir yere bağlanabilir. Ama oturmazlarsa bugüne kadar yapılan açıklamaların gerçek dışı olduğunu biz de göreceğiz, kamuoyu da görecek."
"Sivil toplum alanında yeni bir emek rejimi görülüyor"
Gülşen’e göre, TOG’da yaşanan süreç, sivil toplum alanındaki çalışma rejiminin “bütünlüklü” biçimde tartışılması gerektiğini gösteriyor.
Arkadaşlarımız bu kurumlara zarar vermek istemiyor; çünkü kendilerini kurumun bir parçası hissediyorlar. Ama en temel yaşam kaygılarını bile karşılayamayan bir çalışma biçimiyle karşı karşıyalar. Yeni bir emek rejiminin düzeni burada da görülüyor. Bu alanda beyaz yakalı, gri yakalı diye tarif edilen ama artık gelirleri mavi yakalı gibi olan bir topluluk var. Fonlar azalınca bütün STK’larda ‘Ne kadar fon buldun, daha iyi çalışman lazım’ baskısı oluşuyor.
(NÖ)
TOG’DA SENDİKALAŞMA SÜRECİ
"Toplumsal barış vizyonu olan kurum kendi iş barışını sağlayamıyor"
Haritanın ucunda ertelenmiş bir kent: Hakkari
Oyunbaz Adıyaman: Çocukların kent hakkı için yeni bir model
Çocuklardan barışın sesleri: "Երկինքէն երկիր"
"MESEM'li arkadaşımızın ustası, çocuklar 1 Mayıs'a gitmesin diye ek mesai koydu"