Gazzeli Rana Maima: Bir gün kendi odamda korkmadan uyumayı hayal ediyorum
İsrail'in Gazze Şeridi'ne 7 Ekim 2023'te başlattığı saldırıların üzerinden 1000 gün geçmesine ve Ekim 2025'teki ateşkese rağmen, Gazze'deki 2,1 milyon kişinin büyük bölümü yerinden edilmiş durumda. BM verilerine göre temiz su, sağlık hizmeti ve güvenli barınmaya erişim sınırlı, toprakların yüzde 65'i erişime kapalı. Ateşkesten bu yana İsrail saldırılarında 1059 kişi öldü, 3429 kişi yaralandı; Ekim 2023'ten bu yana toplam can kaybı 73 bin 74'e ulaştı. 25 yaşındaki İngilizce öğretmeni Rana Maima, evi bombalandıktan sonra 14 aydır yedi kişiyle çadırda yaşıyor. Temiz suya ulaşmak için saatlerce yürümek zorunda kalan Maima, hastanelerin yüzde 80'inin harap olduğunu, babasının kalp ilacını iki ayda zor bulduklarını, elektriğin günde sadece dört saat geldiğini anlatıyor. İki buçuk milyon insanın Gazze'nin yüzde 30'unda yaşamaya çalıştığını belirten Maima, sadece korkmadan uyumak istediğini söylüyor.
İsrail ordusunun 7 Ekim 2023’te Gazze Şeridi’ne başlattığı saldırıların üzerinden 1000 gün geçti. Ancak 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkesin ardından da Gazze Şeridi’nde yaşayan Filistinliler için gündelik hayat normale dönmedi.
Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi’nin (OCHA) 26 Haziran tarihli raporuna göre, Gazze’deki 2,1 milyon kişinin büyük bölümü hâlâ yerinden edilmiş durumda. Temel hizmetlere, güvenli barınmaya, temiz suya ve sağlık hizmetlerine erişim ise sınırlı.
Gazze’de yalnızca evler ve sokaklar değil, insanların geçim kaynakları da büyük ölçüde yok oldu. Aynı rapora göre, erişimi kısıtlı bölgeler Gazze topraklarının yaklaşık yüzde 65’ini kapsıyor.
Abluka, savaş, işsizlik, yoksulluk hatta susuzluk: Gazze Şeridi
Bununla birlikte, İsrail ordusu ateşkese rağmen saldırılarını sürdürüyor. Gazze’deki Sağlık Bakanlığı’nın 2 Temmuz’da yaptığı açıklamaya göre, ateşkesten bu yana İsrail saldırılarında 1059 kişi yaşamını yitirdi, 3 bin 429 kişi yaralandı; enkaz altından 788 kişinin cansız bedeni çıkarıldı. Bakanlık, Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde toplam can kaybının 73 bin 74’e, yaralı sayısının ise 173 bin 537’ye yükseldiğini açıkladı.
Bu koşullar altında yaşamaya çalışan Gazzelilerden biri de 25 yaşındaki İngilizce öğretmeni Rana Maima. Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Gazze şehrinde yaşayan Maima’yla suya erişimi, çadır yaşamını, sağlık hizmetlerinin çöküşünü ve “ateşkes” sonrasında değişmeyen hayatı konuştuk.
Ateşin kesilmediği, ihlalin son bulmadığı yer: Gazze
Gazze’de şu an nerede yaşıyorsun?
Gazze şehrinde yaşıyorum. 7 Ekim 2023’te başlayan savaştan önce kuzey Gazze’de yaşıyordum. İsrail işgali bizi 13 Ekim 2023’te güneye gitmeye zorlayınca yer değiştirdik. On dört ay boyunca, başka yerinden edilmiş insanlarla birlikte çadırlarda yaşadım.
Gazze şehrinde gündelik hayat senin için nasıl geçiyor?
Aslında bunlar çok derin hisler. Şehrini seviyorsun ama bütün toprak çok kötü, çirkin bir hâle geldiği için artık üzerinde yaşayamıyorsun.
“Evimizde musluktan akan suyu özlüyoruz”
Sence Gazze’de yeterince konuşulmayan ama gündelik hayatı en çok etkileyen sorunlar neler?
İlk olarak, çok basit ama pek konuşulmayan bir şey var: Su ihtiyacı. Hem içme suyuna hem de temizlik gibi diğer işler için gerekli suya çok zor erişiyoruz.
Soykırımdan önce evlerimiz vardı ve içme suyu taşıyan kamyonlar evlerimize kadar gelirdi. 1000 litrelik tankere 5 dolar gibi bir ücret ödeyerek sağlıklı ve temiz içme suyuna erişebilirdik. Şimdi bunların hiçbiri yok. Artık kamyonlar yaşadığımız yerlere uzak birkaç noktaya geliyor ve 15 litre içme suyuna erişmek için bile on dakika yürümemiz gerekiyor. Su temiz de değil; bu yüzden birçok insanda mide problemleri ve çeşitli hastalıklar ortaya çıkıyor.
Gazze’de su kıtlığı ve 250 bin ton çöp, Filistin halkının sağlığını tehdit ediyor
Temizlikte ve duşta kullandığımız su için de elimizde kovalarla saatlerce yürümemiz gerekiyor. Evlerimizde musluktan akan suyun olmasını çok özlüyoruz. Artık durum eskisiyle kıyaslanamayacak kadar zor. Su üç günde bir geliyor ve hem çok tuzlu hem de temizlikten yoksun olduğu için birçok kişide cilt hastalıklarına neden oluyor.
7 Ekim’den önce deniz suyu arıtma tesisleri daha yaygındı. Başka ülkelerin finansmanına bağlı olsalar da en azından düzgün çalışıyorlardı ve bu bizim için yeterliydi. Savaş sırasında işgal güçleri bu tesislerin çoğunu yok etti ya da çalışmalarını engelledi. Artık İsrail dizel ve motor yağlarının girişini engelleyerek bu tesislerin çalışmasını aksatıyor.
“14 aydır yedi kişi aynı çadırda yaşıyoruz”
Ailenle mi yaşıyorsun? Şu anda nasıl bir yerde kalıyorsunuz?
Evimi 16 Mayıs 2025’te bombalandıktan sonra kaybettim. Ailem ve ben molozların altında kaldık. Ben ciddi şekilde yaralanmadım ama babam, kız kardeşim ve erkek kardeşimin eşi yaralandı. O zamandan beri, 14 aydır yedi kişi aynı çadırda yaşıyoruz.
Çadırda yaşamak gündelik hayatınızı nasıl etkiliyor?
Bizimle aynı durumda olan çok insan var. Çadırda yaşamanın elbette birçok sorunu var. İçeri böcekler ve fareler giriyor. Büyük fareler çocukları ısırıyor ve hastalıklara neden oluyor. Özel hayat hiç yok. Şu an içerisi çok sıcak; kışın da çadır bizi soğuktan hiçbir şekilde korumuyor.
Geçici bir çözüm olarak en azından taşınabilir evler istiyoruz. Onlar hiç değilse hava koşullarına karşı bizi daha iyi koruyabilir. Şimdilik buna gerçekten çok ihtiyacımız var. Ayrıca özellikle kadınlar olarak kıyafetlerimiz de çadırda yaşamaya hiç uygun değil. Kaldı ki diğer her şey gibi yenilerini almak da çok pahalı.
Gazze'de yaşam: Kum ve böcek dolu çadırda bebekleri korumak
Gıda, temel ihtiyaçlar ve ödeme yöntemleri açısından şu anda durum nasıl?
Bankaların hiçbiri, şubeleri bombalandığı için faaliyet gösteremiyor. Genellikle ödeme yapmak için kullanılan uygulamalar var. Fakat bunları kullanmak da kolay değil; çünkü elektrik ve internet bağlantısıyla ilgili her zaman sorun oluyor.
Örneğin senin mesajına ertesi gün dönebildim çünkü sadece öğlen 12 ile 4 arasında elektrik var. Buna bağlı olarak Wi-Fi de sadece bu saatlerde oluyor. Acil internet gerekirse dışarıda bir kafeye gitmem gerekiyor.
“Basit bir ilaca bile ulaşamıyoruz”
Sağlık hizmetlerine erişim şu anda nasıl? Bir sağlık sorunu yaşadığınızda tedaviye ya da ilaca ulaşabiliyor musunuz?
Şu an şehirdeki hastanelerin yüzde 80’i harap olmuş durumda. Hastalandığımızda basit bir ilaca bile ulaşamıyoruz. Babam 53 yaşında, kalp ağrısı var ve iki aydan fazla bir süre onun için ilaç aradık.
Babanızın ilacına ulaşabildiniz mi?
En sonunda arkadaşları ona bir tane buldu. Ama bittiğinde yenisini nasıl alacağımızı bilmiyoruz.
Bir şeyden daha bahsetmek istiyorum. Çok fazla söyleniyormuşum gibi duyulabilir ama bunlar gerçek ve hepsi beni çok üzüyor. Artık sadece evimde, sevdiklerimle bir arada, güvende olmak istiyorum.
Af Örgütü: Gazze’de yaşlılar İsrail’in ablukası altında göz ardı edilen bir sağlık krizi yaşıyor
İnsani yardımların Gazze’ye girişi ve dağıtımı konusunda sizin yaşadığınız ya da gözlemlediğiniz sorunlar neler?
İsrail, çok ihtiyacımız olduğunda bile yardımların Gazze’ye girmesine izin vermiyor. Malzemelere el koyuyor, kötü koşullarda bekletiyor ve ancak son kullanma tarihleri geçince içeri sokuyor. O noktadan sonra da bir işimize yaramıyor.
Sürekli daralan bir şehir
Gazze şehrindeki kalabalık ve yerinden edilme gündelik hayatı nasıl etkiliyor?
İki buçuk milyon insanın Gazze’nin yalnızca yüzde 30’unu oluşturan ve 100 kilometrekareyi geçmeyen bir alana sığmaya çalıştığını düşün. Her yer kalabalık: Deniz, sokaklar… Ulaşım araçları yetmiyor, evler yetmiyor, hiçbir şey yetmiyor. Sadece süregelen bir yerinden edilme hâli var.
Artık topraklarımıza dönmek istiyoruz. Bugün o topraklar işgal altında ve sözde “sarı hat” her gün ilerliyor. İsrail açık açık toprak çalıyor. Kimse hiçbir şey yapmıyor ve sunulanların hepsi sudan bahaneler. Hiçbir ülke İsrail’e karşı çıkıp bütün bunları durduramıyor. Bu da İsrail’in daha fazla güç alarak istediğini yapmasına, insanlara daha çok acı çektirmesine neden oluyor.

“Korkmadan uyumak istiyorum”
Ateşkesin ardından sizin hayatınızda ya da çevrenizde somut bir değişiklik oldu mu?
Hiçbir zaman unutma ki medya gerçeği söylemiyor ve söylemeyecek. İsrail tüm sınırları kontrol ederken her şey nasıl yoluna girecek? Yine de umarım hayatım bir an önce, sevdiğim kimseyi kaybetmeden, evimin ve işimin olduğu, kendimi mutlu ve güvende hissettiğim 7 Ekim öncesi zamana geri döner.
Koşullar değişse ve yeniden güvenli bir hayata dönebilseydin, ilk yapmak isteyeceğin şey ne olurdu?
Korkmadan uyumak. Kendi odamda derin bir uyku. Nasıl hayalini kuruyorum, bir bilsen. Gazze’de hayatta kalan herkesin bir an önce yeniden inşa edebildikleri evlerinde, kendi yataklarında, korkudan uzak derin uykular çekebilmesi umuduyla.
(AB/VC)