BATI ŞERİA’DA İŞGAL ALTINDA YAŞAMAK
Filistinli Nahel el-Kubari: Bize insan değilmişiz gibi davranılıyor
Uluslararası Adalet Divanı’nın (ICJ) “1967’den beri devam eden askeri bir işgal” olarak tanımladığı Batı Şeria’daki İsrail varlığı, bugün Filistinliler için hareket özgürlüğünün ağır biçimde kısıtlandığı, kontrol noktaları ve baskınlarla kuşatılmış bir gündelik hayata dönüşmüş durumda. Ramallah’ta yaşayan 31 yaşındaki Nahel el-Kubari, “Merhamet veya insanlığa dair hiçbir şey yok, bize sanki insan değilmişiz gibi davranılıyor” sözleriyle yaşadıklarını anlatıyor.
"İsrail, Batı Şeria’da etnik temizliği hızlandırıyor"
Batı Şeria, 1993 ve 1995 Oslo Anlaşmaları’yla kâğıt üzerinde A, B ve C bölgelerine ayrıldı. Anlaşmalara göre A Bölgesi’nin idari ve güvenlik yönetimi tamamen Filistin’e ait. B Bölgesi’nde idari yönetim Filistin’de, “güvenlik” ise İsrail’in kontrolünde. C Bölgesi ise tamamen İsrail kontrolünde bulunuyor.
Ancak 2020’li yılların ardından Batı Şeria, neredeyse her sokağın kendi içine kapandığı bir coğrafyaya dönüştü. Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi’nin (OCHA) verilerine göre 2026 yılı itibarıyla, Filistinlilerin hareket özgürlüğünü kısıtlayan kalıcı ve geçici kontrol noktalarının sayısı 900’ün üzerine çıktı.

İsrail Bakanlar Kurulu 2 Temmuz’da, işgal altındaki Batı Şeria’nın merkezinde 13 yeni yerleşim yeri kurulmasına ilişkin planı onayladı. Yerleşimlerin, Batı Şeria’nın en büyük yerleşim bloklarından biri olan Binyamin bölgesinde kurulması öngörülüyor. Bu bölge, Nablus, Ramallah ve Beytüllahim gibi Filistin şehirlerinin yanı sıra önemli İsrail yerleşimlerini birbirine bağlayan merkezi kuzey-güney hattı, yani 60 numaralı yol üzerinde yer alıyor.
60 numaralı yol, İsrail’in Batı Şeria’daki yasa dışı yerleşimlerde yaşayan Yahudi yerleşimcilerin, Filistin şehirlerinin içinden geçmeden doğrudan İsrail’e ya da diğer yerleşimlere ulaşabilmesi için inşa ettiği otoban ağının önemli parçalarından biri. Filistinliler ise bu yolu kullanmak istediklerinde yol üzerindeki kontrol kapıları ve engellerle karşılaşıyor. OCHA verilerine göre Filistin bağlantı yolları üzerinde 120’den fazla engel bulunuyor.
“Neden şehirden dışarı çıkıyorsun?”
Ramallah’ta yaşayan 31 yaşındaki Nahel el-Kubari, kentte yaşamanın kendisine güvenli hissettirmediğini söylüyor. İsrail güçlerinin haber vermeden ve ansızın kente girebildiğini belirten El-Kubari, bu durumun kendisinde sürekli panik ve korkuya yol açtığını anlatıyor.
El-Kubari’ye göre bugün bir Filistinlinin Ramallah’tan Nablus’a gitmesi, sayısız kontrol noktasından geçmek ve saatlerce beklemek anlamına geliyor. Sınır kontrolleri, yerleşimci saldırıları ve ev baskınları nedeniyle Batı Şeria’da yaşayan Filistinliler, gündelik hayatlarını sürekli “bir şey olacak” endişesiyle sürdürmek zorunda kalıyor.
Şehir dışındaki akrabalarımızı ziyaret etmek istediğimizde, sayısız kontrol noktası yüzünden bu her zaman mümkün olmuyor. Eğer şehir dışına çıkmak zorundaysak çeşitli aramalara ve tacizlere maruz kalıyoruz. Bize genellikle ‘Neden şehirden dışarı çıkıyorsun?’ diye soruluyor. Her bölgede çok sayıda kontrol noktası var. Mesela ben Ramallah’ta yaşıyorum, kız kardeşim ise Kudüs’te. Ona gitmek istediğimde yediden fazla kontrol noktasından geçmek ve saatlerce beklemek zorunda kalıyorum. Bazen kontrol noktalarında paramız çalınıyor, dövülüyoruz ve her birinde saatlerce ayakta bekletiliyoruz. –Nahel el-Kubari
“Maaşlar işin niteliğiyle orantılı değil”
7 Ekim 2023’ten bu yana Batı Şeria, artan hareket ve erişim kısıtlamaları, İsrail hükümetinden gelen gümrük gelir transferlerindeki azalma ve İsrail’de çalışan 170 binden fazla Filistinli işçinin çalışma izinlerinin iptal edilmesi nedeniyle derin ve uzun süreli bir ekonomik gerileme yaşıyor.
İsrail askeri baskınları ve yerleşimci saldırıları da ekonomik çöküşü ağırlaştırıyor. Filistin Ekonomik Politika Araştırma Enstitüsü’nün (MAS) raporuna göre işletmelerin yüzde 18,7’si doğrudan fiziksel hasar gördü. Gelirlerde, istihdamda ve üretimde büyük düşüşler yaşandı.
Nahel el-Kubari, savaş nedeniyle yaşam maliyetinin arttığını, paranın değer kaybettiğini ve geçinmenin giderek zorlaştığını söylüyor.
Çok az iyi iş fırsatı var. Maaşlar ise işin niteliği ve gerektirdiği çabayla orantılı değil. Bir diğer sorunumuz da sağlık sigortası kapsamında olan şehir hastanelerinin kapanması. Dış kaynaklardan yeterli finansman sağlanamaması ve doktorların maaş alamaması nedeniyle süresiz grev ilan edildi. Sonuç olarak maddi durumu yetersiz olan insanlar tedavi göremiyor. –Nahel el-Kubari
Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) göre ödenmemiş maaşlar nedeniyle sağlık sisteminde personel eksikliği yaşanıyor. Temel ihtiyaç malzemelerinin stok seviyeleri de neredeyse sıfıra yaklaşmış durumda. Sağlık Bakanlığı verilerine göre temel ilaçların yüzde 16’sı, tıbbi sarf malzemelerinin yüzde 14’ü ve laboratuvar malzemelerinin yüzde 9’u sıfır stok seviyesinde.
“Merhamet veya insanlığa dair hiçbir şey yok”
Nahel el-Kubari, Batı Şeria’da Filistinlilerin farklı muamelelere maruz kaldığını belirterek, yaşananların insan onurunu hedef aldığını söylüyor:
Merhamet veya insanlığa dair hiçbir şey yok, bize sanki insan değilmişiz gibi davranılıyor.
İsrail’in Batı Şeria’daki işgalinin sona ermesini ve özgürce seyahat edebilmeyi dilediğini belirten El-Kubari, “Ülkemi derinden seviyorum ve burada yerleşik bir hayat kurup uzun yıllar yaşamak istiyorum. Ama aynı zamanda işgal bittikten sonra memleketimin farklı köşelerini; Yafa’yı, Akka’yı, Kudüs’ü uzun uzun gezip görmek istiyorum. Son dileğim bu” diyor.
Yerleşimci şiddeti ve yerinden edilme
OCHA verilerine göre, 2026 yılı başından 29 Haziran’a kadar 2 bin 300’den fazla Filistinli, İsrailli yerleşimci saldırıları nedeniyle yerinden edildi. Bu kişilerin 1000’den fazlası çocuklardan oluşuyor.
Ocak 2025-Mayıs 2026 döneminde Batı Şeria’da toplam 40 bin 702 Filistinli yerinden edildi. Bu kişilerin yaklaşık 15 bin 190’ı çocuk. Yerinden edilmelerin 3 bin 806’sı yerleşimci şiddeti ve erişim kısıtlamalarıyla, 2 bin 824’ü ise izin eksikliği, cezai yaptırımlar ve diğer yıkımlarla bağlantılı.
Aynı dönemde Batı Şeria’da Filistinlilere yönelik, can kaybı veya mülk hasarıyla sonuçlanan 2 bin 803 yerleşimci saldırısı kayda geçti. 67’si çocuk olmak üzere en az 295 Filistinli saldırılarda hayatını kaybetti. Yaralanan Filistinli sayısı ise 5 bin 255 olarak kaydedildi; yaralıların 862’si çocuktu.
Öte yandan resmi Filistin verilerine göre, 8 Ekim 2023’ten bu yana İsrail'in Batı Şeria’daki askeri tırmanışı ve yerleşimci şiddeti sonucu 1173 Filistinli hayatını kaybetti, 12 bin 666 kişi yaralandı. Aynı dönemde yaklaşık 23 bin Filistinli gözaltına alındı.
(AB/VC)