Kadir İnanır’a veda
Albert Camus, “Bir şehri tanımanın kolay bir yolu, orada insanların nasıl çalıştığına, nasıl sevdiğine ve nasıl öldüğüne bakmaktır” der. Belki de bir insanı anlamanın yolu da, hayatı bittiğinde geride kalan kalabalığa, sessizliğe ve uğurlanma biçimine bakmaktan geçiyordur.

Kadir İnanır için dün Harbiye’de düzenlenen tören de böyleydi…Bir hayatın, bir sinema hafızasının ve bir ülkenin politik duygusunun aynı çatı altında buluştuğu, kalabalık ve çok sesli bir veda…
İstanbul’da tedavi gördüğü hastanede 77 yaşında hayatını kaybeden Kadir İnanır için ilk tören Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde yapıldı. Türkiye bayrağına sarılı tabutu sabah saatlerinde alkışlar eşliğinde sahneye taşındı. Salon, sanat dünyasından siyasetçilere, emek örgütlerinden yurttaşlara kadar geniş bir katılımla doldu.
Kalabalığın içinde Geri Dönüşüm İşçileri Derneği de vardı, Barış Anneleri de… DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları, Pervin Buldan, CHP İstanbul’un seçilmiş il başkanı Özgür Çelik, CHP’li yöneticiler, İYİ Partililer ve daha niceleri…
Tören alanına yaklaşırken “Hekimoğlu” türküsü duyuluyordu. İnanır’ın da hayatında yeri olan o türkü, sabahın erken saatlerinden beri alanı dolduran insanlara eşlik ediyordu.

Kalabalık içinde bir yurttaşın sesi yükseldi:
“Sen ölmedin Kadir abi… Sen gökyüzüsün. Seni unutmayacağız.” Sözler havada asılı kalırken tören, Hüseyin Karabey’in hazırladığı “Kuzeyden Gelen Adam” belgeselinden kesitlerle başladı. İnanır’ın kendi kamerasından görüntüler de ekrana düştü.
Bir yurttaş Kadir İnanır’a böyle seslendi pic.twitter.com/BCTaKbRGS7
— Evrim Kepenek (@kepenekevrimm) June 28, 2026
Belgeselde Kenan Evren’in göründüğü anlarda salondan yuh sesleri yükseldi. Kısa bir gerilim oldu. Bir yurttaş “Burada saygı gösterin” diye seslendi. Ardından başka bir ses daha yükseldi: “Arkadaşlar cenazedeyiz, lütfen…”
Darbeci olursan kaç yıl geçerse geçsin böyle yuhlanırsın. Kadir İnanır cenazesi olmasaydı daha da tepki alırdın da insanlar sağduyuyu tercih etti pic.twitter.com/Aaz08OO3CP
— Evrim Kepenek (@kepenekevrimm) June 28, 2026
Ve kalabalık yeniden sustu.
Belgeselde yer alan Kadir İnanır’ın Kenan Evren’e dair sözleri ise salonda yankılanıyordu. Sertti, doğrudandı, geri adım atmayan bir dil:
“Bu ülkenin aydınlarını yok ettiler… Bu bir katliamdır. Bunu yapan da benim için lanetli bir insandır…”
Kuzeyden Gelen Adam belgeseli izleniyor pic.twitter.com/QWYJtBFbt1
— Evrim Kepenek (@kepenekevrimm) June 28, 2026
Törende, ilk konuşmayı oyuncu Jülide Kural yaptı. Sesi titriyordu ama cümleleri netti:
“Buradaki duygum sessizlik aslında… Ama Kadir’in söylemek istedikleri o kadar büyüktü ki paylaşmak zorundayım. Kadir İnanır Anadolu’dur. Rumdur, Kürttür, Ermenidir, Çerkestir, Boşnaktır, Türktür, Araptır. O, bu toprakların tamamıdır. Bizlere bıraktığı en büyük miras barıştır.”
Kadir İnanır’ın mirası “büyük barıştı” Jülide Kural konuştu pic.twitter.com/weXTQWbVyE
— Evrim Kepenek (@kepenekevrimm) June 28, 2026

Kural’ın ardından konuşanlar, İnanır’ın sadece bir oyuncu değil, bir “tavır” olduğunu tekrar tekrar söyledi.
En çok kullanılan kelime ise şuydu: barış. Bir başka kavram ise neredeyse herkesin dilindeydi: “Kadir dayı.”
Sanki İnanır, sadece sinemada değil, insanların hayatında da bir akrabalık kurmuştu.
Yeğeni Levent İnanır’ın sözleri bu hissi daha da görünür kıldı:
“Büyük bir ustaydı. Öğrendiğim her şeyi ondan öğrendim. Bir röportajında ‘Ben ölürsem Türkiye’deki bütün evlerden cenaze kalkar’ demişti. Filmleri sadece film değildi; bu ülkenin yaralarına dokunan hikâyelerdi. O artık yok değil, içimizde yaşıyor.”
Yeğeni Gül Bakan da duygularını kısa ama sarsıcı bir cümleyle anlattı:
“Senin yeğenin olmak benim için büyük bir şanstı…”
Tören ilerledikçe konuşmalar bir hafıza katmanına dönüşüyordu. Herkes başka bir Kadir İnanır anlatıyordu ama cümleler hep aynı yere çıkıyordu: dayanışma, emek, halk, barış.
Canan Kaftancıoğlu’nun anlattıkları ise özellikle hastane dönemine dairdi. İnanır’ın kendi acısını bile ikinci plana atışını, başkalarını düşünme halini hatırlattı:
“Hasta yatağında bile başkalarını arardı. ‘Nasılsın, bir şeye ihtiyacın var mı?’ diye sorardı. O hâlinde bile önce başkalarını düşünürdü…”
Oyuncu Menderes Samancılar ise onu bir “incir ağacı”na benzetti:
“Bal gibi incirler veren bir ağaç gibiydi. Barış, kardeşlik, sevgi doluydu. Onu asla unutmayacağız.”
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan da bianet’e konuştu, İnanır’ın politik duruşuna dikkat çekti:
“Askeri darbelere karşı durdu. Çözüm sürecinde sorumluluk aldı. Hep hak mücadelesinin yanında oldu. O büyük barış vasiyetini gerçekleştirmek için elimizden geleni yapacağız.”
Tören boyunca anladık ki Kadir İnanır, kimi için filmlerdi, kimi için siyasi duruş, kimi için dost, kimi için ise yalnızca bir “dayı”
Elbette hepsinin ortaklaştığı yer aynıydı: Kadir İnanır, bu ülkenin hafızasında yalnızca bir oyuncu olarak değil, bir tavır olarak kalacaktı.
Törenin sonunda sevenleri tabutun üzerine karanfiller bıraktı. Ardından cenaze, Levent’teki Barbaros Hayrettin Paşa Camii’ne uğurlandı.
Tören’den akılda kalan ise Jülide Kural’ın cümleleriydi: “Kadir İnanır halktı. Anadolu’ydu. Ve hep öyle kalacak.”
Kadir İnanır’ın hayatını anlatan belgesel izleyiciyle buluştu
Kadir İnanır kimdir?
(EMK)
Kuir aktivist Nana için uluslararası koruma çağrısı
Öğretmenlerin açlık grevi 10. gününde: Komisyon neden toplanmıyor?
Halide Türkoğlu: Kadınların özgürlük mücadelesi bu ülkede demokrasinin kurucu gücüdür
İstanbul'da meslektaşlarına destek olmak isteyen 5 öğretmen darp edilerek gözaltına alındı
HABER / İZLENİM
Hopa’ya Kazım Koyuncu Müzik Okulu çağrısı: Kazım’ın umudunu büyütelim