24 TEMMUZ BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ İÇİN MÜCADELE GÜNÜ
Gazetecinin ağzını açması, hapis ve eziyet demek!
BİA MEDYA GÖZLEM | NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2026
Düzenlemeler, tepkiler, dayanışma, işsizlik
BİA MEDYA GÖZLEM | NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2026 | TAM METİN
Gün gün üç aylık medya/ifade özgürlüğü ihlalleri

25 yıldır yayımlanan, son üç aylık bölümü 54 sayfa çıkan BİA Medya Gözlem Raporu, gazetecilerin kamuoyuna taşıdıkları haber ve gündemler nedeniyle, bu girişimlerinin iktidar gözünde teşkil ettiği “riskler” oranında, artık yaygın şekilde mahkum edilmeye başladıklarını da gösteriyor.
Son üç aylık dönemde, T24 yazarı Tolga Şardan, “MİT’in yargı raporu” haberinden “yargı organlarını aşağıladığı” iddiasıyla, gazeteciler Barış Pehlivan, Murat Ağırel ve Zafer Arapkirli, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaydığı (dezenformasyon)", Timur Soykan “sorulturmanın gizliliğini ihlal ettiği”, gazeteci Erdoğan Alayumat da, “örgüt propagandası yaptığı” iddiasıyla mahkum edildi.
Rapor, sonu gelmez haberci tutuklamalarına, 2026'nın ikinci çeyreği özelinde DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ, Aydınpost genel yayın yönetmeni Yelis Ayaz ve BirGün gazetesinden İsmail Arı’dan sonra NATO Zirvesi bahanesiyle hapsedilen Kaos GL haber sitesi yayın yönetmeni Yıldız Tar ile devam ettiğini işaret ediyor.
Üç ayda altı gazeteciye toplam 7 yıl 6 ay hapis
Onlarca habercinin yargılandığı son üç ayda en az 12’si ile ilgili “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma”, “devlet kurumlarını aşağılama”, “dini değerleri aşağılama”, “gizliliği ihlal”, “örgüt propagandası” veya “örgüt üyeliği” iddiasıyla yürütülen kovuşturmalar karara çıktı. Gazetecilerden bir kısmı beraat ederken altısına yargılamalar sonucunda toplam 7 yıl 6 ay hapis (1 yıl 6 aylık kısmı ertelemeli) cezası verildi:
T24 yazarı Tolga Şardan, “MİT’in yargı raporu” haberinden “yargı organlarını aşağıladığı” iddiasıyla ertelemeli beş ay hapse mahkum edildi. Araştırmacı gazeteciler Barış Pehlivan ve Murat Ağırel, Halk TV’deki “Kayda Geçsin” programındaki açıklamaları nedeniyle “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” iddiasıyla 1 yıl 3 ay hapisle cezalandırıldı.
Tolga Şardan ve Nurcan Kaya'ya hapis cezaları, Alican Uludağ'dan sevk talebi
Timur Soykan’a da “gizliliğin ihlali” suçlamasından ertelemeli 10 ay hapis cezası verildi. Suriye'deki Alevilere yönelik saldırılara ilişkin sosyal medya paylaşımı nedeniyle BirGün gazetesi yazarı gazeteci Zafer Arapkirli de “nitelikli yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” iddiasıyla 2 yıl 6 ay hapse mahkum edildi. Erdoğan Alayumat ise “örgüt propagandası” gerekçesiyle ertelemeli 1 yıl 3 ay hapse mahkum edildi.
Timur Soykan, Barış Pehlivan ve Murat Ağırel’e hapis cezası
Yüksekova Haber sitesinde 2017 ve 2018 yıllarında çıkan Rojava ve Afrin’e dair yazılardan “örgüt propagandası” iddiasıyla yeniden yargılanan gazeteci İskender Kahraman beraat etti. HDK soruşturmasından 100 gün ev hapsinde tutulan gazeteci Ender İmrek ile sekiz ay tutuklu bırakılan Ercüment Akdeniz “örgüt üyeliği” ile yargılandıkları davalardan beraat etti. Benzer bir karar, Mezopotamya Ajansı (MA) muhabirleri Esra Solin Dal ve Mehmet Aslan için de alındı.
Tutukluluk eziyeti, İsmail Arı ve Yıldız Tar ile devam
Gazetecilerin politik konjonktür gereği veya siyasi muktedirleri gündeme getirdikten sonra tutuklanmasına dönük kronik sorunlar, son üç aylık dönemde de, BirGün gazetesi muhabiri İsmail Arı, Aydınpost sitesi sahibi Yelis Ayaz ile magazin habercisi Bilal Özcan gibi habercilerle sürdü.
Bu habercilerle birlikte, daha önce tutuklanan DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ da yakın zamanda tahliye edildiyse de, Kaos GL haber sitesi yayın yönetmeni Yıldız Tar’ın NATO Zirvesi öncesi “örgüt operasyonu” bahanesiyle hapsedilmesi, temel gazetecilik haklarının konjonktür gereği çiğnenmesinin taze bir örneğini oluşturdu. 40 yıllık gazeteci ve TELE1 genel yayın yönetmeni Merdan Yanardağ’ın, “Siyasal casusluk” iddiasıyla açılan bir davadan tutukluluğu sekiz ayı aştı.
Gazeteci Yıldız Tar: LGBTİ+’lara açılan savaşın tutsaklarındanım
Beş gözaltıdan üçü LGBTİ+ haberciliğine karşı
Nisan - Haziran döneminde en az beş gazeteci gözaltına alınırken üçünün (Müberra Ünsal, Yusuf Çelik ve Doğa Tekneci) özgürlükten alıkonulmasının gerekçesi, LGBTİ+ Onur Haftası ve bağlantılı gündemi izlemeleri oldu. Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Sema Bingöl de, Ankara’da öldürülen Ethem Sarısülük’ün anıldığı eylemi takip ederken darpla gözaltına alındı.
Beş saldırıdan üçü CHP Genel Merkezi önünde
Son üç ayda en az beş haberci politik kişilik veya grupların saldırılarına veya fiziki müdahalelerine uğradı, biri de yaptığı yayın nedeniyle tehdit edildi.
Ana muhalefet partisi CHP’ye dair mutlak butlan kararından sonra CHP Genel Merkezi önünde yaşanan olaylarda üç haberciye sert şekilde müdahale edilirken eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Now TV muhabirinin sorularına, mikrofonunu iterek baş edebildi.
Ayrıca bir polis, 1 Mayıs eylemlerini izleyen Kısa Dalga sitesinden Gülseren Özkan’ın gözüne yakın mesafeden göz yaşartıcı gaz sıktı. İzmir merkezli İz Gazete'nin ofis kapısına da mesai saatleri dışında matkapla zorlanarak zarar verildi.
Cumhurbaşkanına hakaret: 16 gazeteci ve çizer sanık
Türkiye’de gazetecilere yönelik “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla ilgili keyfi davalar, son üç ayda, en az 16 gazeteci ve karikatüristin (Alican Uludağ, Deniz Yücel, Sedef Kabaş, Baransel Ağca, Erk Acarer, Julien Serignac, Gerard Biard, Laurent Sourisseau, “Alice”, Mehmet Tezkan, İbrahim Kahveci, Suat Toktaş, Ramazan Yurttapan, Haydar Ergül, Doğan Pehlevan ve Rüstem Batum) 4 yıl 8 ay hapis istemiyle açılan yargılamalarla sürdü. Bu dönem Sefer Selçuk Özbek ve Gökay Başcan da, haklarında açılan soruşturmayla gündeme geldi. Son üç aylık dönemde bu maddeden mahkumiyet kararı tespit edilmedi.
Sonuçta TCK’nın 299. maddesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 12 yıllık görev süresinde 250’yi aşkın gazetecinin yargılanmasına, en az 80’inin de (kimisi ertelemeli olarak) hapis veya para cezalarına mahkûm edilmesine zemin oluşturdu. Ne 2016 yılına ait Venedik Komisyonu tavsiyesi, ne de AİHM’in Ekim 2021’de Türkiye aleyhine verdiği “Vedat Şorli” mahkûmiyeti, ne yazık ki, gazetecilerin aradan geçen zaman içerisinde de, keyfi davalarla taciz edilmesine engel olamadı.
BİA MANİFEST 2/ KASIM 2019
"TCK 299 Kaldırılmalı"
Devlet iradesi olmadan cezasızlıkla mücadele zayıf
Yargı ve yetkili kurumların aklına, araştırmacı gazeteci ve Cumhuriyet gazetesi yazarı Uğur Mumcu’nun aracına bombayı yerleştirip ölümüne neden olan bombacı ve ailesinin bulunduğu yerin araştırılması 32 yıl sonra geldi.
Türkiye Ermenisi gazeteci Hrant Dink'in 2007'de öldürülmesiyle ilgili Trabzon’daki Pelitli Grubu ve “FETÖ adına cinayete yol veren güvenlik görevlileri” cezalandırılırken Dink’i eylem, program ve bildiriler yoluyla hedef göstererek cinayete zemin hazırlayanlara dokunulmadı. Çevre belgeselcisi Hakan Tosun’un 10 Ekim 2025 gecesi İstanbul Esenyurt’ta maruz kaldığı ölümcül saldırıyla ilgili davada, saldırının mesleki faaliyetleriyle bağlantılı olduğuna ilişkin boyut henüz gözlemlenemedi.
Ankara’da Yeniçağ gazetesi köşe yazarı Yavuz Selim Demirağ’ı 10 Mayıs 2019’da ağır şekilde darp edenlerin yeniden yargılanmasına 10 Eylül’de devam edilecek. Bursa’dan gazeteci Yaman Kaya’ya karşı 2023'te düzenlenen silahlı saldırıyla ilgili, ertesi yıl “delil yetersizliği” gerekçesiyle beraat eden iki sanık, Bursa Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden yargılanıyor. Evrensel gazetesinin İzmir Temsilciliğine 13 Ağustos 2025 gecesi 10 el ateş ettikten sonra tutuklanıp tahliye edilen sanık İsa Can Biler’in, duruşmaya zorla getirilmesine karar verildi.
400 bin TL tazminat bekleyen Albayraklara 30 bin…
En az dört gazeteci ve üç medya kuruluşunun Asliye Hukuk veya Ticaret Mahkemelerinde toplam 2 milyon 650 bin TL’lik tazminatla yargılandığı son üç aylık dönemde, Evrensel gazetesi yazarı ve akademisyen Ceren Sözeri, Turkuvaz Medya Şirketi ve Serhat Albayrak’ın “AKP’ye kim oy kaybettirdi?" yazısından açtığı davada 20 bin TL ödemeye mahkum edildi.
‘Pelikancı medya’ eleştirisine 20 bin TL’lik tazminat
Gazeteci Hazal Ocak da, Cumhuriyet gazetesinde çıkan “Damat işi biliyor” haberinden Berat Albayrak’a 10 bin TL ödemeye mahkum edildi. Serhat Albayrak ve Berat Albayrak da dosyalardan 200’er bin TL tazminat bekliyordu.
Çevrimiçi sansür: Araştırma, eleştiri ve LGBTİ+ haberciliği hedefte
Bilişim Teknolojileri Kurumu (BTK) ve Sulh Ceza Hakimlikleri, Anayasa Mahkemesi’nin 10 Ekim 2024’ten itibaren iptal ettiği “kişilik hakları”na dayalı çevrimiçi sansürü, o zamandan beri, usulsüzlük ve yolsuzluk gibi konuların kamuoyuna yansımasını engelleyecek tarzda, bu kez “millî güvenlik ve kamu düzeni” gerekçesine dayandırarak tam gaz sürdürüyor. Son üç ayda en az 24 çevrimiçi habere erişim engeli getirildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ilan ettiği “Aile Yılı” politikalarının bölgesinde son üç ayda, özellikle LGBTİ+ haberciliğiyle birlikte, Yusuf Çelik, Esra Ece Kutlu, Zilan Azad, Kaos GL Editörü Oğulcan Özgenç gibi çok sayıda gazeteci ve haber mecrasının X hesaplarına yasak geldi. Erişim engelleri son üç ayda, Bülent Mumay, Erk Acarer, Abdurrahman Gök, İslam Özkan, Yusuf Çelik, Esra Ece Kutlu, Zilan Azad, Oğulcan Özgenç ve Nisan Çıra'nın yanı sıra TGS Kadın ve LGBTİ+ Komisyonu ile Velvele sitesinin X hesaplarını da hedef aldı.
AYM’nin iptal ettiği yetkiyle LGBTİ+ hesaplarına sansür
Kısa Dalga haber sitesinde Canan Coşkun imzalı “Vize İmparatorluğu” araştırma dosyasının, ilgili haber ve sosyal medya paylaşımlarıyla birlikte yine “millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması” adına sansür edilmesi, araştırmacı gazeteciliğinin yargı eliyle fütursuzca boğulmasının açık ve ağır örneklerinden birini oluşturdu. Ankara’daki NATO Zirvesi’nde gözlenen, Türkiye’de mahkemelerce de tescil edilen medyaya yönelik akreditasyon ayrımcılığı sorunu, medya özgürlüğü kuruluşlarının sert tepkileri eşliğinde, uluslararası gündemin bir parçası oldu.
Keyfi tutuklama bitmedikçe AYM umut
Anayasa Mahkemesi, geçmişte Ahmet Şık ve Nedim Şener, Can Dündar ve Erdem Gül ile ilgili süreçlerde olduğu gibi, yargının siyasi araçsallaştırılmasının ağır sonuçları olarak keyfi gazeteci tutukluluğu bakımından, son üç ayda da gazeteciler Alican Uludağ ve İsmail Arı için yeni başvuru aldı.
AYM, gazeteci dosyalarında “güvenlik” ile “basın ve ifade özgürlüğü” haklarının hiçe sayılması temelinde bireysel başvuru kapsamında yapılan başvurularda yegane güvence olmayı sürdürüyor. Bu dönemde diğer bir başvuruyu da MLSA, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) internet yayıncılığı üzerinde tehdit oluşturan lisans rejimi için yaptı.
AİHM sessizliğini Çetinkaya için bozdu
Uzun bir dönemdir gazetecilik hakları konusunda suskun kalan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), son üç ay içerisinde yayımladığı bir kararla sessizliğini bozdu: Darbe girişimi sürecinde “örgüt üyeliği” ve “Anayasal düzeni hedef almak” suçlamalarıyla tutuklanan gazeteci Tuncer Çetinkaya’nın keyfi şekilde tutuklandığına hükmetti; Türkiye’yi de 20 bin 656 avro (yaklaşık 1 milyon 90 bin TL) tazminat ödemeye mahkum etti.
RTÜK siyasetçi eleştirilerinden cezalandırıyor
Ekim 2025’ten beri Mehmet Daniş'in başkanlığında, halefi Ebubekir Şahin’in provokatif söylem ve çıkışları gözlenmezken Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), CHP veya TİP yetkililerinin siyasi çıkışlarını gündeme getiren kanalların peşini bırakmıyor.
RTÜK, Türkiye’de kapsam sorunu olan “yayın yasaklarına aykırı hareket ettikleri” gerekçesiyle Halk TV ve Koza TV kanallarına, siyasi eleştirileri ekrana taşıyan SZC TV ve yine Halk TV’ye ceza kesti.
RTÜK Üyesi İlhan Taşçı, X hesabından, “RTÜK’ün adeta Adalet Bakanı Akın Gürlek’in avukatlığına soyunduğu”nu açıkladı.
RTÜK, Nisan, Mayıs, Haziran 2026 döneminde haber ve program yayınlarından dolayı TV kuruluşlarına toplam üç kez idari para cezası verdi. Kurul, TV kuruluşlarına toplam 1 milyon 114 bin 913 TL idari para cezası verdi.
Üç ayda sekiz işsiz
Son üç ayda en az 8 gazeteci, programcı, sunucu ve yazı işleri çalışanı, yayın çizgisinde doğan dönüşümler veya yayın anlaşmazlıkları nedeniyle işinden oldu.
Halk TV program sunucusu Seda Selek kanaldan “haklı sebepleri olduğunu” ifade ederek ayrılmasından sonra, özellikle kanalın sahibi Cafer Mahiroğlu’na dönük tepkilerden sonra, dört ayrılık daha yaşandı. Diyarbakır merkezli SurAjans yayın yönetmeni ve TGS Diyarbakır temsilcisi Mahmut Oral, hapisteki PKK lideri Abdullah Öcalan’ın İmralı’daki görüşmeye ilişkin notları haberleştirdikten sonra, tepkiler üzerine, “sürece zarar vermemek” için istifa etmek zorunda kaldı.
(EÖ/HA)
BİA MEDYA GÖZLEM | NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2026 | TAM METİN
Gün gün üç aylık medya/ifade özgürlüğü ihlalleri
BİA MEDYA GÖZLEM | NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2026
Düzenlemeler, tepkiler, dayanışma, işsizlik
BİA MEDYA GÖZLEM | OCAK-ŞUBAT-MART 2026
Düzenlemeler, tepkiler, dayanışma, işsizlik
BİA MEDYA GÖZLEM | Ocak-Şubat-Mart 2026
Gün gün üç aylık medya/ifade özgürlüğü ihlalleri
3 MAYIS DÜNYA BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ GÜNÜ
Gazetecilik hakları okur desteğiyle gelişir!