“Newroza Azadî û Yekîtiya Demokratîk” şiarıyla düzenlenen ve “Özgürlük ve Demokrasi Newrozu” olarak adlandırılan Newroz kutlamaları, Türkiye’nin dört bir yanında coşkuyla başladı. 11 Mart’ta başlayan etkinlikler, 24 Mart’ta Silopi’de gerçekleştirilecek kutlamayla sona erecek.
Özellikle 21 Mart’ta Newroz Meydanı’nda yapılacak Diyarbakır Newrozu, yurt içi ve yurt dışından çok sayıda davetliyi ağırlayacak. Kentin sokakları ve meydanları, Newroz coşkusuna uygun şekilde bayraklar ve renkli afişlerle donatılmış durumda.“Newroz, köleliğin bitip özgürlüğün gelmesinin günüdür”
"Güneşin bize sözü var, bir gün bizim için doğacak"

Diyarbakırlılar ile Newroz’a giderken hissettikleri ve beklentileri üzerine konuştuk. Ortak talep barış ve özgürlük.
45 yaşındaki Mecit Tugay, “Newroz, köleliğin bitip özgürlüğün gelmesinin günüdür. Aynı zamanda Seyit Rıza’nın Dersim Meydanı’nda ‘Canlar’ demesidir, Gazi Muhammed’in Çarçela Meydanı’na selam durmasıdır, Sayın Öcalan’ın demokratik toplumda özgür yaşamı savunmasıdır” diye başlıyor sözlerine.
“Rahmetli Yılmaz Güney’in dediği gibi ‘Güneşin bize sözü var, bir gün bizim için doğacak’ Sayın Öcalan’ın özgür olduğu gün güneş bizim için de doğacak. Başta Sayın Öcalan ve tüm Kürdistan halkının Newroz’unu kutluyorum. Umarım barış getirir” diyen Tugay, “Bizim için özgürlük güneşinin doğması, Sayın Öcalan’ın özgür olmasıdır” diyor ve sözlerini herkesi Newroz’a çağırarak, herkesin Newroz’unu kutlayarak bitiriyor.
“Eleştirilerimizle birlikte alanlarda olacağız”
Leyla Yılmaz, 47 yaşında.
“Her sene gibi bu sene de Newroz’u iple çekiyoruz. Kürtler için Newroz her zaman bir mücadele günü olmuştur. Kürt kadınları için ayrıca öyle bir anlamı var.” diyen Yılmaz, “Partiye (DEM Parti) eleştirilerimiz var. Newroz’da sahne alacak sanatçının politik kimliği üzerinden bir eleştiri vardı. Onun dışında da eleştiriyoruz bazı konularda. Ama eleştirilerimizle birlikte alanlarda olacağız” diye konuşuyor.
“Bir süreç yürüyor. Ben temkinli bakılması gerektiğini düşünüyorum. İmralı’dan gelen haberler olumlu yönde. Bu umudumuzu artırıyor ama bakalım, pek emin değilim. Çünkü hâlâ başta Selahattin Demirtaş olmak üzere çok fazla tutsak siyasetçi var. Kürtler iyi niyet gösteriyor ama devletten de adım gelmesi gerekiyor.” diyen Yılmaz, beklentilerini sıralıyor ve sözlerini noktalıyor:
“Her şeyden önce anadilimizi özgürce, her alanda konuşmamız gerekiyor. Siyasetçilerimiz serbest bırakılmalı. Demokratik siyasetin önü açılmalı. Barış gerçek anlamda olmalı, anlamlı şekilde olmalı. Newroz alanında da taleplerimiz bunlar olacak.”
“Gençliğin örgütlenmesi lazım ki Newroz’u anlayalım”

75 yaşındaki Salih Kızıl, “Su ve toprak evlenir, bütün kâinat ondan fışkırır. Newroz, baharın gelişidir. Belediyemizin, önde gelenlerimizin doğayı yenilemesi gerekiyor; bunu yapmıyorlar. Gençliğin örgütlenmesi, çıplak dağları ormanlaştırması lazım ki Newroz’u anlayalım. Her şeyi yok etmişiz, geride kuru taşlar kalmış. Zaten PKK’nin ideolojisi de doğaya saygıdır. Ama ben göremiyorum bunu. Nasıl insan kendini yeniliyorsa doğayı da yenilemesi lazım. Devlet korucuya vereceği parayı ormanlaştırmaya ayırsaydı şimdi doğamız daha farklı olurdu. Dağlarımızı çoktur ama hepsi bomboştur” diyor.

“Eskiden ekmeğimizi kendimiz yapardık, şimdi yapmıyoruz, hazır alıyoruz. Şu anda her şey kapitalizmin ürünü. Kapitalizme kapılmışız, ona çalışıyoruz. Yerel yönetimin anlamı büyüktür. Sadece kendi arasında konuşup belli kararlar almak değil üretmektir yerel yönetim. Üretmek lazım.” diyen Kızıl, sözlerini şöyle bitiriyor:
“Allah bu sene güzel bir yağmur yağdırdı. İnşallah o yağmur, o yağmurdan beslenen çiçekler insanlara mutluluk, barış, huzur getirir. Newroz kutlu olsun.”
“Bugün umutlarımızın filizlenmesi anlamına geliyor”

Emine Erol, 27 yaşında.
“Newroz kelimesi yenilikten gelir. Yepyeni gün, yepyeni ay… Bugünün gelişi hiç bitmeyecek olan umutlarımızın filizlenmesi anlamına geliyor benim için. Bu yıl iki bayram aynı zamana denk geldi. Bu beni daha da mutlu etti. Ramazan ayının verdiği manevi güç Newroz’un gelişiyle iki kat arttı.” diyen Erol, Newroz’dan beklentisinin barış olduğunu söylüyor.
2010 yılında İran rejiminin idam ettiği Kürt öğretmen ve aktivist Ferzad Kemanger’in “Çocukların korkmadan gülebildiği ve her çocuğun kendi ana dilinde şarkılar söyleyebildiği bir dünya hayal ediyorum.” sözlerini alıntılayarak konuşmasını sürdüren Erol, “Anneler evlatlarının yasını tutmasın, barış gelsin.” diyor.
“Newroz yalnızca bir bayram değil”
Robin Çalışkan, 30 yaşında.
Çalışkan, Newroz’un Orta Doğu halkları için baharın gelişi olduğunu ancak Kürtler açısından aynı zamanda bir direniş ve mücadele günü olduğunu belirterek başlıyor sözlerine.
“Bugün Newroz yalnızca bir bayram değil direnişi büyütmenin ve özgür bir geleceği dört tarafta da birlikte kurma iradesinin adı. Newroz ateşi her zaman zulmün karşısında yakılmıştır” diyen Çalışkan, “2026 Newrozu’nun barışa vesile olmasını temenni ediyorum ve son olarak baharın açmamış çiçeği Kemal Kurkut’u saygıyla anıyorum” diyor.
“Newroz gün ışığına çıkan çiçektir”
32 yaşındaki Serdal Dinç, “Newroz Kürtlerin kendi tarihine, kendi diline kendi yurdunda yabancı olmadan yaşamanın mücadelesinin simgesidir. Biz de Newroz’da bunları talep ediyoruz” diyor.
Dinç, Abdullah Öcalan’ın “Newroz gün ışığına çıkan çiçektir.” sözüne atıf yapıyor ve ekliyor:
“Newroz yeni yaşamın habercisidir, kutlu olsun.”
“Kürt kimliği tanınsın, barış gelsin”
Rojda Yıldırım, 24 yaşında.
Yıldırım, “Newroz, Kürtler ve Kürdistan’ın parçalanmışlığına itiraz günüdür.” diyerek sözlerine başlıyor.
“Newroz, bizim için tam anlamıyla yeniden doğuş günü. Çünkü bizim için on yıllardır kendi kimliğimizi haykırdığımız bir gün. Bugün bu bayramı Kürdistan ve Türkiye’nin dört bir yanında açıkça, kendi kimliğimizle kutlayabiliyorsak bu büyük bir kazanımdır.” diyen Yıldırım, Newroz’dan en büyük beklentisinin sürecin başarıya ulaşması olduğunu söyleyip ekliyor: “Herkesin artık bir nefes alması gerekiyor. Yaşım öyle çok büyük değil ama ona rağmen bu zamana kadar uzun bir süre çatışma gördüm.”
Yıldırım, sözlerini şöyle noktalıyor: “Kürt kimliği tanınsın, barış gelsin."
(YAH/EMK)













