“Her ziyarette yüreğimi acıtan bir an var: Kızlarımın, küçük Zeynomun arama kabininine girdiği an, X-ray cihazlarından geçerken ayakkabılarını çıkarmak zorunda kalmaları... Zeyno’nun ayakkabılarını her çıkarışında, sızının kalbimden tüm bedenime yayıldığını hissediyorum. ‘Biz neden şimdi buradayız’ demeden edemiyorum… Ayda bir kez olan açık görüş bizim en büyük bayramımız. Zeyno’nun İnan’a sarılıp ayrıldıktan sonra, babası üzülmesin diye ancak dışarı çıkınca ağladığını fark ettim geçenlerde. Merhametli kızım, tıpkı babası gibi düşünceli, çok güçlü!”
Ayşen Güney, Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan eşi Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’i böyle anlattı. Ayşen Güney, cezaevi ziyaretlerinde yaşadıklarını, çocuklarının tanıklık etmek zorunda bırakıldığı adaletsizliği bu cümlelerle anlattı.
İBB’ye yönelik operasyonlar kapsamında tutuklanan Beyoğlu Belediye (6 No'lu Daire) Başkanı İnan Güney’i konu alan “Bize Emanet” belgeselinin ilk gösterimi, Güney’in tutukluluğunun 154’üncü gününde Taksim’deki İBB Beyoğlu Sineması’nda gerçekleştirildi.
Gösterime CHP milletvekilleri, tutuklu CHP’li isimlerin aileleri, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Dr. Dilek Kaya İmamoğlu, il ve ilçe yöneticileri ile çok sayıda Beyoğlulu katıldı.

İnan Güney Silivri'den konuştu: Haklıyız, geri adım atmıyorum
İnan Güney ile birlikte Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan, koruması Eren Güven, şoförü Deniz Göleli, eniştesi İsmail Akkaya ve Beyoğlu Belediyesi Meclis Üyesi Turabi Şen’in de tutuklu bulunduğu hatırlatıldı.
Silivri’den Beyoğlu’na mektup

Etkinlikte ilk olarak İnan Güney’in Silivri Cezaevi’nden gönderdiği mektup okundu. Mektubunda Beyoğlu’na duyduğu derin bağlılığı vurgulayan Güney, “Silivri Zindanı’nın soğuk duvarlarının arkasında aklımda ve kalbimde Beyoğlu’m var. Gözlerimi kapattığımda sokaklarındayım” diye seslendi.
Gözaltına alındığı günü “hızlı ve gaddarca” olarak niteleyen Güney, o anlarda da yalnız olmadığını belirterek, “Sokakta, meydanda, evinde, telefonun başında kalbi benimle atan binlerce komşum vardı” dedi. Tutuklanmasının yalnızca kendisine değil, Beyoğlu’nun iradesine yönelik bir müdahale olduğunu vurgulayan Güney, “Halktan alamadıkları yetkiyi meclisten almaya çalıştılar ama 16 meclis üyemiz Beyoğlu’nun iradesini bir kez daha savundu” ifadelerini kullandı.
Mektubunda ailesine de seslenen Güney, Ayşen Güney ve kızları Ela, Dila ve Zeyno’ya hitaben, “Bir baba için zamanın en ağır aktığı yer burası. Ama başım dik. Bu esaret, memleketimizin güzel günleri için ödediğim bir bedeldir” dedi.
Özgür Çelik: “İnan Güney’in hakkı ve hukuku bize emanet”
CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İnan Güney’in gözaltına alındığı ilk saatlerden itibaren Beyoğlu’nu düşündüğünü anlattı. Çelik, “Daha Vatan Emniyet’in bodrum katındayken gönderdiği ilk notta Baruthane Yaşam Vadisi açılışının iptal edilmemesini istedi. ‘Komşularım aylardır bunu bekliyor’ dedi. Kendinden önce kenti düşünen bir belediye başkanından söz ediyoruz” diye konuştu.
Güney’in Beyoğlu’nda kapsayıcı bir yerel yönetim anlayışı benimsediğini vurgulayan Çelik, belediye binası önünde yapılan dayanışma buluşmalarında yurttaşların anlattıklarının bunun en güçlü göstergesi olduğunu söyledi. “Bir şehit annesi, Kürtçe konuşan yaşlı bir teyze, bir öğrenci, bir emekli, başörtülü bir anne… Hepsi İnan Güney’in kendilerini nasıl görünür kıldığını anlattı. Bundan daha büyük bir anlatı yok” dedi.
Çelik, “İnan Güney Beyoğlu’ndaki hiçbir çocuğu kendi çocuklarından, hiçbir yurttaşı da kendi ailesinden ayırmadı. ‘Beyoğlu’nun hakkı bize emanet’ diyen bir başkandı. Bugün de İnan Güney’in hakkı, hukuku ve mücadelesi bize emanettir” ifadelerini kullandı. Konuşmasının sonunda mücadelenin yalnızca bir kişi ya da parti meselesi olmadığını vurgulayan Çelik, “Bu ülkenin tarihi, adalet ve özgürlük mücadelesidir. Bu mücadele yine milletin zaferiyle sonuçlanacak” dedi.
Nuri Aslan: “Emanete sahip çıkıyoruz”
İBB Başkanvekili Nuri Aslan da yaptığı konuşmada, İnan Güney’in yokluğunda Beyoğlu’na sahip çıkmanın büyük bir sorumluluk olduğunu söyledi. Aslan, “İnan Başkan bu kenti yöneten değil, bu kenti hisseden bir belediye başkanıydı. Biz bugün onun bıraktığı yerden, bir milim geri adım atmadan yolumuza devam ediyoruz” dedi.
Beyoğlu Belediyesi Meclisi’nin iradesine dikkat çeken Aslan, “Halktan alamadıkları yetkiyi masa başında almaya çalışanlara karşı, Beyoğlu Meclisi net bir duruş sergiledi. Bu duruş, demokrasiye sahip çıkma iradesidir” diye konuştu.
Aslan, “Beyoğlu teslim olmaz. Bu kent, tarih boyunca baskıya boyun eğmedi. İnan Güney özgürlüğüne kavuşana kadar hem Beyoğlu’na hem de halkın iradesine sahip çıkmaya devam edeceğiz” dedi.
Ayşen Güney: “Özleme çare bulamıyorum”
Etkinlikte söz alan Ayşen Güney, hem bir eş hem de üç çocuk annesi olarak yaşadıkları süreci anlattı. Çocuklarının babalarına yapılan haksızlığın en büyük tanığı olduğunu belirten Güney, “Biz onları küçük sanıyorduk ama bu süreci öyle büyük bir olgunlukla taşıdılar ki… Onlarla gurur duyuyorum. Ama özleme bir çare bulamıyorum” dedi.

Açık görüş günlerinin aile için bir bayram olduğunu söyleyen Güney, “Her salı gün doğmadan yollara düşüyoruz. Silivri’nin soğuk duvarları ardında bıraktığımız canımızı görebilmek için” ifadelerini kullandı. Güney, altı aydır ortada bir iddianame olmamasına tepki göstererek, yaşananların hukuki değil siyasi bir süreç olduğunu vurguladı.
Program, tutuklu belediye başkanlarının gönderdiği mektupların okunması ve dayanışma mesajlarıyla sona erdi.
Konuşmaların ardından, İnan Güney’in tutukluluk sürecini ve Beyoğlu’na duyduğu sorumluluğu konu alan “Bize Emanet” adlı belgeselin gösterimine geçildi.
Belgeselde, Güney’in ailesi ve yol arkadaşlarının anlatımlarıyla hem siyasi mücadelesi hem de cezaevi sürecinin aile üzerindeki etkisi aktarıldı. Belgeselde yer alan Güney’in kızı Ela Güney şöyle seslendi:
“Bu adliyedeyim. Benim bu adliyede ne işim var diye düşünüyordum. Babam için buradaydım. Babamın tutuklanmaya sevk edildiğini duyuyordum. Niye? Belediye başkanı oldu diye. Tek suçumuz bu galiba…”
Babasıyla duyduğu gururu da ifade eden Ela Güney, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Baba, seninle gurur duyuyorum. Ona hep yazarım, ‘kalbim senin kalbinin üstünde’ diye. İyi ki 30 yıl sonra Beyoğlu’nu kazanmışsın. İlk başlarda, bunları yaşadığımızda ‘keşke olmasaydı’ diyordum. Ama sonra gördükçe gurur duydum. İyi ki aday olmuşsun, iyi ki hakkınla kazanmışsın burayı.”
Ela Güney, babasına duyduğu özlemi ve umudu ise şu sözlerle anlattı:
“Seni çok özlüyorum ama bu günler bitecek. Her zaman dediğim gibi, oradan dimdik çıkacaksın, daha güçlü çıkacaksın ve yanımıza geleceksin. Bu ülke sizin sayenizde güzel günler görecek. İyi ki İnan Güney benim babam.”

İnan Güney kimdir?
(EMK)











