Meclis, Kürtçeye ilişkin soru önergesini "kişisel görüş" diyerek iade etti
*DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren'in Kürt Dil Bayramı dolayısıyla Kürtçenin kamusal alandaki statüsü ve karşılaştığı engellere ilişkin İçişleri Bakanlığı'na yönelttiği yazılı soru önergesi, TBMM Başkanlığı tarafından "kişisel görüş içerdiği" gerekçesiyle 8 Haziran'da iade edildi.
*Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş'un imzasını taşıyan kararda, Kürtçe faaliyetlerin engellenmesine dair değerlendirmeler ve TBMM tutanaklarında Kürtçenin "X dili" olarak kaydedilmesinin nedenini sorgulayan ifadeler "kişisel görüş" sayıldı.
*Eren, Meclis kayıtlarındaki somut uygulamaları sormanın denetim görevi olduğunu belirterek kararı "nesnel hakikatin sansürlenmesi" ve "inkârcı zihniyetin sürdüğünün göstergesi" olarak değerlendirdi. Demokratikleşme tartışmalarının yürütüldüğü bir dönemde böyle bir kararın verilmesini "çelişkili ve talihsiz" bulduğunu ifade etti.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Diyarbakır Milletvekili ve avukat Serhat Eren'in, Kürt Dil Bayramı dolayısıyla Kürtçenin kamusal alandaki statüsü, eğitim hakkı ve kamusal yaşamda karşılaştığı engellere ilişkin verdiği yazılı soru önergesi, TBMM Başkanlığınca "kişisel görüş içerdiği" gerekçesiyle iade edildi.
Eren, "Meclis tutanaklarında yer alan somut gerçekleri sormanın kişisel görüş sayılması, nesnel hakikatin sansürlenmesidir" dedi.
Eren, 18 Mayıs 2026'da TBMM Başkanlığı'na sunduğu 1862847 sayılı yazılı soru önergesinde, Kürtçenin resmi kayıtlardaki kullanımına ve kamusal alanda karşılaştığı engellere ilişkin İçişleri Bakanlığı'nın yanıtlaması istemiyle sorular yöneltti.
Ancak önerge, 8 Haziran 2026 tarihinde TBMM İçtüzüğü'nün 96'ncı maddesi gerekçe gösterilerek iade edildi.
"Kişisel görüş" denilen ifadeler
TBMM Başkanlığı, önergedeki bazı bölümlerin "kişisel görüş" niteliğinde olduğunu belirterek metinden çıkarılmasını istedi.
İade edilmesi istenen bölümler arasında, Kürtçe yapılan sanatsal, kültürel ve dilsel faaliyetlerin engellenmesi ile bu durumun dili kriminalize ettiği yönündeki değerlendirme ve "TBMM tutanaklarında Kürtçe ifadelerin neden 'bilinmeyen dil', 'X dili' veya 'Türkçe olmayan dil' olarak kayda geçirildiği" sorusu yer aldı.
"Meclis tutanaklarındaki 'X dili' ifadesini sormak ne zamandan beri görüş?"
Kararı bianet'e değerlendiren Eren, yazılı soru önergelerinin milletvekillerinin yürütmeyi denetleme araçlarından biri olduğunu hatırlattı.
Meclis İçtüzüğü'nün milletvekillerinin soru önergelerinde hakaret ya da kişisel kanaat bildirmesini yasakladığını belirten Eren, önergesinde bunun dışına çıkan hiçbir ifade bulunmadığını söyledi.
"Kürtçe yıllardır Meclis tutanaklarında 'X dili', 'bilinmeyen dil' ya da 'Türkçe dışındaki dil' olarak kayda geçiriliyor. Biz bunun nedenini sorduk. Burada hangi kişisel görüş var?" diye soran Eren, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu, Meclis kayıtlarında yer alan nesnel bir gerçekliktir. Somut bir uygulamanın gerekçesini sormak milletvekilinin en temel denetim görevidir. Buna rağmen önergenin bu gerekçeyle iade edilmesi bizi şaşırttı."
"Gerçeklerin dile getirilmesi engelleniyor"
Eren'e göre Kürtçe konserlerin, tiyatro oyunlarının ve kültürel etkinliklerin yasaklanması ile Meclis tutanaklarındaki "X dili" uygulaması somut olgular.
Bu olguların "kişisel görüş" olarak değerlendirilmesini "hakikatin inkârı" olarak nitelendiren Eren, "Bir halkın diline yönelik sistematik uygulamaları sormanın bile engellenmesi, Kürtçe fobisinin ve inkârcı yaklaşımın Meclis çatısı altında sürdüğünü gösteriyor" dedi.
"100 yıllık inkârcı zihniyet sürüyor"
Türkiye'nin yeni bir çözüm ve demokratikleşme tartışması yürüttüğü bir dönemde böyle bir kararın verilmesini "talihsiz" olarak değerlendiren Eren, Kürtçenin kamusal yaşamda ve eğitim alanında kullanımının önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini söyledi.
"Kürtçenin resmi dil olması ya da anadilde eğitimin anayasal güvenceye alınması yönünde bir tartışma yürütmüyoruz. Buna rağmen yalnızca Meclis kayıtlarındaki uygulamayı sormamızın bile engellenmesi, devletin yüz yıllık inkârcı ve asimilasyoncu kodlarının hâlâ değişmediğini gösteriyor" diye konuştu.
Numan Kurtulmuş'un imzası

Önergenin aide tutanağında Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş'un imzası dikakt çekiyor. Kurtulmuş son dönemde yürüttüğü demokratikleşme ve barış sürecine ilişkin temasları yürüten bir isim.
Eren, "Tam da farklı kimliklerin, dillerin ve kültürlerin tanınmasının konuşulduğu bir dönemde böyle bir ret kararı verilmesi çelişkili ve talihsizdir" dedi.
Kurtulmuş'un geçmişte bir annenin Kürtçe konuşmasına müdahale edildiği oturumu da anımsatan Eren, "Bu zihniyet değişmeden demokratikleşme mümkün değil. Biz bütün halkların eşit koşullarda yaşayacağı, ifade özgürlüğünün ve hukukun üstünlüğünün egemen olduğu bir cumhuriyet için mücadele etmeye devam edeceğiz" dedi.
(EMK)
SİYASET BİLİMCİ EREN AKSOYOĞLU YANITLADI
10 soruda YENİ Parti: Nasıl yol alacak, riskleri neler?
Tutukluluğun 100. gününde Sezin Uçar: Kadınlar Ülkesi’ni kurduk, hukuksuzluğu kanıksamayın
Gençlik örgütü üyesi gözaltını anlattı: Kuyu tipi cezaevindeki arkadaşımız için endişeliyiz
AVUKAT EMEL ATAKTÜRK SEVİMLİ YANITLADI
İspanya’nın "Unutma Paktı" Türkiye’ye ders olur mu?
Kadıköy'de Suruç anması: Karanlıkta bırakılmak istenmesine karşı adalet mücadelesini büyüteceğiz