Yüzde 96 engelli İrfan Yılmaz: Cezaevinde çürüyerek ölmek istemiyorum
*Yüzde 96 engelli ve serebral palsi hastası İrfan Yılmaz, Adli Tıp Kurumu'nun "cezaevinde kalamaz" raporuna rağmen Marmara 2 No'lu L Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutulmaya devam ediyor.
*"Örgüt propagandası" suçlamasıyla 2 yıl 1 ay hapis cezası alan Yılmaz, yaklaşık 9 aydır cezaevinde bulunuyor.
*Alt bezi ve sonda kullanan, günlük ihtiyaçlarını tek başına karşılayamayan Yılmaz, bianet'e gönderdiği mektupta yaşadığı hak ihlallerini anlattı.
*Cezaevi idaresinin polis karakolunun "toplum güvenliği" gerekçeli yazısını öne sürerek tahliyeyi engellediğini, örgüt üyeliği cezası olmadığı halde bu şart dayatıldığını belirtti. Yılmaz, bakımını yapan koğuş arkadaşlarından ayrılmak istenmediğini, havalı yatak gibi sağlık ihtiyaçlarına erişemediğini ve yatak yarası riski taşıdığını aktararak kamuoyundan dayanışma istedi.
Yüzde 96 engelli ve serebral palsi hastası olan hasta mahpus İrfan Yılmaz, Adli Tıp Kurumu’nun “cezaevinde kalamaz” raporuna rağmen tahliye edilmiyor. Marmara 2 No’lu L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Yılmaz, bianet’e gönderdiği mektupta yaşadığı hak ihlallerini, sağlık durumunu ve tahliye talebini anlattı.
Halk Okulu dergisinin yazı işleri müdürlüğünü yaptığı dönemde “örgüt propagandası” suçlamasıyla 2 yıl 1 ay hapis cezası alan Yılmaz, yaklaşık 9 aydır cezaevinde tutuluyor.
Serebral palsi nedeniyle yüzde 96 engelli raporu bulunan Yılmaz, alt bezi ve sonda kullanıyor; günlük ihtiyaçlarını tek başına karşılayamıyor.
Yılmaz, cezaevinde tutulmasının sağlık durumu açısından ağır sonuçlar doğurduğunu belirterek, Adli Tıp Kurumu’nun “cezaevinde kalamaz” yönündeki raporunun dikkate alınmadığını aktardı.
Yılmaz, şöyle dedi:
“Yüzde 96 serebral palsi hastası, alt bezi ve sonda kullanan, tek başına insani hiçbir ihtiyacını karşılayamayacak durumda yatalak bir insan olarak sizlere neyi nasıl anlatacağımı düşünerek başlıyorum mektubuma.”
“İdare kendisini yargı yerine koyuyor”
Yılmaz, cezaevi idaresinin tahliye sürecinde çeşitli gerekçeler öne sürdüğünü belirterek, evinin bağlı olduğu polis karakolunun “tahliye edilmesi toplum güvenliği açısından sakıncalıdır” yönündeki yazısının gerekçe yapıldığını aktardı.
Yasal olarak belirli koşulları sağlayan hükümlülerin açık cezaevine ayrılma hakkı bulunduğunu belirten Yılmaz, kendisine yönelik uygulamanın hukuka aykırı olduğunu savundu.
Yılmaz, “Örgüt üyeliği cezası almadığım halde örgüt üyeliği ve örgütten ayrılma şartı dayatılıyor. İdare kendini yargı yerine koyuyor, karar veriyor” dedi.
“Beni bakımımı yapan arkadaşlarımdan ayırmak istiyorlar”
Günlük yaşamını tek başına sürdüremediğini anlatan Yılmaz, cezaevindeki bakımının aynı koğuşta kaldığı arkadaşları tarafından yapıldığını belirtti.
Yılmaz, koğuş değişikliği talebine ilişkin şu sözleri kullandı:
“Tek başına insani hiçbir ihtiyacını karşılayamayan biri olarak beni kaldıran, alt bezimi değiştiren, banyomu yaptıran, yemeğimi yememe yardımcı olan arkadaşlarımın bulunduğu koğuşu değiştirmek istiyorlar.”
Yılmaz, kendisinin “travestiler koğuşu” olarak adlandırılan başka bir bölüme gönderilmek istendiğini, bu değişikliğin bakım ve güvenlik açısından kendisi için ciddi sorunlar yaratacağını söyledi.
“Hastalığım nedeniyle yaralar oluşabilir”
Serebral palsi nedeniyle uzun süre aynı pozisyonda kalmanın ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten Yılmaz, cezaevi koşullarında yatak ve oturma yaralarının oluşma riskine dikkat çekti.
Dışarıda havalı yatak ve havalı minder kullanarak bu riskleri azaltabildiğini aktaran Yılmaz, cezaevinde ise bu ihtiyaçlara erişmekte zorlandığını söyledi.
“Havalı minderimi ısrarlarımız sonucu alabildik. Havalı yatak ise hâlâ yok” diyen Yılmaz, sağlık durumunun geri dönüşü olmayan bir noktaya gelmeden tahliye edilmesi gerektiğini belirtti.
“Dayanışmaya ihtiyacım var”
Yılmaz, hakkında devam eden yargı süreçleri nedeniyle daha uzun süre cezaevinde kalma ihtimalinden endişe ettiğini belirterek, kamuoyuna dayanışma çağrısı yaptı.
“Ben o noktaya gelmeden tahliye olabilmek için sizlerin dayanışmasının gücüne ihtiyaç duyuyorum” diyen Yılmaz, yaşadığı hak ihlallerinin duyurulmasını istedi.
Hasta mahpusların cezaevi koşullarında yaşam hakkı ve sağlık hakkı açısından ciddi risklerle karşı karşıya kaldığını belirten Yılmaz, özgürlüğüne kavuşmak istediğini söyledi.
“Hasta mahpuslar serbest bırakılmalı, sağlık haklarına erişebilmeli”
İzmir, İstanbul ve Ankara’da hasta mahpuslar için eylem
(EMK)
YILDIZ ÖNEN YANITLADI
NATO silahlanırken halkların payına ne düşecek?
Sedef Güler davasında anneden çağrı: "Eksik kalan soruşturmalar tamamlansın"
Mekiye Akyel’in cansız bedenine hâlâ ulaşılamadı: "Kemikleri bile olsa bize verin"
Barış, masadan mahallelere nasıl gelecek? Kardeş Türküler’in 30 yılı
Ruken Yılmaz "Werne Werne"yi anlattı: İki kadın yan yana durduk