Türkiye, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’ne çocuk emeğinin eğitim sistemi içinde ve işyerlerinde derinleştiği bir tabloyla giriyor.
TÜİK’in 2024 verilerine göre 15-17 yaş grubundaki çocukların işgücüne katılma oranı yüzde 24,9’a yükseldi. Eğitim Reformu Girişimi’nin (ERG) 2025 Eğitim İzleme Raporu ise 2024-25 eğitim-öğretim yılında yaklaşık 797 bin çocuğun eğitim dışında olduğunu; örgün eğitim yerine yaygın eğitime kayıtlı çocuklarla birlikte bu sayının 1 milyon 463 bin 528’e çıktığını gösteriyor.
Bu tablonun en görünür alanlarından biri ise Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) ve mevcut meslek liselerindeki güvencesiz staj alanları.

MESEM nedir?
Kimliğini çocuk odaklı habercilik ilkeleri gereğince yayımlamadığımız 17 yaşındaki meslek lisesi öğrencisi de bianet’e, 1 Mayıs'a giderken atölyelerde ek mesai yapan, günde 12 saati aşan sürelerle, çoğu zaman kendi alanları dışında ve denetimsiz çalıştırılan çocuk işçileri anlattı.
"Günde 12 saatten fazla çalışanlar var"
Meslek lisesinin üçüncü sınıfında okuyan Öğrenci Sendikası üyesi genç, MESEM’lerin yalnızca “mesleki eğitim” başlığıyla ele alınamayacağını, uygulamada pek çok öğrencinin ucuz ve güvencesiz işgücü haline getirildiğini söyledi.
MESEM’li arkadaşlara baktığımızda şunu görüyoruz: Günde 12 saatten fazla çalışanlar var. Ücretli izin alamıyorlar. Yemek ve ulaşım masrafları çoğu zaman karşılanmıyor, kendi ceplerinden ödüyorlar. Çocukların büyük kısmı yaptığı işten mutlu değil. İş yerlerinde, atölyelerde, tarlalarda; artık nerede çalışıyorlarsa orada şiddete maruz kalıyorlar. Bazı arkadaşlarımız iş cinayetlerinde hayatını kaybediyor. Böyle bir durumdayız.

İstanbul Barosu’ndan çocuk işçiliği ve MESEM dosyası
"Koordinatör öğretmen gelmeden usta haberdar oluyor"
Öğrenciye göre sistemin en önemli sorunlarından biri denetimlerin işlevsizliği. Okul tarafından yapılan denetimlerin çoğu zaman önceden haber verilerek yapıldığını söyleyen genç, bu nedenle işyerindeki gerçek tablonun gizlendiğini anlattı.
Koordinatör öğretmen geldiğinde çoğu zaman ustanın önceden haberi oluyor. ‘Şu gün, şu saatte geleceğim’ deniyor. Usta da ona göre davranıyor. Üstünü temizletiyorlar, elini yüzünü yıkatıyorlar. ‘Şu cevapları vereceksin, ben başka işte çalışmıyorum diyeceksin, kaza olmuyor diyeceksin’ deniyor. Denetim koymak için koyulmuş gibi. Çocukların korunması, güvenliği ya da işi öğrenmesi için değil, işvereni temize çekmek için yapılıyor.
"Elektrik bölümündeyim ama elektrik dışında ne varsa yaptım"
Genç, meslek liselerinde ve stajlarda da durumun MESEM’lerden çok farklı olmadığını söyledi. Ona göre sorun yalnızca MESEM’lerle sınırlı değil; 15-16 yaşındaki çocukların hafta sonu harçlık için çalışması, yaz stajları ve yıl içi stajlar da benzer biçimde çocukların işçileştirilmesine yol açıyor.
Kendi staj deneyimini anlatan öğrenci, alan dışı çalıştırmanın yaygın olduğunu belirtti:
“Ben elektrik bölümündeyim ama stajda elektrik dışında ne varsa yaptım. Bir şeyin bir yerden alınıp başka yere taşınması gerekiyor, onu stajyer yapıyor. Bir sorun çıkıyor, onu MESEM’li hallediyor. Stajyerler hem kendi işini, hem ustanın işini, bazen müdürün işini bile yapıyor.”

"MESEM'li her 2 öğrenciden 1’i çalıştırılırken yaralandı"
"Beş gün çalıştım, beş günde iş kazası geçirdim"
İşçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin yetersiz olduğunu anlatan öğrenci, özellikle sanayi ve inşaat gibi alanlarda çocukların ağır risklerle karşı karşıya bırakıldığını söyledi:
Bir direğe, trafoya çıkılacaksa kemer bağlanmıyor. Sanayide, inşaatta bu durum daha fazla. 15 yaşındaki çocuk binanın tepesine çıkıyor, koruma olmadan, önlem alınmadan. En küçük hatada altıncı kattan düşmek zorunda kalıyor. Ben 15 gün staj yaptım. Bunun 10 günü tanıtımla geçti, 5 gün çalıştım ve bir iş kazası geçirdim. Bir de bunu dört yıl boyunca yapanlar var. Benim başıma 5 günde geliyorsa, 4 sene boyunca bu arkadaşların başına neler gelmez?

20 KASIM DÜNYA ÇOCUK HAKLARI GÜNÜ
16 yaşındaki MESEM öğrencisi anlatıyor: Isınmak için sobaya yağ döküp, çöp yakıyoruz
"1 Mayıs’a gelmesin diye ek mesai koyuyorlar"
MESEM’li öğrencilerin 1 Mayıs’a katılım çağrısı yaptığını anlatan genç, bunun kendileri açısından önemli bir eşik olduğunu söyledi.
"İlk defa MESEM’liler 1 Mayıs’ta bir araya geliyor. Ama arkadaşlarımızın çoğu yine çalışıyor. Hatta bir arkadaşımızın ustası 1 Mayıs’a geleceğini öğrenmiş, gelmesin diye ek mesai koymuş. Çocuklar hazır. ‘Nasıl yapacağımızı söyleyin, biz yapalım’ diye bekliyorlar. Sadece nasıl yapacağını bilmiyorlar."

ANADİLİNDE ÇOCUK SESLERİ
"Siz bu yazıyı Çocuk Hakları Günü’nde okurken, ben bir günümü 200 TL’ye satmış olacağım"
"Çocuklar hakları olduğunu bilmeli"
Genç, MESEM’li öğrencilerin bir araya gelmesinin yeni bir deneyim olduğunu söyledi. Ona göre bu öğrencilerin önemli bir kısmı uzun çalışma saatleri nedeniyle sosyal, kültürel ve siyasal hayattan kopuyor, sosyal çevrelerini çoğunlukla mahallede kuruyor.
Bu çocuklara 12 saat çalıştıktan sonra ‘kitap oku’ demek kolay değil. Sosyal çevresini mahallede kuruyor. Bu yüzden onlarla yan yana gelmek, güven ilişkisi kurmak gerekiyor. Bir yerden sonra ‘Bana hep böyle davranıyorlar, demek ki böyle davranmaları gerekiyor’ diye düşünüyorlar. Bizim onlara hakları olduğunu göstermemiz gerekiyor.
"Talep MESEM kapatılsın değil, gerçek mesleki eğitim"
MESEM’lere ilişkin tartışmalarda “kapatılsın mı, düzenlensin mi” sorusunun öne çıktığını hatırlattığımızda genç, taleplerinin mesleki eğitimin tümüyle ortadan kaldırılması olmadığını söyledi.
Ona göre sorun, mesleki eğitimin çocukları işyerlerinde güvencesiz işgücüne dönüştürecek biçimde kurgulanması:
Mesleki eğitim olması gerekiyor ama nasıl olduğu önemli. Çocuk, atölyede, iş güvenliği sağlanmış koşullarda, usta öğretici belgesi olan kişinin yanında iş öğrenmeli. Sermaye için çalışmamalı, kendini geliştirip nitelikli bir işçi olarak çıkmalı. Denetim olmadan, iş kazalarına karşı önlem alınmadan herhangi bir mesleki eğitim sistemi katliamdan başka bir şey değil.

Kampüste yasak, MESEM'lerde sömürü: Öğrenci Sendikası yeniden örgütleniyor
"Bir öğrenci hayatta kalmak için çalışmak zorunda değil"
Öğrenciye göre MESEM’ler ve çocukların erken yaşta çalışmak zorunda bırakılması, yoksulluktan bağımsız düşünülemez.
"Bir öğrenci hayatta kalmak için çalışmak zorunda değil. Ama bugün gençler birikim yapmak bir yana, hayatta kalmak için çalışıyor. MESEM de biraz buradan çıkıyor.
Genç, çocukların işçileştirilmesine karşı yalnızca uzaktan konuşmanın yetmeyeceğini, gençlerle bulundukları yerlerde temas kurmak gerektiğini söyledi:
"Uzaktan akıl almak istemiyorlar. Gel, birlikte düzeltelim diye bekliyorlar. Bize düşen de onlara nasıl yapabileceklerini göstermek."
MESEM'lerde yaşanan ihlallere karşı hakkınızı nasıl arayabilirsiniz?
İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi'nin bu konuda iki ayrı rehberi bulunuyor.
“Aileler ve Uygulayıcılar için MESEM Öğrencilerinin Hak Arama Rehberi” için tıklayınız.
“MESEM Öğrencileri İçin Hak Rehberi?” çocuk dostu broşür için tıklayınız.
(NÖ)







