İŞÇİLER BAKANLIK ÖNÜNDE
Madenciler hak aramasın diye: Ankara’da 15 gün eylem yasağı
Ödeme sözü verilen ancak tutulmayan ücret ve tazminatları için bir kez daha Ankara’ya gelen Bağımsız Maden İşçileri Sendikası (Bağımsız Maden-İş) üyesi Eti Gümüş ve Doruk Madencilik işçileri dünkü gözaltının ardından bugün eylemlerine devam ediyor.
Eti Gümüş ve Doruk Madencilik işçileri Enerji Bakanlığı önünde gözaltına alındı
Eylem öncesinde Ankara Valiliği, başkent genelinde 15 gün boyunca tüm eylem ve etkinlikleri yasakladığını duyurdu.
Yasak dinlemeyen işçiler Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na yürümek için Akköprü Metro İstasyonu önünde toplandı. İşçilere Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş ve Milletvekili Ahmet Şık da destek verdi. Daha sonra DEM Parti Milletvekili Ferit Şenyaşar da işçilerin yanına geldi.
"Bizi dolandırıyor"
Burada konuşan Eti Gümüş Madencisi, Kasım 2024’ten beri ücretlerini alamadıklarını belirterek ve çoğu kişinin Nisan 2025’ten sonra zorunlu ücret izne çıkartıldığının bilgisini vererek şöyle konuştu:
“Çoğu arkadaşlarımızın çoluk çocuğu var, okula giden var, hasta olan var… Zorunlu çıkış alıp başka bir yerde kendine iş bakanlar oldu. Çoğumuz maden halen faaliyette çalıştığı halde maaşlarını alamıyorlar. Geldik görüştük. Bize ‘Sizin maaşlarınızı yatıracağız’ dediler ama herhangi bir sonuç yok. Bizi resmen oyalıyorlar. Söz verdikleri tarih geçti, maaşlar yatmadı. Bizi oyalamak için maaşların bir kısmını yatırdılar sadece. Çok az bir şey… İçeride kıdem tazminatlarımız var, ihbar tazminatlarımız var. Ücretsiz izinde olan arkadaşlarımızın hakları var.
Biz burada siyaset yapmıyoruz. Alnımızın teri için geldik. Hiçbir yere bir zarar vermedik. Ama bizi gözaltına aldılar. Hepimiz mağduruz. Devlet yanımızda olacağına holdingin yanında oluyor. Sayın bakanlarım, sayın devlet yetkililerimiz sizden arz ediyoruz. Bunlar bizi dolandırıyor.”
"Patronla görüşmeyeceğiz, muhatabımız devlettir"
Bağımsız Maden-İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır da söz alarak şuınları söyledi:
“Bu ülkede yasalar gerçekten işçi sınıfına çalıştığını görüyoruz. Patronlara yasa yok. İşçilere var yasalar. İşçiler yola çıktığında hakkını aradığında ne yazık ki yasa şu diyorlar, durduruyorlar.
Şimdi vali bey 15 günlüğüne Ankara'da eylem yasakları koymuş. Vali Bey'e sormak lazım. Bu işçiler aylardır maaş almıyor. Bu işçiler mağdur. Bu işçilerin de sizin gibi aileleri var. Bu işçilerin de sizin gibi çocukları var. Siz bu kararı niçin aldınız?
Bu kararı bizi işçilere alacağınıza patronu çağırsanız da patrona gereken cümleleri söyleseniz de biz de teşekkür etsek sizlere daha kıymetli, daha değerli olmaz mı?
Biz bakan beylerin karşısına geçip de gözaltına alınmak ister miyiz? Bizim de ailemiz var, bizim de çocuklarımız var, bizim de ev geçindirdiğimiz insanlar var. Bizler de sizin gibi bir insanız.
Biz bu meselenin Çalışma ve Enerji Bakanlığı’nda çözüleceğini biliyoruz. Bu saatten sonra hiçbir şekilde biz patronla görüşmeyeceğiz. Bizim muhatabımız devlettir. Bu işçiler de devlet işçisidir. Çünkü bu şirketler patrona devlet garantörlüğünde devletten alınıp verilmiştir. İşçi arkadaşlarımızın bir an önce bütün haklarını ödesinler."
"İşçiyle dalga mı geçiyorsunuz?"
TİP Genel Başkanı Erkan Baş da işçilere destek vererek yaptığı konuşmada, madencilerin aylardır haklarını alamadığını ve daha önce verilen devlet güvencesi sözlerinin yerine getirilmediğini söyledi Kendi tanıklığını anlattı:
“Sırılsıklam olduğumuz bir yağmur altında işçi arkadaşlarla bu mücadeleye başlamıştık. Bugün biraz önce baktım, Ankara’da hava sıcaklığı 34 derece gösteriyor. Şu anda ise betonun üzerinde, güneşin altında beklemeye devam ediyoruz.
Arada ne oldu? Arada 17 gün boyunca yüzlerce kilometre yürüyerek, günlerce aç kalarak arkadaşlarımız haklı olduklarını bütün Türkiye’ye duyurdu. Duymayan kulaklar, görmek istemeyen gözler bile gördü. Nihayetinde bakanlar da arkadaşlarımızın biraz önce söylediği gibi; İçişleri Bakanı, Çalışma Bakanı ve Enerji Bakanı bu konuda garantör olduklarını açıkladılar.
İşçi arkadaşlarımız hep şunu söylediler: ‘Biz daha önce bu patron tarafından defalarca aldatıldık. Defalarca yüzümüze bakarak yalan söyledi. Her pazartesi ödeme yapacağını söyledi, sonra cuma vereceğini söyledi. Her cuma pazartesiye erteledi. Aylar geçti, biz haklarımızı alamadık.’ Bu nedenle işçiler patrona güvenmediklerini söylediler.
Bakanlar da ‘Merak etmeyin, devletimiz sizin arkanızdadır. Sizin haklı olduğunuzu görüyoruz, haksızlığa uğradığınızı kabul ediyoruz ve sizin yanınızda olacağız’ dediler.
Hatta arkadaşlar, hatırlayın; 28 Nisan’da Gökay Başkanımıza İçişleri Bakanlığı’nda çiçekli bir kutlama yapıldı. Bakanlık, ‘Sorunu biz çözdük, işçinin hakkına sahip çıktık’ diyerek günlerce propaganda yaptı. Ama üzerinden aylar geçti. İşçi arkadaşlarımız hala herkesin kabul ettiği haklarını alamadı.
Herkes bu işçilerin haklı olduğunu söylüyor. Mahkeme haklı diyor, bakan haklı diyor, Türkiye’de 86 milyon insan bu işçilerin haklı olduğunu söylüyor. Ama işçiler aç. İşçilerin çocukları evlerinde ekmek derdinde.
86 milyon insan, bakanlar, hakimler, savcılar, bürokratlar herkes ‘işçiler haklı’ diyor. Ama işçiler hala sokaklarda haklarını aramak zorunda. Bu nedenle arkadaşlarımız tekrar Ankara’ya geldi.
Biz bekleriz ki bakanlar Beypazarı’na gidip Bağımsız Maden-İş Sendikası’nın kapısını çalsın ve ‘Kusura bakmayın, başaramadık. Size verdiğimiz sözü söylediğimiz tarihte yerine getiremedik ama sözümüzün arkasındayız. Bu ülkede işçilerin ezilmesine izin vermeyeceğiz’ desin. Normal bir insanın yapması gereken budur.
Ama sonra karşımıza polis çıkıyor ve ‘Valilik kararı var, bekleyemezsiniz’ deniyor. Arkadaşlar, dalga mı geçiyorsunuz siz bizimle? İşçiyle dalga mı geçiyorsunuz? Farkında olmayabilirsiniz ama alın teriyle, çoluğun çocuğun geleceğiyle dalga geçiyorsunuz. Yeter artık. Bu işçiler ne yapacak, soruyorum?”
İşçiler daha sonra metroyla Bakanlık önüne gitmek istedi. Ancak polis madencileri ablukaya aldı. İşçilerin bakanlık önünde beklemelerine izin verilmiyor.
Öte yandan milletvekillerinin aracılığıyla Enerji Bakanlığı ile bir görüşme ayarlandığı da gelen bilgiler arasında.
(HA)