“Küba’daki elektrik kesintileri, sömürgeci politikaların somut sonucu”
Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı, Küba’da giderek ağırlaşan ekonomik ve insani koşullar karşısında, Nicolás Guillén Vakfı’na bir dayanışma mektubu gönderdi.
Vakıf, mektubunda ABD’nin yıllardır sürdürdüğü ambargo ve yaptırımların Küba halkını hedef alan bir “kolektif cezalandırma pratiğine” dönüştüğünü vurgulayarak, Küba halkının direnişini selamladı.
BM uzmanları: "ABD'nin Küba'ya dayattığı 'enerji açlığı' ağır bir insan hakları ihlali"
“Küba’nın onurlu direnişini selamlıyoruz”
Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı’nın dayanışma mektubu şöyle:
Sevgili dostlarımız, Nicolás Guillén Foundation Yönetimi’ne,
Büyük şair Nicolás Guillén’in adını yaşatan siz değerli dostlarımıza, Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı olarak dayanışma duygularımızı iletiyoruz.
Bugün Küba’nın karşı karşıya olduğu darboğazı, uzun yıllardır sürdürülen ve bugün daha da sertleştirilen emperyalist kuşatmanın, halkların iradesine yönelmiş sistematik saldırısının yeni bir uzantısı olarak kabul edilemez buluyoruz. ABD’nin bölgeyi yeniden dizayn etme girişimleri, başta Venezuela olmak üzere Latin Amerika’da halkçı iradelere yönelmiş müdahalelerle birleşirken, Küba’ya uygulanan ambargo ve yaptırımlar bir “politika tercihi” değil, açık bir insanlık suçu ve kolektif cezalandırma pratiğidir.
Bir halkı karanlıkta bırakmak, yaşamın en temel koşullarını kesintiye uğratmak, sağlık, gıda ve enerjiye erişimi sistematik biçimde zorlaştırmak; yalnızca o ülkeyi değil, insanlık onurunu da hedef almaktır.
Haftalar süren elektrik kesintileri ve ağırlaşan yaşam koşulları, emperyalizmin doğrudan sivil yaşamı hedef alan sömürgeci politikalarının somut sonucudur. Ancak tarih bize defalarca halkların iradesinin kuşatma altına alınsa da zorbalıkla teslim alınamadığını da göstermiştir. Küba’nın bugün sergilediği direniş, Küba halkının eşitlik, bağımsızlık ve onur mücadelesinin sürekliliğiyle bir kez daha toplumlara örnek oluyor.
Nâzım Hikmet ile Nicolás Guillén’in dostluğu, şiirin ötesinde, emperyalizme karşı ortak bir vicdanın ve direncin ifadesidir. Bu dostluk, bugün de halkların birbirine uzattığı dayanışma eli olarak yaşamaktadır. Bu nedenle, Küba halkına yönelen her türlü baskıyı ve ambargoyu en güçlü biçimde kınıyor; bunun yalnızca Küba’ya değil, tüm insanlığa yönelmiş bir hak ihlali olduğunu vurguluyoruz. Küba’nın onurlu direnişini selamlıyor, bu direnişin yalnız olmadığını bir kez daha ifade ediyoruz. Dostlukla, saygıyla ve kararlılıkla.
(TY)