İsmail Arı hakkında ilk duruşmada tahliye kararı
“Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “soruşturmanın gizliliğini ihlal” suçlamasıyla 75 gündür hapis tutulan BirGün muhabiri İsmail Arı, Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmada tahliye edildi.
Duruşmaya Arı’ya destek için yoğum bir katılım vardı. Meslektaşları, basın meslek örgütü temsilcileri, siyasiler, ailesi ve yurttaşlar ilk tutuklu gazeteciyi yalnız bırakmadı. İzleyiciler Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi’ne sığmayınca salon değişikliğine gidildi. Duruşma, 15. Ağır Ceza Mahkemesi'nin salonuna alındı.
İsmail Arı salona getirildiği sırada, salondaki kalabalık tarafından alkışlarla karşılandı. Mahkeme hakimi, duruşmayı başlatmak için alkışların kesilmesini bekledi. Alkışların dinmesinin ardından hakim, "Dinleyiciler, duruşmaya başlayacağız. Bundan sonra alkış istemiyorum" uyarısı yaptı.
Müdafi avukatlarının yanı sıra çeşitli barolardan da 40’a yakın avukat Arı’ya destek vermek için salondaydı.
Gazeteciler yazıyor, devlet tutukluyor/yargılıyor
Anayasaya aykırılık incelemesi talebine ret
Arı'nın avukatı Kerem Altıparmak, savunmasında Anayasa Mahkemesi kararlarını örnek göstererek ifade özgürlüğünün hedef alındığını belirtti. Altıparmak, "Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçunu düzenleyen TCK 217/A'nın (Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma) "gazetecileri avlama" maddesi haline geldiğini söyledi. Bu kapsamda, dosyanın Anayasa Mahkemesi'ne gönderilmesini talep ettiklerini ifade etti.
Avukatın talebi üzerine savcıya görüşü soruldu. Cumhuriyet Savcısı, talebin gelinen aşamada somut norm denetimine gidilmesini gerektirmediğini savunarak, talebin reddi yönünde karar verilmesini istedi. Mahkeme talebi reddetti.
Bunun üzerine avukatlar, iddianamenin okunmasını talep etti. Mahkeme hakimi, isnat edilen suç ve eylemleri özetledi. Arı, savunmasına başlamadan önce söz alarak, "Öncelikle bir talebim var. Savunmamın bağlamından kopmadan tutanağa geçirilmesini istiyorum. Bu nedenle SEGBİS kaydı yapılmasını talep ediyorum" dedi.
"75 gündür koğuşta yerde yatıyorum"
Hakim ise savunmasını aynen yazdıracağını, bu yöntemle zapta geçirileceğini belirterek, talebi reddetti.
Arı savunmasında, "Buraya sadece kendimi savunmak için değil, gazeteciliği savunmak için geldim. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından verilen basın kartına sahibim. 75 gündür yatarı olmayan bir suç iddiasıyla cezaevinde tutuluyorum. 75 gündür 58 satırlık bir iddianame yüzünden cezaevindeyim. Gazetecilik faaliyetim engellenmektedir. 75 gündür kapasitenin çok üstünde bir koğuşta yerde yatıyorum. Anayasa'da 'basın hürdür, sansür edilemez' denilmesine rağmen, anayasa ve hukuk ayaklar altına alınarak tutuklandım. Basın ve demokrasi tarihine geçen bu hukuksuzlukları sıralamak istiyorum" diye konuştu.
"Uyuşturucu baronlarına operasyon düzenler gibi..."
Savunmasını sürdüren Arı şöyle devam etti:
"Bir video kaydı nedeniyle, videonun yayınlanmasından 65 gün sonra gözaltına alındım. Bayram ziyareti nedeniyle Tokat'ın Turhal ilçesindeydim. Turhal Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilen yazıda üç adres belirtilmiş. Bu adreslerden biri eşimin amcasının, biri dayısının, biri de teyzesinin adresi. Beni neden annem ve babamın evinde değil de eşimin akrabalarının evinde aradılar? Ben bunu merak ediyorum. Bu konu hakkında suç duyurusunda bulunmanızı talep ediyorum.
Gözaltına alındığımda ise jandarma ve polis, suç örgütü lideri ya da uyuşturucu baronlarına yapılan baskındaki gibi eşimin akrabalarının evine dayanmıştır. Ayrıca, o dönem Ankara Valiliği'nce, 'benim talebim olmaksızın' suç örgütleri tarafından tehdit edildiğim için iki polis tarafından korunuyordum. Bu şartta neden gözaltına alındım?"
Polisler hakkında suç duyurusu talebi
Gazeteci Arı, gözaltına alındığında evine gelen polislerin hakim kararı olmaksızın telefonuna el koyduğunu anlatarak, "Polislere, 'El koyma kararınız yoksa buna el koymanız hırsızlık ve görevi kötüye kullanmadır' uyarısında bulundum. Bunun üzerine telefonum emniyetin önündeki yakınlarıma iade edildi. Bu olayla ilgili olarak Turhal İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde görevli dört polis memuru hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep ediyorum" dedi.
Arı, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü'nde çıplak arama yapılmak istendiğini, 3-4 kere eğilip kalkmasının istendiğini anlattı. Arı, bunu kabul etmediğini aktararak, söz konusu eylemlerde sorumluluğu bulunan polisler hakkında suç duyurusunda bulunulmasını istedi.
Mahkeme hakimi, reddettiği SEGBİS kaydı talebini, yapılan itirazlar sonucunda kabul etti. SEGBİS kaydının açılması için duruşmaya ara verildi.
"İddianamede 'muhtemel' gibi ifadeler yer alıyor”
SEGBİS bağlantısının kurulmasının ardından duruşma yeniden başladı. Arı, "Soruşturma dosyamın ben nezaretteyken hazırlandığı ortada. Tutuklanmam için alelacele bir dosya oluşturulmuştur. Söz konusu videodan Erdoğan ailesi rahatsız olmamış, iddia makamı rahatsız olmuştur. İddianamede 'muhtemel' gibi ifadeler yer alıyor. Ben bu nedenle 75 gündür cezaevindeyim. Haberimin arkasındayım. İddianamede gerçekler alenen perdeleniyor. TCK 217/A kapsamında yöneltilen tüm suçlamaları reddediyorum" şeklinde konuştu.
İsmail Arı, Yunus Emre Vakfı'yla ilgili haberine ilişkin de "Size şaşıracağınız bir şey söyleyeceğim. Yunus Emre Vakfı davasını siz yürüttünüz Sayın Hakim. Ben, izlediğim ve haberleştirdiğim dava nedeniyle bugün yargılanıyorum. Yunus Emre Vakfı'na ilişkin haberimle üç ayrı ödül aldım" dedi.
Arı savunmasını, "Ben bu ülkede gazetecilik yapma hakkımı kullandım. Halkın çıkarları için gazetecilik yaptım. Çok fazla tehdit edildim ama halk için gazetecilik yapmaya devam ettim. Tutuklanınca insanların bunun farkında olduğunu gördüm. Tutukluluğuma itiraz etmek için çeşitli eylemler gerçekleştirildi. Ben tertemiz gazetecilik yaptım, bu yüzden cezalandırıldım. Bana yapılan eziyeti sağır sultan duydu, yargı organları duymadı. Gazetecilik suç değildir. Derhal beraatimi talep ediyorum" ifadeleriyle bitirdi.
Savcı tutukluluğun devamını istedi
Arı'nın avukatlarının savunmalarının ardından savcılık mütalaasına geçildi. Cumhuriyet Savcısı mütalaasında, bulguların tamamının henüz toplanmamış olması ve suçun işlendiğine dair kuvvetli suç şüphesinin bulunması nedeniyle tutukluluğun devamını talep etti.
Mütalaanın arından söz alan Arı'nın avukatı, "Müvekkilim 75 gündür tutuklu. Bu süre zarfında neden deliller toplanmadı?" diyerek tepki gösterdi.
Hakim, gelinen aşamada İsmail Arı'nın delil karartma imkanının olmaması, sabit ikametgah adresinin olması nedeniyle tutukluluk koşullarının kalktığından, tahliyesine karar verdi.
Duruşma, 9 Ekim 2026'ya ertelendi.
Gazeteci İsmail Arı hakkında 6 yıla kadar hapis istemi
(HA)