Gezi Parkı direnişine ilişkin yargılandığı davada menajer Ayşe Barım'a, "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etme" suçundan verilen 12 yıl 6 ay hapis cezasının gerekçesi açıklandı.
AA'da yer alan habere göre, kararda, Barım’ın Gezi Parkı olaylarının hazırlık ve başlangıç sürecinde ana aktörlerle yoğun iletişim kurduğuna dikkat çekildi. Mahkeme, bu temasların tesadüf olarak değerlendirilemeyeceğini iddia etti.
Kararda şöyle denildi: “Gezi Parkı ana aktörleri ile önceye ilişkin hiçbir iletişim kaydı bulunmazken, Gezi Parkı eylemlerinin hazırlık ve başlangıcı sürecinde sık sık ve sistemli olarak irtibatlandığı, ilk kez Gezi Parkı eylemleri sürecinde yapılan bu görüşmelerin hayatın olağan akışı içerisinde tesadüfi görüşmeler olarak değerlendirilemeyeceği...”
Mahkeme, Barım’ın şirketine bağlı sanatçılar aracılığıyla sosyal medya sürecinde de etkili rol oynadığını kaydetti. Karara göre Barım, özellikle Twitter’da kullanılan etiketlerin yaygınlaştırılmasını sağladı ve gösterilerin genişlemesine katkı sundu. Ayrıca Barım’ın, bağlı sanatçılarla organize şekilde Gezi Parkı’nda buluştuğu ve sürecin sahadaki yayılımını desteklediği iddia edildi.
Gerekçeli kararda, Barım’ın Gezi davasının ana isimlerinden Mehmet Ali Alabora ve Çiğdem Mater Utku ile doğrudan bağlantı kurduğu da iddia edildi. Mahkeme, Barım’ı yalnızca irtibat kuran biri olarak değil, karar süreçlerinde etkili bir isim olarak değerlendirdi. Kararda şöyle denildi: “İrade gösteren, danışılan ve onayı alınan kişi” olarak tespit edildiği, bu şekilde olayları planlayan, örgütleyen ve yönlendiren, iradesi sorularak, bu yönde kendisinin karar bildirerek yön verici ve belirleyici olduğunun açıkça anlaşıldığı...
Mahkeme, Barım’ın tanınan sanatçı ve oyuncuları eylemlere yönlendirerek bu isimlerin toplumsal etkisini olayların kitleselleşmesi için kullandığını belirtti. Dosyada dinlenen bazı tanıklar eylemlere kendi iradeleriyle katıldıklarını söylese de mahkeme, ifadelerde çelişkiler bulunduğu sonucuna vardı.
Kararın en dikkat çeken bölümlerinden birinde mahkeme, Barım’ın eylemlerin icrasını kolaylaştırdığı değerlendirmesini yaptı. Kararda şöyle denildi: “Gezi Parkı olaylarında sanatçılar camiası adına sahada aktif planlama, organizasyon ve eylem yönlendirmelerinin, kendisine bağlı sanatçıları etkin bir şekilde kullanarak sahaya yönlendirmek suretiyle yardımda bulunarak müsnet suçun icrasını kolaylaştırdığı anlaşıldı.”
Barım 1 Ekim 2025'teki duruşmada şöyle demişti:
“İlk duruşmada savunmamı yapmıştım. Bir daha vaktinizi almak istemiyorum. Vatandaş olarak ülkesine sorumluluklarını yerine getirmiş birisiyim. 19 yaşından beri çalışıyorum. Hayatım boyunca hiçbir suç işlemedim. Tanık olarak dahi mahkemede bulunmadım. Çok ağır suçlamalar ve iddialarla 248 gündür tutukluyum.
Her gün aynı kendime soruları sorup duruyorum. Şu an yaşadığım bu haksız süreç beni biraz korkutuyor açıkçası. Adaletin ve varlığına inanmak ve güvenmek istiyorum. Ama çaresizim birazcık da, biraz da zorlanıyorum. Çünkü tek başına yani bir hücrede gerçekten bir beyin ve kalp sorunlarıyla savaşıyorum.
Biraz da yorgunum anladığım kadarıyla. 30 kilodan fazla kaybettim. Hastaneler, raporlar, bayılmalarım, dilekçeler, itirazlarımız… Ne yazık ki kimse hasta olduğuma da çok ikna edemedi.
Ben aslında tedavi reddetmiyorum. Haziran ayından beri kalp rahatsızlığımla ilgili ciddi bayılmalar yaşadım.
Bayılmalarla ilgili devlet hastanelerine sevklerim başladı. Sevkler sırasında panik ataklar geçirdim. Zor bir şekilde oralara sevk oldum. En az on iki kere çeşitli devlet hastanelerine gittim.
En son Çam ve Sakura Hastanesine götürüldüm, bilim kuruluna girdim. Herhalde 20-30 hocaya, infaz koruma memurları eşliğinde muayene oldum.
Ben tedaviyi reddetmiyorum. Gerçekten tedavi olmak istiyorum ve olmak zorundayım. Tüm hastane raporlarım acilen ameliyat olmam gerektiğini açıkça belirtirken durumlar biraz göz ardı edildi. Olmam gereken ameliyatlarım gerçekten çok riskli ve bir an önce sağlığına kavuşmam gerekiyor.
En son sevk edildiğim hastanede bir damar yolu ve emar çekilmesi gerekiyordu. Damar yolunu bir türlü bulamadılar. İki kolum mor bir şekilde 10 gün dolaştım. Ben tedaviyi kendi tercihimle, kendi hocalarımla yaptırmak istiyorum.
Karp ameliyatımı daha fazla geciktirirsem kalp nakline kadar gidebilecek durumda olduğum raporlarda var. Ve iki tane anevrizmanın yanında cezaevindeyken oluşan bir anevrizma daha eklendi. Hareketli olduğu için patlatma olasılığı var.
O yüzden ameliyatları doktorumun yorumuyla, onun gözetiminde de yaptırmak istiyorum. Yani temel hakkım olan yaşam hakkımı elimde tutmak istiyorum ve kendim karar vermek istiyorum.
Cezaevinde yaşam mücadelesi verirken, bütün bunların başıma neden geldiğini tam olarak anlayamazken, özgürlüğümden ve sağlıklı yaşam hakkımdan neden yoksun bırakılıyorum diye soruyorum her zaman kendime."
Ayşe Barım'a yönelik suçlama ve iddialar
Sinema ve televizyon sektöründeki tekelleşme iddiaları uzun süredir gündemdeyken Rekabet Kurulu, 8 Ocak 2025'te kast ajansı ve menajerlik alanlarında faaliyet gösteren 21 teşebbüse soruşturma açılmasını kararlaştırdı.
Barım üzerinden başlayan tartışma, sektördeki serbest rekabetin engellenmesi ile ilgili önemli soruları gündeme getirdi.
İddialara göre Barım, sektördeki güçlü etkisi nedeniyle bazı oyuncuların sürekli aynı projelerde yer almasını sağlıyor ve rekabeti engelleyen bir ortam yaratıyor.
ID İletişim, iddiaları reddetse de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı konuyla ilgili 10 Ocak’ta soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında Barım'a 13 Ocak’ta yurt dışına çıkış yasağı kondu ve hesap hareketleri inceleme altına alındı.
Barım, bugün ise Gezi Parkı protestolarının "planlayıcılarından" olduğu iddiasıyla hakkında başlatılan başka bir soruşturma kapsamında gözaltına alındı.
Menajer, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme" ile suçlanıyor.
Barım’ın menajerliğini üstlendiği isimlerden bazıları şöyle:
Serenay Sarıkaya, Hazal Kaya, Lale Mansur, Hande Erçel, Bergüzar Korel, Ali Atay, Aslı Enver, Birce Akalay, Halit Ergenç, Ezgi Mola, Fahriye Evcen, Merve Dizdar, Pınar Deniz, Caner Cindoruk, Ekin Koç, Birkan Sokullu, Berkay Ateş, Ceyda Düvenci, Dolunay Soysert, Fatih Akın, İpek Bilgin.

Ayşe Barım hastanedeyken 27. Ağır Ceza yeniden tutuklama kararı verdi

Ayşe Barım'a 12 yıl 3 ay hapis cezası
(EMK)










