Ayşe Barım davasında bugün İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesinde görülecek karar duruşması öncesinde, dosyaya yeni bir bilgi veya belge girmediği, savunmanın tutumunda herhangi bir değişiklik olmadığı halde savcılık başlangıçtaki zaten olayların gerçek mahiyetini aşan tutumunu daha da ileriye götürerek ID İletişim Danışmanlık Şirketi sahibine yönelik 22 yıl 6 ay ila 30 yıl arasındaki ceza talebini ağırlaştırılmış müebbet hapse yükseltti.

İDDİANAME HAZIRLANDI
Ayşe Barım'a 30 yıl hapis istemi
Barım, "Gezi Eylemleri"nin üzerinden 12 yıl geçtikten sonra, 2013 sürecinde "bazı sanatçıların eylemlere katılımını organize ettiği, sanatçıların kamuoyu etkisini kullanarak protestoların yaygınlaşmasına katkı sunduğu, bu faaliyetleriyle anayasal düzene yönelik kalkışmaya bilerek ve isteyerek destek verdiği" suçlamasıyla gözaltına alınmış ve ardından tutuklanmıştı.
Menajerlik şirketi ID İletişim Danışmanlık A.Ş.'nin sahibi ve yöneticisi Barım hakkında 30 yıla kadar hapis istemiyle iddianame düzenlenmiş ve Barım, Türk Ceza Kanunu’nun 309. Maddesi kapsamında "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin ortadan kaldırılmasına teşebbüse yardım" suçlamasıyla yargılanmaya başlamıştı.
Ayşe Barım son duruşmada asli fail oldu
Ancak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, son duruşma öncesinde esas hakkındaki mütalaasında Barım'a yönelik suçlamayı ağırlaştırdı ve "hükümeti devirmeye teşebbüse yardım" değil, bizzat “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan cezalandırılmasını talep etti.
Savcılık, Barım'ın "sistemli ve planlı" şekilde "halkın sempati duyduğu ve kitleleri peşinden sürükleme potansiyeli yüksek sanatçı-oyuncular adına sosyal medyada ve sahada irade göstererek planlama, organizasyon ve yönlendirme faaliyetlerinde bulunduğu"nu iddia etti.
Ancak, son duruşmaya kadar "yardımcılık" sayılmasını istediği aynı davranışların neden ötürü “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs”ün kendisi olarak değerlendirilmesi gerektiğine bir gerekçe getirmedi.
"Twitter'da etiket paylaşma suçu"
Mütalaada Ayşe Barım'ın şirketine bağlı sanatçılar aracılığıyla Twitter üzerinden “#occupyturkey” ve “#DirenGeziParkı” etiketlerinin sistemsel olarak paylaştırıldığı, sürecin yayılması için yönlendirme faaliyetleri yürütüldüğü kaydedildi.
Barım’ın, menajerlik şirketine bağlı sanatçılarla organize biçimde Gezi Parkı’nda buluştuğu, bazı sanatçıların bildiri okuduğunun tespit edildiği belirtildi. Mütalaada, Barım’ın "protestoları destekleyerek eylemlerin yayılmasını sağladığı" ifade edildi. ID İletişim’e ait kurumsal hesaplar ile "şirketine bağlı sanatçılar"ın sosyal medya hesaplarının ve sahadaki sanatçıların koordineli şekilde yönetildiği aktarıldı.
“Marjinal grupların faaliyetlerine uygun zemin oluşturuldu”
Savcılık esas hakkındaki mütalaasında, Gezi Parkı protestoları ile PKK/KCK, DHKP-C, TKP/ML-TİKKO ve MLKP ile "marjinal grupların" faaliyetlerine uygun zemin oluşturulduğu ve toplumun "kaos ortamına" sokulduğu belirtildi. Bu şekilde Barım’ın "Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçunu işlediği ileri sürüldü.
“Sürece yön verdi”
Mütalaada, Barım’ın ana Gezi Davası sanıklarından Mehmet Ali Alabora ve hükümlü Çiğdem Mater Utku ile doğrudan irtibatlı olduğunu ve "irade gösteren, danışılan, onayı alınan kişi konumunda" bulunduğu ifade edildi. Olayları "planlayan, örgütleyen ve yönlendiren kişi olarak karar bildirerek sürece yön verdiği, sanatçıların toplumdaki tanınırlığını ve etki gücünü kullanarak eylemlerin kitleselleşmesini amaçladığı" kaydedildi.
Sanatçı ve oyuncuların duruşmadaki ifadelerinde eylemlere kendi iradeleriyle katıldıklarını beyan ettikleri, ancak sanıkla yoğun irtibatlarının içeriğini hayatın olağan akışına uygun şekilde açıklayamadıkları belirtildi.
Ancak bugünkü duruşmada savunmanın olguları gerçek hallerine iade ederek sanatçıların Ayşe Barım'ın işçisi ya da askeri değil, Ayşe Barım'ın sanatçıların işlerini yürüten bir menajer olduğunu başarıyla ortaya koyması halinde davanın başsavcılığın öngördüğü gibi sonuçlanmaması da ihtimaller arasında. Ancak duruşmanın Başsavcının Adalet Bakanı olduğu gün görülecek olması savunmanın işini kolaylaştırmıyor.
(AEK)

