Donald Trump yönetiminin odağı İran’daki savaşa kaymış olsa da Washington ile Havana arasındaki gerilim son haftalarda yeniden yükseldi.
Trump, yakında Küba’yı “bir şekilde ele alma onuruna” sahip olabileceğini söyleyerek, “Onu özgürleştirir miyim, alır mıyım, istediğimi yapabilirim,” dedi.
Trump, 13 Nisan’da ise İran’a yönelik saldırılara atıfla, “Bunu bitirdikten sonra Küba’ya da uğrayabiliriz,” ifadelerini kullandı.
Trump’ın Küba’ya saldırı emri verme ihtimaline ilişkin olarak, konuya yakın iki kaynak, isimlerinin gizli kalması şartıyla dün (15 Nisan) USA TODAY’e konuştu.
Pentagon da yaptığı açıklamada, farklı senaryolara hazır olduklarını ve başkanın talimatlarını uygulayabilecek durumda olduklarını belirtti.
Ancak Venezuela ve İran örneklerinin aksine, ABD’li yetkililer Küba’nın “yakın bir tehdit” oluşturduğunu açıkça savunmuyor.
“Büyük ölçüde sinyal verme”
Florida International Üniversitesi’nden Brian Fonseca’ya göre mevcut hazırlıklar daha çok bir güç gösterisi: “Şu anda, büyük ölçüde sinyal verme.”
Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel ise Newsweek’e verdiği demeçte, ABD’nin olası bir saldırısına karşılık vereceklerini söyleyerek “Savaşacağız, kendimizi savunacağız; düşersek, vatan için ölmek yaşamaktır,” dedi.
ABD ve Küba, krizden çıkış için temasların erken aşamada olduğunu kabul ediyor; ancak tarafların ne kadar taviz vereceği belirsiz. Mart ayında iki ülkenin, ilişkileri yumuşatabilecek olası bir ekonomik anlaşmayı görüştüğü bildirilmişti.
ABD’li yetkililer, 1959’daki Küba Devrimi’nden bu yana Küba’yı işgal ihtimalini tartışıyor. (TY)








