ABD-İran görüşmelerinde ilk gün: Gerilimlere rağmen “ilerleme” mesajı
ABD ve İran heyetleri, İslamabad Mutabakatı’nın uygulanmasına ilişkin ilk teknik görüşmeler için İsviçre’nin Bürgenstock kasabasında bir araya geldi.
Pakistan ve Katar’ın arabuluculuğunda yapılan görüşmelerin ilk günü, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik tehditleri nedeniyle gergin başladı. Buna rağmen İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ardından “ilerleme” sağlandığını açıkladı.
Arakçi, görüşmelerin yerel saatle 03.00’ten sonra sona ermesinin ardından yaptığı açıklamada, “Pakistan ve Katar arabuluculuğu, Lübnan’daki savaşı sona erdirmek için önemli ilerleme sağladı” dedi.
60 günlük yol haritası
Pakistan ve Katar tarafından yapılan ortak açıklamaya göre de ABD ve İran, 60 gün içinde nihai anlaşmaya gidilmesini hedefleyen bir yol haritası üzerinde uzlaştı. Daha düşük düzeydeki teknik heyetler arasındaki görüşmeler hafta boyunca devam edecek.
Görüşmelerin öncelikli gündem başlıklarından biri, İsrail ile İran destekli Hizbullah arasındaki çatışmaların sürdüğü Lübnan oldu. Ortak açıklamada, tarafların Hürmüz Boğazı’nda olası askeri ve denizcilik krizlerini önlemek için bir “iletişim hattı” kurulması konusunda anlaştığı belirtildi.
Açıklamada ayrıca, Lübnan hükümetiyle birlikte çalışacak bir “çatışmasızlık hücresi” oluşturulacağı ve bu mekanizmanın Lübnan’da askeri operasyonların durdurulmasına uyumu izlemeyi amaçladığı ifade edildi.
Arakçi, varılan mutabakatların ilk gerçek sınavının Lübnan için kurulacak bu mekanizma olacağını söyledi. Lübnan’daki çatışmalar, geçen hafta ABD ve İran arasında imzalanan mutabakatın önündeki en kırılgan başlık olarak görülüyor.
Trump’ın tehdidi sonrası ara
Hafta sonu İran, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının sürmesini gerekçe göstererek Hürmüz Boğazı’nda ablukayı yeniden başlattığını duyurdu. Tahran yönetimi, Trump’ın İsrail’in mutabakatı ihlal etmesine izin verdiğini savundu.
ABD ordusu ise Hürmüz Boğazı’nın kapatıldığı yönündeki açıklamaları reddetti.
Trump, 21 Haziran Pazar günü yaptığı açıklamada İran’a sert ifadelerle karşılık verdi. ABD Başkanı ayrıca sosyal medya hesabından İran’ın Lübnan’daki “vekillerini” durdurması gerektiğini, aksi halde İran’ın yeniden hedef alınacağını söyledi.
İran devlet medyası, Trump’ın açıklamasının ardından görüşmelere ara verildiğini duyurdu. İran heyetinin Katar arabulucularıyla görüştüğü ve müzakere salonundan ayrıldığı bildirildi. İran’a yakın Tasnim Haber Ajansı, İran heyetinin aynı salona dönmeyi reddettiğini ancak mesajların Pakistan ve Katar arabulucuları üzerinden iletilmeye devam ettiğini yazdı.
ABD tarafından konuşan üst düzey bir diplomat ise İran heyetinin görüşme yerinde kaldığını ve müzakerelerin sürdüğünü söyledi.
Nükleer program ve yaptırımlar masada
ABD heyetine Başkan Yardımcısı JD Vance başkanlık etti. Heyette ABD özel temsilcisi Steve Witkoff ve Trump’ın damadı Jared Kushner da yer aldı. İran tarafını ise Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf ile Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi temsil etti.
Vance’in görüşmelere pazartesi günü de katılıp katılmayacağı netleşmedi. ABD Başkan Yardımcısı, müzakerelerin başında yaptığı açıklamada, “Önümüzdeki soru şu: Birlikte daha ne kadarını başarabiliriz? Yeni bir sayfa açabilir miyiz?” dedi.
ABD heyetinin 60 günlük görüşme sürecinde İran’ın nükleer programına ilişkin bir anlaşmaya varmaya çalışacağı belirtiliyor. Mutabakat, İran’ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu en azından seyreltmesini öngörüyor. Ancak Tahran’ın gelecekte uranyum zenginleştirme hakkı dahil birçok başlık hala çözümsüz.
İran devlet medyasına göre Tahran heyeti, nükleer başlıklarda görüşmelere başlanması için mutabakatın diğer bölümlerinin uygulanmasını şart koşuyor. Bunlar arasında İran petrol ihracatına ABD muafiyetleri tanınması ve dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılması da bulunuyor.
Arakçi, sosyal medya paylaşımında İran’ın petrol ve petrokimya ihracatı için muafiyetler, bazı dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması ve İran için yeniden inşa ve kalkınma planının başlatılması konusunda kazanım sağladığını söyledi.
ABD tarafı bu iddialara ilişkin henüz bir açıklama yapmadı.
(HA)