BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri: "Bölgedeki kriz yalnızca İran ve ABD arasındaki anlaşmayla çözülemez"
Volker Türk, Cenevre’de başlayan BM İnsan Hakları Konseyi’nin 62. Oturumu’nun açılışında yaptığı konuşmada, bölgedeki savaşın yalnız askeri ve diplomatik dengeleri değil, milyonlarca insanın yaşam hakkını, güvenliğini ve onurunu da hedef aldığını söyledi.
Reuters’ın haberine göre Türk, ABD ve İran’ın “derhal ve kalıcı ateşkes, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve yeni müzakereler için çerçeve” öngören bir anlaşmaya varmasını olumlu karşıladı. BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri, bu kırılgan aşamada tarafların anlaşmayı hızla ve iyi niyetle uygulaması gerektiğini vurguladı.
Anlaşma, şubatta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan, binlerce kişinin ölümüne ve enerji piyasalarında büyük sarsıntılara yol açan savaştan çıkışta ilk önemli diplomatik eşik olarak görülüyor.
"Yalnızca Tahran-Washington mutabakatı yetmez"
Türk, buna karşın bölgedeki krizin yalnızca Washington ile Tahran arasındaki mutabakatla çözülemeyeceğini belirtti. İsrail’in İran’a yönelik saldırıları, Lübnan’daki operasyonları, Hizbullah’ın sınır ötesi saldırıları ve Gazze’de süren yıkım, BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri'nin konuşmasının ana başlıkları arasındaydı.
"İsrail Lübnan'dan çekilsin"
Türk, anlaşma sonrası en önemli pürüz olarak beliren İsrail’in Lübnan’daki yerleşim alanları ve altyapıya yönelik saldırılarından duyduğu kaygıyı dile getirerek, çatışmaların derhal durdurulmasını, İsrail’in Lübnan topraklarından çekilmesini ve uluslararası hukuk ihlali iddialarının soruşturulmasını istedi.
İnsan hakları eksenine yerleştirdiği konuşmasında Türk, en sert vurgularını Gazze ve işgal altındaki Filistin topraklarından söz ettiği bölümde dile getirdi. BM Yüksek Komiseri, ekim 2025’te ilan edilen ateşkesten bu yana Gazze’de İsrail güçleri tarafından yaklaşık bin Filistinlinin öldürüldüğünü, bunların büyük çoğunluğunun sivil olduğunu söyledi. İsrail makamlarının Filistinlileri giderek daralan bir alana sıkıştırdığını, yaşamsal yardımlara kısıtlamalar getirdiğini ve bunun insani felaketi derinleştirdiğini vurguladı.
"Bazı üst düzey yetkililer tamamen yasa dışı bir yönelimde"
Batı Şeria’da ise İsrail ordusu ve yerleşimcilerin şiddetiyle yıkım, toprak gaspı ve fiili ilhak sürecinin hızlandığını belirten Türk, bu yıl onlarca Filistinlinin öldürüldüğünü, yüzlercesinin gözaltına alındığını ve çok sayıda toprak müsaderesi emri çıkarıldığını kaydetti. Türk’e göre bazı üst düzey İsrailli yetkililerin Gazze’deki Filistinlilerin tümüyle yerinden edilmesini ve yaşayabilir bir Filistin devleti ihtimalinin ortadan kaldırılmasını açıkça tartışması “tamamen yasa dışı” bir yönelimi yansıtıyor.
"ABD, okul saldırısıyla ilgili soruşturma bulgularını açıklasın"
BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri, İran’ın Minab kentinde 28 Şubat’ta Şeceretü’t-Tayyibe Kız İlkokulu’na düzenlenen ve çok sayıda çocuğun ölümüne yol açan saldırı konusunda da ABD’den soruşturma bulgularını kamuoyuna açıklamasını yeniden istedi.
Savaş teknolojilerinin oluşturduğu "yeni cehennem çemberi"
Türk konuşmasında yeni savaş teknolojilerinin insanlık suçlarına yol açısını da gündeme getirdi. Gazze, Lübnan, Myanmar, Sudan ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti gibi çatışma alanlarında dron ve otonom silah kullanımının siviller için “yeni bir cehennem çemberi” yarattığını söyleyen Türk, devletleri bu teknolojilerin hukuki ve ahlaki sonuçlarını ciddiye almaya çağırdı. Otonom silahların kimseye “vahşet suçları işleme yetkisi" veremeyeceğini belirten Türk, insan denetimi, hesap verebilirlik ve uluslararası hukuk çerçevesinin güncellenmesi gerektiğini vurguladı.
G7'ye çağrı: "İnsan haklarını görüşmelerin merkezine koyun"
Konuşma, Fransa’nın Évian-les-Bains kentinde başlayan G7 zirvesiyle aynı gün yapıldı. Türk, "Cenevre gölünün karşı yakasında” toplanan G7 liderlerine de seslenerek, insan haklarını istikrar ve ilerlemenin temel gücü olarak görüşmelerin merkezine koymaları yönünde çağrıda bulundu.
G7 gündeminde İran savaşı, Ukrayna, Gazze, yapay zekâ, enerji güvenliği ve küresel ekonomik dengesizlikler yer alıyor.
BM İnsan Hakları Konseyi’nin 62. Oturumu, 7 Temmuz’a kadar Cenevre’de sürecek. Oturum, ABD-İran savaşının ardından bölgesel ateşkes arayışları, Gazze’deki insani felaket, Lübnan ve Suriye’deki İsrail askeri varlığı, otonom silahlar ve uluslararası hukukun aşınması başlıklarında yoğun tartışmalara sahne olacak.
(AEK)