İstanbul Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Daire Başkanı Ramazan Gülten’in yargılandığı davada, müdafii Enes Ermaner 2 Nisan 2026 tarihli duruşmada kapsamlı bir tahliye savunması yaptı. Ermaner, iddianamede müvekkiline yönelik somut hiçbir isnat bulunmadığını vurguladı ve “Dosyada ne müşteki beyanlarında ne de etkin pişmanlık ifadelerinde müvekkilimin adı geçiyor. Sadece iki gizli tanık ifadesi dışında hiçbir yerde yok. Bu haliyle ben bir eylemi değil, bir yokluğu savunuyorum” dedi.
"Cezaevinde çocuğu oldu"
Mimari Estetik Komisyonu karar sürelerine ilişkin veriler de paylaşan Ermaner, müştekinin “işler geciktirildi” iddiasının gerçeği yansıtmadığını, karar sürelerinin ortalamanın altında kaldığını ifade etti.
Savunmada öne çıkan başlıklardan biri de Kozyatağı’ndaki imar planı tartışması oldu. Ermaner, söz konusu planın 1/5000 ölçekli nazım imar planı olduğunu ve bu alanda yetkinin İBB Şehir Planlama Şube Müdürlüğü’nde bulunduğunu belirterek, Gülten’in bu süreçte herhangi bir görev ve sorumluluğu bulunmadığını söyledi.
Aynı dosyada adı geçen bazı şüphelilerin dahi ifadelerinde Gülten’e ilişkin herhangi bir suçlama yer almadığını hatırlatan Ermaner, “Sadece ‘imar’ kelimesi geçtiği için müvekkilim dosyaya eklenmiş” değerlendirmesinde bulundu. İhale dosyalarına ilişkin suçlamalara da değinen savunma, Gülten’in belediye encümeni üyesi olarak yalnızca teknik uygunluk denetimi yaptığını, ihale şartnamesi ya da bedel belirleme gibi süreçlerde yetkisi olmadığını vurguladı.
Ermaner ayrıca iddianamedeki “örgüt üyeliği” suçlamasına da sert tepki gösterdi. Müvekkilinin örgüt yöneticisi olduğu iddia edilen kişilerle herhangi bir HTS veya baz kaydının bulunmadığını söyleyen Ermaner, Ekrem İmamoğlu ile yalnızca bir kez, o da bir saldırı sonrası yapılan “geçmiş olsun” görüşmesi dışında temas olmadığını belirtti.
“Bir kişi, yöneticisi olduğu iddia edilen biriyle tek bir görüşme dahi yapmamışsa bu örgüt iddiası nasıl kurulabilir?” diye soran Ermaner, dosyada belediye hiyerarşisinin “suç örgütü” gibi sunulmaya çalışıldığını savundu.
Tahliye talebinin en dikkat çeken bölümü ise Gülten’in tutukluluğunun insani boyutuna ilişkin oldu. Yaklaşık 11 aydır tutuklu bulunan Gülten’in eşi hamileyken cezaevine girdiğini hatırlatan Ermaner, doğum sırasında izin taleplerinin reddedildiğini ve müvekkilinin çocuğunu dünyaya geldiği gün kucağına alamadığını anlattı.
“Çocuğu 8 aydır her hafta cezaevine geliyor, annesi tek başına büyütmeye çalışıyor” diyen Ermaner, Gülten’in cezaevinde bir masal kitabı yazdığını da belirterek, “Masal kitabı yazan bir insanı suç örgütü üyesi olarak nitelendirmek mümkün mü?” ifadelerini kullandı. Tüm bu gerekçelerle tahliye talebini yineleyen savunma, diğer tutuklu sanıklar Aykut Erdoğdu ve Ulaş Yılmaz için de aynı yönde karar verilmesini istedi.

İBB DAVASI 15. GÜN
Buğra Gökçe’nin avukatı Aynur Tuncel Yazgan: Rüşvetten tutuklu, iddianamede rüşvet yok

İBB davası: Elif Güven, “hastaneye götürüleceği” söylenerek ambulansla adliyeye götürüldü

GÜNCELLENİYOR
İBB davasında 15. gün: MASAK raporu hatalı, tanık beyanları tartışmalı
(EMK)










