İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik davada dikkat çeken bir gelişme daha gün yüzüne çıktı. Tutuklu Medya A.Ş. Halkla İlişkiler Müdürü Elif Güven’in, daha önce “etkin pişmanlık” kapsamında değerlendirilen ifadesinden vazgeçtiği ortaya çıktı.
Güven’in avukatı Ruşen Gültekin, sürecin hukuka aykırı şekilde yürütüldüğünü savunarak, müvekkiline gerçeğe aykırı ifadeler yazdırıldığını öne sürdü.
Gültekin, “Gerçeğe aykırı şekilde ve ifade vermeyi dahi bilmeyen birine kafasına göre bir şeyler yazdırılıyor ve buna ‘etkin pişmanlık’ deniliyor. Müvekkilim etkin pişmanlığın ne olduğunu bile bilmiyor” ifadelerini kullandı.
“Kariyeri görmezden gelindi”
Avukat Ruşen Gültekin, müvekkili Elif Güven’in uzun yıllara dayanan profesyonel kariyerine dikkat çekerek, iddianamede bu geçmişin doğru şekilde yansıtılmadığını savundu. Güven’in Habertürk’te çalıştığını, ABD’de iletişim ve medya eğitimi aldığını belirten Gültekin; Turkcell ve Digiturk gibi büyük şirketlerin yüksek bütçeli medya planlamalarını yönettiğini ifade etti.
Gültekin ayrıca, Show TV ve Star TV’de görev alan Güven’in “Muhteşem Yüzyıl”, “Survivor” ve “Yetenek Sizsiniz” gibi projelerin pazarlama süreçlerinde yer aldığını, “Düğün Dernek” filminin de tanıtım çalışmalarını yürüttüğünü söyledi.
İddianamede ise Güven’in unvanının farklı şekillerde yer aldığını belirten Gültekin, “Bir yerde ‘Reklam Alanları Müdürü’, başka bir yerde ‘Yönetim Kurulu Üyesi’ ya da ‘Reklam Müdürü’ olarak yazılmış. Müvekkilin pozisyonu dahi doğru tespit edilememiş” dedi.
“Kaçma şüphesi yoktu, kendisi teslim oldu”
Gültekin, müvekkilinin tutuklanma sürecine ilişkin de dikkat çekici iddialar dile getirdi. Elif Güven’in gözaltı sürecinde İtalya’da tatilde olduğunu, gelişmelerden haberdar olur olmaz Türkiye’ye dönerek kendiliğinden adli makamlara başvurduğunu söyledi.
Buna rağmen kamuoyunda “kaçak” olarak lanse edildiğini savunan Gültekin, “Kaçma şüphesi olmayan bir insan, bir yılı aşkın süredir bu gerekçeyle tutuklu” ifadelerini kullandı.
“Hastaneye götürüyoruz denilerek adliyeye götürüldü”
Savunmada en dikkat çekici başlıklardan biri ise “etkin pişmanlık” sürecine ilişkin iddialar oldu. Gültekin, müvekkilinin 10 Nisan’da savcılığa götürülme şeklinin hukuka aykırı olduğunu öne sürdü.
İddiaya göre, cezaevinde bulunan Güven’e hastaneye götürüleceği söylendi, ancak ambulansla adliyeye götürüldü. Gültekin, burada avukatı gelene kadar müvekkiline gerçeğe aykırı ifadeler yazdırıldığını savundu.
Avukat, söz konusu ifadenin daha sonra iddianamede parçalara bölünerek farklı bölümlerde kullanıldığını belirterek, bunun “ifadenin bölünmezliği” ilkesine aykırı olduğunu dile getirdi.
“İddianame parçalı ve çelişkili”
Gültekin, iddianamede Güven’e ait olduğu öne sürülen ifadelerin bağlamından koparılarak farklı yerlere yerleştirildiğini söyledi. Bu durumun sanıklar arasında çelişki yaratmayı amaçladığını iddia eden Gültekin, “İnsanları birbirine düşürmek için bu yöntem kullanılmış” dedi.
“Tutuksuz yargılama çağrısı”
Savunmasının sonunda yargılamaya yönelik genel eleştirilerde de bulunan Gültekin, dosyada “ispat yükünün tersine çevrildiğini” öne sürdü. Müvekkilinin daha önce hiçbir adli süreç yaşamadığını ve delil karartma ihtimali bulunmadığını vurgulayan Gültekin, tahliye talebinde bulundu.
“İnsanlar burada acı çekmesin, tutuksuz yargılansın” diyen Gültekin, özellikle tutuklu kadın sanıkların durumuna dikkat çekerek mahkemeden tahliye yönünde adım atmasını istedi.

GÜNCELLENİYOR
İBB davasında 15. gün: Tahliye talepleri devam ediyor

18.00'DAN SONRAKİ BÖLÜM
İBB davasında bir itirafçı daha beyanını geri çekti
(EMK)








