Özel Diyarbakır'da: Barış kalıcı olarak sağlandığında Tahir Elçi huzurlu şekilde uyuyacak
CHP Grup Başkanı ve seçilmiş genel başkanı Özgür Özel, çeşitli temaslarda bulunmak üzere Diyarbakır’a gitti.
Özel'i, Diyarbakır Havalimanı’nda partililer ve yurttaşlar zılgıtlar ve alkışla karşıladı.
Özel, havaalanı önünde kendisini bekleyen çok sayıda yuttaşla selamlaştı. “Özgür Başkan, özgür Türkiye” “Diyarbakır seninle gurur duyuyor” sloganlarıyla ve davul zurna eşliğinde kadınların çektiği zılgıtlarla karşılanan Özel’e yoğun ilgi gösterildi.
Özel ve partililer “Siz arkanıza bakmadan yürüyün çünkü biz varız. Amed butlana karşı” yazılı pankartın önünde fotoğraf çektirdi.
Özgür Özel, Diyarbakır'da esnafı ziyaret ediyor #Canlı
— ANKA Haber Ajansı (@ankahabera) June 26, 2026
https://t.co/EnrQNO6iJn
Özel, Suriçi’ndeki esnafı ziyaret etti..
Özel'in esnaf ziyaretine yurttaşlar yoğun ilgi gösterdi. Özgür Özel burada yurttaşlarla fotoğraf çektirdi. Yurttaşlar, "Özgür Başkan, özgür Türkiye" sloganları attı.
Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi'nin öldürüldüğü Dört Ayaklı Minare önüne gelen Özel, karanfil bıraktı.
Özel, "Bugün burada sevgili Türkan Elçi ile birlikte 10. yıl anması yapıldı, 11. yılın içindeyiz. Dönemin Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi'nin katledildiği noktadayız. Tahir Elçi'nin anısı önünde bir kez daha saygıyla eğiliyorum. O, bir barış elçisiydi. Burada katledildi. Türkan Hanım yıllarca hukuk mücadelesi verdi, hepimiz olabildiğince kendisinin yanında olduk. Diyarbakır'da barış kalıcı olarak sağlandığında Tahir Elçi huzurlu şekilde uyuyacak" dedi.
Özel, şöyle devam etti: "Güne bugün burada olacağımızı bilen ve dün akşam saatlerinde avukatının çağırarak bize selam yollayan Selahattin Demirtaş'ın selamıyla başladık. Selahattin Demirtaş'ın selamları bütün Diyarbakır adına, bütün bölge halkı adına, bütün Kürtler adına başımızın üstündedir. Kendisine selam olsun."
"Diyarbakır'ın bir anlamı da sokağında gördüklerime bir yolda olduğumuzu ve yol sorduğumuzu sordum, gülüştük. Çünkü Diyarbakır, iradesine defalarca kayyum atanmış, kayyumdan çok çekmiş bir kenttir. Kayyumlara karşı en net duran kenttir. Bugün partimizin iradesine atanan bir kayyumdan sonra binaları geride bıraktık, yürüyoruz. Yürürken Türkiye'nin dört bir yanında bizi sevenlerle, bizimle yürüyenlerle yürüyoruz. Herkes şundan emin olsun ki; yol, cümlemizden uludur. Yol, yolcudan da uludur. Önemli olan doğru yolda olmaktır."
Buğday hasadı yaptı
Özel, Diyarbakır Bismil’e bağlı Köşk Mezrasında biçerdöverle buğday hasadı yaptı. Burada konuşan Özel, “Diyarbakır’ın alnının terini toprağa damlatan, oradan gördüğünüz gibi bereket fışkıran, o bereketle çoluğunun çocuğunun rızkını sağlamaya çalışan Diyarbakır çiftçilerinin bugün sesini duymak, Türkiye’ye duyurmak için buraya geldik. Diyarbakır programımız elbette siyasi bir program ve Diyarbakır’ın ana gündemi geçim, yoksulluk” dedi. Özel, şunları söyledi:
“Nüfusun çok önemli bir kesiminin tarım ve hayvancılıkla geçindiği ya da geçinmeye çalıştığı ve bugünkü şartlardan dolayı da derin bir yoksulluğa doğru sürüklendiği Diyarbakır’dayız. Gündem, özellikle hububat fiyatları. Örnek olarak ele alalım; buğday fiyatı. Bugün burada Diyarbakır’ın altı Ziraat Odası Başkanı’yla sohbet ettik, bize sofralarını açtılar. Yer sofrasında onların hem yemeklerini yedik hem de dertlerini dinledik. Hepsi özellikle şunu dile getiriyorlar. Bugün için çok çeşitli hesaplamalar yapılıyor, konuşuluyor. Çok iyi yağmış olan yağmura rağmen, sulama maliyeti ki Diyarbakır’daki en büyük sıkıntı, onun minimum düzeyde olmasına rağmen 16 lira açıklanmış olan fiyatın protein düzeyi hesabıyla 14,50 lira olarak da ödenmesi ile maliyetinin çok altında… Yani genelde sulama maliyeti katıldığında ‘21 lira maliyet, 16,5 lira fiyat’ deniliyordu. Burada da ‘18 lira maliyet hesapladık’ diyorlar. Ama 14,5 lira para geçiyor ellerine. Bu sene Türkiye’de 1,5 Diyarbakır kadar yer ekilmedi, dikilmedi.”
“Diyarbakır’da gelecek sene bu fiyatlardan sonra kimsenin artık ne buğday, ne mercimek, ne bir başka ürünü ekmeğe imkanının kalmadığını söylüyorlar. Uygun fiyatlı zirai kredilerden yararlanmak için bir müstakil tapunun istenmesi ya da devlet memurunun kefalet koymasının istenmesi zirai krediye ulaşmayı imkansız kılıyor. Diğer kredilerin maliyetleri açıkça ortada. Kartopu gibi büyümüş olan borçların döndürülebilir hali kalmamış. Bir dokunduk, bin ah eşitlik. Hem doğrudan çiftçilerle, 80 kişilik bir heyetle birlikteydik bugün burada ve onların seçilmiş temsilcileri Ziraat Odası Başkanları ile. Ziraat Odası Başkanı’nın siyaseti falan olmaz. Onların siyaseti ekmek siyaseti. Üyelerinin çoluğunun - çocuğunun rızkını kazanmasına bakıyorlar. İlk başta da borçlarına ödeyebilmeye bakıyorlar.”
“Burada tabii Diyarbakır çiftçisinin sorunlarını dinlerken Meclis’in de en meşhur kısaltmalarından birini yine duyduk, yine duyduk. DEDAŞ, Dicle Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi. Bölgedeki altı ilin ve bilhassa Diyarbakır’ın çiftçilerinin yaka silktiği bir şirket. Öncelikle şunu söyleyeyim. Yukarıda bahsettim, hatırlatalım. ‘Elektriğin dağıtımı stratejik bir iştir, devlet bunu özelleştirmesin’ dedik biz zaten. Yani ‘Manisa’da da GEDAŞ olmasın, Gediz Dağıtım; burada da Dicle Dağıtım olmasın. Bunu özelleştirmeyin. Hepimizin nehirlerinden akan suyla hidroelektrik santrallerinde ya da diğer yöntemlerle üretilen elektrik en stratejik ürün. Bu ürünün üretimi de öyle, dağıtımı da öyle. Bunları devlet yapıyor zaten, yapsın.’ ‘Hayır efendim, biz bunları özelleştireceğiz. Birileri bizim elektriğimizi bize dağıtırken bizden para kazanacak.’ Ya devlet kazansın. Bu kadar garanti iş var mı? Saat dönüyor, parayı ödüyorsun ve ödemezsen kesiliyor. O yüzden de elektrik dağıtımı kadar tahsilatı garanti bir iş yok. Ama bu şirketlere bunları verdiler, bu şirketler milleti canından bezdirmiş. Şimdi ne oluyor? Demin söyledi başkan, pamuk ekmiş ve bir karış olmuş. Sulamazsa olmayacak. Elektriğini kesiyor. Bizim orada domates iki gün sulanmazsa yanacak. O gün elektriği kesiyor. Bütün borçlarını ödemiş, ‘Efendim ek fatura çıkardım.’ Öyle şeyler duyduk. Mesela sulu tarım yapacak diye, toprak katlanmış diye pompası olmayan yere elektrik borcu çıkarıyor. ‘Sen bu ürünü aldığına göre burayı sulamışsın. Suladığına göre elektrik borcun olması lazım. Nasıl yok? Kaçakçısın.’ Oysa ki örneğini gösterdiler. Cazibeli bir sulama imkanı varmış, bölgede pek yok. Ama kendiliğinden gelen bir suyla sulandığı için tarla, elektrik kuyusu vurulmamış. Adama bile elektrik borcu çıkarmışlar. Yüksek faizler, vicdansızca hareketler.”
Tesbih hediye edildi
Özel, kendisine hediye edilen tesbih ile ilgili şunları söyledi:
“Şimdi diyor ki muhtarımız, ‘Bu tesbih, çok özel bir tesbih. Bunu sana yaptım’ dedi. ‘Birinci verdim’ dedi, ‘Beylikdüzü Belediye Başkanıydı, Ekrem Başkanı’ dedi ‘gördüm’ dedi, ‘İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi.’ ‘Sezgin Tanrıkulu’ dedi ‘Bunu verdim’ dedi ‘Diyarbakır’dan seçilirsin inşallah dedim’ dedi. ‘25 sene sonra Diyarbakır’dan geldi, CHP milletvekili çıkardı’ dedi. ‘Şimdi sana bunu veriyorum’ dedi ‘Sen de başaracaksın inşallah’ dedi. ‘Özelliği ne’ dedi, ‘Say bak’ dedi, saydık. ‘33 tane tabii burada. Üç de burada var 36. İnşallah yüzde 36’dan aşağı başlamazsın’ dedi. İnşallah. Teşekkür ederiz.”
(EMK)