Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, Diyarbakır'da 8 yaşındaki Narin Güran'ın öldürülmesine ilişkin "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan verilen 4 yıl 6 ay hapis cezası kararını, "nitelikli kasten öldürme suçuna yardım" kapsamında değerlendirilmesi gerekçesiyle bozmasının ardından Nevzat Bahtiyar'ın yeniden yargılanmasına devam edildi.
Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ikinci duruşmada, Narin Güran'ın cansız bedenini Eğertutmaz Deresi'ne sakladığını itiraf eden tutuklu sanık Bahtiyar ile Narin'in babası Arif Güran, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatları ve taraf avukatları hazır bulundu.
Kamerayla kayıt altına alınan duruşmada sanık Bahtiyar'ın savunma yapmasının, baba Arif Güran'ın ifadesinin dinlenilmesinin, taraf avukatlarının taleplerinin alınmasının, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasını sunmasının ardından duruşmaya bir süre ara verildi.
Aranın ardından davayı yeniden karara bağlayan mahkeme heyeti, tutuklu sanık Bahtiyar'ın "nitelikli kasten öldürmeye yardım" suçundan 17 yıl hapse çarptırılmasına karar verdi.
Mahkeme Yargıtay’ın bozma ilamına uymuştu
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Nevzat Bahtiyar'a "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan verilen 4 yıl 6 ay hapis cezası kararını bozmuştu. Nevzat Bahtiyar’ın "nitelikli kasten öldürme suçuna yardım" suçlamasıyla yeniden yargılanması gerektiğini belirtmişti.
Bozma kararının ardından Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 6 Nisan’da görülen ilk duruşmada Narin Güran'ın cansız bedenini Eğertutmaz Deresi'ne sakladığını itiraf eden Nevzat Bahtiyar şunları söylemişti:
"Eşim suyumuzun akmadığını söyledi ama saati hatırlamıyorum. Salim Güran'ı (amca) aradım su akmadığı için. Başka bir şey konuşmadık. Salim Güran beni çağırdı. Evin yukarısında bulunuyordu. Yaklaşık 50 metre uzaktaydı. Beni çağırdığı tepeye gittim. Arif Güran'ın evine gittik. Narin'in cesedi sol tarafta bir odadaydı. Hangi odada olduğunu hatırlamıyorum. 'Cesedi götüreceksin' dedi. 'Götürmem' dedim. Silah çekerek beni ve oğlumu tehdit etti. 'Önce oğlunu sonra seni öldürürüm' dedi. Mecbur kaldım cesedi götürmeye. Battaniyenin içerisine koyduk. Kapıya kadar benimle beraber geldi. Ondan sonra ben götürdüm. Benimle gelmedi. Bizim evin ahırına götürdüm. Daha sonra cesedi bir torbaya koydum. Cesedi arabaya koydum. Yüksel Güran'ın ise evinin yanında ağladığını gördüm. Daha sonra Salim Güran gelerek battaniyeyi benden aldı. 'Cesedi götür kimse görmesin' dedi.
Cesedi dereye götürdüm. Olayı daha sonra açığa çıkardım. Ben söylemeseydim, kimse cesedi görmezdi, ben de burada olmazdım. Arif Güran'ın evine gittiğimde sadece Salim Güran vardı. Neden iftirada bulunayım ki? Karakoldaki ilk ifademde korkuyordum. Şimdi verdiğim ifadeler doğru. Bu cinayetle benim bir alakam yok. Salim Güran bunu bana yaptırdı. Mecbur kaldığım için cesedi götürdüm, keşke olmasaydı. Gittiğimde Narin ölmüştü. Kontrol etmedim cesedi. Üzerime isnat edilen suçu kabul etmiyorum. Cesedi dereye götürüp, bıraktığımda üzerine iki taş parçası koydum. Cesedi bıraktıktan sonra olay yerine daha sonra hiç gitmedim. Olayı biliyordum, korktuğum için söyleyemiyordum. Pişmanım. Cesedi oradan çıkarmayı düşünüyordum ama jandarma ve kamera vardı diye yapamadım."
Cumhuriyet savcısı savunmanın ardından esas hakkında sunduğu mütalaasında, Bahtiyar'ın "iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması istedi.
Mütalaaya ilişkin savunma yapan Bahtiyar, "Delilleri ben yok etmedim. Ben delilleri yok etseydim burada olmazdım. Benim suçum nedir? Sessiz kalmasaydım beni de oğlumu da öldüreceklerdi. Sessiz kalmamın nedeni bundan ibarettir." ifadelerini kullandı.

NARİN GÜRAN DAVASI
Yargıtay’ın verdiği bozma ilamı kabul edildi
(HA)










