İran’ın en büyük hapishanesinde idam karşıtı açlık grevi: Mahpuslar dudaklarını dikti
İran’ın en büyük hapishanesi olan Ghezel Hesar’da en az 1500 idam mahkumunun katıldığı açlık grevi ikinci haftasına girdi.
İranlı insan hakları örgütlerinin aktardığına göre eylem, uyuşturucuyla bağlantılı suçlamalardan hüküm giyen altı mahpusun olası infazları öncesinde tek kişilik hücrelere götürülmesi üzerine başladı.
Yurt dışında faaliyet gösteren hak örgütlerinin paylaştığı görüntülerde mahpusların hapishane koridorunda “İdamlara hayır” yazılı dövizler taşıdığı ve “Sesimiz olun” sloganı attığı görülüyor.
Görüntülerden birinde bir mahpus, açlık grevinin altıncı gününe gelinmesine rağmen hapishane yönetiminin kendilerine yanıt vermediğini belirterek dudaklarını dikme kararı aldığını söylüyor. Ardından başka bir mahpusun iğne ve iplikle arkadaşının dudaklarını diktiği görülüyor.
Başka bir görüntüde ise sağlık durumu kötüleşen mahpuslar için acil yardım çağrısı yapılıyor:
“Gardiyanlar kapıyı açmıyor. Arkadaşlarımızı hapishane revirine götüremiyoruz.”
İdam karşıtı kampanya hapishanelere yayıldı
Bu gönderiyi Instagram'da gör
The Guardian’ın aktardığına göre Ghezel Hesar’daki eylem, İran’daki mahpusların öncülüğünde sürdürülen idam karşıtı kampanyanın son halkası. Ocak 2024’te başlayan kampanya, ülkedeki farklı hapishanelere yayıldı.
Oslo merkezli İran İnsan Hakları Örgütü’ne (IHRNGO) göre İran’da bu yıl en az 424 kişi idam edildi. Yüzlerce kişi ise infaz sıralarında bekliyor. Örgüt, infazların büyük bölümünün uyuşturucuyla bağlantılı dosyalarda verilen cezalara dayandığını belirtti.
Yetkililer salı günü, hükümet karşıtı protestolar sırasında iki polis memurunun ölümünden sorumlu tutulan iki kişiyi “Allah’a karşı savaş açmak” suçlamasıyla idam etti. Ocak ayındaki protestolarla bağlantılı 26 kişinin de bu yıl içinde idam edildiği bildirildi.
IHRNGO Direktörü Mahmood Amiry-Moghaddam, uyuşturucuyla bağlantılı suçlamalarla idama mahkum edilen kişilerin, infaz sırasındaki en yoksul ve sesi en az duyulan gruplardan biri olduğunu söyledi.
Amiry-Moghaddam, geçen yıl uyuşturucu suçlamaları nedeniyle en az 795 kişinin idam edildiğini belirterek şöyle konuştu:
“Bu infazlara karşı neredeyse hiçbir uluslararası tepki gösterilmedi. Ghezel Hesar’daki mahpuslar bu eylemle olağanüstü bir risk alıyor. Yetkililerin kendilerini her an idam edebileceğini biliyorlar. Buna rağmen uluslararası toplumun seslerini duyacağı umuduyla konuşmayı seçtiler.”
“Adil yargılanma hakkı ihlal ediliyor”
Uluslararası Af Örgütü’ne göre ulusal güvenlik ve uyuşturucu suçlarına ilişkin davalara bakan devrim mahkemeleri bağımsız değil. Bu mahkemeler, ağır adaletsizliklerin yaşandığı yargılamaların ardından ölüm cezaları da dahil olmak üzere ağır hükümler verebiliyor.
Guardian’a ulaştırılan mesajında idam sırasındaki bir mahpus, şunları söyledi:
“Bizler, yalnızca temel ihtiyaçlarımızı karşılayabilmek için bu hatalara yönelmiş ve yaptıklarından derin pişmanlık duyan mahpuslarız. Dünyanın başka neresinde bir insanın hayatı ilk hatası nedeniyle elinden alınıyor?”
Ghezel Hesar’da Ekim 2025’te de 1500’den fazla mahpus altı gün süren bir açlık grevi yapmış, eylemin ardından yetkililer hapishaneye ender görülen bir ziyaret gerçekleştirmişti. Ancak insan hakları savunucuları, o tarihten bu yana koşulların iyileşmediğini belirtiyor.
İranlı aktivistlere hukuki danışmanlık sağlayan Dadban’dan insan hakları avukatı Moein Khazaeli, uyuşturucu dosyalarındaki adil olmayan yargılamaların ardından infazların sürdüğünü söyledi.
Khazaeli, birçok sanığın avukata erişemediğini ve kendisini etkili biçimde savunma hakkından yararlanamadığını belirtti:
“Etnik azınlıklara mensup veya yoksul kişilere yönelik suçlamaların uydurulduğu vakalar da var. Devrim mahkemelerinin verdiği ölüm cezaları, insan haklarının yanı sıra İran’ın kendi yasalarının da ihlalidir.”
İşkence altında alınan ifadeler
İnsan hakları örgütleri, hükümet karşıtı protestoların ardından tutuklanan siyasi mahpuslara ve göstericilere yönelik infazların da arttığına dikkat çekiyor.
Amiry-Moghaddam, çok sayıda ölüm cezasının işkence altında alınan ifadelere dayandığını söyledi. Uyuşturucu suçları için ölüm cezası uygulanmasının meşru bir gerekçesi olmadığını belirten Amiry-Moghaddam, İranlı yetkililerin de infazların uyuşturucu ticaretini veya kullanımını engellemediğini defalarca kabul ettiğini hatırlattı.
İdama mahkum edilenlerin çoğunun büyük uyuşturucu kaçakçıları olmadığını söyleyen Amiry-Moghaddam, bu kişilerin genellikle yoksulluk nedeniyle küçük ödemeler karşılığında kurye olarak çalıştırılan insanlar olduğunu belirtti.
Ghezel Hesar’da idam sırasındaki mahpusların aileleri de hapishane önünde eylem yaptı. Kaynaklar, güvenlik güçlerinin ailelerin düzenlediği dayanışma eylemine şiddetle müdahale ettiğini bildirdi.
(HA)