İran: İdama mahkum edilen protestocu, ailesi son görüşme için bekletilirken infaz edildi
İran'da Ocaktaki protestolara katıldığı için idama mahkum edilen 55 yaşındaki Muhammed Abbasi, son görüşme hakkını kullanmak üzere cezaevi kapısına gelen ailesi geri çevrildikten sonra infaz edildi.
Daha sonra aileyi telefonla arayan cezaevi yönetimi, son görüşme iznini bekleyen yakınlarına babalarını idam ettiklerini bildirdi.
İran İnsan Hakları Örgütü'nün (IHRNGO) 14 Mayıs'ta devlet medyasına göndermeyle bildirdiğine göre, ocaktaki protestolar sırasında tutuklanan Muhammed Abbasi 2026 protestolarıyla bağlantılı olarak idam edilen dördüncü mahkum oldu.
Muhammed Abbasi'yi bir polis memurunu "öldürmekle" suçlayan İslam Cumhuriyeti Yargısı, polisin ailesinin kısas (misilleme) talebi üzerine idam edildiğini açıkladı.
Muhammed Abbasi ve diğer 13 protestocunun idamını kınayan IHRNGO'nun direktörü Mahmud Emiri Muhaddem, siyasi mahkûmların her gün idama devam edilmesine yönelik olarak yaptığı açıklamada uluslararası toplumu uyardı:
"Şu anda onlarca protestocu idam edilmeyi bekliyor ve yüzlercesi de idam cezasına çarptırılma riskiyle karşı karşıya. İslam Cumhuriyeti idamlar için bdaha yüksek bir siyasi bedel ödemekle karşı karşıya bırakılmadığı sürece önümüzdeki haftalar ve aylarda her gün idam cezalarının infazına tanık olmaya devam edeceğiz. Bu nedenle, idam cezasına çarptırılmaya ve cezaların infazına derhal son verilmesi, uluslararası toplum ile İslam Cumhuriyeti arasında yapılacak herhangi bir diyalog, müzakere veya anlaşmanın temel koşullarından biri olmalıdır."
Abbasi ne zaman ve nasıl idam edildi?
İran İslam Cumhuriyeti Yargısının organı Mizan Haber Ajansı'na göre, Muhammed Abbasi'nin idam cezası 13 Mayıs Çarşamba günü infaz edildi. Haberde idamın tam yeri belirtilmedi, ancak IHRNGO'nun elde ettiği bilgilere göre Abbasi, Karaj'daki Kızılhisar/Ghezehesar Cezaevinde idam edildi.
Mizan'ın haberinde, "Şehit Dehghani'nin katili Muhammed Abbasi'nin kısas cezası, adli işlemler sonucunda ve mağdurun ailesinin talebi üzerine infaz edildi" denildi. İslam Cumhuriyeti Yargısı, Muhammed Abbasi'yi 6 Ocak'ta Tahran vilayetinin Malard şehrindeki protestolar sırasında polis memuru Albay Şahin Dehgani Kakavandi'yi "öldürmekle" suçladı ve ölen memurun ailesinin isteği üzerine kısas uygulandığını açıkladı.
55 yaşındaki protestocu Muhammed Abbasi, 10 Ocak'ta kızı Fatime ve bir başka kişiyle birlikte tutuklandı. 7 Ocak'ta bir polis memurunun öldürülmesinin faili olmakla suçlandılar. Devlet medyası 20 Ocak'ta "zorla alınan itiraflarını" yayınladıktan sonra, 27 Ocak'ta mahkemeye çıkarıldılar.
Abbasi, "çocuk katili Siyonist rejim, ABD hükümeti ve düşman gruplar ile onların bağlantılı ajanlarıyla doğrudan işbirliği ve katılım yoluyla polis memuru Albay Şahin Dehgani Kakavandi'nin çok sayıda bıçak darbesiyle şehit edilmesine yol açmak", "savaş ve güvenlik koşulları altında kesici silah çekerek korku ve terör yaratmak, kamu güvenliğini sarsmak" ve "polis memurunun öldürülmesinde doğrudan yer almak"la suçlandı.
Duruşmada, Muhammed Abbasi'nin olay yerinde bulunduğunun ve bıçak taşıdığının kanıtı olarak güvenlik kamerası görüntüleri sunuldu, ancak bu görüntülerde öldürüldüğü iddia edilen kişinin kimliği belirlenemiyordu. Duruşmada yargıç, Muhammed Abbasi'den kendini şahsen savunmasını istedi. "Savunma"yla kastedilen, yüklenen suçlamaları "itiraf etmek" ve af dilemekten ibaretti.
Muhammed Abbasi, Ocak 2026 protestoları sırasında tutuklanan ve ölüm cezasına çarptırılan ilk protestoculardandı. Yargıç Salavati'nin başkanlığındaki Tahran Devrim Mahkemesi 15. Şubesi, Abbasi'yi "Tanrı'ya karşı düşmanlık" (muharebe) suçundan ölüm ve mal varlığına el koyma cezasına çarptırdı. Şahin Dehgani Kakavandi'nin öldürülmesi nedeniyle de kısas cezasına çarptırıldı.
Davada diğer sanık olan Fatemeh Abbasi ise 25 yıl hapis cezasına çarptırıldı ve Yüksek Mahkeme hem babanın hem de kızının cezalarını onayladı.
ABD ve İsrail'in 28 Şubat 2026'da başlattığı askeri saldırıların ardından İran İslam Cumhuriyeti'nde ölüm cezalarının infazı büyük ölçüde durdurulmuştu. Ancak 18 Mart'tan itibaren infazlar yeniden başlatıldı ve 14'ü ocak 2026 protestocusu, 1'i "Kadın, Yaşam, Özgürlük" protestocusu ve 11'i yasaklı muhalif gruplarla bağlantılı en az 26 siyasi mahkûmun yanı sıra, 6 casuslukla suçlanan, en az 8 uyuşturucuyla ilgili suçlardan hüküm giymiş ve 17 cinayetten hüküm giymiş mahkûm idam edildi.
İnfaz biçimi, toplumu psikolojik olark felç etmeye yönelik
IHRNGO açıklamasında , “Son bir ziyaretin engellenmesi sadece ailenin psikolojik işkencesi değil, aynı zamanda Cezaevleri Örgütü Yürütme Yönetmeliği'nin ve mahkûm haklarına ilişkin uluslararası standartların açık bir ihlalidir; bu standartlar, ölüm cezasının infazından önce veda hakkını vurgulamaktadır” dedi.
Grup, “Bu ihlallerin amacı, bireyi cezalandırmanın ötesine geçiyor; toplumu psikolojik olarak felç etmeyi ve protestocular arasında 'felç edici bir şok' yaratarak kamuoyunun adalet arama iradesini bastırmayı hedefliyor” diye ekledi.
(AEK)