İlk dört haftasında, itirafçıların ifadelerini geri çekmesi ve baskı gördüklerine dair açıklamalarıyla tartışma yaratan İBB davasının bugünkü (6 Nisan) duruşması da gergin başladı. 89’u tutuklu, 407 sanığın yargılandığı davada 5’inci hafta, 16’ncı celse görüldü. Geçen hafta mahkeme ara kararını açıklamış, savcının 8 kişi için tahliye talebine rağmen 18 sanık tahliye edilmiş, 89 kişinin ise tutukluluğunun sürmesine karar verilmişti.
Bugünkü duruşmada dikkat çeken gelişmelerden biri, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney ile İsmail Akkaya ve Seyhan Özcan hakkındaki iddianamenin, devam eden İBB davasıyla birleştirilmesi oldu. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği bu kararla birlikte, Güney’in dosyası da ana dava dosyasına dahil edildi.
Duruşmanın ilerleyen saatlerinde savunmalar da sürdü. İBB Bilgi İşlem sorumlusu Emrah Yüksel, suçlama konusu yapılan İstanbul Senin ve İBB Hanem uygulamalarının birbirinden farklı olduğunu, ancak dosyada bu iki uygulamanın sürekli karıştırıldığını söyledi. İstanbul Senin uygulamasının geliştirilmesi ya da bakımında hiçbir görevi olmadığını belirten Yüksel, İBB Hanem uygulamasının ise test aşamasında kaldığını ve hiçbir zaman devreye alınmadığını anlattı. Kendi eliyle hiçbir verinin kişi ya da kurumlara aktarılmadığını söyleyen Yüksel, lehine olan delillerin de iddianameye girmediğini belirtti.
Yüksel savunmasında, “Tekniğin hesabını veririm de suç örgütünün hesabını nasıl vereceğim bilmiyorum” dedi. Hakkında yönetici olduğu öne sürülen kişiyle tanışmadığını söyleyen Yüksel, son 5 yılda yalnızca 5 baz kaydı eşleşmesi bulunduğunu anlattı. Altı aydır maaş alamadığını ve çocuklarına bakamadığını da söyleyen Yüksel, tutuksuz yargılanma talebini dile getirdi.
İtirafçı beyanlarıne tepki
Duruşmada daha önce savunma yapan isimlerden Zafer Keleş de dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Yaklaşık 11 aydır cezaevinde olduğunu söyleyen Keleş, dosyada ailesinden 4 kişinin tutuklu bulunduğunu belirterek, yöneltilen suçlamaların hiçbirini kabul etmediğini söyledi. Tutuklanma gerekçesinin iddianamede yer almadığını savunan Keleş, sonradan örgüt suçlamasının dosyaya eklendiğini anlattı.
Mahkeme başkanı ile Keleş arasında duruşmada soru-cevap bölümü de yaşandı. Başkan, etkin pişmanlık kapsamında ifade veren bazı isimlerin neden ayrıntılı anlatımlar yaptığını sordu. Keleş ise bu kişilerin tutuklu kalmamak için bu yönde beyanda bulunduğunu savundu ve kendisiyle aralarında çıkar ilişkisi ya da yakın bir bağ bulunmadığını söyledi.
Duruşmada söz alan avukat Yağmur Kavak da etkin pişmanlık sürecine ilişkin sert eleştiriler yöneltti. Dosyadaki bazı sanıkların yakınlarının gözaltına alınarak baskı kurulduğunu savunan Kavak, insanların aileleri üzerinden zorlandığını ve bu baskının dosyanın en ağır yönlerinden biri olduğunu söyledi. Kavak, bazı beyanların savcılıkla yapılan pazarlıkların sonucu olduğunu öne sürdü.
Günün dikkat çeken açıklamalarından biri de Ekrem İmamoğlu’ndan geldi. Duruşma sonunda izleyicilere seslenen İmamoğlu, “Bu dosya niye çöktü biliyor musunuz? Bu kadar vicdansız bir iddia makamı vardır. İddia makamı bu dosyadaki tek suç örgütüdür” dedi. İmamoğlu, duruşmanın önceki bölümlerinde de bilirkişi raporları ile iddianamenin birlikte hazırlandığını savunmuş, bu yöntemle Türkiye’de istenen her bürokratın hapse atılabileceğini söylemişti.
İmamoğlu ayrıca, İBB bürokratlarının liyakatle görev yaptığını, belediyenin menfaati dışında hiçbir amaçla hareket etmediklerini savundu. Dava dosyasındaki çok sayıda ismin devletine hizmet etmiş insanlar olduğunu belirten İmamoğlu, bilirkişi raporlarının ayrıntılı biçimde incelenmesi gerektiğini söyledi.
Duruşma, Emrah Yüksel’in savunmasının ardından sona erdi. İBB davası yarın, Yüksel’in sorgusu ve avukatların beyanlarıyla devam edecek.
Geçen hafta (15. gün) tahliye edilen isimler şöyle:
Kadriye Kasapoğlu Ali Üner, Altan Ertürk, Baran Gönül, Başak Tatlı, Davut Bildik, Ebubekir Akın, Esra Huri Bulduk, Evren Şirolu, Fatih Yağcı, Hüseyin Yurddaş, Kadir Öztürk, Mahir Gün, Mustafa Bostancı, Nazan Başelli, Sabri Caner Kırca, Sırrı Küçük, Zehra Keleş.
(EMK)









