HAK ÖRGÜTLERİYLE BULUŞMALAR - 35
İHD Vicdani Ret Komisyonu: Güvenliği, bütçeyi ve militarizmi birlikte yeniden tartışmalıyız
IPS İletişim Vakfı/bianet, 11 Ağustos'ta İnsan Hakları Derneği İstanbul Şube Vicdani Ret Komisyonu ile bir buluşma gerçekleştirdi. Haziran 2025'te yeniden aktifleştirilen komisyondan Jiyan Tosun ve Alper Yalçın, vicdani retçilere yönelik hak ihlallerinin biçim değiştirdiğini ve artık çalışma, eğitim, sağlık gibi alanlara yayıldığını anlattı. Türkiye'de vicdani ret hakkı yasal olarak tanınmıyor ve askerliği reddeden kişiler yoklama kaçağı sayılarak temel haklardan mahrum kalabiliyor. Yalçın, vicdani retin salt mağduriyet değil antimilitarist bir tutum olduğunu vurgulayarak militarizm, askeri harcamalar ve savunma sanayiinin birlikte tartışılması gerektiğini söyledi. Komisyon, vicdani ret konusunda bilgi ve destek mekanizması oluşturmayı ve militarizmi tartışmak isteyen herkese açık bir alan yaratmayı hedefliyor.
IPS İletişim Vakfı/bianet olarak sivil toplumun güçlendirilmesi ve düzenli iletişim kanallarının artırılması hedefiyle Temmuz 2023’ten bu yana sürdürdüğümüz Hak Örgütleriyle Buluşmalar serisinde 35’inci buluşmamızı İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şube Vicdani Ret Komisyonu ile gerçekleştirdik.
Atölye BİA’da 11 Ağustos’ta gerçekleştirdiğimiz buluşmaya IPS İletişim Vakfı/bianet adına Atölye BİA Araştırma Koordinatörü Sinem Aydınlı, bianet Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Vecih Cuzdan ve bianet Sivil Toplum Paydaşları Muhabiri/Atölye BİA Asistanı Evrim Gündüz; İHD İstanbul Şube Vicdani Ret Komisyonu adına Jiyan Tosun ve Alper Yalçın katıldı.
Buluşmada, İHD Vicdani Ret Komisyonu’nun yeniden faaliyete geçme sürecini, güncel çalışmalarını ve vicdani retçilerin gündelik yaşamda karşılaştıkları hak ihlallerini konuştuk.
Hak Örgütleriyle Buluşmalar
Jiyan Tosun: “Vicdani retçilere yönelik ihlaller biçim değiştirdi”
Jiyan Tosun, Vicdani Ret Komisyonu’nun ilk olarak 2000’li yıllarda kurulduğunu ve o dönem vicdani ret, antimilitarizm ve savaş karşıtlığını birlikte ele alan aktif bir çalışma yürüttüğünü anlattı.
Komisyonu Haziran 2025’te yeniden aktifleştirdiklerini söyleyen Tosun, vicdani retçilere yönelik hak ihlallerinin yıllar içinde biçim değiştirdiğine dikkat çekti:
Vicdani ret meselesinde cezai yaptırımların yanında çalışma, eğitim ve sağlık hakkı gibi pek çok alanda hak ihlalleri yaşanıyor. Bunlar insanın bütün hayatına yayılıyor, hayat kurma hakkına engel oluyor. Eskiden gözaltılar ve cezai yaptırımlarla daha görünür olan ihlaller bugün biçim değiştirdi. Vicdani retçilerin hayatlarında devam eden bu ihlaller artık yeterince görülmüyor. Biz de ‘Ne yapabiliriz?’ diyerek komisyonu yeniden aktifleştirdik.
Alper Yalçın: “Vicdani ret mağduriyetin ötesinde antimilitarist bir tutum”
Alper Yalçın, vicdani reddini açıklayan kişilerin yoklama kaçağı, bakaya ya da firari olarak değerlendirildiğini anlattı. Bunun gündelik hayatta farklı haklara erişimi etkilediğini söyledi. Sigortalı bir işe girilebilse de sonrasında tebligatlarla karşılaşılabildiğini belirten Yalçın, üniversite kayıtlarında istenen askerlik durum belgesinin de eğitim hakkına erişimi engelleyebildiğini ifade etti.
Yalçın, vicdani retçilerin yaşadığı bu durumu anlatmak için kullanılan “sivil ölüm” kavramına da değindi. Kavramın vicdani retçileri salt mağduriyet üzerinden tanımlama riski taşıdığını belirtti:
Ben kendi adıma ‘sivil ölüm’ gömleğini üstüme giymek istemiyorum. Çünkü bu kavram bizi salt mağduriyet üzerinden tanımlama riski taşıyor. Oysa vicdani ret, benim için mağduriyetin ötesinde antimilitarist ve savaş karşıtı bir tutum. Biz yaşadığımız hak ihlallerinin yanı sıra karşı çıktığımız sistemi de konuşmak istiyoruz. Askeri harcamaları tartışmaya açmak da bunun bir parçası.
“Militarizmi birlikte tartışmalıyız”
Yalçın, vicdani ret mücadelesinin askeri harcamalar ve savunma sanayii politikalarıyla birlikte ele alınması gerektiğini söyledi. Savunma sanayiindeki şirketlerin yapısı ve işleyişinin de sorgulanması gerektiğini belirten Yalçın, güvenlik söyleminin toplumsal hayatı nasıl şekillendirdiğine dikkat çekti.
Barış tartışmalarının güvenlik anlayışını yeniden düşünmek için de bir alan açması gerektiğini söyleyen Yalçın “Güvenliği, bütçeyi ve militarizmi birlikte tartışmalıyız. Özellikle barıştan söz ederken güvenlik anlayışını ve bütçeyi yeniden düşünmeliyiz. Savunma sanayiindeki şirketler kimlere ait, nasıl çalışıyorlar? Yurttaşlar olarak bunları nasıl bilmeyiz, nasıl konuşamayız? Tam da bunları tartışmaya açmak istiyoruz” dedi.
Türkiye’de Vicdani Ret Hareketi’nin kısa direniş tarihi - 2
“Savaş giderek sıradanlaşıyor”
Yalçın, militarizmin gündelik hayatta nasıl yeniden üretildiğine de değindi. Okuldan medyaya uzanan farklı alanlarda insanların “düşman” olarak tanımlanan gruplara ilişkin hazır anlatılarla karşılaştığını belirten Yalçın, bu anlatıların sorgulanmasının önemine dikkat çekti.
Yalçın, savaş ve katliam haberlerine sürekli maruz kalmanın şiddetle kurulan ilişkiyi de değiştirdiğini söyledi:
O kadar fazla katliama tanıklık ediyoruz ki bunların hepsi sanki birer savaş oyununa dönüşüyor. Her gün haberlerde bir yerin bombalandığını görüyoruz. Savaş giderek gündelik hayatın içinde sıradanlaşan bir şeye dönüşüyor. Bununla birlikte müthiş bir yabancılaşma da yaşıyoruz.
“Militarizm farklı toplumsal mücadelelerin de meselesi”
Yalçın, antimilitarist mücadelenin zorunlu askerlik yükümlülerinin deneyimleriyle sınırlı olmadığını belirterek kadın ve LGBTİ+ hareketlerinin bu alandaki birikimine dikkat çekti.
Özellikle kadın hareketinin militarizm ile erkeklik arasındaki ilişkiye yönelik eleştirilerinin önemli bir düşünsel alan açtığını söyledi:
Kadınların, erkekliği yeniden üreten ve kadını belirli bir konuma yerleştiren militarist sisteme karşı söyledikleri sözler çok zihin açıcı. Kadın hareketi hep bu tartışmanın içerisindeydi, LGBTİ+ hareketi de öyle. Başka toplumsal mücadelelerin militarizmi nasıl sahiplendiğine de bakmak gerekiyor.
LGBTİ+ vicdani retçiler: “Devletin dayattığı erkekliği reddediyoruz”
“Bilgi ve destek mekanizmasına ihtiyaç var”
Yalçın, vicdani ret konusunda soru sormak, bilgi almak ya da yaşadığı hak ihlallerini paylaşmak isteyen kişilerin başvurabileceği bir alan oluşturmak istediklerini anlattı. Hukuki destek sağlayabilecek kişilerin bulunduğunu belirten Yalçın, özellikle vicdani ret konusunda karar vermeye çalışan gençlerin bilgiye ve deneyim paylaşımına erişebilmesinin önemine dikkat çekti.
Yalçın, yakın zamanda İHD Vicdani Ret Komisyonu'na ulaşan bir gençle yaptığı görüşmeyi anlattı:
20 yaşındasın, vicdani retle ilgili kafan çok karışık. Biriyle konuşmaya ihtiyacın var ama herkes seni bu konuda korkutuyor. Sen de doğal olarak korkuyorsun. Kiminle konuşacaksın? Bir gencin arayıp kafa karışıklığını özgürce paylaşabileceği, merak ettiği şeyleri öğrenebileceği bir bilgi ve destek mekanizmasına ihtiyaç var.
Yalçın, Komisyonun zorunlu askerlik yükümlülerinin ötesinde militarizmi tartışmak isteyen herkese açık olmasını istediklerini de söyledi:
Militarizmi birlikte tartışabileceğimiz alanlara ihtiyaç var. Bir kadın da, bir LGBTİ+ da, bir İslamcı da gelebilsin. Beraber militarizmi, bütçeyi, bütün o ritüelleri ve kutsanan şeyleri tartışalım.
İHD İstanbul Şubesi’nden vicdani retçilere destek mekanizması
İHD İstanbul Şube Vicdani Ret Komisyonu’nu Instagram ve X gibi sosyal medya mecralarından takip edebilirsiniz.
Türkiye'de vicdani ret
Türkiye’de vicdani ret hakkı yasal olarak tanınmıyor. Zorunlu askerlik hizmetini vicdani, siyasi, dini ya da felsefi nedenlerle reddedenler için alternatif bir sivil hizmet seçeneği de bulunmuyor.
Vicdani reddini açıklayanlar ayrı bir hukuki statüye sahip değil. Askerlik yükümlülüğünü yerine getirmeyenler yoklama kaçağı, bakaya ya da firari sayılabiliyor; idari para cezaları ve tekrarlanan yargı süreçleriyle karşı karşıya kalabiliyor. Bu durum çalışma ve eğitim hakkından seyahat özgürlüğüne kadar gündelik hayatın farklı alanlarında hak ihlallerine yol açabiliyor.
(EG)
Mekansal Okuryazarlık Atölyesi’nde ikinci gün: Tarlabaşı’na yakından bakmak
Mekansal Okuryazarlık Atölyesi’nde ilk gün: Mekanı okumak, sorgulamak ve dönüştürmek
MEKANSAL OKURYAZARLIK ATÖLYESİ
Nuray Çolak Tatlı: "Her haritanın bir politikası, gösterdiği ve göstermediği şeyler var"
MEKANSAL OKURYAZARLIK ATÖLYESİ
Gülşah Aykaç: "Mekana nereden baktığımız, ne gördüğümüzü değiştiriyor"
MEKANSAL OKURYAZARLIK ATÖLYESİ
Ceyda Sungur: "Mekansal okuryazarlık içinde bulunduğumuz düzeni sorgulamayı gerektiriyor"