İBB davası 45. gün: İmamoğlu’ndan “zulüm” vurgulu eleştiriler
CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu, 68’i tutuklu 414 sanıklı İBB davasının 45’inci duruşması, Silivri Marmara Kapalı Cezaevi Yerleşkesi’ndeki 1 No’lu duruşma salonunda başladı.
Duruşmanın ilk bölümünde iş insanı Hüseyin Köksal’ın avukatı Burak İnce savunma yaptı. Duruşma sırasında İmamoğlu ile mahkeme heyeti arasında zaman zaman tartışmalı diyaloglar yaşandı.
"Apaçık zulüm"
İmamoğlu, söz alarak yargılamanın uzun tutukluluk süreleri üzerinden eleştirisini dile getirdi. Yaklaşık 3 aydır aynı salonda bulunduklarını belirten İmamoğlu, tutuklu sanıkların büyük bölümünün ciddi sağlık sorunları ve zor koşullar altında bulunduğunu ifade etti. Sürecin birçok kişi için ağır sonuçlar doğurduğunu söyleyen İmamoğlu, yaşananları “apaçık bir zulüm” olarak nitelendirdi.
Yargılama sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan İmamoğlu, bazı tutukluluk inceleme uygulamalarının esnetilmesi gerektiğini savunarak, özellikle sağlık sorunları yaşayan tutuklulara dikkat çekti. Bir sanığın duruşma sırasında fenalaşmasını hatırlatan İmamoğlu, bu durumun mahkeme heyetinin sorumluluğunu artırdığını söyledi.
İmamoğlu ayrıca, iddianame hazırlanma sürecine kadar geçen dönemde yaşanan tutuklulukların ve sonrasında da devam eden uygulamaların “tarihi bir sorun” oluşturduğunu ifade etti. Yargılamada bugüne kadar hiçbir tahliye kararının verilmemesini eleştiren İmamoğlu, bunun kamu vicdanını zedelediğini dile getirdi.
Duruşmada, dosyada yer alan suçlamalara da değinen İmamoğlu, özellikle “yolsuzluk” iddiaları kapsamında ortaya konulan bazı rakamların gerçeği yansıtmadığını savundu. Dosyada adı geçen bazı kamu kurumlarının yetki alanlarına dikkat çekerek, bazı kişilerin suçlamalarla ilgisinin bulunmadığını öne sürdü.
İmamoğlu, ayrıca bazı sanıklar hakkında uygulanan mal varlığına el koyma, emekli maaşı kesintisi ve yurtdışı yasağı gibi tedbirleri de eleştirdi. Bu uygulamaların ölçüsüz olduğunu savunan İmamoğlu, özellikle ekonomik durumu zor olan kişilerin mağdur edildiğini söyledi.
Konuşmasında yargılamanın uzamasının hem sanıklar hem de toplum açısından olumsuz sonuçlar doğurduğunu belirten İmamoğlu, sürecin daha adil ve hızlı yürütülmesi gerektiğini ifade etti. Tutukluluk kararlarının “takvime bağlı değil vicdana bağlı” değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Mahkeme heyeti ise yapılan başvuruların tutanak altına alındığını ve duruşma sonunda topluca değerlendirileceğini belirtti. Heyet, tutukluluk incelemelerinin yasal çerçevede sürdüğünü ve gerekli hassasiyetin gösterildiğini söyledi.
(EMK)