Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptaliyle ilgili dava Silivri’de başladı.
Duruşma, İstanbul 5. İdare Mahkemesince Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu mahkeme salonunda görüldü. CHP lideri Özgür Özel saat 11.20 civarında salona giriş yaptı. Kısa süre sonra Ekrem İmamoğlu da salona getirildi ve alkışlarla karşılandı. Duruşma saat 11.40’ta resmen başladı.
İmamoğlu, diplomasını savunmak için değil, bir gencin devletine güvenerek kurduğu hayatın geriye doğru sökülmeye çalışıldığını göstermek için duruşmada bulunduğunu söyledi.
“Başvuru dosyam eksiksizdir”
İmamoğlu, diplomasının iptaline gerekçe gösterilen yatay geçiş sürecine ilişkin açıklamasında, başvuru dosyasında yalnızca dilekçe ve kimlik belgelerinin değil, geldiği üniversiteye ait resmi transkriptin de yer aldığını vurguladı. Tüm belgelerin açık, resmi ve eksiksiz olduğunu söyleyen İmamoğlu, “Pasaportum vardır, girdiğim sınavlarda dersten kalmadım. Dört üzerinden 2,50 not ortalamasıyla başvuru yaptım. Transkript dosyada mevcuttur” ifadelerini kullandı.
Yatay geçiş başvurusunun üniversite tarafından incelendiğini, derslerinin tek tek değerlendirildiğini ve hangi derslerden muaf tutulacağının belirlendiğini aktaran İmamoğlu, bu sürece dair tüm belgelerin mahkemeye sunulduğunu söyledi.
Bugün öne sürülen “eksik belge” ve “yanıltma” iddialarının geçersiz olduğunu belirten İmamoğlu, “İstenen belgeler ilanda açıkça yer alıyordu ve tamamı sunulmuştur. Geriye dönüp ‘bilgi eksikti’ demek dosyayla ve üniversitenin yaptığı idari işlemlerle bağdaşmaz. Bu, hukuki değil, kötü niyetli bir tutumdur. Asılsız ithamlarla bir kurban yaratma çabasıdır” dedi.
İmamoğlu, yıllar sonra sürecin yeniden gündeme getirilmesinin hukuki güvenliği tartışmalı hâle getirdiğini söyledi.
“35 yıl sessiz kalan idare neden şimdi harekete geçti?”
Savunmasının devamında diplomasını kürsüden gösteren İmamoğlu, belgenin İstanbul Üniversitesi tarafından tüm incelemeler yapılarak verildiğini ve yıllarca devletin tüm kurumlarında geçerli kabul edildiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı adaylığını açıkladıktan sonra, 35 yıldır geçerli olan diplomasının iptal edilmek istenmesine dikkat çekerek şu soruyu yöneltti:
“35 yıl boyunca susan idare, neden tam da bu açıklamadan sonra harekete geçmiştir?”
İmamoğlu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 24 Şubat 2025’te İstanbul Üniversitesi’ne gönderdiği yazıya da değindi. Söz konusu yazının bir denetim ya da uyarı değil, açık bir tehdit olduğunu savunan İmamoğlu, yazıda diplomanın Yüksek Seçim Kurulu nezdinde kullanılabileceğine özellikle vurgu yapıldığını söyledi.
Bu ifadenin, olası cumhurbaşkanlığı adaylığını engellemeye yönelik olduğunu savunan İmamoğlu, “Lisans diploması yalnızca cumhurbaşkanı adaylığı için gereklidir. Yazıda özellikle YSK’ya atıf yapılması bunun göstergesidir” dedi.
“Bu bir hukuki süreç değil, siyasi talimattır”
İmamoğlu, yaşananları “hukukun araçsallaştırılması” olarak nitelendirerek, “Bu bir hukuki refleks değil, ağır bir siyasi talimatın yargı eliyle uygulanma çabasıdır. Sandıkta yarışmaya cesaret edemeyenlerin hukuka sığınmasıdır” dedi.
Bir savcının üniversiteye bu şekilde yazı gönderemeyeceğini belirten İmamoğlu, “Bu, koca bir üniversitenin hizaya sokulmaya çalışılmasıdır. Bu bir hukuk devleti pratiği değil, korkunun ve acziyetin belgesidir” dedi.
Sezgin Tanrıkulu'dan açıklama
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanvekili Sezgin Tanrıkulu, Ekrem İmamoğlu’nun iptal edilen diplomasına ilişkin davanın duruşması ile ilgili Silivri Kampüsü içerisinde bulunan duruşma salonu önünde açıklama yaptı.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu’nun açıklaması şöyle:
"İstanbul’da, Silivri Kampüsü içerisinde bulunan duruşma salonundayız. Bugün, Ekrem İmamoğlu’nun iptal edilen diplomasına ilişkin davanın duruşması yapılıyor.
Duruşma, İstanbul 5. İdare Mahkemesi tarafından Silivri Kampüsü içindeki “4 No’lu” duruşma salonunda gerçekleştiriliyor.
Bu salonların idaresi İstanbul Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na ait. Buna rağmen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, bu binalar içerisindeki en küçük duruşma salonunu tahsis etmiş durumda. Bu tercihin kötü niyetli ve art niyetli olduğu açıktır; ancak bu kısmı bir kenara bırakarak duruşmanın kendisine odaklanmak istiyorum.
Duruşma başladı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu, yaklaşık bir saattir diplomasının iptaline ilişkin süreçle bağlantılı tüm gelişmeleri ve belgeleri mahkeme huzurunda ayrıntılı biçimde anlatıyor.
Bilindiği üzere, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17 ve 18’inci maddeleri uyarınca idare mahkemelerinde duruşma istisnadır. Taraflardan birinin talebi üzerine ve dosya tekemmül etmişse, mahkeme duruşma yapılmasına karar verir ve duruşma açılır. İdari yargılamada duruşma sırasında tutanak tutulmaz; mahkeme başkanı daha sonra bir duruşma tutanağı düzenler. Şu anda içeride bu usule uygun şekilde işlemler sürdürülmektedir.
Ekrem İmamoğlu’nun beyanlarının ardından, davacı ve davalı avukatları iki kez söz alacak ve sonrasında duruşma kapatılacaktır. Yine İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17’nci maddesine göre, mahkeme başka bir araştırma yapılmasına gerek görmezse, duruşmanın ardından en geç 15 gün içinde kararını açıklamak zorundadır.
Ancak bu işlem; hukuka aykırı idari işlemlerde istikrar, hukuk devleti ilkesi, öngörülebilirlik, müktesep hak ve idare hukukunun bilinen tüm temel ilkelerine aykırıdır. Bu konuda Danıştay’ın ve yerleşmiş yargı içtihatlarının son derece açık olduğu bilinmektedir. Dolayısıyla bu işlemin hangi gerekçelerle yapıldığını bugün artık bütün Türkiye bilmektedir.
Duruşma henüz devam ediyor. Gelişmeler hakkında sizleri bilgilendirmek amacıyla bu ara paylaşımı yapıyorum. İstanbul Silivri’den herkese selam ve sevgiler."
Duruşma öncesi gerginlik
Duruşma salonuna alımlar kapatılınca, duruşmayı takip etmek isteyenler ile jandarma arasında arbede yaşandı. CHP Ankara Milletvekili Sibel Suiçmez ve İstanbul Milletvekili Ali Gökçek olaya tepki gösterdi.
Mahkeme, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi salonlarının yetersiz olması, mikrofon sisteminin uygun şekilde kurulamayışı ve tutuklu davacının bekleyebileceği alan eksikliği nedeniyle duruşmayı Silivri’de yapma kararı almıştı.
Diploma 31 yıl sonra iptal edilmişti
İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu, 18 Mart 2025’te İmamoğlu dahil 28 kişinin lisans diplomasını iptal etti. İptal kararının ertesi günü, 19 Mart 2025’te İmamoğlu İstanbul’daki evinde gözaltına alındı ve tutuklandı.
İmamoğlu’nun mezuniyetine ilişkin açılan davada, yatay geçiş işlemlerinde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla diplomanın “yokluk” ve “açık hata” gerekçesiyle iptali talep edildi. Mahkeme heyeti Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun atama kararları doğrultusunda değiştirildi.
(EMK)








