CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Silivri Cezaevi’nde tutulduğu hücresinden Sözcü gazetesi için kaleme aldığı yazıda iktidarı sert sözlerle eleştirdi. İmamoğlu, “Terörsüz Türkiye” süreci üzerinden hükümeti hedef alarak, “Tarihsel önem taşıyan bir süreçte bile toplumu birleştiremediler. Çünkü onların hesabı çözüm değil, yine koltuktu” dedi.
Ekonomi, çözüm süreci, 15 Temmuz darbe girişimi ve Gezi Parkı eylemleri üzerinden iktidarın son yıllardaki politikalarını değerlendiren İmamoğlu, Kürt meselesinde demokratik bir yaklaşım geliştirilmediğini söyledi. İmamoğlu, “Kürt meselesinde demokratik bir akıl geliştirmek yerine yine susmayı, yine oyalamayı, yine zamana oynamayı seçtiler” dedi.
“Rakibini sandıkta yenemeyince yargıyı kullandılar”
19 Mart’ta başlatılan sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunan İmamoğlu, yaşananları hukuki değil siyasi bir müdahale olarak nitelendirdi. “Rakibini sandıkta yenemeyince, yargıyı kullanacağını da biliyorduk” diyen İmamoğlu, şunları kaydetti:
“Buna soruşturma denilemez, hukuk denilemez. Türkiye’ye yaşatılanlar bağımsız yargı ile açıklanamaz. Bu, düpedüz siyasi bir darbedir. Türkiye’nin geleceğine darbedir.”
İmamoğlu, iddianamesiz yürütülen sürecin adalete olan güveni derinden sarstığını belirterek, “Adalet çökerse ekonomi de çöker, toplumsal huzur da çöker, devletin itibarı da çöker” dedi.
“Devlet bina değildir, adalettir”
Yazısında Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ni de eleştiren İmamoğlu, sistemin denge ve denetim mekanizmalarını ortadan kaldırdığını savundu. Türkiye’nin “tek kişilik bir yönetim anlayışıyla” çoklu krizlere sürüklendiğini ifade eden İmamoğlu, “Devlet bina değildir. Devlet; adalettir, liyakattir, ahlaktır, akıldır” değerlendirmesinde bulundu.
“Ben geri adım atmıyorum”
Mücadelesinin kişisel olmadığını vurgulayan İmamoğlu, “Bizim mücadelemiz bir koltuk mücadelesi değil, milletin hakkını geri alma mücadelesidir” dedi. Cezaevinde olmasına rağmen geri adım atmayacağını belirten İmamoğlu, yazısını şu sözlerle tamamladı:
“Ben vazgeçmiyorum. Ben geri adım atmıyorum. Çünkü bu ülke, tek bir kişinin çıkarına teslim edilemez. Bu düzeni sandıkla değiştireceğiz. Karar milletindir. Millet büyüktür.”
(EMK)











