İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) görevden alınan başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, kamuoyunda “Diploma Davası” olarak bilinen davada hakim karşısına çıktı.
‘Üniversite geçişinde usulsüzlük' yapmakla suçlanan İmamoğlu, İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi'nin Silivri'deki Marmara Cezaevi yerleşkesinde kurduğu duruşma salonuna alkışlarla girdi.
İmamoğlu, savunmasında süreci “tarihi bir yargı skandalı” olarak tanımladı. İddianame için de “Utanç verici” dedi.
Duruşma başlangıcında hakim, önceki celsede İmamoğlu’nun idare mahkemesine açtığı davanın sonucunun beklenmesi için duruşmayı ertelediklerini hatırlattı. İdare mahkemesinin karar verdiğini ancak kararın kesinleşmediğini belirtti. Hakim, İmamoğlu’na önceki savunmasına ek yapıp yapmayacağını sordu.
Bunun üzerine İmamoğlu konuşmasına başladı. 2019 yılında Ramazan ayında seçim iptali kararı veren zihniyetin, 2025 yılında yine Ramazan ayında diplomasını iptal ettiğini söyledi. Aynı zihniyetin, içini yalan ve iftirayla doldurdukları bir iddianameyle kendisini yargıladığını savundu:
“Siyasi tarihimiz ne yazık ki demokrasi, milletimizin özgür iradesini ve umudunu hapsetmeye çalışan sayısız utanç verici, yüz karası davalarla doludur. Ama bugün öyle bir skandal ötesi iddianame sonucuyla buradayız ki, Türkiye Cumhuriyeti devletinin ve yüce Türk yargısını düşürüldüğü bu mevcut durumdan hicap duyuyorum.
Yaklaşık bir yıldır iktidarın başındaki zihniyetin talimatı ve İstanbul’a konumlanmış bir avuç muhteris ile yürütülen operasyonlarla tutukluyum. Ne yazık ki planlanan ne var, onu bilmiyorum. Ama oluşan davalar zinciri tarihte görülmemiş yargı skandalı dönemi ülkemize yaşatmıştır.
Devlet geleneğimizle, kanunla ve anayasa ile ilgisi olmayan; kurumlar ve yargı eliyle yürütülen kumpasların, işkencelerin ve insanları lekeleyen düzenin yaşandığı bir dönemden geçiyoruz. İşte böyle bir dönemde, çöp niteliğinde bir iddianameyle açılan diploma ve evrakta sahtecilik davasında; iki celseden sonra hakimi değiştirilen, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği ve doğal hâkim ilkesinin yok sayıldığı bir uygulamayla dördüncü duruşma için buradayım.
Utanç verici iddianameyi yazan savcı ise sözüm ona amacına ulaşmış, terfi ettirilerek İstanbul’da bir ilçenin başsavcı vekili konumuna getirilmiştir.
Bilinmelidir ki, bu konu ne diplomadır ne de yolsuzluk davalarıdır. Korkunun vesile olduğu yargı sefaletine bakınız. Bütün bunların ana sebebi nedir biliyor musunuz? Çok net korku. Sadece iktidarın başındaki zihniyete karşı 4 seçim kazandığım için ve önümüzdeki seçimleri kazanacağım için kurulan kirli tezgahlardan buradayım.
Adalete olan güvenci yerle bir ettiniz, insanların yüzde 80’inden fazlası adalete inanmıyor. ‘Ucube, cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi’ dedikleri yapı iki kişinin dudağının arasında çalışıyor. Asırlık devlet ve devlet geleneğimizin geleceği tek bir adama mahkum edilmek isteniyor. Mevzu çok ciddidir. Bu kesinlikle beka sorunudur. Demokrasiyi yok etmeye çalışan zihniyet yüzünden aylardır Silivri’deyim.”
Vakti dolduğunda, zamanı bittiğinde anlayacaksınız. Güç, kendinden emin olana değil, korkana sertleşir. Bakınız, koltuğunu kaybetmekten korkanların yolu hep ahlak dışı yöntemler olmuştur. Tarih boyu bu böyledir.
Dosya üretenler, manşet üretenler; TRT, Anadolu Ajansı, itibarsız ve kişiliksiz sözcüler; medya kuruluşlarının içindeki tetikçiler… Bir ıslık çalındığında sıçan gibi kaçtıklarını yakın tarihte görebilirsiniz."
İmamoğlu, bir saatten uzun süren konuşmasını “Faili olmayan bir dosyaya nasıl yargılama yapıyorsunuz? Ortada suç yoksa, ortada isnat yoksa ceza olmaz. Ama burada başka bir şey yapılıyor, başka bir senaryo yazılıyor. Soruyorum: Değişim iradesini dava diye paketlemek hangi hukukta var? Bir insanı, doğrudan yaptığı tek bir fiil yokken, niyet okumasıyla mahkum etmeye çalışmak hangi adaletin işi? Yüce Türk yargısına yakışıyor mu? İddia makamına? Bu yargılama değildir; takvimle yürütülen çoklu operasyonun parçalarıdır. Kendilerince bir puzzle dizmişler, onun bir parçasıyla karşı karşıyayız. Bu operasyonla sadece insanlara değil, bu ülkenin adaletine, itibarına, geleceğine yazık ediyorsunuz. Milletin, devletinin, ekonomisine, demokrasisine, cumhuriyetine her şeyine yazık ediyorsunuz.” diyerek bitirdi.
Mahkeme de ardından İmamoğlu’nun üniversite diplomasının iptal edilmesine karşı İstanbul 5. İdare Mahkemesine açtığı davanın reddedilmesine ilişkin kararının kesinleşmesinin beklenmesine hükmederek duruşmayı 6 Temmuz saat 11.00'e erteledi.

İmamoğlu'nun diplomasının iptaline karşı açtığı yürütmeyi durdurma davası reddedildi

Ekrem İmamoğlu: "Diplomamı değil, hukuki güveni savunuyorum"

"İMAMOĞLU İPTALİ" PARİS'TEN DÖNDÜ
"Diploma skandalı"nın skandalı: Sorbonne Üniversitesi, İÜ'nün diploma iptali talebini reddetti
(HA)







