Marmara (Silivri) Cezaevi'nde tutuklu bulunan Seçilmiş Hatay Milletvekili Can Atalay, TBMM'nin kuruluşunun 106. yıldönümünde bir video mesaj yayımladı.
Yapay zekâ kullanılarak oluşturulan videoda Atalay, Anayasa ve Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen milletvekilliğinin önündeki engelin kaldırılması için TBMM Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş'u göreve davet etti.
Anayasa Mahkemesi'nin milletvekilliğini defalarca teyit eden bağlayıcı kararlarına karşın tutukluluğunun sürdüğünü belirten Atalay, AYM, Yargıtay ve Danıştay dahil tüm üst yargı organlarının bu kararların bağlayıcılığını kabul ettiğini hatırlattı.
Kurtulmuş'un imzaladığı ve takibinden bizzat sorumlu olduğu Süreç Komisyonu Raporu'nun "AYM ve AİHM kararlarına uyulması zorunludur" ve "bütün idari engeller kaldırılmalıdır" ifadelerini içerdiğini belirtti.
Mart ve Nisan 2026'da TBMM Başkanlığına ilettiği iki dilekçeye yanıt alamadığını kamuoyuyla paylaştı.
Ayrıca Meclis Kütüğü'ne yeniden yazılması için tek bir imzanın —TBMM Başkanı'nın imzasının— yeterli olduğunu, bu yetkinin tamamen Kurtulmuş'un sorumluluğunda bulunduğunu ve herhangi bir yasal düzenleme gerektirmediğini açıkladı:
"Sevgili yurttaşlar,
Türkiye Büyük Millet Meclisimizin 106. Kuruluş yıldönümünü kutluyorum. Kurtuluş Savaşı’nı yönetmek, ülkemizi özgür yapmak için emek veren herkesi, Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarını saygıyla anıyorum.
Sevgili yurttaşlar,
TBMM’nin kuruluşunun 106. yılında bir Milletvekili Anayasa’nın hükümlerine ve Anayasa Mahkemesi’nin her kurumu ve herkesi bağlayan kararlarına rağmen hapiste tutuluyor. Hakkımdaki Anayasa hükümleri , Anayasa Mahkemesi Kararları o kadar biliniyor ki yinelemem gereksiz tekrar olacak.
AYM, Yargıtay, Danıştay dahil her kurum ve temsilcisi Anayasa hükümlerinin ve AYM Kararlarının bağlayıcı olduğunu her durumda tekrarlıyorlar. Son olarak Danıştay 5. Dairesi de 'AYM kararını tanımayan ve uygulamayan kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü ihlal etmiş olacağını' açıkladı.
Sayın Numan Kurtulmuş’un başkanlığını yaptığı, imzaladığı ve takibinden birinci dereceden sorumlu olduğu 'Süreç Komisyonu Raporu', 'AYM ve AİHM Kararları’na uyulmalıdır' diyor, ama devamla 'AYM ve AİHM Kararları’na uyulması zorunludur' diyor ve yine devamla 'hukuki engellerin kaldırılması gerekir, ek olarak bütün idari engeller de kaldırılmalıdır' diyor. Takibi için kendisine teslim edilen 'Rapor', Sayın Numan Kurtulmuş’a doğrudan sorumluluk yüklüyor ve görevlendiriyor.
AYM Kararlarının defalarca hükme bağladığı gibi milletvekiliyim ve yeniden Meclis Kütüğü’ne yazılmam bütünüyle ve sadece Sayın Numan Kurtulmuş’un imzasını beklemektedir. 'Rapor'un işaret ettiği 'idari engelin kalkması' Sayın Kurtulmuş’un sorumluluğundadır.
Sayın Kurtulmuş, Şubat 2026’da, Süreç Komisyonu Raporu’nda AİHM ve AYM konusunda adımlar atılması zorunlu gördüklerini söyledi. 'AİHM ve AYM kararları da dahil olmak üzere tavsiyelerin hepsinin süratle uyulmasını temenni ederiz. Çünkü içerisinde herhangi bir yasal düzenlemeye ihtiyaç olmayan hususlar var…' diyerek konuyu Ramazan Bayramı sonrası ele alacaklarını belirtti. Ancak geçtiğimiz günlerde 'Can Atalay Olayı üzerine artık konuşmak istemediğini' açıkladı.
Gerçekten de artık üzerine yapılacak bir konuşma kalmamıştır. Milletvekilliğim üzerinde bir tartışma yoktur. Yapılması gereken TBMM Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş’un bir imzası ile Meclis listesine yazılmamdır.
TBMM Başkanlığına, Mart ayında bir dilekçe ile başvurdum. Nisan ayında yeniden bir hatırlatma dilekçesi verdim. İkisine de bir yanıt alamadım.
Bir milletvekilinin Anayasa’nın hükümlerine ve AYM’nin kararlarına karşın hapiste tutulması 106. Yıldönümünde TBMM için varoluş nedeniyle apaçık bir çelişkidir. TBMM, 106. Yılında yurttaşın oyuyla seçilmiş bir vekilin 'fiilen' rehin tutulmasına göz yumamaz. Böyle davranırsa TBMM’nin Anayasal olarak en üst kurum olma niteliğini kendisi tartışılır yapmış olur.
Mart ve Nisan 2026’daki dilekçelerimde belirttiğim üzere TBMM Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş’u bir kez daha görevini yapmaya davet ediyorum. Açıklamasında belirtiği gibi konu 'herhangi bir yasal düzenlemeye ihtiyaç olmayan husus'lardandır. Meclis Başkanı’nın yetkisinde ve sorumluğundadır. Sayın Başkan’ın da belirttiği gibi 'artık konuşmayı gerektirmeyen' bir konudur.
Sevgili yurttaşlar,
TBMM Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş’un; Anayasa ve AYM Kararları gereği, Seçilmiş Hatay Milletvekili Can Atalay’ı bir imza ile Meclis Kütüğüne kayıt işlemini gerçekleştirmesi, görevi ve sorumluluğudur."

Biz bu kararların turşusunu mu kuralım?
Ne olmuştu?
Can Atalay Gezi davasında Nisan 2022’de 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı ve tutuklandı.
Mayıs 2023’te TİP’ten Hatay Milletvekili seçildi. Mazbatası aldı, Meclis Kütüğü’ne kaydı yapıldı. Devamında TBMM İnsan Kakları Komisyonu üyeliğine seçildi.
Bu sırada Anayasa Mahkemesi, 25 Ekim 2023’te hak ihlali kararı vererek yargılamanın durdurulmasını ve Atalay’ın tahliyesini istedi. Ancak İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi kararı uygulamayı reddetti,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi de 8 Kasım 2023’te AYM kararını bağlayıcı görmedi.
Anayasa Mahkemesi’nin 21 Aralık 2023’te verdiği ikinci hak ihlali kararına rağmen, Yargıtay 3 Ocak 2024’te bu kararı geçersiz saydı.
Yargıtay 3. Dairesinin hukuka aykırı kararı gerekçe gösterilerek 30 Ocak 2024’te milletvekilliği düşürüldü.
(HA)










