Avcılar’da kentsel dönüşüm: “Herkes elindekini satıp 3 milyon lirayı tamamlamaya çalışıyor”
17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin ardından Türkiye’nin gündemindeki başlıca konulardan biri olan kentsel dönüşüm, deprem riski yüksek İstanbul’da barınma hakkı ve dönüşümün finansmanı tartışmalarıyla birlikte sürüyor.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Türkiye’de yaklaşık 31 milyon konut bulunduğunu ve yapı stokunun yaklaşık yüzde 40’ının yenilenmesi ya da güçlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.
Bakanlık, çalışmalarında nüfus yoğunluğunun ve deprem riskinin yüksek olduğu İstanbul, İzmir, Bursa ve Kocaeli gibi illere öncelik verildiğini söylüyor.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum 6 Temmuz’da yaptığı bir açıklamada, Türkiye’de yürütülen her iki kentsel dönüşüm projesinden birinin İstanbul’da gerçekleştirildiğini söyledi.
Avcılar “öncelikli müdahale alanları” arasında
İstanbul’un en yoğun kentsel dönüşüm alanlarından biri ise Avcılar. “Öncelikli müdahale alanları” arasındaki Avcılar yüksek riskli ilçelerden biri. Ancak bu kentsel dönüşüm süreci beraberinde birçok mağduriyeti de beraberinde getiriyor.
Aynı ilçede uzun yıllardır yaşayan Sevim İleri’nin yaşadıkları gibi. İleri’nin evinin olduğu apartmanda kentsel dönüşüm süreci İBB ekiplerinin 6 Ocak 2025’te gerçekleştirdiği ziyaretle başladı.
İleri, ekiplerin “hızlı tarama” sonucunda binanın depreme karşı dayanıksız göründüğünü ve beton numunesi almak istediklerini söyledi:
“İBB ekipleri geldi ve hızlı tarama olarak ifade ettikleri sistemde binamızın depreme dayanıksız göründüğünü söylediler. Karot almak istediler. Biz de müteahhitle anlaşacağımızı söyleyerek o tarihte karot aldırmadık.”
“Bakanlık kararı olduğunu söylediler”
Apartman sakinlerinin maddi nedenlerle bir müteahhitle anlaşamadığını belirten İleri, yetkililerin 3 Ocak 2026’da yeniden binaya geldiğini anlattı:
“Artık geri dönüşümüzün kalmadığını söylediler. Avcılar’da ana arterlerde bulunan hasarlı ve eski binaların yıkılacağını, bu konuda bakanlık kararı bulunduğunu aktardılar. 7 Ocak’ta binamızdan karot alındı. O tarihten beri müteahhitle anlaşmaya çalışıyoruz.”
“Yarısı Bizden’e rağmen üç milyon lira ödememiz gerekiyor”
Kentsel dönüşüm sürecindeki en önemli sorunlardan biri, hak sahiplerinin karşılamak zorunda olduğu inşaat maliyetleri.
İleri, görüştükleri müteahhidin başlangıçta her daire için 4 milyon 500 bin lira istediğini söyledi.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın İstanbul’daki riskli yapıların dönüşümü için yürüttüğü “Yarısı Bizden” kampanyasının da maliyeti karşılamaya yetmediğini belirtti:
“Müteahhit başlangıçta her daireden 4 milyon 500 bin lira istedi. Yarısı Bizden kampanyası kapsamında devlet 875 bin lirayı müteahhide, 875 bin lirayı da bize ödeyecek. Buna rağmen yaklaşık üç milyon lira ödeme yapmamız gerekiyor.”
Müteahhidin metrekare başına 32 bin lira talep ettiğini söyleyen İleri, apartmanda ağırlıklı olarak emeklilerin yaşadığını belirtti:
“Kimse üç milyon lirayı ödeyebilecek durumda değil. Herkes elinde ne varsa satıp bu parayı tamamlamaya çalışıyor. Devletin verdiği destek yeterli değil.”

“Çocuklarım okullarını değiştirmek zorunda kalacak”
İleri’ye göre dönüşümün maliyeti inşaat ödemesiyle de sınırlı değil. Ailenin dönüşüm süresince başka bir eve taşınması ve kira ödemesi gerekiyor.
Avcılar’da kiraların aylık 40 bin liradan başladığını söyleyen İleri, bu tutara depozito ve taşınma masraflarının dahil olmadığını belirtti.
Uzun süredir ücretli bir işte çalışmadığını ve evlerine tek maaş girdiğini anlatan İleri, dönüşüm masraflarını karşılayabilmek için iş aramaya başladığını söyledi:
“Kentsel dönüşüm beni hem maddi hem de manevi olarak etkiledi. On yıldır çalışmıyordum, evimize tek maaş giriyordu. Şimdi iş arıyorum. İş bulsam bile çok zorlanacağız. Türkiye’de üç milyon lirayı zorlanmadan ödeyebilecek insan sayısının çok az olduğunu düşünüyorum.”
İki çocuğu bulunan İleri, taşınmanın çocukların eğitim düzenini de etkileyeceğini anlattı:
“Çocuklarımdan biri dördüncü, diğeri ikinci sınıfa geçti. Taşınırsak okullarını değiştirmek zorunda kalacaklar, bütün düzenleri bozulacak. Çalışmaya başladığımda çocuklarımı okuldan alabilecek, yakınımızda yaşayan kimse de yok. Hayatımız tamamen değişti.”
Riskli yapılarda elektrik, su ve doğalgaz kesilebiliyor
Kentsel dönüşüm uygulamaları 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’a dayanıyor.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın yayımladığı “Sorularla Kentsel Dönüşüm” kitapçığında, riskli yapılara verilen elektrik, su ve doğalgaz hizmetlerinin durdurulabileceği belirtiliyor.
Bakanlık, uygulamanın amacının yurttaşları mağdur etmek değil, can güvenliğini sağlamak ve riskli yapılarda yaşamalarını engellemek olduğunu savunuyor.
Ancak Sevim İleri’nin anlattıkları, riskli yapılardan ayrılması istenen kişilerin güvenli ve karşılanabilir konutlara nasıl erişeceği, dönüşüm maliyetinin kim tarafından karşılanacağı ve kiracıların ya da dar gelirli mülk sahiplerinin nasıl destekleneceği sorularının önemini koruduğunu gösteriyor.
İPA: Açıklanan hedefler arasında farklılıklar var
İstanbul Planlama Ajansı’nın (İPA) kentsel dönüşüm politikalarına ilişkin çalışması, farklı dönemlerde görev yapan çevre ve şehircilik bakanlarının Türkiye ve İstanbul için açıkladıkları dönüşüm hedefleri arasında önemli farklılıklar bulunduğuna dikkat çekiyor.
İPA’ya göre açıklanan konut sayıları ve tamamlanma sürelerinin birbirleriyle örtüşmüyor, hedefler arasında on binlerce konutluk farklar var.
Yine İPA’nın hesaplamasına göre metrekare başına inşaat maliyetinin 500 dolar kabul edilmesi halinde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) bütçesinin tamamı kentsel dönüşüme ayrılsa ve merkezi yönetim maliyetin yarısını karşılasa bile yılda yaklaşık 5 bin konut dönüştürülebiliyor.
Ajans, mevcut finansman modeliyle İstanbul genelinde kapsamlı bir dönüşüm gerçekleştirmenin mümkün görünmediğini ifade ediyor.
(HA)