Adana’nın Yüreğir ilçesindeki Sakıp Sabancı Ortaokulu’nda 15 Nisan Çarşamba günü öğrenciler arasındaki anlaşmazlığa bir velinin fiziksel şiddeti dahil oldu. Olayda bir öğrencinin burnu kırılırken, iki öğrencinin de darp sonucu yaralandığı belirtildi.
Veli gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılırken, öğrenciler hastaneye götürülerek darp raporu aldı ve taraflar karşılıklı şikayetçi oldu.

“Çocukları değil, onları bu hale getiren sistemi konuşun”
"Bir öğrencinin burnu kırılıyor"
Okulda görev yapan bir öğretmen, güvenlik gerekçesiyle kimliğinin açıklanmasını istemedi. Yaşananları bianet'e şöyle anlattı:
1 öğrenci ve 2 başka öğrenci ile problem yaşıyor. İdare ve öğretmenler öğrencileri barıştırıp durumu çözmeye çalışıyor. Öğrencileri barıştırıyorlar ve olay kapanıyor. Fakat öğrencilerden biri, velisini aramak için bir öğretmenden telefon istiyor. Olayı bilmeyen öğretmen aramasına izin veriyor. Öğrenci annesini arayıp problem yaşadığını söyleyerek okula çağırıyor. Teneffüs vaktinde okula gelen anne, doğrudan 2 kız öğrenciye saldırıyor. Nöbetçi öğretmen müdahale ediyor fakat ayıramıyor. Başka öğretmenlerin de koşup araya girmesiyle ayırabilseler de olay sonunda bir öğrencinin burnu kırılıyor, ikisinin de vücudunda darp izleri oluşuyor. İdare polis çağırıyor. Darp eden veli gözaltına alınıyor. Tüm çocuklar hastaneye götürülüyor. Saldırıya maruz kalan öğrencilere darp raporu veriliyor. Ardından karakola götürülen çocukların ifadesi alınıyor. Hem veliler hem de çocuklar şikayette bulunuyorlar. Bu süreçte başka adli vaka dosyaları olduğu ortaya çıkan veli, savcılık tarafından aynı gün serbest bırakılıyor.

Siverek’teki okul saldırısı ne söylüyor?
"Korku, kaygı ve sıkışmışlık aynı anda yaşanıyor"
Okullarda yaşanan şiddet olaylarının öğretmenler üzerindeki etkisini değerlendiren öğretmen, duygusal ve mesleki baskının iç içe geçtiğini söyledi.
"Korku, belirsizlik, kaygı ve sıkışmışlık gibi birçok duyguyu aynı anda hissettiriyor" diyen öğretmen, hem kendi güvenlik kaygılarının hem de öğrencileri koruma sorumluluğunun ağır bir yük oluşturduğunu belirtti. Sistemsel politikaların eksikliğine dikkat çekerek “Öğretmen, açığı kapatmaya çalışırken daha da sıkışıyor ve bu durum tükenmişliğe yol açıyor” dedi.

EĞİTİM SEN MARAŞ ŞUBE BAŞKANI İSMAİL TEKARDIÇ
“Bakan Tekin cenazede öğretmenlere ‘Şov yapmayın’ dedi”
"Sorun tek bir nedene indirgenemez"
Bunun sadece okulun iç meselesi olmadığını eşitsizlik, yoksulluk, dışlanma, medya, adalet sistemi ve sosyo-ekonomik koşullar gibi birçok faktörün sonucu olduğunu belirten öğretmen, "Bir çocuğa kullandığımız dil bile şiddeti besleyebilir. Bunu sadece x-ray cihazlarına, polise ya da ailelere yüklemek kolaycılık olur. Okullara gönderilen kitapçıklarla, çalıştaylarla ya da güvenlik önlemleriyle bu mesele çözülmez. Sorun okulun önündeki güvenlik açığı değil, sistemin kendisindeki açık. Hiçbir çocuğun atlanmadığı mekanizmalar kurulmalı. Okul psikologları, destek grupları, aile programları ve sosyal çalışmalar profesyonel biçimde yürütülmeli." ifadelerini kullandı.
Özel eğitim gereksinimi olan öğrencilerin de sistem içinde yeterince desteklenmediğini belirten öğretmen, "Veli onay vermediği için gerekli raporlar çıkarılmıyor. Bu da çocukları hem eğitimden hem de sosyal uyumdan uzaklaştırıyor" diye kaydetti.

EĞİTİME İKİ GÜN ARA VERİLDİ
Maraş'ta ortaokulda silahlı saldırı: 10 kişi yaşamını yitirdi
"Öğretmenin esenliği göz ardı ediliyor"
Şiddetsiz bir okul iklimi için öğretmenlerin durumuna da dikkat çeken öğretmen, mesleki destek mekanizmalarının yetersiz olduğunu "Öğretmenin esenliği sağlanmadan okulda barış ortamı kurulamaz. Öğretmen sürekli kriz yönetmek zorunda kalıyor" sözleriyle dile getirdi.
Ona göre çözüm, yalnızca okul içi uygulamalarda değil, aynı zamanda toplum genelinde şiddeti azaltmaya yönelik kapsamlı bir devlet politikasında yatıyor.
(NÖ)




