UNESCO'dan yapılan açıklamada, çatışmaların başladığı 2023'ten bu yana Sudan Gazeteciler Sendikası'nın 32 gazetecinin ölümünü, medya çalışanlarına karşı 556 hak ihlalini ve çok sayıda gazete ve radyo istasyonunun kapanmasını belgelediğine yer verildi ve Sudan’ın gazetecilik yapmak açısından en tehlikeli ülkelerden biri haline geldiği belirtildi.
"Sarsılmaz bir adanmışlık"
UNESCO Genel Direktörü Khaled El-Enany X'ten yayımladığı kutlama mesajında şöyle yazdı:
Sudanlı Gazeteciler Sendikası üyeleri olağanüstü cesaret ve sarsılmaz bir adanmışlık göstermiştir. Büyük zorluklara rağmen, her gün, en çok ihtiyaç duyulduğu anlarda topluluklarına doğru ve hayat kurtaran bilgiler sunmaya devam etmektedirler. Bu bağlılık hepimiz için güçlü bir örnek ve hakikat, hesap verebilirlik ve barış için hayati bir hizmettir.
"Basın özgürlüğünü savunanlara saygı duruşu"
Sudan Gazeteciler Sendikası Başkanı Abdelmoniem Abu Idries Ali de ödülün, "basın özgürlüğünü savunmaya devam eden tüm Sudanlı gazetecilere bir saygı duruşu" olduğunu dile getirdi.
Bu ödül yalnızca Sudanlı Gazeteciler Sendikası’nın tanınması değil, aynı zamanda son derece zor ve tehlikeli koşullar altında gerçeği ve basın özgürlüğünü savunmaya devam eden tüm Sudanlı gazetecilere bir saygı duruşudur. Bağımsız gazeteciliğin demokratik değerleri koruma ve savaştan etkilenen sivillerin seslerini duyurma konusundaki hayati rolünü yeniden teyit etmektedir.
Ödülün sahibi medya profesyonellerinden oluşan uluslararası bağımsız bir jüri tarafından belirlendi. ve 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü öncesinde açıklandı. UNESCO Küresel Konferansı Basın Özgürlüğü etkinlikleri kapsamında, “Barış İçinde Bir Geleceği Şekillendirmek” sloganıyla 4-6 Mayıs arasında Zambiya’nın ev sahipliğinde başkent Lusaka’da gerçekleştirilecek.
Arka plan
Sudan’da süren çatışma, haber alma faaliyetlerini ciddi olarak aksattı ve ülkenin medya ortamını daha da kötüleştirdi. Olgular, gazetecilerin şiddet ve tutuklama tehdidiyle karşı karşıya olduklarına ilişkin pek çok kanıt sunuyor. Ülkenin medya altyapısının yüzde 90’ı tamamen yok edilirken, gazeteciler sokak şiddeti nedeniyle evlerinde ya da işyerlerinde mahsur kaldılar ve internet/telekomünikasyon kesintileri nedeniyle habercilik yapmaları daha da kısıtlandı.
Bu koşullar, Sudan'ı nüfusun büyük bir kısmının fiilen bilgi boşluğunda yaşadığı bir “sessiz bölge"ye dönüştürüyor. Yanlış haber, dezenformasyon ve savaş propagandası yaygınlaşıyor, nefret ve kutuplaşma körükleniyor.
Gazeteciler için güvenli bölgeler
Savaşın patlak vermesinden bu yana UNESCO, Sudanlı gazetecilerin yanında yer aldı. 20’yi aşkın medya kuruluşunu bir araya getirerek basın özgürlüğünü savunmak ve Sudan’daki insani krizin tüm dünyada görünür olmasını sağlamak amacıyla Sudan Medya Forumu’nun kurulmasına yardımcı oldu. Media in Cooperation and Transition (MiCT) kuruluşuyla ortaklaşa yürütülen araştırmayla gazetecilerin ihtiyaçları belirlendi ve Port Sudan’da iki güvenli alan kuruldu. Bugüne kadar 49 gazeteciye doğrudan destek sağlandı; Sudan içinde ve dışında daha güvenli bölgelere taşınmalarına yardımcı olundu ve psikolojik destek sunuldu.
Basın özgürlüğü her yerde keskin bir düşüş içinde
Sudan'daki durum bir istisna değil. Gazetecilere ve gazeteciliğe yönelik saldırılar dünya genelinde artıyor. UNESCO’nun son ifade özgürlüğünde küresel eğilimler raporu, 2012’den bu yana dünya genelinde ifade özgürlüğünde yüzde 10 gerileme olduğunu ortaya koyuyor. Bu gerilemenin bir benzeri bundan önce yalnızca I. Dünya Savaşı, II. Dünya Savaşı öncesi ve 1970’lerin sonlarındaki Soğuk Savaş döneminde yaşanmıştı.
UNESCO/Guillermo Cano Dünya Basın Özgürlüğü Ödülü
1997'de oluşturulan, dünyanın herhangi bir yerinde basın özgürlüğünün savunulması veya teşvik edilmesine olağanüstü katkı sağlayan, özellikle bu katkıyı tehlike karşısında ve cesaretle gerçekleştiren kişi, kuruluş veya kuruma her yıl verien UNESCO/Guillermo Cano Dünya Basın Özgürlüğü Ödülü Birleşmiş Milletlerce gazetecilere verilen tek ödüldür.
17 Aralık 1986’da Kolombiya'nın başkenti Bogota’da El Espectador gazetesi binası önünde suikasta uğrayan Kolombiyalı gazeteci Guillermo Cano Isaza adına verilen ödül, Guillermo Cano Isaza Vakfı (Kolombiya), Namibya Medya Birliği, Demokrasi ve Medya Vakfı (Hollanda) ve Thomson Reuters vakfınca finanse ediliyor.
1993’ten bu yana gazetecilerin öldürülmesini belgeleyen tek resmi Birleşmiş Milletler veri tabanı olan Öldürülen Gazeteciler Gözlemevi UNESCO sorumluluğunda çalışıyor. UNESCO, Küresel Medya Savunma Fonu aracılığıyla , 2 bin 200’i aşkın vakada hukuksai yardım sağladı ve gazetecilere karşı işlenen suçlara ilişkin 270’ten fazla gazetecilik soruşturmasına katkıda bulundu. 2022’den bu yana 3 bini aşkın gazeteci, savaş ve kriz bölgelerinde ekipman, güvenli alanlar ve mali desteği kapsayan acil yardımlardan yararlandı.
(AEK)

