Avrupa Gazeteciler Birliği Türkiye Temsilciliği, DİSK Basın-İş Sendikası, Çağdaş Gazeteciler Derneği, Dicle Fırat Gazeteciler Derneği, Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti, KESK Haber-Sen ve Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü nedeniyle ortak açıklama yaptı.
Ankara Mülkiyeliler Birliği’nde düzenlenen toplantıda ortak açıklamayı gazeteci Diren Yurtsever okudu.
Yurtsever, Türkiye’nin basın ve ifade özgürlüğü açısından her geçen yıl daha ağır bir tabloyla karşı karşıya kaldığını söyledi. Türkiye’nin Sınır Tanımayan Gazeteciler’in (RSF) Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde dört basamak daha gerileyerek 180 ülke içinde 163’üncü sıraya düştüğünü hatırlatan Yurtsever, 3 Mayıs’ın Türkiye’de basın özgürlüğü açısından “derin bir krizin sembolüne” dönüştüğünü dile getirdi.

Türkiye basın özgürlüğünde dünyanın en kötü 18. ülkesi
“Halkın haber alma hakkına müdahale”
Gazetecilik faaliyetlerinin giderek daha fazla kriminalize edildiğine dikkat çeken Yurtsever, haber yapmanın, gerçekleri açığa çıkarmanın ve kamuoyunu bilgilendirmenin suç unsuru gibi gösterildiğini söyledi.
Yurtsever, cezaevlerinde tutulan gazetecilerin baskı ortamının en somut göstergelerinden biri olduğunu ifade etti. Türkiye’de çok sayıda gazetecinin yaptıkları haberler, kaleme aldıkları yazılar, sosyal medya paylaşımları ya da kamuoyunu bilgilendirme görevleri nedeniyle tutuklu ya da hükümlü olarak cezaevinde bulunduğunu hatırlattı.
Aylarca, hatta yıllarca süren tutukluluklar; iddianamesiz dosyalar; gizli tanık beyanlarına dayanan yargılamalar ve mesleki faaliyetlerin “suç” kapsamına alınması, hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Cezaevindeki gazeteciler yalnızca özgürlüklerinden değil, mesleklerini icra etme haklarından da mahrum bırakılmaktadır. Bu durum, doğrudan halkın haber alma hakkına müdahale anlamı taşımaktadır.
“Gazeteciler susturulduğunda toplum gerçeklerden koparılır”
Yurtsever, gazetecilerin cezaevinde olmasının toplumun gerçeklerden koparılması anlamına geldiğini söyledi. Gazeteciler susturulduğunda işçi direnişlerinin görünmez hale geldiğini, emekçilerin hak arayışlarının duyulmadığını, kadınların, gençlerin ve tüm ezilenlerin sesinin bastırıldığını dile getirdi.
Basın özgürlüğüne yönelik her saldırının aynı zamanda toplumun demokrasi hakkına yönelmiş bir saldırı olduğunu söyleyen Yurtsever, özgür basının demokratik toplum için vazgeçilmez olduğunu vurguladı.

3 MAYIS DÜNYA BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ GÜNÜ
Gazetecilik hakları okur desteğiyle gelişir!
“Gazeteciler işsizlik, güvencesizlik ve baskı üçgeninde”
“Türkiye’de fikir işçileri aynı zamanda ağır bir ekonomik ve siyasal kuşatma altındadır” diyen Yurtsever, medya sahipliğinin tekelleşmesinin, kamu kaynaklarının iktidara yakın medya organlarına aktarılmasının ve bağımsız gazeteciliğin sistematik biçimde zayıflatılmasının oto-sansürü yaygınlaştırdığını, eleştirel haberciliği ise daralttığını söyledi.
Güvencesiz çalışan gazetecilerin “açlık şartlarında yaşam mücadelesi verdiğini” söyleyen Yurtsever, bu tehdidin iktidara yakın ya da muhalefete yakın ayrımı yapılmaksızın tüm gazeteciler için geçerli olduğunu belirtti.
Yurtsever, genç gazetecilerin meslekten uzaklaşmasının temel nedenleri arasında anti-demokratik uygulamalar ile güvencesiz çalışma koşullarının bulunduğunu ifade etti. Gazetecilerin işsizlik, güvencesizlik ve baskı üçgeninde mesleklerini sürdürmeye zorlandığını söyledi.
Talepler
“Gazetecilik suç değildir. Cezaevinde gazeteci olmaz. Gerçeğin peşinde koşmak, halkın haber alma hakkını savunmak suç değil, kamusal bir sorumluluktur” diyen Yurtsever, basın meslek örgütlerinin taleplerini şöyle sıraladı:
- Cezaevlerinde tutulan tüm gazeteciler derhal serbest bırakılmalıdır.
- Gazetecilik faaliyetlerini suç sayan tüm uygulamalara son verilmelidir.
- Basın ve ifade özgürlüğünü kısıtlayan yasal düzenlemeler kaldırılmalıdır.
- Gazeteciler için güvenceli çalışma koşulları sağlanmalı, sendikal hakların önündeki engeller kaldırılmalıdır.
Yurtsever, açıklamayı “Özgür basın olmadan demokrasi olmaz. Gazetecilerin özgür olmadığı bir ülkede toplum da özgür değildir” sözleriyle sonlandırdı.
(VC)





